T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:27/11/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:19/06/2025 DAVA:Maddi ve Manevi Tazminat GEREKÇE TARİHİ:27/11/2025 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:27/11/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:19/06/2025 DAVA:Maddi ve Manevi Tazminat GEREKÇE TARİHİ:27/11/2025 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 11/10/2022 tarihinde davalı ...'nin sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı yüklü çekici ile aynı istikamette ilerleyen ... plakalı traktöre arkadan çarpması sonucu müteveffa traktör sürücüsü ..., traktörden düşerek kafasını asfalta çarpması sonucu kaldırıldığı hastanede vefat ettiğini, ... Cumhuriyet Savcılığı ... Sor. numaralı dosyasında davalı ...'nin asli kusurlu olduğunu, üzerine atılı Taksirle Bir Kişinin Ölümüne Neden Olma suçunu işlediğini beyan ederek; şoför ... ve araç sahibi ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. yönünden 11/10/2022 tarihinden (kaza/haksız fiil tarihi), ... Sigorta Anonim Şirketi ve ... Sigorta A.Ş. bakımdan arabuluculuk görüşmesi ile temerrüde düştükleri tarih olan 23/03/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile 300.000,00 TL maddi tazminatın davalı ... Sigorta Anonim Şirketi ve ... Sigorta A.Ş.'nin poliçe miktarları ile sınırlı kalmak kaydıyla davalılardan alınarak davacılara verilmesini, 1.250.000 TL manevi tazminatın davalı ... Sigorta A.Ş.'nin poliçe miktarları ile sınırlı kalmak kaydıyla davalı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile ...'den alınarak davacılara verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı ... San ve Tic A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davayı ve davacıların iddialarını kabul etmemek kaydıyla; HMK 114/2 ve 115 maddeleri gereğince dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın zaman aşımına uğradığını, davacıların destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin maddi ve manevi tazminata yönelik istemlerinin hukuki dayanaktan yoksun, haksız ve mesnetsiz olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; kabul anlamına gelmemek kaydıyla poliçeden dolayı sorumluluğunun, sigortalının kusuru oranında olmak üzere bedeni zararlar için toplam 1.000.000 TL ile sınırlı olduğunu, kazanın meydana geldiği ve davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan ZMMS Genel Şartları A6/d maddesinde sözleşmenin kapsamı ve amacı net olarak belirlendiğini, sigorta teminatı kapsamında olan hususlar işbu madde de sayılarak “İşleten tarafından ileri sürülecek tazminat talepleri” sigorta teminatı kapsamı dışında bırakıldığını, davaya konu talebin ise sigorta teminatı dışında olduğunu beyan ederek davanın esastan reddine karar verilmesini, kabul edilmemesi halinde müterafik kusur indirimlerinin uygulanarak, yargılama esnasında davacının, yolcu olduğu ve taşımanın maddi ve/veya manevi karşılık kapsamında yapılmamış olduğu hususunun sonradan anlaşılması halinde şartları varsa TBK mad. 50 vd. kapsamında hatır indirimi uygulanmasını, ödeme var ise ödeme tutarı anılan indirimler yapılıp tazminat tutarı belirlendikten sonra kalan bakiyeden güncellenerek düşülmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın, davasını belirsiz alacak davası olarak açtığını, ancak 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren yeni Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, destekten yoksun kalma tazminatı kriterlerini belirlediği için destekten yoksun kalma tazminatı hesaplamasının nasıl ve ne şekilde yapılacağının sınırlarını belirlediğini, davacının zararı kendisi haricen hesaplaması mümkün olduğu için belirsiz alacak davası şeklinde davasını açması mümkün olmadığını, ayrıca davanın zamanaşımı aşımına uğradığını, destekten yoksun kalma tazminatının dava öncesi hesaplanabilen bir tazminat olmakla birlikte belirsiz alacak davası olarak açılmasında herhangi bir hukuki yarar olmadığını, ... San. Tic. ve A.Ş adına kayıtlı ... plakalı araç müvekkili şirket nezdinde ... poliçe numarası ile 02/07/2022 - 02/07/2023 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... Sigorta Genişletilmiş Kasko Sigortası Poliçesi ile teminat altına alındığını, müvekkili şirketin poliçe kapsamında sorumluluğunun, poliçe üzerinde yazılı azami teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere, poliçede yazılı özel şartlar ve İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası ile sınırlı olduğunu, İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası poliçesinden dolayı sorumluluğun, manevi tazminat taleplerinde azami 2.000.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, ZMMS (Trafik) sigorta poliçeleri kusur oranında sorumluluğu havi poliçeler olup, mezkur kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsünün kusuru nispetince sorumluluğu bulunmadığını, ZMMS (Trafik) poliçesi genel şartlarında bu husus şu şekilde belirlendiğini, destekten yoksunluk zararı oluşmadığını, müteveffa davacıların desteği konumunda değil aksine davacılardan destek gören vasfında olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep vermiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın delil olarak dayandığı ceza mahkemesi dosyasında yeterli inceleme ve irdeleme yapılmadığını, kamera görüntülerinin uzaktan çekildiğini, görüntülerin yaklaştırılmadan analiz edilmesinin çok zor olduğunu, görüntüler yakınlaştırıldığı ve çözünürlüğü artırıldığı vakit traktör sürücüsünün emniyet şeridinden müvekkilinin seyir halinde olduğu sağ şeride birden geçiş yaptığının açıkça görüldüğünü, ceza mahkemesince tayin edilen bilirkişi, rapor metninde verilen görüntü kesitlerinden anlaşılacağı üzere görüntüleri yakınlaştırmadan olduğu gibi izlediğini ve analiz ettiğini, görüntüler iyileştirildiği ve yakınlaştırılarak izlenildiği vakit traktör sürücüsünün sağ şeride kontrolsüzce geçtiğinin açıkça görüleceğini, ayrıca yolun en sağ bitim kesiti baz alınarak incelendiğinde traktör sürücüsünün sola doğru açılmaya başlayarak sağ şeride geçtiğini, ayrıca soruşturma aşamasında da kollukça verilen CD çözümlemesinde de traktör sürücüsünün birden sağ şeride geçtiğini ve kazaya neden olduğunu, yine ceza mahkemesi dosyasına alınan hükme esas son raporda müvekkiline ait 14 metre fren izinden bahsedilmekteyse de müvekkilinin kullandığı aracın uzun ve en az 10 tekeri olan bir araç olduğunu ve bu aracın fren sistemini devreye aldığı vakit tüm tekerler kitlendiğini, bu sebeple aracın uzunluğu da düşünüldüğünde 14 metre fren mesafesi aracın hızlı olduğuna delil olmadığını, aksine aracın hızının makul olduğunu, müteveffanın aniden sola manevra yaptığı şeklinde çekicinin sol tarafında oluşan hasardan dolayı ispat edildiğini, öyle ki düz kendi şeridinde ilerleyen bir araca arkadan çarpıldığı vakit çekicinin sağlı sollu olacak şekilde tamponunun her iki tarafında da hasar olması bekleneceğini, aynı şekilde emniyet şeridinde ilerleyen bir araca sağ şeritte ilerleyen bir çekicinin çarpması durumunda bu sefer çekicinin tampon kısmının sağ tarafında hasar bekleneceğini, ancak dikkat edilecek olursa hasar tamponun sol kısmında meydana geldiğini, fiziki olarak zihinde canlandırıldığı vakit sola manevra yapan bir araca mesafeye göre müvekkilinin kullandığı çekicinin ya sağ tamponu değecek ya da müteveffanın kullandığı traktörün sol tarafa açılmasına göre traktörün sola meyli düşünüldüğünde çekicinin tamponunun sol kısmı değecek ve hasarı buradan alacağını, görüntülerde de anlaşıldığı üzere müvekkilinin asla şerit değiştirmediğini, bu durum da göz önüne alındığında çekicinin hasarın sol tampondan olmasının müteveffanın açısal olarak sola kaydığının açık bir delili olduğunu, mükerrer bahisle müvekkilinin sabit şeridinden giden bir araca çarpmış olsa kendi tamponunda olan hasarı sol taraftan almamış olacak tamponun her iki yakasının hasar alacağını, mahkeme kanaatine göre ilk hasarın sağdan alınması gerekeceği şeklinde gerekçe hukuka aykırı olduğunu, öyle ki bu durum her iki aracın aralarındaki mevcut mesafeye göre de değişkenlik göstereceğini, talep edilen miktarların zenginleşme aracı olacak seviyede olduğunu, davanın kabulü yönünde karar verilecekse yerleşik yargı kararlarından da anlaşılacağı üzere manevi taleplerin tarafların sosyal ve ekonomik durumu göz önüne alınarak verilmesinin ve zenginleşme aracı olacak miktarlarda tazminata takdir edilmemesi gerektiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...11/10/2022 günü davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı mermer yüklü çekici ve çekiciye bağlı yarı römork ile ... istikametinden gelip ... istikametine yolun sağ şeridinde seyrederken geldiği olay mahallinde çekicinin ön kısımları ile; aynı istikamette ön ilerisinde sağ şerit üzerinde seyreden sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı traktörün arka kısımlarına yolun sağ şeridi üzerinde çarpması neticesinde kaldırıldığı hastanede vefat etttiği, meydana gelen trafik kazasında davalı sürücü ...'nin gündüz vakti meskun mahal dışı tek yönlü yolda sevk ve idaresindeki çekici ve çekiciye bağlı mermer yüklü yarı römorku ile sağ şerit üzerinde seyrederken geldiği olay mahallinde yola gereken dikkatini vermesi, ön ilerisinde seyreden araçlarla arasında güvenli takip mesafesi bırakması gerekirken bu hususlara riayet etmeyerek aksine hareketle ön ilerisinde seyreden diğer sürücü sevk ve idaresindeki traktöre tehlikeli biçimde yaklaşıp arkadan çarpması neticesinde dahil olduğu olayda asli ve tam kusurlu olduğu alınan ATK raporundan anlaşılmakla 11/05/225 tarihli ek aktüerya raporu kapsamında hesaplanan destekten yoksun kalma zararının ıslah dilekçesi kapsamında kabulüne karar vermek gerekmiştir. Manevi tazminatın miktarını tayin etme hakimin takdirine bırakılmış bir konu olmakla beraber hükmedilecek miktarın uğranılan zararla orantılı, duyulan acıyı hafifletecek nitelikte olması gerekir. Takdir edilecek manevi tazminat hakkaniyete uygun olmalıdır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararı karşılaması da amaç edinilmemiştir. Kusurlu olana yalnız hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük de değildir. Aksine zarara uğrayanda bir huzur duygusu doğurmalıdır. Tazminatın sınırı onun amacına uygun olarak belirlenmelidir. Manevi tazminatın takdiri yapılırken tarafların sosyal ve ekonomik durumları gözetilmeli, manevi tazminatın miktarı bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmamalıdır. Manevi tazminat miktarının belirlenmesi noktasında anılı düzenleme ve içtihatlar kapsamında değerlendirme yapılmış, olayın ağırlığı ve verdiği üzüntünün bir nebze olsun telafisi bakımından meydana gelen olayın oluş şekli, kusur oranları, ölenin ve davacıların yaşı ile davacının ölümünün oluşturduğu üzüntü dikkate alınarak" gerekçesiyle "davanın maddi tazminat yönünden kabulüyle; davacı ... yönünden 414.251,92 TL destekten yoksun kalma zararının 50.000,00 TL'si için davalılar ... ve ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. yönünden kaza tarihi olan 11/10/2022 davalı sigorta şirketleri ... Sigorta AŞ ve ... Sigorta AŞ yönünden dava tarihinden bakiye 364.251,92 TL yönünden ise ıslah tarihi olan 12/05/2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (davalı ... Sigorta AŞ yönünden 98.300,00 TL ve davalı ... Sigorta AŞ yönünden 196.600,00 TL ile sınırlı olmak üzere) davacı ... yönünden 180.269,90 TL destekten yoksun kalma zararının 50.000,00 TL'si için davalılar ... ve ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. yönünden kaza tarihi olan 11/10/2022 davalı sigorta şirketleri ... Sigorta AŞ ve ... Sigorta AŞ yönünden dava tarihinden bakiye 130.269,90 TL yönünden ise ıslah tarihi olan 12/05/2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (davalı ... Sigorta AŞ yönünden 42.700,00 TL ve davalı ... Sigorta AŞ yönünden 85.400,00 TL ile sınırlı olmak üzere) davacı ... yönünden 162.367,84 TL destekten yoksun kalma zararının 50.000,00 TL'si için davalılar ... ve ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. yönünden kaza tarihi olan 11/10/2022 davalı sigorta şirketleri ... Sigorta AŞ ve ... Sigorta AŞ yönünden dava tarihinden bakiye 112.367,84 TL yönünden ise ıslah tarihi olan 12/05/2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (davalı ... Sigorta AŞ yönünden 38.500,00 TL ve davalı ... Sigorta AŞ yönünden 77.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere) davacı Veli ... yönünden 119.768,60 TL destekten yoksun kalma zararının 50.000,00 TL'si için davalılar ... ve ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. yönünden kaza tarihi olan 11/10/2022 davalı sigorta şirketleri ... Sigorta AŞ ve ... Sigorta AŞ yönünden dava tarihinden bakiye 69.768,60 TL yönünden ise ıslah tarihi olan 12/05/2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (davalı ... Sigorta AŞ yönünden 28.400,00 TL ve davalı ... Sigorta AŞ yönünden 56.800,00 TL ile sınırlı olmak üzere), davacı ... yönünden 356.987,18 TL destekten yoksun kalma zararının 50.000,00 TL'si için davalılar ... ve ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. yönünden kaza tarihi olan 11/10/2022 davalı sigorta şirketleri ... Sigorta AŞ ve ... Sigorta AŞ yönünden dava tarihinden bakiye 306.987,18 TL yönünden ise ıslah tarihi olan 12/05/2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (davalı ... Sigorta AŞ yönünden 84.700,00 TL ve davalı ... Sigorta AŞ yönünden 169.400,00 TL ile sınırlı olmak üzere), davacı ... yönünden 2.982.159,12 TL destekten yoksun kalma zararının 50.000,00 TL'si için davalılar ... ve ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. yönünden kaza tarihi olan 11/10/2022 davalı sigorta şirketleri ... Sigorta AŞ ve ... Sigorta AŞ yönünden dava tarihinden bakiye 2.932.159,12 TL yönünden ise ıslah tarihi olan 12/05/2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (davalı ... Sigorta AŞ yönünden 707.400,00 TL ve davalı ... Sigorta AŞ yönünden 1.414.800,00 TL ile sınırlı olmak üzere), davacı ... yönünden TBK'nun 76 maddesi gereğince 700.000,00 TL geçici ödemenin hükmedilen maddi tazminattan mahsup edilmek üzere davalı ... Sigorta AŞ tarafından davacıya ödenmesine, davacıların manevi tazminat istemlerinin kabulü ile; davacı ... adına 150.000,00 TL, davacı ... adına 150.000,00 TL, davacı ... 200.000,00 TL, davacı Veli ... 200.000,00 TL, davacı ... 200.000,00 TL, davacı ... adına 300.000,00 TL, davacı ... 50.000 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.'den kaza tarihi olan 11/10/2022 işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacılara ayrı ayrı ödenmesine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; diğer davalılar yönünden yerel mahkeme kararı gereğince tüm ödemeler yapılarak sulh olunduğunu, fazlaya ilişkin hakları bakımından davalı ...'ye yönelik itirazlarını sunduklarını, maddi tazminat taleplerinin dava dilekçesinde talep edilen miktarları için faiz başlangıcı olarak kaza tarihi baz alınırken, bilirkişi raporu doğrultusunda yaptıkları miktar arttırımları için ise dilekçe tarihi olan 12.05.2025 tarihinin baz alındığını, miktar arttırım dilekçelerinde arttırım talep edilen miktarların da faiz başlangıçlarının haksız fiil tarihi olan kaza tarihi olmasının taraflarınca talep edildiğini, tüm alacak talepleri için faiz başlangıcının haksız fiil tarihi olan 11/10/2022 tarihi olmasına karar verilmesi gerektiğini, ayrıca kazaya sebep olan aracın ticari olması nedeniyle manevi tazminata yönelik talepleri için yasal faiz değil ticari avans faizi işletilmesi gerektiğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Müteselsil sorumluluğun hukuki sonuçları, Türk Borçlar Kanunu’nun 61, 62, 106, 155, 162, 163, 166 ve 168 inci maddelerinde düzenlenmiştir. Bu hükümlere göre müteselsil borçlulardan her biri, alacaklıya karşı borcun tamamından sorumludur(TBK 162/1). Borç tamamen ifa edilinceye kadar alacaklıya karşı bütün borçluların sorumluluğu devam eder (TBK 163/2). Alacaklı, borçluların birinden, bir kısmından veya hepsinden alacağını talep etme ve dava açma hakkına sahiptir (TBK 163/1). Borçlulardan birinin yaptığı ödeme kadar, müteselsil sorumluların alacaklıya karşı sorumlu oldukları toplam miktar eksilmiş olur (TBK 166/1). Borcun tamamı borçlulardan biri tarafından ödenirse, diğer borçlular da alacaklıya karşı borçtan kurtulur. Alacaklının borçlulardan biriyle yaptığı ibra anlaşması, diğer borçluları da ibra edilen borçlunun borca katılma payı oranında borçtan kurtarır (TBK 166/3). Müteselsil borçlulardan biri, kendi davranışıyla diğerinin durumunu ağırlaştıramaz (TBK 165.) Müteselsil borçlu, alacaklıyı tatmin ettiği oranda diğer müteselsil borçlulara karşı alacaklının halefi olur (TBK 168/1) ve alacaklının hakları ona geçer. Borçlu yalnızca kendi payına düşen kısmı ödemişse, diğer müteselsil borçluya rücu edemez. Davacı taraf tam teselsülde olduğu gibi, zararının tümünün tazminini müteselsil borçluların hepsinden isteyebileceği gibi, birisinden de isteyebilir. TBK'nın 166 ıncı maddesine göre sorumlulardan birinin zararı ödemesi halinde, diğerleri bu oranda borçtan kurtulurlar. Ancak müteselsil borçluların borçtan tamamen veya kısmen kurtulabilmeleri, alacaklının bilfiil tatmin edilmiş olması halinde söz konusudur. Bunun aksinin kabul edilebilmesi için ya alacaklının teselsülden açıkça feragat etmiş olması yahut da böyle bir feragatin durumdan kesin olarak anlaşılması lazımdır. Rücu hakkından yararlanan müteselsil borçlulardan her birinin ödediği miktar oranında alacaklının haklarına halef olacağı ve alacaklının diğerleri zararına, müteselsil borçlulardan birinin durumunu iyileştirdiği takdirde bu fiilin neticelerini şahsen tahammül edeceği düzenlenmiştir. Öte yandan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı Yasa'nın 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. Yukarıda açıklanan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2023/9924 Esas 2025/3008 Karar sayılı ilamı) Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili 15/09/2025 tarihli dilekçesinde davacı vekili ile akdedilen 14/08/2025 tarihli ibraname çerçevesinde sulh olunduğunu ve davacı tarafın ekli ibranamede belirlenen ödemenin yapılması ile birlikte müvekkilini dava konusu ihtilaf bakımından ibra ettiğini, davacı vekilinin ibraname kapsamında davadan feragat etmesi halinde taraflarınca hiçbir vekalet ücreti ve yargılama gideri talebinde bulunulmayacağını, mahkemece sulh sebebiyle HMK 314 maddesi gereğince sulh doğrultusunda ek karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. Davalı ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi vekili 22/09/2025 tarihli beyan dilekçesinde davacılar ile davalı müvekkili arasında 26/08/2025 tarihinde imzalanan protokol, ibraname ve feragatname çerçevesinde sulh sağlanmış olup söz konusu protokolde belirtilen tutarın davacılar vekilinin hesabına aynı tarihte ödendiğini, bu doğrultuda davacılar vekili tarafından feragat dilekçesi sunulduğunu, taraflarınca karşı taraftan vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin olmadığını belirttiği görülmüştür. Dosya içerisinde mevcut ibraname, feragatname ve makbuz başlıklı evrakın incelenmesinde; 14/08/2025 tarihinde düzenlendiği, evrak altında davacılar vekili Av. ...’nin isim ve imzasının bulunduğu, evrak içeriğinde kaza sebebiyle ilgili poliçeden ve hasar dosyasından dolayı ... Sigorta A.Ş'den, sigortalıdan ve sigortalı araç sürücüsünden tazminat konusu başkaca hiçbir hak ve alacaklarının kalmadığının belirtildiği görülmüştür. Somut davada, yerel mahkemece 19/06/2025 tarihinde karar verildikten sonra 14/08/2025 tarihli ibranamenin dosyaya sunulduğu görülmekle davacılar vekilinin de diğer davalılar yönünden yerel mahkeme kararı gereğince tüm ödemeler yapılarak sulh olunduğunu, fazlaya ilişkin hakları bakımından davalı ...'ye yönelik istinaf yasa yoluna başvurduklarını, istinaf sebeplerinin faiz başlangıç tarihine ve manevi tazminatta uygulanan faiz türüne ilişkin olduğunu belirttikleri anlaşılmıştır. O halde mahkemece yapılacak iş; hükümden sonra dosyaya sunulan 14/08/2025 tarihli " ibraname, feragatname ve makbuz " başlıklı evrakın yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler doğrultusunda incelenip, irdelenerek ve tarafların bu konudaki beyanları alınarak oluşacak sonuç dairesinde karar verilmesinden ibarettir. Kabule göre de; trafik kazaları haksız fiil niteliğinde olup tazminat borcu haksız fiil tarihinde muaccel olduğundan davacı tarafın ıslah yoluyla talep ettiği tazminata da talep ettiği gibi kaza tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken yerel mahkemece, davalı ... bakımından, dava dilekçesinde talep edilen kısma olay tarihinden, ıslahla arttırılan kısma ise ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesi doğru bulunmamıştır. Bununla beraber kazanın oluşumuna sebebiyet veren araç çekici olup ticari olduğundan maddi tazminatlara avans faizi uygulanmasına karar verildiği halde davalı ... bakımından manevi tazminatlara yasal faiz uygulanmasına karar verilmesi de yerinde görülmemiştir. Sonuç olarak, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacılar vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE, 2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/06/2025 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davacılara İADESİNE, 5-Davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonunda dikkate ALINMASINA, 6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar leh ve aleyhine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE, 8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi. 27/11/2025 ...