4. Hukuk Dairesi 2023/3823 E. , 2025/5145 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1326 E., 2023/262 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/410 Esas 2021/40 Karar Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından …
**4. Hukuk Dairesi 2023/3823 E. , 2025/5145 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1326 E., 2023/262 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/410 Esas 2021/40 Karar Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından 16.07.2014 tarihinde Twitter üzerinden yapılan paylaşımda kullanılan söz ve ifadeler ile müvekkilinin kişilik haklarının saldırıya uğradığını, dava konusu bu paylaşım nedeniyle davalının hakaret suçundan cezalandırılmasına karar verildiğini, ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığını, paylaşımın ulaştığı kitle değerlendirildiğinde müvekkili hakkında kamuoyunda olumsuz değerlendirme yapılmasına sebep olduğunu belirterek 100.000,00 TL manevi tazminatın yayın tarihinden işleyecek yasal faizi ile beraber davalıdan tahsili ile hüküm özetinin yayınlanması talep edilmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili tarafından yapılan paylaşımın değer yargısı niteliğinde olduğunu, hakaret ve küçük düşürücü bir beyan içermediğini, güncel ve kamuoyunu ilgilendirdiğini, ifade özgürlüğü sınırları içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı tarafından yapılan paylaşımda sarf edilen söz ve ifadelerin davacı hakkında suç isnadı niteliğinde olduğu, eleştiri niteliğinde değerlendirilemeyeceği, özle biçim arasındaki dengenin bozulduğu, davacının kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın 16.07.2014 tarihinden işleyecek yasal faizi ile beraber davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu paylaşımda kullanılan ifadelerin düşünceyi açıklama ve eleştiri hakkının sınırları kapsamında kaldığı, bu tür düşünce ve yorum açıklamalarına ilişkin eleştirilerin sert bir üslupla dile getirilmesinin fikir farklılıklarının doğal bir sonucu olduğu, davacı tarafın bilinir kişilerden olması dikkate alındığında, diğer insanlara göre bu tür eleştirilere daha fazla katlanma yükümlülüğünün bulunduğu, davacının kişilik haklarına saldırı bulunmadığı gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kasıtlı olarak yapılan paylaşımda kullanılan ifadelerin isnat ve iftira niteliğinde olduğunu, eleştiri sınırları içerisinde değerlendirilemeyeceğini, eleştirinin sadece gerçek olgular üzerinden yapılabileceğini, müvekkilli hakkında 2012 yılında verilen Bakanlar Kurulu kararı ile tüm idari kısıtlamaların kaldırıldığını, davalının hakaret suçundan cezalandırılmasına karar verildiğini, şeref ve saygınlığının zarar gördüğünü, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığını, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı tarafından 16.07.2014 tarihinde Twitter üzerinden yapılan paylaşımda kullanılan söz ve ifadeler nedeniyle davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı iddiası ile manevi tazminat ve hüküm özetinin yayınlanması talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; Anayasa Mahkemesinin pek çok kararında da benimsendiği gibi, demokratik bir toplumun zorunlu temellerinden olan ve toplumun ilerlemesi, bireyin özgüveni için gerekli temel şartlardan birini teşkil eden ifade özgürlüğü, sadece kabul gören veya zararsız yahut kayıtsızlık içeren bilgiler veya fikirler için değil, aynı zamanda kırıcı, şok edici veya rahatsız edici olanlar için de geçerli olup, yine pek çok kararında ifade özgürlüğünün bir dereceye kadar abartıya hatta kışkırtmaya izin verecek şekilde geniş yorumlanması gerektiğini kabul ettiğinin, demokratik toplum tarafından meşru sayılabilecek nitelikte, davalının ifade özgürlüğüne getirilmesi gereken bir sınırlamanın gerekli olmadığının anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,27.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.