T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/886 KARAR NO : 2025/1879 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 03.03.2023 NUMARASI : 2015/1119 Esas 2023/145 Karar BİRLEŞEN İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 2015/1086 E. SAYILI DOSYASINDA BİRLEŞEN İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 2015/861 E. SAYILI DOSYASINDA BİRLEŞEN İZMİR 4. ASLİY…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/886 KARAR NO : 2025/1879 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 03.03.2023 NUMARASI : 2015/1119 Esas 2023/145 Karar BİRLEŞEN İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 2015/1086 E. SAYILI DOSYASINDA BİRLEŞEN İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 2015/861 E. SAYILI DOSYASINDA BİRLEŞEN İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 2015/1157 E. SAYILI DOSYASINDA BİRLEŞEN İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 2015/1093 E. SAYILI DOSYASINDA ASIL VE BİRLEŞEN DAVALARIN KONUSU : Menfi Tespit (Kıymetli Evrak) KARAR TARİHİ : 25.12.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 25.12.2025 İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 03.03.2023 tarih 2015/1119 Esas 2023/145 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi müdahil vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : ASIL DAVA : Davacı vekili, müvekkilinin inşaat malzeme ve ürünlerinin satış ve pazarlaması ile uğraştığını, dava konusu .... Bornova Şubesi’ne ait 14/09/2015 keşide tarihli, 7973290 numaralı, 26.800,00 TL bedelli çek ile aynı bankaya ait 05/09/2015 tarihli, 7973287 numaralı, 38.800,00 TL bedelli çekinin müvekkili yetkililerinin imzası olmaksızın ve keşide yeri boş olarak, yapılması muhtemel iş için davalıya imzasız olarak verdiğini, ancak anlaşmanın sağlanamadığını, çeklerin de iade edilmediğin, bu hususta ... Jandarma Karakol Komutanlığı’na suç duyurusunda bulunduklarını, davalının sahte imza atarak çekleri piyasaya sürdüğünü belirterek, müvekkilinin .... Bornova Şubesi’ne ait 14/09/2015 keşide tarihli, 7973290 numaralı, 26.800,00 TL bedelli çek nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir. BİRLEŞEN İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ’NİN 2015/1086 ESAS SAYILI DOSYASINDA DAVA : Davacı vekili, ... Bornova Şubesi tarafından verilen A-7973287 seri numaralı çekin .... Urla Şubesinden tahsili için ibraz edildiğini ancak, çekin şirket yetkilileri tarafından imzalanmadığını belirterek bu çek nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir. BİRLEŞEN İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ’NİN 2015/861 ESAS SAYILI DOSYASINDA DAVA : Davacı vekili, toplam 43 adet çekin imzasız ve keşide yeri boş bir şekilde yapılması muhtemel iş için davalıya verildiğinini, bu konuda .... Jandarma Karakol Komutanlığı'na suç duyurusunda bulunduğunu, belirterek, ... Bornova Şubesi’ne ait 18/10/2015 keşide tarihli 7973288 numaralı 41.500,00 Tl bedelli, 21/10/2015 tarihli 7973284 numaralı 41.000,00 TL bedelli;....1. Sanayi Sitesi Şubesi’ne ait 15/10/2015 keşide tarihli 12756 numaralı 39.300,00 TL bedelli, 21/10/2015 keşide tarihli 12747 numaralı 44.380,00 TL bedelli, 27/10/2015 keşide tarihli 12743 numaralı 39.500,00 TL bedelli; ... Konak Şubesi’ne ait 16/10/2015 keşide tarihli 400671 numaralı 38.500,00 TL bedelli, 23/10/2015 keşide tarihli 400674 numaralı 40.500,00 TL bedelli; ...A.Ş. Seferihisar Şubesi’ne ait 17/10/2015 keşide tarihli 79018 numaralı 39.000,00 TL bedelli, 29/10/2015 keşide tarihli 79019 numaralı 41.800,00 TL bedelli; ... A.Ş. Seferihisar Şubesi’ne ait 27/10/2015 keşide tarihli 7705746 numaralı 36.870,00 TL bedelli, 27/10/2015 keşide tarihli 7705744 numaralı 39.100,00 TL bedelli, 29/10/2015 keşide tarihli 7705740 numaralı 27.200,00 TL bedelli çekler nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir. BİRLEŞEN İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ’NİN 2015/1157 ESAS SAYILI DOSYASINDA DAVA :Davacı vekili,... Bornova Şubesi’ne ait 23/09/2015 keşide tarihli 7973291 numaralı 25.500,00 TL bedelli, 02/10/2015 keşide tarihli 7973276 numaralı 40.000,00 TL bedelli, 07/10/2015 keşide tarihli 7973268 numaralı 41.000,00-TL bedelli... 1. Sanayi Sitesi Şubesi’ne ait 08/10/2015 keşide tarihli 12746 numaralı 36.560,00 TL bedelli,.... 1. Sanayi Sitesi Şubesi’ne ait 13/10/2015 keşide tarihli 12745 numaralı 40.500,00 TL bedelli çeklerin imzasız ve keşide yeri boş olarak müvekkili tarafından yapılması muhtemel iş için davalıya verildiğini, davalının dava konusu çeklere sahte imza atarak piyasaya sürdüğünü, davalının sahte imza atarak çekleri piyasaya sürdüğünü belirterek bu çekler nedeniyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir. BİRLEŞEN İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ’NİN 2015/1093 ESAS SAYILI DOSYASINDA DAVA:Davacı vekili, müvekkilinin inşaat malzeme ve ürünlerinin satış ve pazarlaması işini yaptığını,.... 1. Sanayi Sitesi Şubesi’ne ait 13/09/2015 keşide tarihli 127600 numaralı 26.800,00 TL bedelli çekin imzasız ve keşide yeri boş olarak davalıya verildiğini, davalının sahte imza atarak çeki piyasaya sürdüğünü, çekin davalıya muhtemel iş sözleşmesi için verildiğini ancak sözleşme imzalanmadığını belirterek bu nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitini istemiştir. CEVAP: Asıl davada davalı vekili, tarafları ve konusu aynı olan mahkemenin 2015/1086 Esas sayılı ve İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2015/861 E sayılı dosyasına sundukları beyanlarını, itirazlarını ve delillerini yinelediklerini, davacı tarafın “çeklerin rızası dışında elinden çıktığı ve imzaların şirket yetkilisine ait olmadığı” yönündeki iddialarının asılsız olduğunu, taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğunu, bu ilişki nedeniyle müvekkilinin bağlantı çekleri verdiğini, davacının edimlerini yerine getirmemesi ve borçlu olması nedeniyle iade çeklerini parça parça ve farklı tarihlerde düzenleyerek verdiğini, sonradan yaptıkları araştırmada davacının yanında çalışan ...., ...., ..., ...., .... ve ....tarafından çeklerin yazıldığını ve imzalandığını öğrendiklerini, çeklerdeki yazıların bizzat ....’ye ait olduğunu, tarafların defterleri incelendiğinde davacının iddiasının aksine arada ticari ilişki olduğunun ortaya çıkacağını, davacı şirket yetkilisi .....’nin karakol ifadesinde davaya konu çeki müvekkiline teslim ettiğini bildirdiğini, “iftira ve dolandırıcılık” suçundan dolayı şikayetleri üzerine İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2015/98319 sayılı dosyasında soruşturma başlatıldığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. BİRLEŞEN İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 2015/1086 ESAS SAYILI DOSYASINDA DAVALI ... ŞTİ. vekili, dava konusu .... Bornova Şubesi'ne ait A-7973287 seri numaralı çekin rızası dışında elinden çıkması ve çek üzerindeki imzanın davacı şirketin yetkilisine ait olmaması durumunun söz konusu olmadığını, müvekkili ile davacı şirket arasında ticari ilişkinin bulunduğunu, ticari ilişki sebebiyle şirketin bağlantı çekleri verdiğini, parça parça ve farklı tarihlerde düzenleyerek verdiğini, davacının bir seferde imzasız olarak 43 adet çek verdiği iddiasının geçersizliğini kanıtladığını, davacının yanında çalışan ...., ..., ..., ..., .... ve ... tarafından çeklerin yazıldığını ve imzalandığını belirterek davanın reddini istemiştir. BİRLEŞEN İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 2015/1086 ESAS SAYILI DOSYASINDA DAVALI ... vekili, davacı tarafından.... Bornova Şubesi'ne ait 05/09/2015 tarihli A-7973287 seri numaralı çek sebebiyle borçlu olmadıklarının tespitine ilişkin dava açılmış olmasına rağmen, müvekkili yönünden hiçbir iddia ve beyanın bulunmadığını; somut olayda; davacı vekilince davalılar ile sözlü olarak yapıldığı iddia edilen anlaşma gereği müvekkilinin alacağının bulunduğunun belirtildiğini, hangi davalıdan ya da davalılardan hangi nedene dayalı olarak, ne miktarda alacak isteğinde bulunulduğunun belirtilmediğini, davaya konu olan çekin keşidecisinin davacı .... Şti. olduğunu, çekin muhatabının ise diğer davalı ...Şti. olduğunu, davalı müvekkilinin ise çeki ciro yoluyla devralan iyi niyetli üçüncü kişi olduğunu belirterek, davanın husumet yokluğu nedeniyle usulden ve esastan reddine karar verilmesini istemiştir. BİRLEŞEN İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 2015/861 ESAS SAYILI DOSYASINDA DAVALI .... ŞTİ. vekili, dava konusu çeklerin davacının elinden rızası dışında çıkması ve çekler üzerindeki imzaların davacı şirket yetkilisine ait olmaması durumunun söz konusu olmadığını, taraflar arasında devam eden bir ticari ilişkinin bulunduğunu, davacının bu ticari ilişki nedeniyle müvekkiline çekleri verdiğini, bu çeklerin parça parça ve farklı tarihlerde düzenlenerek verildiğini, bir seferde imzasız olarak 43 adet çekin verildiği iddiasının gerçek olmadığını, çeklerin üzerindeki yazıların bizzat ....'ye ait olduğunu, bu kişinin davacı şirketin çalışanı olduğunu, yine davacı çalışanları olan...., .... ..., ....,...., ... ve ...'nin bu çekleri yazdıklarını ve imzaladıklarını öğrendiklerini, davacı tarafın yükümlülüklerini yerine getirmediğini, teslim etmesi gereken hazır betonu ve demiri teslim etmediğini, asıl mağdur olanın müvekkili olduğunu, davacının borcu geciktirmeye çalıştığını, davaya konu çeklerin davacı tarafça doldurulduğu yönünde zımni ikrarın bulunduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 01/06/2016 tarihli duruşmada müdahale isteminde bulunan ... vekili; birleşen İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasındaki dilekçelerini yinelediklerini, dilekçedeki 12 adet çek ile ilgili olarak davalı yanında davaya müdahale isteklerinin kabulüne karar verilmesini istediği, yerel mahkemenin 07/07/2017 tarihli duruşmasında müdahale talebinin kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, asıl ve birleşen davalara konu çeklerdeki keşideci imzasının davacı şirket yetkilisine ait olduğu konusunda ispat yükünün çekleri elinde bulunduran ve imzaların davacı borçlu şirket temsilcisine ait olduğunu ileri süren davalı alacaklıda olup, bilirkişi raporlarında yer alan belirsizliğin davacı şirket lehine yorumlanması zorunluluğu olduğunu, .... A.Ş. Seferihisar Şubesi’ne ait 29/10/2015 keşide tarihli 7705740 numaralı 27.200,00 TL bedelli çek aslı temin edilemediği için üzerinde imza aidiyeti yönünden bilirkişi incelemesi yapılamamakla birlikte; verilen kesin süre içerisinde davalı tarafça bu çek aslının mahkemeye sunulmamış olması, diğer çeklerdeki imzaların ise basit tersimli olması nedeniyle...’nin eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediğin ise İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi tarafından belirtildiği, dolayısıyla asıl ve birleşen davalarda davalı tarafça asıl ve birleşen davaların konusu olan çeklerdeki imzaların davacı şirket yetkilisi ....'nin eli ürünü olduğunun ispatlanamadığından ve kurumun raporlarındaki belirsizlik mahkemece davacı yararına yorumlandığından, asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı müdahil vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Müdahil vekili, davacının takip konusu çek hesabından ve bankalardaki diğer çek hesaplarından ayni imzalar ile çekleri ödediğini, bu çeklerin mahkemece celp edilerek mukayese imza incelemesi yapılması gerekirken, çek karnesinin zayi edildiği konusunda verilen bir mahkeme kararı olmadan, aldığı mal karşılığı verdiği çeklerdeki imzaları bilinçli olarak bakasına attırdığını, bu durumun tespiti amacıyla davacıya ait tüm banka çek hesaplarından ödenmiş çek asıllarının celbi ile aynı imzalar ile çekleri ödenip ödenmediği tespit edilmeden verilen kararın hatalı olduğunu, davacının bilinçli hareket ettiğini, çeklerdeki imzaların başkasına attırılmış olması nedeniyle mahkemece sadece keşidecinin imza örnekleri alınarak inceleme yapılmasının kabul edilemez olduğunu, söz konusu çekler üzerindeki imzalar ile başkaca çeklerin ödendiği, bu çekler ile ilgili araştırma yapılmadan karar verildiğini belirtmiştir. GEREKÇE :Asıl ve birleşen davalar çeklerdeki imzanın sahteliği iddiasına dayalı menfi tespit istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Bilindiği üzere, hukukumuzda davaya müdahale (katılma) iki türlü olup; bunlar asli müdahale ve fer’i müdahale olarak adlandırılmaktadır. HMK’nın 65. maddesinde “Asli Müdahale” başlığı altında “Bir yargılamanın konusu olan hak veya şey üzerinde kısmen ya da tamamen hak iddia eden üçüncü kişi, hüküm verilinceye kadar bu durumu ileri sürerek, yargılamanın taraflarına karşı aynı mahkemede dava açabilir. Asli müdahale davası ile asıl yargılama birlikte yürütülür ve karara bağlanır.” hükmü yer almakta olup, aynı Kanunun “Fer’i Müdahale” başlıklı 66. maddesinde ise; “Üçüncü kişi, davayı kazanmasında hukuki yararı bulunan taraf yanında ve ona yardımcı olmak amacıyla, tahkikat sona erinceye kadar, fer'î müdahil olarak davada yer alabilir.” şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Belirtilen müdahale şekillerinin davadaki konumu ve sonuçları farklıdır. Fer’i müdahalede üçüncü kişi, hukuki yararı olduğu gerekçesiyle görülmekte olan davaya ancak taraflardan birinin yanında ve onun yardımcısı olarak katılır. Bu nedenle fer’i müdahale, bir davanın davalılar aleyhine sonuçlanması halinde, kendi hukuksal durumu dolaylı şekilde etkilenecek olan üçüncü kişinin başvuracağı bir yoldur ve genellikle amaç, açılmış davanın davalı yararına sonuçlanmasını (reddedilmesini) sağlamaktır. 6100 sayılı HMK’nın 65/2. maddesine göre fer’i müdahale dilekçesi, davanın taraflarına tebliğ edilir. Mahkeme, gerekirse taraflarla birlikte üçüncü kişiyi de dinlemek üzere davet eder, gelmeseler dahi müdahale talebi hakkında karar verir. Mahkeme, fer’i müdahale dilekçesi üzerine müdahale talebinin kabulüne veya reddine karar verir. Fer’i müdahil, müdahale talebinin reddine ilişkin kararı, asıl hüküm verildikten sonra lehine müdahale etmek istediği taraf aleyhine verilmiş olan hükme karşı kanun yoluna başvurarak temyiz veya istinaf ederek hükmün, müdahale talebinin haksız olarak reddedilmiş olması nedeniyle bozulmasını isteyebilir. Müdahale talebinin kabulü halinde ise fer’i müdahil, lehine katıldığı tarafla birlikte hareket ederek davayı ancak bulunduğu noktadan itibaren takip eder. Hüküm, lehine müdahale edilen taraf hakkında verilir. Müdahil hakkında karar verilemez. Müdahil hükmü ancak, lehine katıldığı tarafla birlikte hükme karşı kanun yoluna başvurabilir. Lehine müdahale edilen taraf kanun yoluna başvurmazsa, HMK’nın 68. maddesi uyarınca, yanında katıldığı tarafla birlikte hareket etmek zorunda olan fer’i müdahil, yalnız başına kanun yoluna başvuramaz. Müdahile husumet tevcih edilmediği gibi müdahil aleyhine bir karar da verilmemiş bulunan hallerde müdahilin tek başına istinaf veya temyiz isteğinde bulunmaya hakkı yoktur. Bir davada hüküm, ancak davada taraf olan hakkında verilebileceğinden, bu hükme yönelik istinaf veya temyiz yoluna başvurma yetkisi de sadece davanın taraflarına aittir. Asıl tarafın kararı istinaf veya temyiz etmesi halinde taraf yanında yer alan yani müdahil olan da temyiz veya istinaf edebilir. Yapılan açıklamaların ışığında somut olaya bakıldığında;birleşen İzmir 4. Atm'nin 2015/1157 E sayılı dosyasında herhangi bir müdahale talebi bulunmadığı gibi, bu dosyadan söz konusu şirketin asli müdahilliği konusunda verilen herhangi bir kararın da bulunmadığı, dolayısıyla söz konusu dosyada müdahale talebi bulunmayan şirketin karar başlığında asli müdahil olarak gösterilmesinin yerinde olmadığı, müdahale talebinde bulunan şirket vekilince birleşen İzmir 3. ATM'nin 2015/861 E sayılı dosyasına sunulan 10.11.2015 tarihli dilekçesinde ise davaya müdahil olarak katılmak istediklerinin belirtildiği, yerel mahkemenin 07.07.2017 tarihli duruşmasında "çeklerin son hamili olduğunu ileri süren müdahil ... A.Ş vekilinin müdahilliğinin kabulüne" karar verilmiş ise de, müdahale talebinde bulunan ...'nin anonim şirket olmadığı gibi, yerel mahkemenin 01/06/2016 tarihli duruşmasında "birleşen İzmir 3.Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasındaki dilekçemizi tekrar ediyoruz, dilekçedeki 12 adet çek ile ilgili olarak davalı yanında davaya katılmamıza, müdahale talebimizin kabulüne karar verilmesini istiyoruz" şeklinde beyanda bulunduğu, bu şekilde gerek asıl davada, gerekse birleşen davalarda müdahale talebinde bulunan şirketin HMK'nun 65. Maddesi gereğince davanın taraflarına karşı aynı mahkemede açtığı herhangi bir davanın bulunmadığı, dolayısıyla söz konusu şirket tarafından usulüne uygun olarak verilen bir asli müdahale dilekçesi bulunmadığı gibi,asli müdahale harcının da yatırılmadığı, yerel mahkemenin 07.07.2017 tarihli duruşmasında "...A.Ş vekilinin müdahilliğinin kabulüne" karar verilmiş ise de, tüm dosya kapsamına, müdahale isteyenin talebine ve mahkemenin kabulüne göre, söz konusu şirketin müdahale talebinin HMK'nun 66. Maddesinde düzenlenen feri müdahale niteliğinde olduğunun kabul edilmesi gerektiği, zira fer'i müdahil davanın tarafı olmadığından HMK'nın 69/1 maddesi gereğince hakkında bir karar verilemeyeceği, fer'i müdahil kanun yollarına yanında yer aldığı tarafın başvurması halinde başvurabileceğinden ve somut olayda da davalı tarafça istinaf başvurusunda bulunulmadığı anlaşılmakla, müdahale talebinde bulunan vekilinin istinaf dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Müdahale talebinde bulunan vekilinin istinaf dilekçesinin REDDİNE, talep halinde istinaf karar harcının istinaf yoluna başvurana iadesine, kesin olmak üzere 25.12.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.