DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/2672 E. , 2025/464 K. T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/2672 Karar No : 2025/464 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ: Av. ... KARŞI TARAF (DAVALILAR): 1- ... Bakanlığı VEKİLİ: Hukuk Müşaviri ... 2- ... Valiliği VEKİLİ: Av. ... İSTEMİN KONUSU: Danıştay Altıncı Dairesinin 02/03/2023 tarih ve E:2021/6154, K:2023/2159 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konus…
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/2672 E. , 2025/464 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/2672 Karar No : 2025/464 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ: Av. ... KARŞI TARAF (DAVALILAR): 1- ... Bakanlığı VEKİLİ: Hukuk Müşaviri ... 2- ... Valiliği VEKİLİ: Av. ... İSTEMİN KONUSU: Danıştay Altıncı Dairesinin 02/03/2023 tarih ve E:2021/6154, K:2023/2159 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan bina hakkında 3194 sayılı İmar Kanunu'nun Geçici 16. maddesi uyarınca düzenlenen ... tarih (dava dilekçesinde sehven "30/09/2019 tarihli" şeklinde yazılmıştır.) ve ... belge ve ... başvuru numaralı yapı kayıt belgesinin, başvuruya konu taşınmazın, anılan Kanun'un Geçici 16. maddesinin 11. fıkrası uyarınca 18/11/1983 tarih ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nda tanımlanan "boğaziçi öngörünüm bölgesi" içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alan içerisinde kaldığından bahisle ... Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemi ile iptal edilmesi üzerine, söz konusu yapı kayıt belgesinin düzenlenmesi aşamasında tarafınca ödenen 59.207,49-TL yapı kayıt belgesi bedelinin yasal faiziyle ödenmesi talebiyle ... Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne yapılan ... tarihli başvurunun reddedilmesine ilişkin ... Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemi ile bu işlemin dayanağı olarak gösterilen 06/06/2018 tarih ve 30443 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar" başlıklı Tebliğ'in 8. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda, Yapı Kayıt Belgesi iptal edilir, bu belgenin sağlamış olduğu haklar geri alınır, Yapı Kayıt Belgesi bedeli olarak yatırılmış olan bedel iade edilmez" ibaresinin iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 02/03/2023 tarih ve E:2021/6154, K:2023/2159 sayılı kararıyla; Usul Yönünden: Dava konusu edilen bireysel işlemin ... Valiliği tarafından tesis edildiği, bu nedenle anılan idarenin de hasım mevkinde bulunması gerektiği sonucuna varılmış olup; davalı idarelerden ... Valiliğinin, idarelerinin düzenleyici işleme ilişkin kısım yönünden hasım mevkiinden çıkartılması gerektiğine yönelik itirazı yerinde görülmemiş, Esas Yönünden: Dava konusu 06/06/2018 tarih ve 30443 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar" başlıklı Tebliğ'in 8. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda, Yapı Kayıt Belgesi iptal edilir, bu belgenin sağlamış olduğu haklar geri alınır, Yapı Kayıt Belgesi bedeli olarak yatırılmış olan bedel iade edilmez " ibaresinin iptali isteminin incelenmesinden: 3194 sayılı İmar Kanunu'nun Geçici 16. maddesinin birinci fıkrasında; afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması (31/12/2018 tarih ve 538 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile, başvuru süresi 15/6/2019 tarihine kadar uzatılmıştır.), bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar, kayıt bedelinin ödenmesi halinde (31/12/2018 tarih ve 538 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile, yapı kayıt bedeli ödeme süresi 30/6/2019 tarihine kadar uzatılmıştır.) yapı kayıt belgesi verilebileceği, başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu ve diğer hususlar Bakanlık tarafından hazırlanan yapı kayıt sistemine yapı sahibinin beyanına göre kaydedileceği; ikinci fıkrasında, yapının bulunduğu arsanın 29/7/1970 tarih ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununa göre belirlenen emlak vergi değeri ile yapının Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca belirlenen yaklaşık maliyet bedelinin toplamı üzerinden konutlarda yüzde üç, ticari kullanımlarda yüzde beş oranında alınacak kayıt bedelinin başvuru sahibi tarafından genel bütçenin (B) işaretli cetveline gelir kaydedilmek üzere ... muhasebe birimi hesabına yatırılacağı kuralına yer verildiği, anılan Kanun'un Geçici 16. maddesinin dokuzuncu fıkrasında, üçüncü kişilere ait özel mülkiyete konu taşınmazlarda bulunan yapılar ile Hazineye ait sosyal donatı için tahsisli araziler üzerinde bulunan yapıların, anılan Kanun (3194 sayılı Kanun'un Geçici 16. maddesi) hükümlerinden yararlandırılmayacağı; on birinci fıkrasında ise, 18/11/1983 tarih ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nda tanımlanan boğaziçi sahil şeridi ve öngörünüm bölgesi içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alan ile ... tarihi yarımada içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanlar ve ayrıca 19/6/2014 tarih ve 6546 sayılı Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı Kurulması Hakkında Kanun'un 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde belirlenmiş tarihi alanda; anılan Kanun (3194 sayılı Kanun'un Geçici 16. maddesi) hükümlerinin uygulanmayacağının açıkça düzenlendiği, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun Geçici 16. maddesinin son fıkrasına dayanılarak hazırlanan ve 06/06/2018 tarih ve 30443 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar" başlıklı Tebliğ'in 8. maddesinin birinci fıkrasında; 3194 sayılı Kanun'un Geçici 16/9 ve 16/11. maddelerinde belirlenen ve anılan Kanun hükmünden yararlanması açıkça yasaklanan yapı veya alanların, kanunda öngörülen düzenleme ile aynı doğrultuda sınırlandığı; anılan Tebliğ'in 8. maddesinin ikinci fıkrasında ise, 3194 sayılı Kanun'un Geçici 16/1. maddesi uyarınca "yapı kayıt belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda, "yapı kayıt belgesinin iptal edileceği ve bu belgenin sağlamış olduğu hakların geri alınacağı" yolunda düzenleme yapıldığı; bu bağlamda, dayanak Kanun maddesinde verilen yetkiye dayalı olarak hazırlanan ve bu kapsamda Kanun'da yapılan düzenlemenin ayrıntılandırılması niteliğinde olan söz konusu Tebliğ hükmünün, kanun koyucu tarafından idareye tanınan düzenleme yetkisine dayalı olarak hazırlandığı; söz konusu kural ile getirilen düzenlemenin, normlar hiyerarşisine ve dayanağı Kanun maddesine uygun olduğu, Davacı tarafından, 06/06/2018 tarih ve 30443 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar" başlıklı Tebliğ'in 8. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Yapı Kayıt Belgesi bedeli olarak yatırılmış olan bedel iade edilmez." ibaresinde hukuka uyarlık bulunmadığı; zira, yapı kayıt belgesinin iptal edilmesi durumunda bedelin iade edilmeyeceğine yönelik 3194 sayılı İmar Kanunu'nun Geçici 16. maddesinde herhangi bir kurala yer verilmeksizin, doğrudan düzenleyici işlem ile bu yönde bir kural getirilmek suretiyle, kişilerin cezalandırılabilmesinin, ancak kişinin kastı veya kusuru ile mümkün olabileceği; ölçülülük ilkesi gereğince eylem ile yaptırımın orantılı olması gerektiği; bu bağlamda, ev hanımı olan davacının idareye yanıltıcı herhangi bir bilgi ve belge sunmadığı, dava konusu yapının 3194 sayılı Kanun'un Geçici 16. maddesi uyarınca yapı kayıt belgesi düzenlenemeyecek bir alanda bulunması nedeniyle hataya düşen davacının, yapı kayıt belgesinin iptal edilmesi durumunda yapı kayıt belgesi bedelinin iadesini yasaklayan kuralın, yanıltıcı beyan ile idareyi yanıltanlar ile hataya düşerek yapı kayıt belgesi başvurusu yapanlar arasında herhangi bir farklılık doğurmadan sonuç doğurması nedeniyle adalet ve evrensel hukuk kurallarına aykırılık teşkil ettiğinin iddia edildiği, Bu bağlamda; öncelikle yukarıda yer verilen Tebliğ hükmünün, "idari yaptırım" niteliğinde olup olmadığının değerlendirilmesinin gerektiği, idari yaptırımların; yasaların açıkça yetki verdiği ve yasaklamadığı durumlarda, araya yargı kararı girmeden, idarenin doğrudan doğruya, bir işlemi ile ve idare hukukuna özgü usullerle vermiş olduğu cezalar olarak tanımlandığı, idarenin, yaptırım türü bir işlemi söz konusu olduğunda genelde kolluk alanında bir faaliyet gösterdiği ve buna bağlı olarak kolluk yetkilerini kullandığı; söz konusu yetkilerin, idarenin kendisinin doğrudan idari yaptırımlar kararlaştırıp uygulamasını öngördüğü gibi, bu olanaklardan yararlanamadığı durumlarda veya acele hallerde ise re'sen icra/doğrudan yerine getirme gücünü de içeren geniş kapsamlı ve etkin bir bütünü oluşturduğu, (ÖZAY, İl Han, İdari Yaptırımlar; ... Üniversitesi Hukuk Fakültesi, 1985, ..., s.35, 122). Anayasa Mahkemesinin de idari yaptırımı, "Öğretide de kabul edildiği gibi, idarenin, bir yargı kararına gerek olmaksızın yasaların açıkça verdiği bir yetkiye dayanarak İdare Hukukuna özgü yöntemlerle, doğrudan doğruya uyguladığı yaptırımlar” şeklinde tanımladığı, (AYM Kararı, 13/05/2004 tarih ve E:2000/43, K:2004/60 sayılı karar). İdari yaptırımların, "idari cezalar" ve "idari tedbirler" olarak sınıflandırılmasının mümkün olduğu; yükümlendirici idari işlemler ile idari yaptırımların ayırt edilebilmesinin ise, işlemin amacı dikkate alınarak değerlendirilebileceği, bu bağlamda, idari yaptırımların temel amacının cezalandırma ve caydırma olduğu, buna karşın idari yaptırım niteliğinde olmayan yükümlendirici idari işlemlerin ise, cezalandırma amacıyla değil, kamu hizmetinin daha düzgün ve gereği gibi sunulabilmesi amacıyla sınırlandığı; söz konusu kriterin "yükümlendirici idari işlemler"i, "idari cezalar"dan ayırt etmede yeterli olduğu, buna karşın, "idari tedbirler" ile "yükümlendirici idari işlemler" açısından aynı oranda başarılı olduğunun söylenemeyeceği; idari yaptırımların idari cezalar dışında kalan kısmı olarak da tanımlanan idari tedbirlerin, kamu hizmetlerinin ve diğer idari faaliyetlerin aksamasını önlemek ve düzgün işlemesini sağlamak, ayrıca kamu düzeninin bozulmasını engellemek amaçlı olarak öngörülen idari yaptırımları ifade ettiği, bu bağlamda, geçici engelleme, idari iznin geri alınması, eşyaya geçici el koyma gibi türleri bulunan idari tedbirlerde, idari cezalardan farklı olarak ihlale son verme, ihlâli devam ettirmeme, durdurma ve engellenme olarak nitelendirilebilecek önleyici işlevlerin ön planda yer aldığının belirtildiği, (ULUSOY, Ali. D, İdari Yaptırımlar; On İki Levha Yayıncılık, 2013, ..., s. 11,36,175). Bu bağlamda, idari yaptırımlar, "caydırıcı" ve "cezalandırıcı" nitelikleri sebebiyle, diğer idari işlemlerden ayrılmaktadır (KARABULUT, Mustafa, İdari Yaptırımların Hukuki Rejimi; Turhan Kitabevi, 2008, s.3), Yapılan açıklamalar doğrultusunda; yapı kayıt belgesi düzenlenemeyecek yapılar hakkında düzenlendiği idarece tespit edilen yapı kayıt belgesinin iptal edilmesi durumunda, yapı kayıt belgesi bedeli olarak yatırılan bedelin iade edilmemesine yönelik getirilen ve cezalandırma ve caydırma amacı bulunmayan kuralın, "idari ceza" olarak nitelendirilmesi mümkün olmadığı gibi; "idari tedbir" olarak da değerlendirilemeyeceği, zira anılan düzenleme ile, kamu hizmetlerinin ve diğer idari faaliyetlerin aksamasının önlemesinin veya düzgün işlemesinin sağlanarak, kamu düzeninin bozulmasını engellemenin amaçlandığının söylenemeyeceği; netice itibarıyla davacı iddiasının aksine, söz konusu düzenlemenin "idari yaptırım" olarak değerlendirilmesinin hukuken mümkün olmadığı sonucuna varıldığı, Bu durumda, yapı kayıt belgesi düzenlenemeyecek yapılar hakkında verilen yapı kayıt belgesinin iptal edilmesi durumunda, 3194 sayılı Kanun'un Geçici 16/2. maddesi uyarınca 319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu'na göre belirlenen emlak vergi değeri ile yapının Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca belirlenen yaklaşık maliyet bedelinin toplamı üzerinden, davacının başvuruya konu yapının sınıf ve grubu, mülkiyet durumu, yapının büyüklüğü, vb. kriterler göz önünde bulundurularak hesaplanan yapı kayıt belgesi bedelinin iade edilmemesine yönelik getirilen, dayanak 3194 sayılı Kanun'un Geçici 16. maddesinde verilen yetkiye dayalı olarak hazırlanan ve bu kapsamda anılan maddenin ikinci fıkrasında yer alan düzenlemenin ayrıntılandırılması niteliğinde olan dava konusu Tebliğ hükmünün, kanun koyucu tarafından idareye tanınan düzenleme yetkisine dayalı olarak hazırlandığı, normlar hiyerarşisine ve dayanağı Kanun maddesine uygun olduğu, ... Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin incelenmesine gelince; Uyuşmazlıkta, ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan bina hakkında, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun Geçici 16. maddesi uyarınca düzenlenen ... tarih ve ... belge ve ... başvuru numaralı yapı kayıt belgesinin; başvuruya konu taşınmazın, anılan Kanun'un Geçici 16. maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca 18/11/1983 tarih ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nda tanımlanan "boğaziçi öngörünüm bölgesi" içinde, 3194 sayılı Kanun'un Geçici 16. maddesi uyarınca adı geçen Kanun'a eklenmiş olan kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanda olduğu tespit edildiğinden bahisle, ... Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemi ile iptal edildiği; dava konusu yapı hakkında, yapı kayıt belgesinin düzenlenmesi aşamasında davacı tarafından ödenen 59.207,49-TL yapı kayıt belgesi bedelinin yasal faiziyle iadesi talebiyle ... Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne yapılan ... başvurunun ise, ... Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemi ile; 06/06/2018 tarih ve 30443 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar" başlıklı Tebliğ'in 8. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca bedel iade işlemi yapılmayacağı gerekçesiyle reddedildiği, Bu durumda, davacı tarafından yapı kayıt belgesi düzenlenmesi talebiyle yapılan başvuru üzerine hesaplanan yapı kayıt belgesi bedelinin yatırılmasını müteakip düzenlenen ... tarih ve ... sayılı belge ve ... başvuru numaralı yapı kayıt belgesinin, uyuşmazlık konusu taşınmazın, 3194 sayılı Kanun'un Geçici 16/11. maddesi uyarınca 18/11/1983 tarih ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nda tanımlanan "boğaziçi öngörünüm bölgesi" içinde, 3194 sayılı Kanun'un Geçici 16. maddesi uyarınca adı geçen Kanun'a eklenmiş olan kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanda olduğundan bahisle iptal edildiği; yapı kayıt belgesinin davalı idare tarafından iptal edilmesine yönelik işlemin iptali istemiyle davacı tarafından dava açıldığına yönelik bir beyanda bulunulmadığı, aksine 3194 sayılı Kanun'un Geçici 16. maddesinin kapsamı dışında bırakılan alanda bulunan taşınmaz konusunda hataya düştüğünün dolaylı olarak kabul edildiği; dolayısıyla dava konusu yapının, 3194 sayılı Kanun'un Geçici 16. maddesi uyarınca adı geçen Kanun'a eklenmiş olan kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanda kaldığı konusunda bir ihtilaf bulunmadığı gibi, davalı idarelerden ... Valiliği tarafından verilen ve 07/09/2021 tarihinde İdare Mahkemesi kaydına giren dilekçe ekinde sunulan krokide de, dava konusu taşınmazın öngörünüm bölgesinde kaldığının işaretlenmek suretiyle gösterildiği, Bu itibarla, 3194 sayılı Kanun'un Geçici 16. maddesinin on birinci fıkrası ve anılan Kanun'a dayanılarak hazırlanan ve 06/06/2018 tarih ve 30443 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar" başlıklı Tebliğ'in 8. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, yapı kayıt belgesi düzenlemeyecek alanda kaldığından bahisle yapı kayıt belgesi ... Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemi ile iptal edilen uyuşmazlık konusu taşınmaz hakkında, yapı kayıt belgesi verilmesi istemiyle yapılan başvuru aşamasında ödenen 59.207,49-TL yapı kayıt belgesi bedelinin, yasal faiziyle iadesi talebiyle ... Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne yapılan ... başvurunun, 06/06/2018 tarih ve 30443 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar" başlıklı Tebliğ'in 8. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca reddedilmesine ilişkin ... Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, uyuşmazlığa konu taşınmaz üzerinde bulunan bina hakkında 3194 sayılı Kanun'un Geçici 16. maddesi uyarınca düzenlenen yapı kayıt belgesinin, başvuruya konu taşınmazın, anılan Kanun'un geçici 16. maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca 18/11/1983 tarih ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nda tanımlanan "boğaziçi öngörünüm bölgesi" içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alan içerisinde kaldığından bahisle, ... Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemi ile iptal edildiği; 3194 sayılı İmar Kanunu'nun geçici 16. maddesinde yapı kayıt belgesinin iptal edilmesi durumunda, yapı kayıt belgesi düzenlenmesi aşamasında ödenen bedelin iade edilmeyeceğine yönelik açık bir düzenleme yapılmadığı; dava konusu Usul ve Esaslar'ın 8. maddesinin ikinci fıkrasında bu yönde ilk kez getirilen düzenlemenin hukuka aykırı olduğu; yapı kayıt belgesi düzenlenmesi aşamasında, hatalı bilgi ve belge sunarak aldatma kastıyla hareket edenler ile başvuru aşamasında yanılan kişiler arasında herhangi bir ayrım yapılmadan, tüm yapı kayıt belgesi iptal edilenlerin yapı kayıt belgesi bedelinin iade edilmemesine yönelik getirilen dava konusu düzenlemenin bu yönüyle de hukuka aykırı olduğu belirtilerek temyize konu Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davalı idarelerden Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından, Danıştay Altıncı Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuş olup, davalı ... Valiliği tarafından ise, savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Daire kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: ... ili, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz üzerinden bulunan bina hakkında, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun Geçici 16. maddesi uyarınca, ... tarih (dava dilekçesinde sehven "30/09/2019 tarihli" şeklinde yazılmıştır.) ve ... belge ve ... başvuru numaralı yapı kayıt belgesi düzenlenmiştir. ... tarih ve ... sayılı belge ve ... başvuru numaralı yapı kayıt belgesi; başvuruya konu taşınmazın, anılan Kanun'un Geçici 16. maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca 18/11/1983 tarih ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nda tanımlanan "boğaziçi öngörünüm bölgesi" içinde, 3194 sayılı Kanun'un Geçici 16. maddesi uyarınca adı geçen Kanun'a eklenmiş olan kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanda olduğu tespit edildiğinden bahisle, ... Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemi ile iptal edilmiştir. Dava konusu yapı hakkında, yapı kayıt belgesinin düzenlenmesi aşamasında davacı tarafından ödenen 59.207,49-TL yapı kayıt belgesi bedelinin yasal faiziyle iadesi talebiyle ... Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne yapılan ... başvuru, ... Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemi ile; 06/06/2018 tarih ve 30443 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar" başlıklı Tebliğ'in 8. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda, Yapı Kayıt Belgesi iptal edilir, bu belgenin sağlamış olduğu haklar geri alınır, Yapı Kayıt Belgesi bedeli olarak yatırılmış olan bedel iade edilmez ve belge düzenlenmesi safhasında yalan beyanda bulunan müracaat sahibi hakkında 26/9/2004 tarih ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 206 ncı maddesi uyarınca suç duyurusunda bulunulur." hükmü (dava konusu birel işlemde hukuki sebep olarak gösterilen ve yukarıda açıkça yazılan kuralın, dava konusu işlemde 3194 sayılı İmar Kanunu'nun Geçici 16. maddesinin 8. fıkrasında yer aldığı belirtilmekte ise de, anılan kural, 3194 sayılı Kanun'un Geçici 16. maddesinde ya da başka bir Kanun hükmünde yer almayıp, anılan Kanun'un Geçici 16. maddesinin son fıkrasına dayanılarak çıkartılan 06/06/2018 tarih ve 30443 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar" başlıklı Tebliğ'in 8. maddesinin ikinci fıkrasında yer almaktadır.) uyarınca bedel iade işlemi yapılmayacağı belirtilerek reddedilmiştir. Bunun üzerine, ... Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemi ile söz konusu işleme dayanak gösterilen 06/06/2018 tarih ve 30443 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar" başlıklı Tebliğ'in 8. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda, Yapı Kayıt Belgesi iptal edilir, bu belgenin sağlamış olduğu haklar geri alınır, Yapı Kayıt Belgesi bedeli olarak yatırılmış olan bedel iade edilmez" ibaresinin iptali istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 18/05/2018 tarih ve 30425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7143 sayılı "Vergi ve Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun"un 16. maddesi ile 3194 sayılı İmar Kanunu'na eklenen Geçici 16. maddesinin, dava konusu Tebliğ'in yayımlandığı tarihte yürürlükte bulunan halinde; "Afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması, bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde Yapı Kayıt Belgesi verilebilir. Başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu ve diğer hususlar Bakanlık tarafından hazırlanan Yapı Kayıt Sistemine yapı sahibinin beyanına göre kaydedilir. Yapının bulunduğu arsanın 29/7/1970 tarih ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununa göre belirlenen emlak vergi değeri ile yapının Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca belirlenen yaklaşık maliyet bedelinin toplamı üzerinden konutlarda yüzde üç, ticari kullanımlarda yüzde beş oranında alınacak kayıt bedeli başvuru sahibi tarafından genel bütçenin (B) işaretli cetveline gelir kaydedilmek üzere ... muhasebe birimi hesabına yatırılır. 6306 sayılı Kanun kapsamında kullanılmak üzere kaydedilen gelirler karşılığı Bakanlık bütçesine ödenek eklemeye Maliye Bakanı yetkilidir. Bu ödenek, dönüşüm projeleri özel hesabına aktarılarak kullanılır. Kayıt bedeline ilişkin oranı iki katına kadar artırmaya, yarısına kadar azaltmaya, yapının niteliğine ve bölgelere göre kademelendirmeye, ayrıca başvuru ve ödeme süresini bir yıla kadar uzatmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir. Yapı Kayıt Belgesi yapının kullanım amacına yöneliktir. Yapı Kayıt Belgesi alan yapılara, talep halinde ilgili mevzuatta tanımlanan ait olduğu abone grubu dikkate alınarak geçici olarak su, elektrik ve doğalgaz bağlanabilir. Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili bu Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilir. Yapı ruhsatı alıp da yapı kullanma izin belgesi almamış veya yapı ruhsatı bulunmayan yapılarda, Yapı Kayıt Belgesi ile maliklerin tamamının muvafakatinin bulunması ve imar planlarında umumi hizmet alanlarına denk gelen alanların terk edilmesi halinde yapı kullanma izin belgesi aranmaksızın cins değişikliği ve kat mülkiyeti tesis edilebilir. Bu durumda, ikinci fıkrada belirtilen bedelin iki katı ödenir. Beşinci fıkra uyarınca kat mülkiyetine geçilmiş olması 6306 sayılı Kanun'un Ek-1. maddesinin uygulanmasına engel teşkil etmez. Yapı Kayıt Belgesi alınan yapıların, Hazineye ait taşınmazlar üzerine inşa edilmiş olması halinde, bu taşınmazlar Bakanlığa tahsis edilir. Yapı Kayıt Belgesi sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerinin talepleri üzerine taşınmazlar Bakanlıkça rayiç bedel üzerinden doğrudan satılır. Bu durumda elde edilen gelirler bu maddenin ikinci fıkrasına göre genel bütçeye gelir kaydedilir. Ayrıca bu gelirler hakkında 29/6/2001 tarih ve 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 5 inci maddesinin beşinci fıkrası hükmü uygulanmaz. Yapı Kayıt Belgesi alınan yapıların belediyelere ait taşınmazlar üzerine inşa edilmiş olması halinde, Yapı Kayıt Belgesi sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerinin talepleri üzerine bedeli ilgili belediyesine ödenmek kaydıyla taşınmazlar rayiç bedel üzerinden belediyelerce doğrudan satılır. Üçüncü kişilere ait özel mülkiyete konu taşınmazlarda bulunan yapılar ile Hazineye ait sosyal donatı için tahsisli araziler üzerinde bulunan yapılar bu madde hükümlerinden yararlandırılmaz. Yapı Kayıt Belgesi, yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasına kadar geçerlidir. Yapı Kayıt Belgesi düzenlenen yapıların yenilenmesi durumunda yürürlükte olan imar mevzuatı hükümleri uygulanır. Yapının depreme dayanıklılığı hususu malikin sorumluluğundadır. Bu madde hükümleri, 18/11/1983 tarih ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununda tanımlanan Boğaziçi sahil şeridi ve öngörünüm bölgesi içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alan ile ... tarihi yarımada içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanlarda ve ayrıca 19/6/2014 tarih ve 6546 sayılı Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı Kurulması Hakkında Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde belirlenmiş Tarihi Alanda uygulanmaz. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlık ve Maliye Bakanlığı tarafından müştereken belirlenir." hükmüne yer verilmiştir. 06/06/2018 tarih ve 30443 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar" başlıklı Tebliğ'in "Yapı kayıt belgesi düzenlenemeyecek yapılar" başlıklı 8. maddesinde "(1) Yapı Kayıt Belgesi; a) 18/11/1983 tarih ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nda tanımlanan Boğaziçi sahil şeridi ve öngörünüm bölgesi içinde, 3194 sayılı Kanunun Geçici 16. maddesi uyarınca adı geçen Kanuna eklenmiş olan kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanda, b) ... tarihi yarımada içinde 3194 sayılı Kanunun Geçici 16. maddesi uyarınca adı geçen Kanuna eklenmiş olan kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanlarda, c) 19/5/2014 tarih ve 6546 sayılı Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı Kurulması Hakkında Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde belirlenmiş Tarihi Alanda, ç) Üçüncü kişilere ait özel mülkiyete konu taşınmazlar üzerinde, d) Kesinleşmiş planlar neticesinde sosyal donatı alanı olarak belirlenmiş ve Maliye Bakanlığınca aynı amaçla değerlendirilmek üzere ilgili kurumlara tahsis edilmiş Hazineye ait taşınmazlar üzerinde, bulunan yapılar hakkında Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemez. (2) (Değişik:RG-20/9/2018-30541) Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda, Yapı Kayıt Belgesi iptal edilir, bu belgenin sağlamış olduğu haklar geri alınır, Yapı Kayıt Belgesi bedeli olarak yatırılmış olan bedel iade edilmez ve belge düzenlenmesi safhasında yalan beyanda bulunan müracaat sahibi hakkında 26/9/2004 tarih ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 206 ncı maddesi uyarınca suç duyurusunda bulunulur." hükmü düzenlenmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Daire kararının, dava konusu Tebliğ'in 8. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda, Yapı Kayıt Belgesi iptal edilir, bu belgenin sağlamış olduğu haklar geri alınır," ibaresi yönünden davanın reddine yönelik kısmının temyizen incelenmesinden; Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçesi yukarıda açıklanan Danıştay Altıncı Dairesi kararının, anılan kısmı, aynı gerekçeler ile Kurulumuzca da uygun bulunmuş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, kararın bu kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Daire kararının, dava konusu Tebliğ'in 8. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Yapı Kayıt Belgesi bedeli olarak yatırılmış olan bedel iade edilmez" ibaresi ile bu düzenlemeye dayalı olarak tesis edilen ... Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemi yönünden davanın reddine yönelik kısmının, temyizen incelenmesine gelince; Anayasa'nın 124. maddesinde, "Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilirler." hükmü yer almaktadır. Kanunlar ile ana hatlarıyla getirilen düzenlemenin uygulanabilmesi için gerekli olan usul ve esaslar, ilgili kanun hükmüne aykırı olmamak kaydıyla yönetmelik, tebliğ, usul ve esas, genelge vb. alt düzenlemeler ile belirlenebilmektedir. 3194 sayılı İmar Kanunu'nun Geçici 16. maddesinin son fıkrasında, "Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlık ve Maliye Bakanlığı tarafından müştereken belirlenir." hükmüne yer verilmek suretiyle söz konusu düzenlemeye ilişkin usul ve esasların Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve Maliye Bakanlığınca belirleneceği hükme bağlanmıştır. Bu kapsamda, Geçici 16. maddenin verdiği yetki çerçevesinde hazırlanan 06/06/2018 tarih ve 30443 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren dava konusu Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar başlıklı Tebliğ'in iptali istemiyle TMMOB Şehir Plancıları Odası tarafından açılan bir başka davada, Danıştay Altıncı Dairesinin 12/02/2020 tarih ve E:2018/4896, K:2020/1453 sayılı kararıyla, "Tebliğ'in tümüne etkili olacak değerlendirmeler yapıldığında: Dayanak maddenin taslak gerekçesinin ve metninin birlikte değerlendirilmesinden, aktif deprem kuşağında yer alan Ülkemizde mevzuata aykırı şekilde inşa edilen yapıların tespit edilmesinin afet risklerine hazırlık kapsamında en etkili ve ilk atılması gereken adım olduğunda kuşku bulunmamaktadır. Bu yapıların tespitinin hızlı şekilde yapılabilmesini teminen, ilgili kişilerin idarelere başvuruda bulunması yöntemi kabul edilmiş ve başvuru esnasında tahsil edilecek bedellerin şehirlerin dönüşümünde ve inşasında kullanılacağı hükme bağlandığından, düzenlemelerde kamu yararı bulunduğu değerlendirilmiştir. Öte yandan, yapı kayıt belgesi ilgililere geçici süreliğine bazı haklar tanımakta olup, yapının yeniden yapılması veya kentsel dönüşüm uygulamasına karar verilmesi halinde, yapı kayıt belgesinin hükmü kalmayacağından, uyuşmazlığa konu düzenlemenin bir imar affı niteliğinde olmadığı ortadadır. Diğer yandan, doğal, tarihi ve arkeolojik sit alanları, kültür varlıkları, ormanlar, meralar ve kıyılar gibi korunması gereken alanlar, ilgili özel kanunlar ve düzenlemeler ile korunduklarından, bu alanlarda yapı kayıt belgesi düzenlenmiş olması, özel hükümlerin uygulanmasına engel teşkil etmemektedir. Kaldı ki, sadece 31/12/2017 tarihinden önceki yapılar açısından geçerli olan düzenlemelerin, anılan tarihten sonra tespit edilen mevzuata aykırı yapılar açısından uygulanması da mümkün değildir. Bu itibarla, dayanak Kanun maddesine uygun olduğu görülen Tebliğ'de mevzuata ve kamu yararına aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, söz konusu karar Kurulumuzun 02/06/2021 tarih ve E:2020/3016, K:2021/1139 sayılı kararıyla onanmıştır. Uyuşmazlıkta, davacı tarafından, 06/06/2018 tarih ve 30443 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar" başlıklı Tebliğ'in 8. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "Yapı Kayıt Belgesi bedeli olarak yatırılmış olan bedel iade edilmez" ibaresinde hukuka uyarlık bulunmadığı; zira, yapı kayıt belgesinin iptal edilmesi durumunda bedelin iade edilmeyeceğine yönelik 3194 sayılı İmar Kanunu'nun Geçici 16. maddesinde herhangi bir kurala yer verilmeksizin, doğrudan düzenleyici işlem ile bu yönde bir kural getirilmek suretiyle, kişilerin cezalandırılabilmesinin hukuka aykırılık teşkil ettiği iddia edilmekte ise de, yukarıda yer alan mevzuat hükümleri ile dosyada yer alan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, bahse konu düzenlemenin, Geçici 16. maddeye aykırılık içermediği, zira Geçici 16. maddede, 31/12/2017 tarihinden önce ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı olarak yapılmış yapılar/aykırılıklar için yapı sahiplerince yapıya ilişkin bilgilerin beyan edilmesi ve yapı kayıt bedelinin ödenmesi suretiyle e-devlet sistemi üzerinden yapı kayıt belgesi alınması imkanı getirilirken yapı sahibinin beyanının esas alındığı, dolayısıyla yapı sahibine Geçici 16. maddede belirtilen şartları sağlayan yapılarla ilgili doğru bilgileri verme yükümlülüğünün getirildiği, bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi ve yapı kayıt belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda ne yönde işlem yapılacağının Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar'da düzenlenmesinin Kanun'un verdiği yetki çerçevesinde ve Geçici 16. maddenin düzenlenme amacına uygun olduğu, diğer yandan, yapı kayıt belgesi için ödenen ücretin, idarenin bir hizmeti karşılığında alınan bedel niteliğinde olduğu, yapı kayıt belgesi düzenlenerek bu hizmetin sunulduğu ve davacının bu hizmetten yararlandığı, davacının mevzuata aykırı beyanının sonucu olarak tesis edilen işlemin hizmetten yararlandığı gerçeğini değiştirmediği sonucuna ulaşılmıştır. Bu durumda, yapı kayıt belgesi düzenlenemeyecek yapılar hakkında verilen yapı kayıt belgesinin iptal edilmesi durumunda, 3194 sayılı Kanun'un Geçici 16/2. maddesi uyarınca ödenen yapı kayıt belgesi bedelinin iade edilmemesine yönelik olan ve bu kapsamda Kanun hükmünün koşul ve sonuçlarını açıklayan dava konusu Tebliğ hükmünün; kanun koyucu tarafından idareye tanınan düzenleme yetkisine dayalı olarak getirildiği ve normlar hiyerarşisine ve dayanağı Kanun maddesine uygun olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öte yandan, anılan Tebliğ hükmüne dayalı olarak tesis edilen uygulama işleminde de hukuka aykırılık görülmemiştir. Bu itibarla, temyize konu Daire kararında sonucu itibarıyla isabetsizlik bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davacının temyiz isteminin reddine, 2.Davanın reddine ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu 02/03/2023 tarih ve E:2021/6154, K:2023/2159 sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 27/02/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY X- Dosyanın incelenmesinden, ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan bina hakkında 3194 sayılı İmar Kanunu'nun Geçici 16. maddesi uyarınca düzenlenen ... tarih ve ... sayılı belge ve ... başvuru numaralı yapı kayıt belgesinin, başvuruya konu taşınmazın, anılan Kanun'un Geçici 16. maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca 18/11/1983 tarih ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nda tanımlanan "boğaziçi öngörünüm bölgesi" içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alan içerisinde kaldığından bahisle ... Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemi ile iptal edilmesi üzerine, söz konusu yapı kayıt belgesinin düzenlenmesi aşamasında tarafınca ödenen 59.207,49-TL yapı kayıt belgesi bedelinin yasal faiziyle ödenmesi talebiyle davacı tarafından ... Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne yapılan ... tarihli başvurunun ... Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemi ile reddedildiği görülmüştür. Somut olayda, Boğaziçi Kanunu'nda tanımlanan "boğaziçi öngörünüm bölgesi" içinde kaldığı anlaşılan uyuşmazlığa konu taşınmaz için düzenlenen yapı kayıt belgesinin düzenlenmesinde, davacıya bir kusur atfedilemeyeceği sonucuna ulaşılmıştır. Bu itibarla, dava konusu ... Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminde hukuka uyarlık bulunmamakta olup, bu kısım yönünden Daire kararının bozulması gerektiği oyuyla karara katılmıyoruz. KARŞI OY XX-Anayasa'nın "Temel hak ve hürriyetlerin sınırlandırılması" başlıklı 13. maddesinde "Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasa'nın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz."; "Mülkiyet Hakkı" başlıklı 35. maddesinde ise, "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz." hükümleri yer almaktadır. 18/05/2018 tarih ve 30425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7143 sayılı "Vergi ve Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun"un 16. maddesi ile 3194 sayılı İmar Kanunu'na eklenen Geçici 16. maddesinin dava konusu Genelge'nin yayımlandığı tarihte yürürlükte bulunan hükmünde; "Afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması, bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde Yapı Kayıt Belgesi verilebilir. Başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu ve diğer hususlar Bakanlık tarafından hazırlanan Yapı Kayıt Sistemine yapı sahibinin beyanına göre kaydedilir. Yapının bulunduğu arsanın 29/7/1970 tarihli ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununa göre belirlenen emlak vergi değeri ile yapının Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca belirlenen yaklaşık maliyet bedelinin toplamı üzerinden konutlarda yüzde üç, ticari kullanımlarda yüzde beş oranında alınacak kayıt bedeli başvuru sahibi tarafından genel bütçenin (B) işaretli cetveline gelir kaydedilmek üzere ... muhasebe birimi hesabına yatırılır. 6306 sayılı Kanun kapsamında kullanılmak üzere kaydedilen gelirler karşılığı Bakanlık bütçesine ödenek eklemeye Maliye Bakanı yetkilidir. Bu ödenek, dönüşüm projeleri özel hesabına aktarılarak kullanılır. Kayıt bedeline ilişkin oranı iki katına kadar artırmaya, yarısına kadar azaltmaya, yapının niteliğine ve bölgelere göre kademelendirmeye, ayrıca başvuru ve ödeme süresini bir yıla kadar uzatmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir. Yapı Kayıt Belgesi yapının kullanım amacına yöneliktir. Yapı Kayıt Belgesi alan yapılara, talep halinde ilgili mevzuatta tanımlanan ait olduğu abone grubu dikkate alınarak geçici olarak su, elektrik ve doğalgaz bağlanabilir. Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili bu Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilir. Yapı ruhsatı alıp da yapı kullanma izin belgesi almamış veya yapı ruhsatı bulunmayan yapılarda, Yapı Kayıt Belgesi ile maliklerin tamamının muvafakatinin bulunması ve imar planlarında umumi hizmet alanlarına denk gelen alanların terk edilmesi halinde yapı kullanma izin belgesi aranmaksızın cins değişikliği ve kat mülkiyeti tesis edilebilir. Bu durumda, ikinci fıkrada belirtilen bedelin iki katı ödenir. Beşinci fıkra uyarınca kat mülkiyetine geçilmiş olması 6306 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesinin uygulanmasına engel teşkil etmez. Yapı Kayıt Belgesi alınan yapıların, Hazineye ait taşınmazlar üzerine inşa edilmiş olması halinde, bu taşınmazlar Bakanlığa tahsis edilir. Yapı Kayıt Belgesi sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerinin talepleri üzerine taşınmazlar Bakanlıkça rayiç bedel üzerinden doğrudan satılır. Bu durumda elde edilen gelirler bu maddenin ikinci fıkrasına göre genel bütçeye gelir kaydedilir. Ayrıca bu gelirler hakkında 29/6/2001 tarihli ve 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 5 inci maddesinin beşinci fıkrası hükmü uygulanmaz. Yapı Kayıt Belgesi alınan yapıların belediyelere ait taşınmazlar üzerine inşa edilmiş olması halinde, Yapı Kayıt Belgesi sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerinin talepleri üzerine bedeli ilgili belediyesine ödenmek kaydıyla taşınmazlar rayiç bedel üzerinden belediyelerce doğrudan satılır. Üçüncü kişilere ait özel mülkiyete konu taşınmazlarda bulunan yapılar ile Hazineye ait sosyal donatı için tahsisli araziler üzerinde bulunan yapılar bu madde hükümlerinden yararlandırılmaz. Yapı Kayıt Belgesi, yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasına kadar geçerlidir. Yapı Kayıt Belgesi düzenlenen yapıların yenilenmesi durumunda yürürlükte olan imar mevzuatı hükümleri uygulanır. Yapının depreme dayanıklılığı hususu malikin sorumluluğundadır. Bu madde hükümleri, 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununda tanımlanan Boğaziçi sahil şeridi ve öngörünüm bölgesi içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alan ile ... tarihi yarımada içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanlarda ve ayrıca 19/6/2014 tarihli ve 6546 sayılı Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı Kurulması Hakkında Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde belirlenmiş Tarihi Alanda uygulanmaz. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlık ve Maliye Bakanlığı tarafından müştereken belirlenir." hükmü yer almıştır. 06/06/2018 tarihli, 30443 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar" başlıklı Tebliğ'in "Yapı kayıt belgesi düzenlenemeyecek yapılar" başlıklı 8. maddesinde "(1) Yapı Kayıt Belgesi; a) 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununda tanımlanan Boğaziçi sahil şeridi ve öngörünüm bölgesi içinde, 3194 sayılı Kanunun geçici 16 ncı maddesi uyarınca adı geçen Kanuna eklenmiş olan kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanda, b) ... tarihi yarımada içinde 3194 sayılı Kanunun geçici 16 ncı maddesi uyarınca adı geçen Kanuna eklenmiş olan kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanlarda, c) 19/5/2014 tarihli ve 6546 sayılı Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı Kurulması Hakkında Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde belirlenmiş Tarihi Alanda, ç) Üçüncü kişilere ait özel mülkiyete konu taşınmazlar üzerinde, d) Kesinleşmiş planlar neticesinde sosyal donatı alanı olarak belirlenmiş ve Maliye Bakanlığınca aynı amaçla değerlendirilmek üzere ilgili kurumlara tahsis edilmiş Hazineye ait taşınmazlar üzerinde, bulunan yapılar hakkında Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemez. (2) (Değişik:RG-20/9/2018-30541) Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda, Yapı Kayıt Belgesi iptal edilir, bu belgenin sağlamış olduğu haklar geri alınır, Yapı Kayıt Belgesi bedeli olarak yatırılmış olan bedel iade edilmez ve belge düzenlenmesi safhasında yalan beyanda bulunan müracaat sahibi hakkında 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 206 ncı maddesi uyarınca suç duyurusunda bulunulur." hükmüne yer verilmiştir. Dosyanın incelenmesinden; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan bina hakkında, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun Geçici 16. maddesi uyarınca düzenlenen ... tarih ve ... belge ve ... başvuru numaralı yapı kayıt belgesinin, başvuruya konu taşınmazın, anılan Kanun'un Geçici 16. maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca 18/11/1983 tarih ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nda tanımlanan "boğaziçi öngörünüm bölgesi" içinde, 3194 sayılı Kanun'un Geçici 16. maddesi uyarınca adı geçen Kanun'a eklenmiş olan kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanda olduğu tespit edildiğinden bahisle, ... Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemi ile iptal edildiği; dava konusu yapı hakkında, yapı kayıt belgesinin düzenlenmesi aşamasında davacı tarafından ödenen 59.207,49-TL yapı kayıt belgesi bedelinin yasal faiziyle iadesi talebiyle ... Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne yapılan ... başvurunun ise, ... Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemi ile; 06/06/2018 tarih ve 30443 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar" başlıklı Tebliğ'in 8. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca bedel iade işlemi yapılmayacağı gerekçesiyle reddedildiği görülmüştür. Uyuşmazlıkta; temyizen incelenen davada iptali istenilen 06/06/2018 tarih ve 30443 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar" başlıklı Tebliğ'in "Yapı kayıt belgesi düzenlenemeyecek yapılar" başlıklı 8. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda, Yapı Kayıt Belgesi iptal edilir, bu belgenin sağlamış olduğu haklar geri alınır, Yapı Kayıt Belgesi bedeli olarak yatırılmış olan bedel iade edilmez." ibaresinin iptalinin talep edildiği; bu bağlamda, davanın reddi yolunda verilen kararın "Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda, Yapı Kayıt Belgesi iptal edilir, bu belgenin sağlamış olduğu haklar geri alınır" ibaresinin iptali istemine ilişkin kısmı ile dava konusu Tebliğ'in 8. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "...,Yapı Kayıt Belgesi bedeli olarak yatırılmış olan bedel iade edilmez..." ibaresi ile yapı kayıt belgesi bedelinin iade edilmeyeceğine yönelik getirilen düzenlemenin "idari yaptırım" olarak değerlendirilmesinin hukuken olanaklı olmadığına yönelik Daire kararında belirtilen gerekçeye katılmakla birlikte; söz konusu düzenlemenin mülkiyet hakkına müdahale niteliği taşıyıp taşımadığı bağlamında da değerlendirilmesi gerektiği düşünülmektedir. Anayasa Mahkemesinin 12/2/2020 tarih ve Başvuru Numarası: 2017/33177 sayılı bireysel başvuru kararında; itirazen şikâyet sürecinde alınan başvuru bedelinin, lehe karar verilmesine rağmen başvurucuya iade edilmemesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiası kapsamında yapılan değerlendirmede; Anayasa’nın 35. maddesinde bir temel hak olarak güvence altına alınmış olan mülkiyet hakkının kişiye -başkasının hakkına zarar vermemek ve yasaların koyduğu sınırlamalara uymak koşuluyla- sahibi olduğu şeyi dilediği gibi kullanma ve ondan tasarruf etme, onun ürünlerinden yararlanma olanağı verdiği; Anayasa’nın 35. maddesi ile mülkiyet hakkına temas eden diğer hükümleri birlikte değerlendirildiğinde Anayasa'nın mülkiyet hakkına müdahaleyle ilgili üç kural ihtiva ettiği; Anayasa'nın 35. maddesinin birinci fıkrasında, herkesin mülkiyet hakkına sahip olduğu belirtilmek suretiyle mülkten barışçıl yararlanma hakkına yer verildiği; ikinci fıkrasında mülkten barışçıl yararlanma hakkına müdahalenin çerçevesinin belirlendiği ve genel olarak mülkiyet hakkının hangi koşullarda sınırlanabileceği belirlenerek aynı zamanda mülkten yoksun bırakmanın şartlarının genel çerçevesinin çizildiği; maddenin son fıkrasında ise mülkiyet hakkının kullanımının toplum yararına aykırı olamayacağının kurala bağlanmak suretiyle devletin mülkiyetin kullanımını kontrol etmesine ve düzenlemesine imkân sağlandığı belirtilmişitir. Anılan kararda; Anayasa'nın diğer bazı maddelerinde de devlet tarafından mülkiyetin kontrolüne imkân tanıyan özel hükümlere yer verilmiş ve ayrıca mülkten yoksun bırakma ve mülkiyetin düzenlenmesinin, mülkiyet hakkına müdahalenin özel biçimleri olduğu; bu itibarla itirazen şikâyet başvuru bedeli alınmasının, mülkiyet hakkına müdahale teşkil ettiği vurgulanmıştır. Bu durumda; 3194 sayılı Kanun'un Geçici 16. maddesinde, afet risklerine hazırlık kapsamında, ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması (31/12/2018 tarih ve 538 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile, başvuru süresi 15/6/2019 tarihine kadar uzatılmıştır.), bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar, kayıt bedelinin ödenmesi halinde (31/12/2018 tarih ve 538 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile, yapı kayıt bedeli ödeme süresi 30/6/2019 tarihine kadar uzatılmıştır.) yapı kayıt belgesi verilebileceği; 319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu'na göre belirlenen emlak vergi değeri ile yapının Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca belirlenen yaklaşık maliyet bedelinin toplamı üzerinden, davacının başvuruya konu yapının sınıf ve grubu, mülkiyet durumu, yapının büyüklüğü, vb. kriterler göz önünde bulundurularak hesaplanan yapı kayıt belgesi bedelinin, hangi durum ve koşullarda iade edilmeyeceğine yönelik anılan Kanun hükmünde herhangi bir kural getirilmediği hususunda duraksama bulunmadığı; hal böyle iken, yapı kayıt belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi ve yapı kayıt belgesinin idare tarafından iptal edilmesi durumunda; ilk kez dava konusu Usul ve Esaslar ile yapı kayıt belgesi bedelinin iade edilmemesine yönelik getirilen kuralın, başvurucuların mülkiyet hakkına sınırlama getirdiği sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, 06/06/2018 tarih ve 30443 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar" başlıklı Tebliğ'in "Yapı kayıt belgesi düzenlenemeyecek yapılar" başlıklı 8. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "...,Yapı Kayıt Belgesi bedeli olarak yatırılmış olan bedel iade edilmez..." ibaresinin, mülkiyet hakkına sınırlama getirdiği, Anayasa'nın 13. ve 35. maddeleri uyarınca söz konusu sınırlamanın ise ancak kanunla yapılabilmesinin mümkün olduğu sonucuna varıldığından; dava konusu Usul ve Esaslar'ın 8. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "...,Yapı Kayıt Belgesi bedeli olarak yatırılmış olan bedel iade edilmez..." ibaresi ile buna dayalı olarak tesis edilen ... Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminde hukuka uyarlık görülmediğinden, bu kısımlar yönünden Daire kararının bozulması gerektiği oyuyla karara katılmıyorum.