Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2024/1133 E. , 2024/1185 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2024/1133 Karar No : 2024/1185 DAVACI : ...'i temsilen ... Sendikası VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Başkanlığı - ... DAVANIN KONUSU : Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığında sözleşmeli personel statüsünde büro görevlisi olarak görev yapan davacı tarafından; 1. 18/12/2023 tarihinde imzalanan Büro Görevlisi İdari Hizmet Sözleşmesinin 8. maddesindeki "...İlgiliye, sözleşme ücret
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2024/1133 E. , 2024/1185 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2024/1133 Karar No : 2024/1185 DAVACI : ...'i temsilen ... Sendikası VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Başkanlığı - ... DAVANIN KONUSU : Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığında sözleşmeli personel statüsünde büro görevlisi olarak görev yapan davacı tarafından; 1. 18/12/2023 tarihinde imzalanan Büro Görevlisi İdari Hizmet Sözleşmesinin 8. maddesindeki "...İlgiliye, sözleşme ücreti dışında mali ve sosyal haklar kapsamında herhangi bir ad altında ödeme yapılamaz...." ibaresinin iptaline, 2. Söz konusu Sözleşmenin dayanağı olan “Siyasi Parti Grup Başkanlıklarında Sözleşmeli Olarak Çalıştırılacak Grup Danışmanı ve Büro Görevlisi Hakkında Hizmet Sözleşmesi Esasları"nın 9. maddesindeki “...Bu kapsamda çalıştırılan personele, bu Esaslarda belirtilen sözleşme ücreti dışında mali ve sosyal haklar kapsamında herhangi bir ad altında ödeme yapılamaz ve sözleşmelerine bu yolda bir hüküm konulamaz..” ibaresinin iptaline, 3. 6253 sayılı Türkiye Büyük Millet Meclisi İdari Teşkilat Kanunu’nun 30 maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “Bu kapsamda çalıştırılan personele sözleşme ücreti dışında mali ve sosyal haklar kapsamında herhangi bir ad altında ödeme yapılmaz” ibaresinin, Anayasa'ya aykırı olduğu ileri sürülerek somut norm denetimi için Anayasa Mahkemesine başvurulmasına, karar verilmesi istenilmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca ilk inceleme ile görevli Tetkik Hakimi ...'ın açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: İLGİLİ MEVZUAT: Anayasa'nın 155. maddesinin birinci fıkrasında, "Danıştay, idari mahkemelerce verilen ve kanunun başka bir idari yargı merciine bırakmadığı karar ve hükümlerin son inceleme merciidir. Kanunla gösterilen belli davalara da ilk ve son derece mahkemesi olarak bakar." kuralı yer almıştır. 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun "İlk derece mahkemesi olarak Danıştay'da görülecek davalar" başlıklı 24. maddesinin birinci fıkrasında, "Danıştay ilk derece mahkemesi olarak: (Değişik 02/07/2018-KHK-703/184.md.) a) Cumhurbaşkanı kararlarına, b) Cumhurbaşkanınca çıkarılan Cumhurbaşkanlığı kararnameleri dışındaki düzenleyici işlemlere, c) Bakanlıklar ile kamu kuruluşları veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarınca çıkarılan ve ülke çapında uygulanacak düzenleyici işlemlere, .... karşı açılacak iptal ve tam yargı davaları ile tahkim yolu öngörülmeyen kamu hizmetleri ile ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan idari davaları karara bağlar." hükmüne yer verilmiştir. 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun'un 1. maddesinde; bölge idare mahkemeleri, idare mahkemeleri ve vergi mahkemelerinin, bu Kanunla verilen görevleri yerine getirmek üzere kurulmuş "genel görevli" mahkemeler olduğu vurgulandıktan sonra, 5. maddesinde; idare mahkemelerinin, vergi mahkemelerinin görevine giren davalarla ilk derecede Danıştayda çözümlenecek olanlar dışındaki davalara bakacağı belirtilmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinde; dilekçelerin "görev ve yetki" yönünden inceleneceği, 15. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde; idari yargının görevli olduğu konularda görevli veya yetkili olmayan mahkemeye açılan davanın görev veya yetki yönünden reddedilerek dava dosyasının görevli veya yetkili mahkemeye gönderilmesine karar verileceği hükme bağlanmıştır. 2577 sayılı Kanun'un "Kamu görevlileri ile ilgili davalarda yetki" başlıklı 33. maddesinin üçüncü fıkrasında ise; "Kamu görevlilerinin görevle ilişkisinin kesilmesi sonucunu doğurmayan disiplin cezaları ile ilerleme, yükselme, sicil, intibak ve diğer özlük ve parasal hakları ve mahalli idarelerin organları ile bu organların üyelerinin geçici bir tedbir olarak görevden uzaklaştırılmalarıyla ilgili davalarda yetkili mahkeme ilgilinin görevli bulunduğu yer idare mahkemesidir." hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Anayasa'nın 155. maddesinde, Danıştayın, idari mahkemelerce verilen ve kanunun başka bir idari yargı merciine bırakmadığı karar ve hükümlerin son inceleme mercii olduğu; ayrıca kanunla gösterilen belli davalara da ilk ve son derece mahkemesi olarak bakacağı kurala bağlanmış; 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 24. maddesiyle de, ilk derece mahkemesi olarak Danıştayda görülecek davalar sayma yoluyla tek tek belirlenmiş olup; söz konusu maddeyle "Cumhurbaşkanınca çıkarılan Cumhurbaşkanlığı kararnameleri dışındaki diğer düzenleyici işlemlere, bakanlıklar ile kamu kuruluşları veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarınca çıkarılan ve ülke çapında uygulanacak düzenleyici işlemlere" karşı açılacak iptal ve tam yargı davalarının ilk derece mahkemesi olarak Danıştayda karara bağlanacağı düzenlenmiştir. Buna göre, Anayasa'nın 155. maddesiyle ve 2577 sayılı Kanun'la Danıştay'ın yüksek mahkeme olarak nitelendirildiği ve esasen temyiz mercii olarak görevlendirildiği, Danıştay'da ilk derece mahkemesi olarak görülecek davaların ise sayma yoluyla tahdidi olarak belirlendiği; düzenleyici işlemlere karşı açılan ve Danıştay'ın ilk derece mahkemesi olarak bakacağı davaların, 2575 sayılı Kanun'un 24. maddesinde sayılanlarla sınırlı olduğu dikkate alındığında; söz konusu madde kapsamında sayılmayan (ülke çapında uygulanmayan) düzenleyici işlemlerin iptali isteminden kaynaklanan uyuşmazlıkların ise genel görevli olan idare mahkemelerinde çözümlenmesi gerektiği açıktır. Dosyanın incelenmesinden; Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığında sözleşmeli personel statüsünde büro görevli olarak görev yapan davacı tarafından, 18/12/2023 tarihinde imzalanan Büro Görevlisi İdari Hizmet Sözleşmesinin 8. maddesindeki "...İlgiliye, sözleşme ücreti dışında mali ve sosyal haklar kapsamında herhangi bir ad altında ödeme yapılamaz...." ibaresi ve bu Sözleşmenin dayanağı olan “Siyasi Parti Grup Başkanlıklarında Sözleşmeli Olarak Çalıştırılacak Grup Danışmanı ve Büro Görevlisi Hakkında Hizmet Sözleşmesi Esasları"nın 9. maddesindeki “...Bu kapsamda çalıştırılan personele, bu Esaslarda belirtilen sözleşme ücreti dışında mali ve sosyal haklar kapsamında herhangi bir ad altında ödeme yapılamaz ve sözleşmelerine bu yolda bir hüküm konulamaz..” ibaresinin iptali ile 6253 sayılı Türkiye Büyük Millet Meclisi İdari Teşkilat Kanunu’nun 30 maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “Bu kapsamda çalıştırılan personele sözleşme ücreti dışında mali ve sosyal haklar kapsamında herhangi bir ad altında ödeme yapılmaz” ibaresinin, Anayasa'ya aykırı olduğu ileri sürülerek somut norm denetimi için Anayasa Mahkemesine başvurulmasına karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığının idari teşkilat yapısı ve iptali istenen düzenleyici işlemin (Siyasi Parti Grup Başkanlıklarında Sözleşmeli Olarak Çalıştırılacak Grup Danışmanı ve Büro Görevlisi Hakkında Hizmet Sözleşmesi Esasları'nın) uygulanma alanı dikkate alındığında, söz konusu düzenlemenin ülke çapında uygulanacak nitelikte olmadığı sonucuna ulaşıldığından; 2575 sayılı Kanun'un 24. maddesi kapsamında ilk derece mahkemesi olarak Danıştayda görülecek davalar arasında sayılmayan uyuşmazlığın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 33. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, kamu görevlisi olan davacının görevli bulunduğu yerdeki Ankara İdare Mahkemesinde görülüp çözümlenmesi gerekmektedir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. 2575 sayılı Kanun'un 15. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca DAVANIN GÖREV YÖNÜNDEN REDDİNE, 2. 2577 sayılı Kanun'un 33. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 07/03/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.