12. Hukuk Dairesi 2018/13707 E. , 2019/17064 K. "" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Sair temyiz itirazları y…
**12. Hukuk Dairesi 2018/13707 E. , 2019/17064 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; Alacaklı tarafından borçlu aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip başlatıldığı, borçlunun imzaya ve borca itiraz ederek icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece şikayetin kabulü ile takibin durdurulmasına karar verildiği, alacaklı tarafından ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine, bölge adliye mahkemesince gerekçeli istinaf dilekçesi yasal süresinde sunulmadığından istinaf talebinin reddine hükmolunduğu görülmektedir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 355. maddesinde “İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak, bölge adliye mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu re'sen gözetir” düzenlemesine yer verilmiş ve 352/1. maddesinde de başvuru şartlarının yerine getirilmemesi ya da başvuru sebeplerinin veya gerekçesinin hiç gösterilmemesi halinde gerekli kararın verileceği belirtilmiştir. Somut olayda, davanın kabulü yönündeki ilk derece mahkeme kararının 08/03/2018 tarihinde davalı/alacaklı vekilinin yüzüne karşı verildiği, 09/03/2018 tarihinde süre tutum dilekçesi verildiği, istinaf sebeplerinin süre tutum dilekçesinde belirtilmediği, gerekçeli kararın 15/05/2018 tarihinde davalı vekiline tebliğ edildiği, davalı/alacaklı vekilinin 04/06/2018 tarihinde yasal süreden sonra gerekçeli istinaf dilekçesini verdiği, Bölge Adliye Mahkemesince, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 10 günlük süre içerisinde istinaf sebeplerini belirtir dilekçe verilmediği ve kamu düzenine ilişkin re'sen dikkate alınacak istinaf sebeplerinin de bulunmadığı gerekçesiyle, gerekçeli istinaf dilekçesi süresinde olmadığından istinaf talebinin reddine şeklinde hüküm kurulduğu, bu kararın alacaklı vekili tarafından temyiz edildiği anlaşılmaktadır. O halde; Bölge Adliye Mahkemesince,yasal 10 günlük süre içerisinde istinaf sebeplerini belirtir dilekçe verilmediği ve kamu düzenine ilişkin re'sen dikkate alınacak istinaf sebeplerinin de bulunmadığı değerlendirildiğine göre, ”istinaf isteminin reddine” karar verilmesi gerekirken “istinaf dilekçesi süresinde olmadığından istinaf talebinin reddine” şeklinde tesis edilen hüküm isabetsizdir.