11. Ceza Dairesi 2012/26442 E. , 2012/21192 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahte fatura düzenlemek HÜKÜM : 1- Sanıkların 2003 ve 2004 yıllarına ait vergi usul kanununa aykırı davrandıklarından dolayı kamu davasının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına, 2- Sanıkların 2005 yılına ait sahte fatura kullanmak suçundan ayrı ayrı beraatlerine. Sanıkların sahte fatura düzenlediklerinin iddia olunması, fatura bilgilerinin yer almaması karşısında, suç tarihlerinin en …
**11. Ceza Dairesi 2012/26442 E. , 2012/21192 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahte fatura düzenlemek HÜKÜM : 1- Sanıkların 2003 ve 2004 yıllarına ait vergi usul kanununa aykırı davrandıklarından dolayı kamu davasının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına, 2- Sanıkların 2005 yılına ait sahte fatura kullanmak suçundan ayrı ayrı beraatlerine. Sanıkların sahte fatura düzenlediklerinin iddia olunması, fatura bilgilerinin yer almaması karşısında, suç tarihlerinin en aleyhe kabulle 2003 yılı için 31.12.2003, 2004 yılı için 31.12.2004 ve 2005 yılı için 31.12.2005 olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; I- Katılan vekilinin 2003 takvim yılında sahte fatura düzenlemek suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen 2003 takvim yılında "sahte fatura düzenlemek" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği tarihten hüküm tarihine kadar gerçekleştiğinden kamu davasının düşürülmesi gerektiği gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, II- Katılan vekilinin 2004 takvim yılında sahte fatura düzenlemek suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5237 sayılı TCK'nun 7 ve 5252 sayılı Yasanın 9. madde hükümleri karşısında; sanıklara yüklenen 2004 takvim yılında "sahte fatura düzenlemek" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu suç tarihinde yürürlükte olan ve lehe bulunan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının suç tarihi olan 31.12.2004'den hüküm tarihine kadar dolmadığı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi, Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak suçun işlendiği 31.12.2004 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar 765 sayılı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının gerçekleştiği anlaşıldığından ve bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı Yasanın 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, III- Sanıkların 2005 takvim yılında sahte fatura düzenlemek suçundan beraatlerine ilişkin hükümlere yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 27.11.2007 gün ve 248-251 ve benzeri kararları ile uyum gösteren Genel Kurul ve Daire kararlarında açıklandığı üzere, Ceza Yargılama Yasasında mahkemeye gelmemiş sanık hakkında duruşma yapılamayacağına ilişkin temel kuralın istisnalarından biri olarak öngörülen 5271 sayılı CMK'nun 193/2. maddesinin dosya kapsamına göre ilk bakışta mahkûmiyet dışında bir hüküm kurulması gerektiğinin anlaşılması hali ile sınırlı olarak uygulama yerinin mevcut olduğu, sanık ...'in sorgusu yapılmadan mevcut kanıtlar tartışılarak delil takdiri suretiyle beraat kararı verilmesinin mümkün bulunmadığı gözetilmeksizin, delil takdirine girilmek suretiyle her iki sanık hakkında beraat kararı verilmesi, Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 06.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.