14. Hukuk Dairesi 2013/14809 E. , 2014/2202 K. "" MAHKEMESİ : Trabzon 3. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 02/04/2013 NUMARASI : 2012/34-2013/149 Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 07.02.2012 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın F. H. ve M.. S.. yönünden zamanaşımı nedeniyle reddine diğer davalılar yönünden kabulüne dair verilen 02.04.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından…
**14. Hukuk Dairesi 2013/14809 E. , 2014/2202 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Trabzon 3. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 02/04/2013 NUMARASI : 2012/34-2013/149 Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 07.02.2012 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın F. H. ve M.. S.. yönünden zamanaşımı nedeniyle reddine diğer davalılar yönünden kabulüne dair verilen 02.04.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: \_K A R A R\_ Dava, inanç sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Davacılar vekili, tarafların ortak murisi O. S.'a davacıların yurt içi ve yurtdışından para göndermek suretiyle adlarına taşınmaz alınmasını istediklerini, ancak murislerinin bu taşınmazları kendi adına tescil ettirdiğini, ölümü ile T. ili M. U. Köyünde bulunan .. ve .. parsel sayılı taşınmazların davalılar adına intikal ettiğini ileri sürerek davalılar adına mevcut tapu kayıtlarının iptali ile davacılar adına hisseleri oranında tesciline karar verilmesini istemişlerdir. Davalılar M.. S.. ve E. K. davayı kabul etmiştir. Davalılar M.. S.. ve F. H. zamanaşımı savunmasında bulunmuş, davanın reddini istemişlerdir. Mahkemece, davalılar M.. S.. ve E. K. yönünden davanın kabulüne, davalılar M.. S.. ve F. H. yönünden davanın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacılar vekili temyiz etmiştir. İnançlı işlemler, inananın teminat oluşturmak veya yönetilmek üzere mal varlığı kapsamındaki bir şey veya hakkını, inanılana devretmesi ve inanılanın da inanç anlaşmasındaki koşullara uygun olarak inanç konusu şeyi kullanmasını, amaç gerçekleştiğinde ise belirlenen şekilde inanana iade etmesini içeren işlemlerdir. İnançlı bir işlem ile inanan, sahibi olduğu bir mülkiyet veya alacak hakkını inanılana kazandırıcı bir işlemle devretmekte ancak borçlandırıcı bir sözleşme ile de onu bazı yükümlülükler altına sokmaktadır. İnançlı işlemin taraflarını, inanan ve inanılan oluşturur. Bir hakkı ya da nesneyi, güvendiği bir kişiye inançlı olarak devreden kimseye “inanan” adı verilir. Devredilen hak veya nesneyi, kendisine ait bir hak olarak kendi yararına, doğrudan doğruya ve dolaylı olarak kullanan kişiye de “inanılan” denir. İnananın, inanılana inançlı olarak kazandırdığı hak ya da nesne ise “inanç konusu şey” olarak nitelenir. İnançlı bir işlemde, kazandırıcı işlemin tarafları ile borç doğuran anlaşmanın tarafları aynıdır.