3. Hukuk Dairesi 2016/1953 E. , 2016/8522 K. "İçtihat Metni" T.C. YARGITAY 3. HUKUK DAİRESİ BAŞKANLIĞI Y A R G I T A Y İ L A M I Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dilekçesinde; müvekkili şirketin
**3. Hukuk Dairesi 2016/1953 E. , 2016/8522 K.** **"İçtihat Metni"** T.C. YARGITAY 3. HUKUK DAİRESİ BAŞKANLIĞI Y A R G I T A Y İ L A M I Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dilekçesinde; müvekkili şirketin Aralık 2011 dönemine ait faturasında 5.040,98 TL olarak ödediği kayıp kaçak bedelinin ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte iadesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece; davacıya kayıp kaçak bedeli olarak tahakkuk ettirilen bedellerin EPDK kararına dayalı olarak onaylanan tarifelere göre tahakkuk ettirildiği ve EPDK tarafından onaylanan tarifenin uygulanmasının lisans sahibi şirketler yönünden zorunluluk olduğu gerekçe gösterilerek davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi neticesinde Dairemizin 25.09.2014 tarih ve 2014/ Esas 2014/ Karar sayılı ilamı ile ''davalının kayıp-kaçak bedeli tahakkuku uygulamasının yerinde olmadığı nazara alınarak davanın kabulüne karar verilmesi'' gerektiğinden bahisle mahkeme kararı bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde ise davanın kabulü ile,5.040,98 TL'nin 18.01.2012 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine karar verilmiş, hüküm süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.Ancak; BK'nun 101/2 (TBK'nun 117/1) maddesi gereğince, muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Zenginleşen kimseden, iade talep edilmeden önce temerrüde düşürülmüş sayılmasının yasal dayanağı bulunmamaktadır. Sebepsiz zenginleşmede gecikme faizinin işlemesi için borçlunun bir ihtar ya da dava açılmak suretiyle temerrüde düşürülmesi gerekir. Somut olayda; davacı tarafından davalıya gönderilmiş ihbar ya da ihtar bulunmadığına ve bu hususun iddia ve ispat edilmemiş olmasına göre temerrüt olgusu gerçekleşmemiş olup, faize dava tarihinden itibaren karar verilmesi gerekmektedir. Ancak, bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm fıkrasının 1.bendinde yer alan ''...18.01.2012 ...'' ifadesinin hüküm fıkrasından çıkartılarak yerine ''...dava tarihi olan 13.03.2012...'' ifadelerinin eklenmesi suretiyle hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 31.05.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.