(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2008/17261 E. , 2009/2801 K. "" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, Kolludere Beldesi, ... Mahallesi 109 ada 89 parsel sayılı 153815 m2 yüzölçümündeki ta…
**(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2008/17261 E. , 2009/2801 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, Kolludere Beldesi, ... Mahallesi 109 ada 89 parsel sayılı 153815 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden tarla niteliği ile davalı adına tespit edilmiştir. Davacı ..., taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla tespitin iptali için dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulü ile dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya gore dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu yapılmamıştır. Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; karara dayanak alınan bilirkişi raporu, çekişmeli taşınmazların orman olup olmadığını ve hukuki durumunu belirlemeye yeterli ve kanaat verici olmayıp, bu rapora dayanılarak hüküm kurulamaz. Çekişmeli taşınmaz ile aynı kadastro adası içinde buluna, Dairede 05.02.2009 günü temyiz incelemesi yapılan Mahkemenin 2006/270-257 Esas sayılı dosyalarında dava konusu edilen 109 ada 108 ve 110 parseller ile bu parsellere komşu 107, 111 ve 112 parsellerin güney hudutları dereye bitişik olduğu halde, memleket haritası ile kadastro paftasının çakıştırılmasında yapılan kaydırma nedeniyle söz konusu taşınmazların güney sınırı ile ... arasında büyükce bir mesafenin görüldüğü, bu haliyle raporun davaya konu taşınmazın orman niteliğini belirleme de kanaat verici olmayıp raporun doğruluğu hususunda tereddüt oluştuğu, yetersiz ve doğruluğu şüpheli olan raporun hükme esas alınamayacağı, ayrıca ziraat bilirkişi raporunda taşınmazın ... alanları içinde yer aldığı, ... arazisi niteliğinde olduğu belirtildiği halde orman bilirkişi raporunda taşınmazın orman niteliğinde olduğu, çevresindeki ormanlık alanlarla bütünlük oluşturduğunun belirtildiği, böylece ziraat bilirkişi ile orman bilirkişi raporları arasında çelişki oluştuğu, mahkemece bu çelişki giderilmeden, taşınmazın niteliği açık ve net bir şekilde belirlenmeden çelişkili ve yetersiz raporlara göre karar verildiği, yöreye ait en eski tarihli ... fotoğraflarının getirtilerek uygulanmadığı görülmüştür. Kabule göre de, hükme esas alınan uzman orman bilirkişi raporunda 1966 tarihli memleket haritasında, dava konusu taşınmazın açık alanda kaldığı, amenejman planında ise NMBt rumuzu ile simgelenen normal meşe baltalığı vasfındaki alanda kaldığı, memleket haritasında açık alanda ise de amenejman planında ormanlık alanda gösterildiğinden orman sayılan yerlerden olduğu belirtilerek taşınmazların