T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2024/8250 Karar No : 2025/14922 DAVACI : ... DAVALI : ... Kurulu / ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Davacı tarafından, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan yeniden inceleme başvurusunun reddine dair aynı Dairenin ... tarih ve E:...,…
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2024/8250 E. , 2025/14922 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2024/8250 Karar No : 2025/14922 DAVACI : ... DAVALI : ... Kurulu / ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Davacı tarafından, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan yeniden inceleme başvurusunun reddine dair aynı Dairenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptali ile bu karar nedeniyle yoksun kalınan özlük haklarının iadesi ve parasal hakların yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : Henüz hakim adayı iken gerçekleşen eylem nedeniyle meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılamayacağı, yasal statüsü itibarıyla tabi tutulamayacağı disiplin sürecinin işletildiği, Bangolar Yargı Etiği İlkelerine uymasının gerekmediği, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na tabi olduğu, ceza verme yetkisinin zaman aşımına uğradığı, işlemin unsurları itibarıyla hukuka aykırı olduğu, FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatı ve iltisakı bulunduğu gerekçesiyle verilen meslekten çıkarma kararının iptali istemiyle açılan davada iptal kararı verildiği, bu kararın temyiz aşamasında olduğu, iptal kararının uygulanmasının dava konusu kararla engellendiği, davalı idarece yeni bir delil elde edilmediği halde dava konusu kararla meslekten çıkarıldığı, Cumhurbaşkanına hakaret suçundan hakkında açılan ceza davasında beraat kararı verildiği, kanuna aykırı olarak elde edilen delile dayanılarak sözde ikrar bulunduğu kabul edilerek hakkaniyete ve ölçülülük ilkesine aykırı şekilde karar verildiği, şikayetçi M.K. hakkında iftira niteliğindeki iddiaları nedeniyle ceza davası açıldığı, mesleğe kabul edilip 07/09/2016 tarihinde yapılan kura ile kritik bir dönemde asaleten görevine atandığı, hakkında olağanüstü güvenlik soruşturması yapıldığı ve mesleğe atanmasının uygun görüldüğü, yaptığı savunmaların değerlendirilmediği, haberleşmenin gizliliği kapsamında kaldığından güvenle beyanda bulunduğu, fanatikçe desteklemediği fikirlerin bir takım duygularla o ana özgü olarak ifade edildiğine itibar edilmediği, meslekten çıkarılmasının kamu yararı taşımadığı, savunma hakkının usuli olarak tanındığı, yargı kararının uygulanmasından kaçınıldığı, kazanılmış haklarının fiilen elde edilmesinin engellendiği, dava konusu kararın hukuka aykırı olduğu iddia edilmiştir. DAVALININ SAVUNMASI : Davacının 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi talep edilmektedir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI ...'IN DÜŞÜNCESİ : Dava, davacının 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarihli ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan yeniden inceleme başvurusunun reddine dair aynı Dairenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptali ile bu kararlar nedeniyle yoksun kalınan özlük haklarının iadesi ve parasal hakların yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun "Meslekten çıkarma cezası" başlıklı 69. maddesinde; "Meslekten çıkarma: Bir daha mesleğe alınmamak üzere göreve son verilmesidir.68 inci maddenin (e) bendinde yazılı hallerden dolayı hangi sınıf ve derecede olursa olsun iki defa, diğer hallerden dolayı bir derecede iki veya derece ve sınıf kaydı aranmaksızın üç defa yer değiştirme veya derece yükselmesinin durdurulması cezası almış olmak veya taksirli suçlar hariç olmak üzere, altı aydan fazla hapis veya affa uğramış olsa bile 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan biri ile kesin hüküm giymek meslekten çıkarılmayı gerektirir. Ancak, verilen cezanın 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan dolayı verilmemiş olması ve cezanın ertelenmiş, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki tedbirlerden birine çevrilmiş veya yüzseksen günden fazla adlî para cezası olması halinde meslekten çıkarma cezası yerine, yer değiştirme cezası verilir. Birinci fıkra dışında kalan ceza mahkûmiyetlerinin ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlere çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın suçun niteliğine göre 64, 65, 66, 67 veya 68 inci maddelerde sayılan disiplin cezalarından biri verilir. Hükümlülüğü gerektiren suç, mesleğin şeref ve onurunu bozan veya mesleğe olan genel saygı ve güveni gideren nitelikte görülürse, Kanunda daha alt derecede bir disiplin cezası öngörülmemiş olmak kaydıyla, cezanın miktarına ve ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlerden birine çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın, meslekten çıkarma cezası verilir. Disiplin cezasının uygulanmasını gerektiren fiil suç teşkil etmezse ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü takdirde de meslekten çıkarma cezası verilir." düzenlemesine yer verilmiştir Dosyanın incelenmesinden: ... Hakimi iken meslekten çıkarılan davacı hakkında yapılan soruşturmayla; Türk Silahlı Kuvvetleri içerisinde yer alan bir grup FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensubu unsur tarafından Türkiye Cumhuriyetinin Anayasal düzenine ve kurumlarına karşı hain darbe kalkışmasının yaşandığı 15 Temmuz 2016 akşamı, M. K. isimli şahısla yaptığı telefon görüşmesinde sarf ettiği sözlere ilişkin olarak, gerek disiplin soruşturması sürecinde ve gerekse belirtilen sözlerden dolayı hakkında yapılan kovuşturma sürecinde alınan beyanlarında söz konusu sözleri inkar cihetine gitmediği, konuşmanın kendisine ait olduğuna dair ikrar içerikli anlatımlarının bulunduğu, buna mukabil sözlerin sert eleştiri mahiyetinde olduğu ancak bu sözleri nedeniyle son derece büyük bir üzüntü ve pişmanlık duyduğuna dair savunmalarda bulunduğu, belirtilen telefon kaydındaki sözlerin kendisine ait olduğuna dair anlatımının konuşmanın diğer tarafındaki M. K. isimli şahıs tarafından da doğrulandığı, ... ile M. K. arasında geçtiği anlaşılan telefon görüşmesindeki kayıtlarla ilgili savunmalarında bu kaydın kendi rızası hilafına alındığı ve bundan haberinin olmadığını beyan ettiği; henüz Adli Yargı Hakim stajyeri iken belirtilen sözleri söylediği anlaşılan ilgilinin mesleki etik ilkelerine uyma zorunluluğundan muaf olmadığı, söz konusu mesleki etik ilkelerin kendisi için de geçerli olduğu, 15 Temmuz 2016 akşamı Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanına ve darbe teşebbüsüne karşı sokağa çıkıp direnen vatandaşlara karşı söylediği anlaşılan sözlerin mesleki ilke ve kurallara tamamen aykırı ve aşağılayıcı nitelikte olduğu, normal vatandaşlara nazaran icra ettiği mesleği itibariyle daha fazla sınırlandırmaya tabi olan ve bunu kabul etmiş olan ilgilinin sarf ettiği bu sözlerin ifade hürriyeti kapsamı içerisinde değerlendirilebilecek sözler olmadığı, yine mesleğinin kendisine çizdiği sınırların dışına çıkarak ağır siyasi nitelikte beyanlarda bulunduğu, ifadelerinin hakimlik görevinin tarafsızlığı ve bağımsızlığı kriterlerine açıkça ters düştüğü, mesleğin gerektirdiği otorite ve bulunması gereken duruş ile taban tabana zıt ifadeler ile yargı sistemi hakkında yanlış ve yanıltıcı algı ve düşünce oluşturabilecek sözler kullandığı, tarafsızlığa halel getirecek ağırlıkta ve politize olmuş bir şekilde yargının toplum nezdinde saygınlığını azaltmaya matuf şekilde hareket ettiği, bu itibarla mesleki etik ilke kuralları nazara alındığında , ilgiliye ait olduğu anlaşılan sözlerin mesleğin şeref ve onurunu, memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görülmesi suretiyle, davacının 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası gereğince meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, karara karşı yapılan yeniden inceleme ve itiraz talebi reddedilerek anılan kararın 14.02.2024 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Öte yandan, davacının 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile görevine son verildiği , söz konusu karara karşı açılan davada, Danıştay Beşinci Dairesinin 17.05.2023 tarihli ve E:2017/11469, K:2023/6305 sayılı kararı ile " iptal " kararı verilmiş ise de , karara karşı davalı idarece temyiz yoluna başvurulması üzerine , Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 19.12.2024 tarihli ve E:2023/3241, K:2024/3468 sayılı kararı ile davalı idarenin temyiz isteminin kabulüyle , ''davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği .....'' gerekçesiyle kararın bozulmasına kesin olarak karar verildiği incelememizin yapıldığı tarih itibarıyla UYAP kayıtlarında yer alan bilgilerden tespit edilmektedir. Belirtilen tespitlerin birlikte incelenmesinden; soruşturma dosyasında mevcut bilgi ve belgeler ile davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatlı olduğu gerekçesiyle meslekten çıkarılmasına ilişkin karar birlikte değerlendirilerek, davacının eyleminin niteliği dikkate alındığında, mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte olduğu anlaşıldığından sübuta eren eylemi nedeniyle 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu’nun 69. maddesinin son fıkrası gereğince meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır. Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşünülmüştür. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki bilgi ve belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY Davacının, adli yargı hakim adayı olarak görev yaptığı dönemde gerçekleştirdiği eylem nedeniyle hakkında düzenlenen soruşturma raporu üzerine Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarihli E:..., K:... sayılı kararı ile; Türk Silahlı Kuvvetleri içerisinde yer alan bir grup FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensubu unsur tarafından Türkiye Cumhuriyetinin Anayasal düzenine ve kurumlarına karşı hain darbe kalkışmasının yaşandığı 15 Temmuz 2016 akşamı ...'ın M. K. isimli şahısla yaptığı telefon görüşmesinde Cumhurbaşkanına, demokrasiye ve Cumhuriyete sahip çıkan Türk halkı hakkında "...Ondan daha büyük hain yok, düşmesi en çok beni mutlu eder. Ülkenin en büyük hainden kurtulması beni neden mutsuz etsin ki, tabi ki mutlu edecek, ama bunun olmayacağına inanıyorum, çıkacak mağdur edebiyatı yapacak, başkanlık için oy isteyecek, o salak tayfa da verecek. Ak çomarlar değil mi, bütün çomarlar gidiyor orada toplanıyor, ak çomarlar diyorum, ne yapmalarını beklersin ki, bunlar öyle insanlar, insan kılıklılar, ben insan bile diyemiyorum bunlara, çomar bunlar, o yüzden tabi ki gidecekler tabi ki şovlarını yapacaklar, aman geri kalmasınlar. Sen bunu bana övünç kaynağı olarak mı anlatıyorsun, ne amaçla anlatıyorsun orada toplanılmasını, benim ne düşündüğümü biliyorsun, daha fazla germe, bu konuda birşey konuşmak istemiyorum. Benim için çomar yani onlar, başka hiçbir şey değil benim gözümde. Çomar tayfasından beklenen bu, bu kadar büyük ihanetleri nasıl savunabiliyorsun ya, çözüm bunlara gidip oy vermek mi, gidip başkanlığını desteklemek mi, Erdoğan'ın g.t kılıyım mı diyeceğim ben, çözüm bu mu, ben ülkenin bundan daha büyük sıkıntıya gireceğini düşünmüyorum, onların döneminden daha büyük sıkıntıya gireceğini düşünmüyorum. Sen bunu bana açıkla, nasıl bu insanları destekleyebiliyorsun, bu kadar çalan çırpan, bu kadar dini, Müslümanlığı istismar eden, bu kadar insanları kutuplaştıran, bu kadar ülkeye ihanet eden insanları nasıl destekleyebiliyorsun, bir de bana savunabiliyorsun, benim bu konudaki fikrim asla değişmeyecek biliyor musun, asla değişmeyecek, yol yaptılar mı diyeceksin, bütün bu bokları yediler yediler, yemedikleri bok kalmadı ama yol yaptılar mı diyeceksin. Bu kadar çalan çırpan adam bana mı çalıverdi, hakime, savcıya mı çalıverdi, kendine çaldı, bilimi yerlerde tutan da o zaten, bilimi yerlere indiren de o, o, içine bu kadar sıçan kişi o, beni daha açık konuşturma, pencerem açık, bu adam egolarının kurbanı olan bir insan, sürekli çalan çırpan bir insan, bak beni bu kadar yüksek sesle konuşturma, deşifre etme beni. Ben bu adam çaldı çırptı diyorum, vatana en büyük zararı verdi, ülkeye en büyük ihanetleri etti ve ediyor ve edecek de, mağdur edebiyatı ile yapmadığını bırakmadı diyorum, tamam ya beni daha fazla deşifre etme, inşaallah bu ülkeyi güzel günler bekliyordur" şeklinde sözler sarf ettiği, ... ...'ın mesleki etik ilkelerine uyma zorunluluğundan muaf olmadığı, söz konusu mesleki etik ilkelerin kendisi için de cari olduğu, 15 Temmuz 2016 akşamı Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanına ve darbe teşebbüsüne karşı sokağa çıkıp direnen vatandaşlara karşı söylediği anlaşılan sözlerin mesleki ilke ve kurallara tamamen aykırı ve aşağılayıcı nitelikte olduğu, normal vatandaşlara nazaran icra ettiği mesleği itibariyle daha fazla sınırlandırmaya tabi olan ve bunu kabul etmiş olan ilgilinin sarf ettiği bu sözlerin ifade hürriyeti kapsamı içerisinde değerlendirilebilecek sözler olmadığı, yine mesleğinin kendisine çizdiği sınırların dışına çıkarak ağır siyasi nitelikte beyanlarda bulunduğu, ifadelerinin hakimlik görevinin tarafsızlığı ve bağımsızlığı kriterlerine açıkça ters düştüğü, mesleğin gerektirdiği otorite ve bulunması gereken duruş ile taban tabana zıt ifadeler ile yargı sistemi hakkında yanlış ve yanıltıcı algı ve düşünce oluşturabilecek sözler kullandığı, tarafsızlığa halel getirecek ağırlıkta ve politize olmuş bir şekilde yargının toplum nezdinde saygınlığını azaltmaya matuf şekilde hareket ettiği, bu itibarla tüm bu açıklamalar karşısında ve ortaya konulan mesleki etik ilke kuralları nazara alınarak ilgiliye ait olduğu anlaşılan sözlerin mesleğin şeref ve onurunu, memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğünden ilgilinin 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69'uncu maddesinin son fıkrası gereğince meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Davacı tarafından, bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebi aynı Dairenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile reddedilmiş, itiraz talebi ise Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile reddedilmiştir. Bunun üzerine, Hâkimler ve Savcılar Genel Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptali ile bu karar nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine, özlük hakların iadesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır. Öte yandan, ... tarih ve ... sayılı Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu kararıyla, davacının yargı mensubu olarak görev yapmakta iken 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin 3/1. maddesi uyarınca meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilmiştir. Bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebi anılan Kurul tarafından ... tarih ve ... sayılı kararla reddedilmiştir. Davacı tarafından meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin kararın iptaline karar verilmesi talebiyle açılan davada Dairemizin 17/05/2023 tarih ve E:2017/11469, K:2023/6305 sayılı kararı ile dava konusu işlemin iptaline, bu karar nedeniyle yoksun kalınan parasal haklarının ödenmesine, özlük haklarının iadesine karar verilmiştir. Davalı idare tarafından temyizi üzerine anılan karar Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 19/12/2024 tarih ve E:2023/3241, K:2024/3468 sayılı kararı ile bozulmuş, Dairemizin 02/10/2025 tarih ve E:2025/5968, K:2025/10184 sayılı kararı ile bozma kararına uyularak davanın reddine karar verilmiş, bu karar henüz kesinleşmemiştir. Diğer yandan, dava konusu disiplin cezasına konu fiili nedeniyle davacı hakkında "Cumhurbaşkanına hakaret" suçundan yürütülen ceza yargılaması sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/2-e maddesi uyarınca anılan suçun işlendiğine dair mahkumiyete yeter derecede, kuvvette, kesin, inandırıcı ve her türlü şüpheden uzak delil elde edilemediği gerekçesiyle davacının beraatine karar verildiği, anılan kararın temyiz incelemesinde onanarak 04/03/2025 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. İLGİLİ MEVZUAT 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun "Adaylık" başlıklı 7. maddesinde, hakim ve savcı adaylarının Devlet Memurları Kanunundaki Genel İdare Hizmetler sınıfına dahil olduğu, haklarında Devlet Memurları Kanununun bu Kanuna aykırı olmayan hükümlerinin uygulanacağı, "Adaylık süresi içinde göreve son verme" başlıklı 12. maddesinde, adayın adaylık süresi içindeki davranışlarında hakimlikle bağdaşmayacak tutumları, göreve devamsızlığı, bilgi ve iş yapma kabiliyeti bakımından yeterli olmadığının tespit edilmesi halinde adaylığına son verileceği, "Meslekten Çıkarma Cezası" başlıklı 69. maddesinin birinci fıkrasında, meslekten çıkarmanın, bir daha mesleğe alınmamak üzere göreve son verilmesi olduğu, son fıkrasında ise disiplin cezasının uygulanmasını gerektiren fiil suç teşkil etmezse ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü takdirde de meslekten çıkarma cezası verileceği hükmüne yer verilmiştir. Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun 27/06/2006 tarih ve 315 sayılı kararıyla kabul edilip benimsenen ve tüm hakim ve savcılara duyurulan Bangalor Yargı Etiği İlkeleri'nin 3.1. maddesinde, "Hâkim, davranışlarının makul bir kişinin gözünde tasvip edilir nitelikte olmasını sağlamalıdır.", 4.1 maddesinde, "Hâkim, tüm faaliyetlerinde uygunsuz davranışlardan ve uygunsuzluk görüntüsü oluşturmaktan kaçınmalıdır.", 4.2 maddesinde ise "Kamunun sürekli denetim sujesi olarak hâkim, normal bir vatandaş tarafından sıkıntı verici olarak görülebilecek kişisel sınırlamaları kabullenmeli ve bunlara isteyerek ve özgürce uymalıdır. Hâkim, özellikle yargı mesleğinin onuruyla uyumlu bir tarzda davranmalıdır." şeklinde ilkelere yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME Hâkimlik ve savcılık mesleği, kariyer bir meslek olup, bu görevi ifa eden yargı mensuplarının, toplum nezdinde güvenilir ve saygın kişiler olması gerekir. Toplumun yargı kurumlarına, yargı kararlarına ve yargı mensuplarına saygı duymalarının sebebi, yargının tarafsızlığı ve bağımsızlığı yanında yargı mensuplarının kişiliklerine olan güvenden de kaynaklanmaktadır. Yargı kurumlarının itibarı ve güvenilirliği, hâkimlik ve savcılık mesleğini icra eden yargı mensuplarının kamuoyu nezdindeki itibarı ve saygınlığı ile eş orantılıdır. Hakimlik ve savcılık mesleğinin şeref ve onurunu, nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte fiilleri işleyen hâkim ve savcıların meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmaları ile korunan hukuki değer, yargı kurumlarının ve yargı mensuplarının toplum nazarındaki saygınlıkları ve itibarlarıdır. Bu mesleğin onur ve şerefi; hem yargı mensuplarının öncelikle kendi kişiliklerine yönelik saygınlığı ve hem de toplumun yargı kurumlarına ve yargı mensuplarına duyduğu genel güven ve saygınlığı ifade eder. Hukuk Devleti, yargı kurumlarının ve yargı mensuplarının kamuoyundaki güven ve itibarını (saygınlığını) korumak ve buna aykırı her türlü tutum ve davranışları suç sayarak cezalandırmakla görevli ve sorumludur. Bu nedenle, kanun koyucu, yargı mesleğinin onur ve şerefini bozucu eylem ve davranışlarda bulunan yargı mensuplarını disiplin hukuku açısından meslekten çıkarma cezası yaptırımına bağlamıştır. Bununla birlikte, yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca hakim adaylarının 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi olduğu, ancak 2802 sayılı Kanunun 12. maddesindeki adaylık süresi içindeki davranışlarında hakimlikle bağdaşmayacak tutumları, göreve devamsızlığı, bilgi ve iş yapma kabiliyeti bakımından yeterli olmadığının tespit edilmesi halinde adaylığa son verileceği düzenlemesi nedeniyle hakim adayının disiplin yönünden aynı kanun kapsamında değerlendirilebileceği, bu sebeple hakimlik mesleğine kabulü yapılan davacı hakkında, hakim adayıyken gerçekleştirdiği eylem nedeniyle 2802 sayılı Kanunun 69. maddesinin son fıkrasının uygulanabileceği sonucuna varılmıştır. Uyuşmazlıkta, dosyadaki bilgi ve belgeler ile soruşturma raporunun incelenmesinden, davacının 15 Temmuz 2016 akşamı M.K. ile yaptığı telefon görüşmesinde Cumhurbaşkanına ve darbe teşebbüsüne karşı sokağa çıkan insanlar hakkında ifade ettiği sözlerin aşağılayıcı nitelikte olduğu, ifade özgürlüğü ve eleştiri sınırlarını aşan, hâkimlik ve savcılık mesleği ile bağdaşmayacak nitelikte söylemler içerdiği, kamuoyu nezdinde hakimlik-savcılık mesleğinin saygınlığını yitirmesi sonucunu doğuran, şeref ve onurunu bozan nitelik ve ağırlıkta olduğu, dolayısıyla 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrasında belirtilen meslekten çıkarma cezasını gerektiren disiplin suçuna uyduğu anlaşıldığından dava konusu kararda hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediğinden davacının bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi isteminin de reddi gerekmektedir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan yeniden inceleme başvurusunun reddine dair aynı Dairenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptali ile bu karar nedeniyle yoksun kalınan özlük haklarının iadesi ve parasal hakların yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle açılan DAVANIN REDDİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine, 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen ...-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 4. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 17/12/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. iptal //begin::Page Scripts var options = {}; $(document).ready(function() { options["separateWordSearch"] = false; options["accuracy"] = "complementary"; options["diacritics"] = false; $("#content").append(stringToHTML($("#hiddencontent").text())); var arananKelime = $("#hiddenArananKelime").text(); const kelimeListesi = arananKelime.split(/\s*,\s*/).filter(k => k); // Virgüle göre ayır, boşlukları temizle // Aynı kelimenin büyük/küçük varyasyonlarını da ekle const tumKelimeler = kelimeListesi.flatMap(kelime => [ kelime, kelime.toLocaleUpperCase('tr-TR'), kelime.toLocaleLowerCase('tr-TR') ]); highlighter(tumKelimeler); // arananKelime.split(/\s*,\s*/).filter(k => k).forEach(function(each) { // if (each != undefined && each != "") { // highlighter(each); // highlighter(each.toLocaleUpperCase('tr-TR')); // highlighter(each.toLocaleLowerCase('tr-TR')); // } // }); }); var highlighter = function(arananKelime) { try { highlight(arananKelime); } catch (err) { } try { //unsuzyumusamasi(arananKelime); } catch (err) { } try { //unsuzBenzesmesi(arananKelime); } catch (err) { } try { //cogulEki(arananKelime); } catch (err) { } try { //iyelikEki(arananKelime); } catch (err) { } }; var stringToHTML = function(str) { var parser = new DOMParser(); var doc = parser.parseFromString(str, 'text/html'); return doc.body; }; var highlight = function(text) { $(".context").mark(text, options); } var unsuzyumusamasi = function(arananKelime) { var lastChar = arananKelime.substr(arananKelime.length - 1); if (lastChar === "p") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "b"); } if (lastChar === "ç") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "c"); } if (lastChar === "t") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "d"); } if (lastChar === "k") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "g"); highlight(ara + "ğ"); } } var unsuzBenzesmesi = function(arananKelime) { var sertSessiz = [ 'f', 's', 't', 'k', 'ç', 'ş', 'h', 'p' ]; var yumusakSessiz = [ 'ç', 't', 'k' ]; for (var i = 0; i < sertSessiz.length; i++) { let sertSessizPosition = arananKelime.indexOf(sertSessiz[i]); while (sertSessizPosition !== -1) { for (var j = 0; j < yumusakSessiz.length; j++) { let yumusakSessizPosition = arananKelime .indexOf(yumusakSessiz[j]); while (yumusakSessizPosition !== -1) { if (sertSessizPosition + 1 === yumusakSessizPosition) { highlight(arananKelime.substr(0, sertSessizPosition + 1)); } yumusakSessizPosition = arananKelime .indexOf(yumusakSessiz[j], yumusakSessizPosition + 1); } } sertSessizPosition = arananKelime.indexOf(sertSessiz[i], sertSessizPosition + 1); } } } var cogulEki = function(arananKelime) { var last3Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 3); if (last3Char === "lar" || last3Char === "ler") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 3); highlight(ara); } } var iyelikEki = function(arananKelime) { var iyelikEkleri = [ "ım", "im", "um", "üm", "ın", "in", "un", "ün", "ı", "i", "u", "ü", "mız", "miz", "muz", "müz", "nız", "niz", "nuz", "nüz", "ları", "leri" ]; if (arananKelime.length > 2) { var last2Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 2); if (iyelikEkleri.includes(last2Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 2); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 2) { var lastChar = arananKelime.substr(arananKelime.length - 1); if (iyelikEkleri.includes(lastChar)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 3) { var last3Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 3); if (iyelikEkleri.includes(last3Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 3); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 4) { var last4Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 4); if (iyelikEkleri.includes(last4Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 4); highlight(ara); } } } // begin:: Global Config(global config for global JS scripts) var KTAppSettings = { "breakpoints" : { "sm" : 576, "md" : 768, "lg" : 992, "xl" : 1200, "xxl" : 1200 }, "colors" : { "theme" : { "base" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#1BC5BD", "secondary" : "#E5EAEE", "success" : "#1BC5BD", "info" : "#6993FF", "warning" : "#FFA800", "danger" : "#F64E60", "light" : "#F3F6F9", "dark" : "#212121" }, "light" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#1BC5BD", "secondary" : "#ECF0F3", "success" : "#C9F7F5", "info" : "#E1E9FF", "warning" : "#FFF4DE", "danger" : "#FFE2E5", "light" : "#F3F6F9", "dark" : "#D6D6E0" }, "inverse" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#ffffff", "secondary" : "#212121", "success" : "#ffffff", "info" : "#ffffff", "warning" : "#ffffff", "danger" : "#ffffff", "light" : "#464E5F", "dark" : "#ffffff" } }, "gray" : { "gray-100" : "#F3F6F9", "gray-200" : "#ECF0F3", "gray-300" : "#E5EAEE", "gray-400" : "#D6D6E0", "gray-500" : "#B5B5C3", "gray-600" : "#80808F", "gray-700" : "#464E5F", "gray-800" : "#1B283F", "gray-900" : "#212121" } }, "font-family" : "Poppins" };