(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2012/15672 E. , 2013/9628 K. MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Eşya alacağı Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı eşya alacağı davasına dair karar, davalı ve davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, ziynet ve ev eşyalarının aynen iadesi olmadığı takdirde bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne kar…
**(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2012/15672 E. , 2013/9628 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Eşya alacağı Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı eşya alacağı davasına dair karar, davalı ve davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, ziynet ve ev eşyalarının aynen iadesi olmadığı takdirde bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle,tarafların boşandıklarını, davacının hasta olduğunu bilen ve doktora gitmek için sürekli arayan annesine cevap vermemesi üzerine eve gelen annesinin davacıyı dayak yemiş ve perişan halde bulduğunu, davacının ağlayarak ve yalvararak sürekli dövüldüğünü, eziyet edildiğini, kapının üzerine kilitlenerek kimseyle görüştürülmediğini anlatması üzerine evdeki davalı yakınlarının davacı ve annesini dövmesi üzerine komşuların kurtardığını,bu olayla ilgili sulh ceza mahkemesinde davaları bulunduğunu 25/05/2010 tarihinde davacının ancak canını kurtarabildiğini ve bütün ev eşyaları ile ziynet eşyalarının davalıda kaldığını, bir daha da iade edilmediğini, dilekçede belirttikleri ziynet eşyaları ile davacının çeyiz olarak getirdiği eşyalar ve erkek tarafının aldığı çeyiz eşyalarının aynen iadesini, aynen iadesinin mümkün olmaması halinde çeyiz eşyaları için 50.040 TL ve eşyalar için 15.440 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, cevap dilekçesinde,davacının evden gitmeyi önceden planlayarak annesini çağırdığını, iddialarının aksine davacı ve annesinin davalının annesi ve kardeşini darp ettiklerini,davacının talep ettiği altınların çoğunun gerçekte mevcut olmadığını, düğünde davacının annesinin taktığı 5 cumhuriyet altınının düğünden sonra davacının annesine iade edildiğini,mevcut olan altınların da davacı tarafından götürüldüğünü, düğünde 22 yarım altın takılmadığını,7-8 yarım altının da davacıya hediye takılmadığını,eş dostun davalı ailesinin etrafa taktığı altınların iadesi olarak takıldığını, 40 çeyrek altın takılmadığını,davacıya set takılmadığını,1 küpe ve bir yüzük takıldığını, düğünde takılan altınların bir kısmının da davalı babasının çevreye takmış olduğu altınların iadesi olarak yeniden takıldığını, eşyalar ile ilgili olarak da tarafların davalının babasının yanında yaşadıkları için çoğu eşyayı almaya gerek olmadığını, beyaz eşya veya ev eşyası alınmadığını, bu eşyaların davalının babasına ait olan ve yıllardır kullanılan eşyalar olduğunu, davacının getirdiği bir kısım çeyiz eşyalarının davalı evinde durduğunu, davacının almadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece,davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. 1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına davacı vekilinin tüm davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Davalı vekilinin erkek tarafının aldığı ev ve çeyiz eşyalarına ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince: Davacı vekili, dava dilekçesine ekli listede “erkek tarafının aldığı eşyalar” başlıklı bölümde yazılı 21 kalemden oluşan ev ve çeyiz eşyalarının davalı tarafın ailesi tarafından davacıya hediye olarak alındığını ve bu eşyaların müşterek evde kaldığının belirterek aynen iadesini olmazsa bedellerinin tahsilini istemiş, mahkemece bu eşyaların davacı kadına ait olduğu kabul edilerek bu eşyalar yönünden de davanın kabulüne karar verilmiştir. Evlilik birliği kurulur iken çeyiz olarak verilen tüm eşyalar kimin tarafından alındığına bakılmaksızın kadının şahsi malı sayılır. Ancak, alınan eşyaların evlilik birliğinin kurulması nedeniyle alındığının kanıtlanması gerekir. Somut olayda ise,davacı ve davalının evlilik birliğinin kurulmasından sonra ayrı müstakil bir evleri olmadığı,davalının anne ve babasının yaşadığı evde müştereken yaşadıkları anlaşılmaktadır. Bu durumda, davalı ve ailesi tarafından alındığı davacının da kabulünde olan “erkek tarafının aldığı eşyalar” başlıklı bölümde yazılı 21 kalemden oluşan ev ve çeyiz eşyalarının kadına hediye olarak alındığı,ya da kadına bağışlandığının davacı tarafça kanıtlanması gerekir. Zira “erkek tarafının aldığı eşyalar” başlıklı bölümde yazılı bizzat davacı kadın tarafından kullanılan ve kadına hibe edildiği anlaşılan çeyiz eşyaları dışında kalan ev eşyalarının davalının daha önce yaşadığı evde yaşamaya başlamaları da dikkate alındığında davacı kadına hediye ya da hibe edildiğinin kabulü doğru değildir. Mahkemece dinlenilen davacı ve davalı tanıkları düğün öncesi davalı ve ailesi tarafından bazı ev ve çeyiz eşyalarının alındığını ifade etmişler ancak bu eşyaların davacı kadına hediye edildiği ya da bağışlandığı hususunda görgüye dayalı,yer ve zaman bildiren açık ve kesin herhangi bir beyanda bulunmamışlar,bu eşyaların bir kısmının evlilik birliğinden önce müşterek evde zaten mevcut olduğunu beyan etmişlerdir. Mahkemece, dava dilekçesinin “erkek tarafının aldığı eşyalar” başlıklı bölümünde yazılı 21 kalem eşyadan bizzat davacı tarafından kullanılan,hayatın olağan akışı ve yerleşik örf ve adetlere göre kadına ait olduğu ihtilafsız olan eşyalar dışında kalan eşyalar yönünden istemin reddine karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde tüm eşyalar yönünden davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 30.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.