8. Ceza Dairesi 2021/9457 E. , 2024/2222 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/324 E. 2016/325 K. Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Ka…
**8. Ceza Dairesi 2021/9457 E. , 2024/2222 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/324 E. 2016/325 K. Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Gebze Cumhuriyet Başsavcılığının 03.07.2015 tarihli iddianamesi ile sanıklar hakkında parada sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 197 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava açılmıştır. 2. Gebze 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.06.2016 tarihli kararı ile sanıklar hakkında parada sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 197 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 4 yıl hapis ve 2.400,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Cumhuriyet savcısının ve katılan ... vekilinin temyiz isteği; Sanıklar hakkında tayin edilen cezada zincirleme suç hükümleri gereğince artırım yapılması gerektiğine ilişkindir. B. Sanık ... ve müdafiinin temyiz isteği; 1. Atılı suçun sübut bulmadığına, 2. Sanığın son savunmasının sorulmadığına, ek savunma hakkının tanınmadığına, 3. Takdiri indirim nedenlerinin ve diğer lehe hükümlerin uygulanmadığına, 4. Gerekçeli karar ile kısa kararın uymadığına, cezanın yanlış hesap edildiğine ilişkindir. C. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği; Herhangi bir nedene dayanmamıştır. III. OLAY VE OLGULAR 1. Dava konusu olay, sanıkların sahte para tedavüle koydukları ve muhafaza ettikleri iddiasına ilişkindir. 2. a. Suçtan zarar gören Mahmut'un, işletmekte olduğu balıkçıya tanımadığı bir bayan şahsın gelerek 20,00 TL'lik balık aldığını, verdiği 200,00 TL'lik banknottan şüphelenip komşu esnafa sorduğunda sahte olduğunu öğrenip kolluğa müracaat ettiği, b.27.03.2015 ve 30.03.2015 tarihli teşhis tutanakları ile suçtan zarar gören ve işyeri çalışanları tarafından işyerinden alışveriş yapıp sahte para veren şahsın sanık ... olduğuna dair kesin ve net olarak teşhiste bulundukları belirlenmiştir. 3. a. Suçtan zarar gören Murat'ın, işlettiği bakkal dükkanına gelen tanımadığı bir bayanın bir paket sigara alıp 200,00 TL verdiğini, verdiği paranın sahte olduğundan şüphelenip dışarı çıktığı sırada balıkçı dükkanından gelenlerin kendilerine de sahte para verdiğini söylemeleri üzerine paranın sahte olduğunu anladığı, b. 27.03.2015 tarihli teşhis tutanağı ile suçtan zarar görenin işyerinden alışveriş yapıp sahte para veren şahsın sanık ... olduğuna dair kesin ve net olarak teşhiste bulunduğu belirlenmiştir. 4. a. Suçtan zarar gören Tahir'in, işlettiği markete gelen tanımadığı bir bayanın şampuan almak isteyip bir adet sahte 200,00 TL verdiğini, paranın sahteliğini anlayıp polisi arayacağını söylemesi üzerine kredi kartından ödeme yapmak istediğini ancak bakiye yetersizliğinden işlemin gerçekleşmediğini belirterek kredi kartı slibini de teslim ederek polis merkezine müracaatta bulunduğu, b. Banka cevabi yazısına göre söz konusu kredi kartı hamilinin sanık ... olduğunun tespit edildiği, c. 30.03.2015 tarihli teşhis tutanağı ile suçtan zarar görenin işyerinden alışveriş yapmak isteyip sahte para veren şahsın sanık ... olduğuna dair kesin ve net olarak teşhiste bulunduğu belirlenmiştir. 5. Belirtilen olayların akabinde sanık ... hakkında 5271 sayılı Kanun'un 135 inci maddesi kapsamında iletişimin dinlenmesi ve kayda alınması tedbirinin uygulandığı, sanık ...'nin, sanık ... ile irtibatlı olduğu ve sahte para üzerine bir takım konuşmalar yaptığına dair şüphe üzerine sanık ... hakkında da dinleme tedbirinin uygulandığı, sanıkların kayda alınan telefon görüşmelerinin dava dosyasında mevcut olduğu, konuşmalara istinaden 29.04.2015 tarihli olay, araç üst arama muhafaza altına alma, yakalama tutanağı ile her iki sanığın birlikte İstanbul ilinden yüklü miktarda sahte parayı Gebze ilçesi üzerinden Bursa'ya götürecekleri bilgisinin alınması üzerine sanık ...'ın sürücülüğündeki 34 \*\* \*\*\*\* plakalı aracın Kocaeli istikametine geçiş yaptığı sırada D-130 karayolunda durdurulduğu, ön yolcu koltukta sanık ...'nin bulunduğu, önleme arama kararına istinaden aracın arka koltuğunda bulunan bayan el çantası içerisindeki cüzdan içerisinden 33 adet A525 785 699 seri numaralı 100,00 TL, 16 adet A548 956 016 seri numaralı 100,00 TL'lik banknot olmak üzere toplam 49 adet 100,00 TL'lik banknot ele geçirildiği belirlenmiştir. 6. T.C. ... İzmit Şubesinin 22.04.2015 ve 06.05.2015 tarihli Sahte Banknot / Efektif / Değerli Kağıt İnceleme ve Değerlendirme raporları ile 3 adet A215 659 872 seri numaralı 200,00 TL; 33 adet A525 785 699 ve 16 adet A548 956 016 seri numaralı 100,00 TL'lik banknotların sahte olduğu, aldatma kabiliyetinin olduğu, yapılışındaki özen ve ustalık derecesi nedeniyle sahte olduğunun ilk bakışta herkes tarafından kolaylıkla anlaşılamayacağı, para destesi veya paketi içinde yer alması durumunda sahte olduğunun ilk bakışta herkes tarafından kolaylıkla anlaşılmasının mümkün olmadığı, uzmanlarca veya veznedarlar gibi para işinin bir parçası olan insanlarca sahte olduğunun anlaşılacağı belirlenmiştir. IV. GEREKÇE A. Zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği yönünden; Parada sahtecilik suçunun kesintisiz suçlardan olması ve iddianamenin düzenlenmesi ile hukuki kesintinin yada suç işleme kararının yenilendiği kabul edilen yakalanma, tutuklanma gibi hallerde fiili kesintinin oluştuğu cihetle, sanıkların 13.03.2015 tarihinde başlayan parada sahtecilik eylemlerinin 29.04.2015 tarihinde kolluk tarafından yakalanmaları ile fiili veya hukuki kesinti olmaksızın sona erdiği ve tek suç oluşturduğunun anlaşılması karşısında, zincirleme suç hükümlerinin tatbik edilmesi gerektiğine ilişkin Cumhuriyet savcısının ve katılan ... vekilinin temyiz sebepleri reddedilmiştir. B. Lehe hükümlerin uygulanmaması yönünden; 1. Sanık ...'a tayin olunan cezanın miktarı ve güncel adli sicil kaydı gözetildiğinde, 5237 sayılı Kanun'un 50, 51 ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddelerinde düzenlenen lehe hükümlerin uygulanmadığına ilişkin temyiz sebebi yerinde görülmemiştir. 2. Türk ceza hukukunda benimsenen serbest takdir sisteminde cezayı azaltıcı takdiri indirim nedenlerinin varlığını kabul ve değerlendirme yetkisinin tamamen hakime ait olduğu, Mahkemece "suçun işleniş biçimi, sanığın amacı şahsi sosyal durumu, eylemini süreklileştirmesi, yoğunlaştırması, kazanç kapısı haline getirmesi" göz önünde bulundurularak sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanmamasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. C. Son söz ve ek savunma hakkının tanınmaması yönünden; 1. 5271 sayılı Kanun'un "Delillerin Tartışılması" başlıklı 216 ncı maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan üçüncü fıkrası; "(3) Hükümden önce son söz, hazır bulunan sanığa verilir." 2. Aynı Kanun'un "Suçun niteliğinin değişmesi" başlıklı 226 ncı maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci fıkrası; "(1) Sanık, suçun hukukî niteliğinin değişmesinden önce haber verilip de savunmasını yapabilecek bir hâlde bulundurulmadıkça, iddianamede kanunî unsurları gösterilen suçun değindiği kanun hükmünden başkasıyla mahkûm edilemez." Kovuşturma aşamasında sanığın savunmasının talimatla alındığı, karar duruşmasında sanığın olmadığı, yokluğunda hüküm kurulduğu, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 197 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava açılıp aynı Kanun madde ve fıkrasından hüküm kurulduğu, suçun hukuki niteliği değişmediği anlaşılmakla, sanık ... müdafiinin sanığa son savunma ve ek savunma hakkının tanınmadığına ilişkin temyiz sebepleri reddedilmiştir. D. Diğer yönlerden; 1. Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin temadinin sona erdiği "29.04.2015" yerine "13.03.2015" olarak yazılması, mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiştir. 2. Suçtan zarar görenlerin anlatımları, sanık ...'nin aşamalardaki ikrar içeren savunmaları ve sanık ...'ın beyanı, ... raporları, kolluk tutanakları ve dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanık ...'nin nereden temin ettiği tespit edilemeyen sahte paraları çeşitli işyerlerinden yaptığı alışverişlerde tedavüle koyduğu ve sanıkların bu paraları naklederken birlikte yakalandıklarının anlaşılması karşısında, sanıklar hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, Cumhuriyet savcısı, katılan ... vekili, sanık ... ve müdafii, sanık ... müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gebze 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.06.2016 tarihli kararında Cumhuriyet savcısı, katılan ... vekili, sanık ... ve müdafii, sanık ... müdafii tarafından ileri sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden Cumhuriyet savcısı, katılan ... vekili, sanık ... ve müdafii, sanık ... müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.03.2024 tarihinde karar verildi.