17. Hukuk Dairesi 2012/1090 E. , 2013/1152 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacılar vekili, müvekkillerinin oğlu Şahin'in davalı ...'ya ZMSS poliçesi ile sigortalı traktör nedeniyle meydana gelen kazada vefat ettiğini be…
**17. Hukuk Dairesi 2012/1090 E. , 2013/1152 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacılar vekili, müvekkillerinin oğlu Şahin'in davalı ...'ya ZMSS poliçesi ile sigortalı traktör nedeniyle meydana gelen kazada vefat ettiğini belirterek anne ve baba için 8.500 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile baba için olan talebini 16.650,01 TL.ye, anne için olan talebini 22.338,39 TL.ye yükseltmiştir. Davalı vekili, kaza tarihinde geçerli poliçe limiti ve kusur oranında sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece; toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporuna göre, davacı baba için 16.650,01 TL, anne için 22.338,39 TL.nin 21.05.2010 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. 1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. 2-Dava, trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Mahkemece ceza dosyasında Adli Tıp Kurumundan alınan ve davalıya ait araç sürücüsünün tali kusurlu olduğunu belirleyen kusur raporu uyarınca karar verilmiş ve alınan tazminat raporunda sürücünün tali kusuru için %25 kusur indirimi yapılmıştır. Dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 1086 sayılı HUMK.275.maddesinde 'Mahkeme, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişi dinlenemez.' hükmü getirilmiştir. O halde mahkemece ceza dosyasındaki belgeler de incelenmek suretiyle uzman bilirkişiden tarafların kazanın meydana gelmesinde kusur oranlarını belirleyecek şekilde rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmesi isabetli olmamıştır. 3-Mahkemece hükme esas alınan tazminat raporunda ölenin ve sağ kalan anne-babanın muhtemel bakiye ömür süreleri CSO tablosuna göre belirlenmiş ve baba için bakiye 45 yıl, anne için 54 yıl üzerinden hesaplama yapılmış, ayrıca ölen küçük için gelir getirmeye başlayacağı döneme kadar davacı anne ve babası tarafından yapılacak olan yetiştirme ve bakım masrafları tazminattan düşülmemiştir. Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre, muhtemel yaşam sürelerinin tespitinde PMF tablosu uygulanmakta ve küçük için anne-babası tarafından yapılacak yetiştirme giderleri tazminat miktarından düşülmekte olup, alınan rapor hükme esas alınamaz. O halde, mahkemece bakiye ömür sürelerinin PMF tablosuna göre belirlenmek ve yetiştirme giderleri düşülmek suretiyle bu hususta bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi isabetli olmamıştır. 4-Davacı vekili tarafından dava dilekçesinde hükmedilecek tazminatlara kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesi talep edilmiş, yargılamanın devamı sırasında dava tarihinden itibaren faiz istenmiştir. Mahkemece, dava açılırken ilk talep olan 8.500 TL yönünden dava tarihinden, ıslah ile artırılan kısım yönünden hükümde belirtildiği gibi temerrüt tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken talep aşılmak suretiyle tazminatın tamamı bakımından temerrüt tarihinden itibaren faize hükmedilmesi de doğru bulunmamıştır. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2), (3) ve (4) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 06.02.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.