Ceza Genel Kurulu 2013/712 E. , 2014/185 K. "" Mahkemesi : İSTANBUL ANADOLU 6. Ağır Ceza Günü : 18.06.2013 Sayısı : 166-220 Çocuğun cinsel istismarı suçundan sanık B.. Y..’ın 5237 sayılı TCK’nun 103/2, 43/1 ve 62. maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin, Üsküdar 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 19.07.2012 gün ve 354-290 sayılı hükmün sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 14. Ceza Dairesi…
**Ceza Genel Kurulu 2013/712 E. , 2014/185 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi : İSTANBUL ANADOLU 6. Ağır Ceza Günü : 18.06.2013 Sayısı : 166-220 Çocuğun cinsel istismarı suçundan sanık B.. Y..’ın 5237 sayılı TCK’nun 103/2, 43/1 ve 62. maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin, Üsküdar 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 19.07.2012 gün ve 354-290 sayılı hükmün sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 14. Ceza Dairesince 27.02.2013 gün ve 14357-1952 sayı ile; “Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen 27.10.2011 günlü, 1851335 sayılı raporda mağdureye travma sonrası stres bozukluğu ve depresif nöbet tanısı konularak izlendiğinin bildirilmesi karşısında, mağdurenin ruh sağlığının olay sonucunda bozulup bozulmadığı hususunda, Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Kurulu yada Adli Tıp Kurumu Kanununun 7, 23 ve 31. maddeleri gereğince usulüne uygun şekilde teşekkül ettirilmiş yüksek öğrenim kurumları veya birimlerine bağlı hastanelerden rapor alındıktan sonra, TCK'nun 103/6. maddesinin tatbikine gerek olup olmadığına karar verilmesi gerektiği halde, bu husus araştırılıp belirlenmeden yazılı şekilde hükme varılması" isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Yerel mahkeme ise 18.06.2013 gün ve 166-220 sayı ile; “...Davaya dayanak 27.09.2011 tarihli iddianamede sanık aleyhine TCK'nun 103/6. maddesinin uygulanması istenmemiş ve iddianamede mağdurenin bu maddenin uygulanmasını gerektirecek beden veya ruh sağlığının bozulduğuna dair bir anlatıma da yer verilmemiştir. Bunun yanı sıra mağdure mahkememizin 30.01.2012 tarihli oturumunda psikolog hazır olduğu halde dinlenmiş, söz konusu olay nedeni ile TCK'nun 103/6. maddesinin uygulanmasını gerektirecek beden veya ruh sağlığının bozulduğuna ilişkin bir gözlemde bulunulmadığı gibi mağdurenin buna ilişkin bir iddia ve anlatımı da olmamıştır. Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesinde görevli Dr. M.V..'ın düzenlediği 27.10.2011 tarihli raporda sadece 'yapılan fiziki muayenesinde hastanın travma sonrası stres bozukluğu ve depresif nöbet tanıları ile izlenmekte olduğu' belirtilmiştir. Bu raporda TCK'nun 103/6. maddesinin uygulanmasını gerektirecek ruh sağlığının bozulduğuna ilişkin bir tespit ve bulgudan bahsedilmemiş olması, mağdurenin suç tarihinde 15 yaşı içersinde olup 15 yaşını doldurmasına 1 aydan az bir süre kalmış olması, yargılama süreci içersinde ruh sağlığının TCK'nun 103/6. maddesinin uygulanmasını gerektirecek şekilde bozulduğuna ilişkin bir iddia ve kanıtın tespit edilememiş olması karşısında Yargıtay 14. Ceza Dairesi Başkanlığının söz konusu bozma ilamında belirtildiği şekilde bu yönde rapor aldırılması yoluna gidilmeyerek önceki kararda direnilmesinin somut olaya, yasal düzenlemelere, adalete ve hakkaniyete uygun düşeceği kabul edilmiştir" gerçekçesiyle direnerek, ilk hükümdeki gibi karar vermiştir.