T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1395 - 2026/29 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1395 KARAR NO : 2026/29 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24/10/2023 NUMARASI : 2021/95 Esas - 2023/974 Karar DAVACI : TASFİYE HALİNDE FERRO SANAYİ VE DEMİR ÇELİK T…
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1395 - 2026/29 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1395 KARAR NO : 2026/29 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24/10/2023 NUMARASI : 2021/95 Esas - 2023/974 Karar DAVACI : TASFİYE HALİNDE FERRO SANAYİ VE DEMİR ÇELİK TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : GOLD DEMİR ÇELİK METAL İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ... VEKİLİ : Av. ... DAVA TÜRÜ : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/02/2021 KARAR TARİHİ : 13/01/2026 KR. YAZIM TARİHİ : 09/02/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacı şirketle, davalı arasında 29.05.2019 tarihinde 52 ton inşaat demirinin ton/birim fiyatı 3.350,00 TL'den, davalı tarafça bildirilecek olan şantiye sahasına indirildiği anda ödemesinin yapılacağı şeklinde alım-satımı konusunda anlaşma sağlandığını, sipariş onayının, davacının e-mail adresine gönderildiğini, akabinde 30.05.2019 tarih ve ... seri nolu sevk irsaliyesi (06 ... plaka sayılı tır için) ve yine 30.05.2019 tarih ve ... seri nolu sevk irsaliyesi (34 ... plaka sayılı tır için) davacı şirket tarafınca keşide edilerek, davalı firmanın bildirmiş olduğu adresinde mukim şantiye sahasına 52 ton inşaat demirin sevk edildiğini, 30.0S.2019 tarihinde 52 ton inşaat demirini ödeme esnasında davalı tarafça, davacıya yapılmadığı gibi, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2019/102277 hazırlık no'lu tahkikat dosyası ile amlı demirler tırlar üzerinde yüklü iken savcılığın talimatı ile el konulduğunu, davacı tarafınca yapılan müracaat sonucunda 16.07.2019 tarihinde 34 ... ve 06 ... plaka sayılı tırlar ile beraber tarafına yediemin olarak teslim edildiğini, İşbu el koyma neticesinde 49 gün boyunca demirleri nakliyede anlaşılan tırların işbu soruşturma dosyası nedeniyle, savcılık kararıyla el konulması neticesinde, günlük yevmiye kayıp bedeli olan (beher her tır için ayrı ayrı 39.648,00 TL) toplam 79.296,00 TL, keşideci davacıya ait T.İş Bankası Gebze / Kocaeli Şubesi'ne ait ... -... nolu hesabından iki ayrı çek ile 19.07.2019 tarihinde araç sahiplerine ödendiğini, ayrıca yediemin otopark ücreti olan 4.800,00 TL de yediemin değişikliği esnasında davacı şirket tarafından nakten ödendiğini, bu olaylar esnasında davalı tarafın, Başiskele Noterliği'nin 18.06.2019 tarih ve 09978 yevmiye numaralı ihtarı ile davacı şirket tarafından keşide edilen ve 17.06.2019 tarihinde e-tebliğ yoluyla tebliğ edilen 31.05.2019 tarih- FRD... nolu 181.936,80-TL bedelli e-faturanın içeriğine itiraz edildiğini, davalı taraf ile davacı arasında gerçekleştirilen ve ihtara konu 52 ton inşaat demirinin alım satımı hususundaki anlaşmanın mevcudiyetinin İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2019/102277 hazırlık nolu dosyasında davalı şirket yetkilisi ...'un ifadelerinde açıkça mevcut olduğunu, davalıya, İzmir Karşıyaka Noterliği'nin 30.07.2019 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile “31.05.2019 tarih ve FRD... fatura no'lu 181.936,80 TL bedelli e-faturanın bedelinin ve ayrıca İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2019/102227 Hazırlık no'lu tahkikat dosyasına konu olay tarihinde el konulan 34 ... ve 06 ... plaka sayılı araçların yedieminde kaldıkları süreye ait 4.800,00 TL yediemin otopark ücreti ve 49 günlük yevmiye kayıp bedeli olan 79.296,00 TL'nin iş bu ihtarın tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde keşideci davacıya ait “TR...“ İBAN NOLU hesaba ödenmesi hususunda ihtarname gönderildiğini, davalı tarafın Kocaeli 6. Noterliği'nin 09.08.2019 tarih ve ... yevmiye numaralı cevabi ihtarnamesi ile talebi kabul etmediğini, taraflar arasında anlaşma sağlanamadığından arabulucuya gidildiğini, açıklanan nedenlerle; 31.05.2019 tarih ve FRD... fatura no'lu 181.936,80 TL bedelli e-faturanın bedelinin fatura tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2019/102227 Hazırlık no'lu tahkikat dosyasına konu olay tarihinde el konulan 34 ... ve 06 ... plaka sayılı araçların yedieminde kaldıkları süreye ait 4.800,00 TL yediemin otopark ücretinin 16.07.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile 34 ... ve 06 ... plaka sayılı araçların yedieminde kaldıkları süreye ait 49 günlük yevmiye kayıp bedeli olan 79.296,00 TL'nin 16.07.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile (fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla) davalı taraftan alınarak davacıya ödenmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın iddia ve talepleri hakkın kötüye kullanılması mahiyetinde olup, davacının iddia ve taleplerinin kabulünün mümkün olmadığını, davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, davalı Şirket ile davacı şirket arasında yapılan mutabakat gereğince 30.05.2019 tarihinde, istenilen demirin Pendik'teki şantiyeye götürüleceği, bedeli ödendiğinde ilgili şantiyeye teslim edileceği, eğer bedeli ödenmez ise davalı şirketin sadece gidiş-dönüş nakliye bedelini ödeceğini, konusunda anlaşıldığını, ancak bedel ödenmediği için emtialar boşaltılmamış, işlemin dolandırıcılık yolu ile yapıldığı fark edilince de olay yargıya intikal etmiş ve İstanbul C. Başsavcılığının 2019/102277 hazırlık sayısı ile soruşturma başlatılmış olup, davalı şirketin el koyma eyleminde ve malların uzun süre teslim edilmemesinde her hangi bir kusuru bulunmadığını, ayrıca davalıya yapılmış bir mal tesliminin olmadığını, yargısal işlemden dolayı davalı şirketin sorumlu tutulmasının kanuna aykırı olduğunu, söz konusu malların davacı tarafa ait olduğu için de Savcılık tarafından yediemin olarak davacı şirket yetkilisine, bu sebeple davanın tarafımıza ilgili taleplerle izafe edilmesini anlamak mümkün olmadığını, haksız, mesnetsiz ve sebepsiz zenginleşme amacı güden huzurdaki davanın ve tüm taleplerin reddine, karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ... 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, 79.296,00 TL nakliye hizmet bedeli ve 4.800,00 TL yeddiemin bedeli olmak üzere toplam 84.096,00 TL alacağın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin zarar istemin reddine ... " karar verilmiştir. Bu karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 03.10.2023 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinden ve ayrıca ek olarak sunulan delillerden de açıkça görüleceği üzere; öncelikle söz konusu bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayalı olarak hatalı hazırlanmış olduğunu ve hükümde esas alınmaması gerektiğini, sözleşme gereğince davalı şirketin sorumlu olduğu yönündeki gerekçeye katılmadıklarını, yine mahkemenin gerekçesinde nakliye hizmet bedeli olarak yapılan değerlendirmesinin açıkça hatalı bir değerlendirme olduğunu, kesinlikle kabul manasına gelmemekle birlikte; yerel mahkeme tarafından hükmolunan nakliye hizmet bedelleri oldukça fahiş olduğunu beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında mal satışından dolayı bir alacak verecek olmadığının tespit edildiği anlaşıldığınından davacının bu yöndeki talebinin reddine olarak yerel mahkemece verilen karar yerinde olmadığını, yargılamanın seyri esnasında eksik inceleme sonucu yerel mahkemece anılı davanın kısmen kabulüne yönelik kararı yaklaşık 1,5 yıldan fazla bir süre boyunca davaya konu 52 ton inşaat demiri üzerinde tasarrufta bulunamayan ve davalının davacıdan satın alıp başkasına satmak üzere tırlara yüklettiği malın parasının zamanında tahsil edilememesinden dolayı malda meydana gelen zarardan davacı şirketin sorumlu tutulması anlamına geldiğini, zira hükme dayanak bilirkişi raporunda da belirtildiği ve davacı tarafça bilirkişi raporuna itirazda belirtildiği üzere, iddialarına yönelik ayrıca teknik bilirkişi incelemesi yapılmaksızın ,yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne dair karar verildiğini beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur. DELİLLER: Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/10/2023 Tarih - 2021/95 Esas - 2023/974 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; alacak istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. Dosyanın incelemesinde; davacı şirket tarafından, taraflar arasında 29/05/2019 tarihinde 52 ton inşaat demirinin ton birim fiyatı 3.350 TL üzerinden alım satımı hususunda anlaşma sağlandığı, bedelin demirlerin davalı tarafından bildirilecek şantiye sahasına indirilmesi sırasında ödenmesinin kararlaştırıldığı. Bu kapsamda sevk irsaliyeleri düzenlenerek emtianını davalının bildirdiği şantiye sahasına indirilmesi sırasında ödenmesinin kararlaştırıldığı, bu kapsamda sevk irsaliyeleri düzenlenerek emtianını davalının bildirdiği şantiye sahasına gönderildiği, ancak bedelin ödenmemesi nedeniyle demirlerin boşaltılmadığı, akabinde İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/102277 sayılı soruşturma dosyası kapsamında demirlere yüklü bulunan araçlara el konulduğu, bu el koyma nedeniyle araçların 49 gün yedieminde kaldığı, bu süreçte davacı tarafından 79.296 ,00 TL yevmiye kayıp bedeli ile 4.800 TL yediemin otopark ücretinin ödendiği ileri sürülerek ödenen bu bedeller ile FRD... fatura no'lu 181.936,80 TL bedelli e-fatura bedelinin fatura tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilinin talep edildiği, davalı tarafından yapılan savunmada ise; taraflar arasında yapılan mutabakat gereği bedel ödenmediği takdirde yalnızca gidiş dönüş nakliye bedelinin ödeneceğinin kararlaştırıldığını, emtianın boşaltılmadığını, olayın dolandırıcılık şüphesiyle adli mercilere intikal ettiğini, kendilerine atfedilebilecek bir kusur bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği, ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verildiği, verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık, malın teslim edilememesinden/alınamamasından kaynaklı taşıma ve yediemin ücretinden davalının sorumlu olup olmadığı noktasındadır. 6098 sayılı Devir ve taşıma giderleri başlıklı TBK'nın 211. maddesi; "Aksine sözleşme veya adet yoksa, ölçme ve tartma gibi devir giderleri satıcıya, satılanı devralmak üzere yapılan giderler ve satılanın ifa yerinden başka yere taşınması gerektiğinde, taşıma giderleri alıcıya aittir. Gidersiz devir kararlaştırılmışsa, satıcı taşıma giderlerini üstlenmiş sayılır. Liman ve gümrük giderleri olmaksızın devir kararlaştırılmışsa satıcı, dış satım, transit ve dış alım vergilerini üstlenmiş sayılır; ancak satılanın alıcı tarafından devralındığı sırada ödenmiş olan tüketim vergilerini üstlenmiş sayılmaz." şeklindedir. 6098 sayılı TBK'nın 236-(1) maddesi; "Borcunu ifa etmeyen alıcı, satıcının bu yüzden uğradığı zararı gidermekle yükümlüdür." şeklindedir. Dosya arasına alınan 22/09/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacının, 2019 yılı yasal defterlerinin envanter defteri dışındaki defterlerinin sahibi lehine delil kudretine haiz olduğu, davalının 2019 yılı tüm yasal defterlerinin sahibi lehine delil kudretine haiz olduğu, davalı Gold Demir ... Ltd. Şti.'nin ve davacı Ferro Demir ... A.Ş.'nin yasal defter kayıtlarında davada bahsi geçen Yıldız Ada Otomotiv ... A.Ş. ve Özgürler Müteahhitlik Taah. İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. firmalarının nakit/kasa veya versiye/cari hesap şeklinde isimlerine rastlanmadığı, davacının iş bu davada davalıdan 181.936,80-TL tutarındaki mal bedelini davalıdan talep ettiği, ancak davaya konu edilen malların alış/satış faturasının taraf defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının bu faturaya karşılık iade faturası düzenlediği, iade faturasınında taraf defterlerinde kayıtlı olduğu, dolayısıyla davada alacağa konu edilen fatura bedelinin taraf defterlerinde borç/alacaktan çıkarıldığı, bu tutarda bir borç/alacağın olmadığı, davacının yedieminde tutulan mallarının, tutanakla davacıya teslim edildiği, davalının, davacıdan satın alıp başkasına satmak üzere tırlara yüklettiği malın parasının zamanında tahsil edilememesinden dolayı malda meydana gelen zarar olup olmadığının teknik bilirkişi incelenmesiyle anlaşılabileceğinden, 181.936,80 TL borç/alacak talebine ait değerlendirmenin sadece yasal defterlere göre yapıldığı, davacının nakliye hizmet bedeli olarak davaya malı taşıyan tır şoförlerine ödediği nakliye hizmet bedeli, her bir tır için 39.648,00 TL'den, 2 tır için 79.296,00 TL'nin ödenmesinden sözleşme gereğince davalının sorumlu olduğu, davalının malın organizasyonunu doğru bir şekilde yapmamasından dolayı malların yediemine çekilmesi ve 4.800,00 TL olarak ödenen otopark ücretinde de davalının sorumlu olacağı şeklinde görüş belirtilmiş olduğu görülmektedir. Eldeki davada; ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; taraflara arasında 52 ton inşaat demirinin satışına ilişkin ticari ilişkinin mevcut olduğu, bu hususun sevk irsaliyeleri, taraflar arasındaki yazışmalar ve İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/102277 sayılı soruşturma dosyasında yer alan davalı şirket yetkilisinin beyanları ile sabit olduğu, yine teslim yerinin davalı şirket tarafından belirlendiği ve demirlerin bedeli ödenmediği için boşaltılmadığı, ancak soruşturma kapsamında araçlara el konulması nedeniyle nakliye araçlarının 49 gün süreyle yedieminde kaldığı, bu durumun davacı açısından fiili ve zorunlu bir gider doğurduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır. Eldeki davada; davacı taraf, dava dilekçesinde 31/05/2019 tarihli ve 181.936,80 TL bedelli faturaya dayanarak ürün bedelinin tahsilini talep etmiş ise de; dosya kapsamından, davacının teslimi gerçekleşmeyen inşaat demirlerinin zarar gördüğü, ayıplı hale geldiği ya da değer kaybına uğradığı yönünde bir iddia ileri sürmediği, bu kapsamda ürünlerin zarar görmesinden kaynaklanan bir tazminat talebinde bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, satış bedelinin muaccel hale geldiğinin ve davalının ürün bedelinden sorumlu olduğunun kabulü mümkün olmadığı gibi; davacının talebi, yalnızca fatura düzenlenmiş olmasına dayalı soyut bir alacak istemi niteliğinde kaldığı, kaldı ki dosya arasına alınan 22/09/2023 tarihli bilirkişi raporunda da davalı tarafından bu ürünlerle ilgili iade faturasının düzenlenip davacıya gönderildiği ve düzenlenen iade faturasının taraf defterlerinde kayıtlı olduğunun belirtildiği görülmektedir. Eldeki davada; satış bedeline ilişkin talebin koşullarının oluşmadığı, ancak soruşturma kapsamında gerçekleşen el koyma nedeniyle davacının katlandığı 79.296,00 TL nakliye yevmiye kayıp bedeli ile 4.800,00 TL yediemin otopark ücretinin, davalının talimatı ve ticari ilişkinin kurulması sonucu doğan zarar kapsamında kaldığı, yukarıda açıklandığı üzere davalının kendi temerrütü ile malı teslim alamadığı ve mal bedelini ödemediği, bu durumda anılan hükümler (m.211/1 ve m.236/1) uyarınca davacı satıcının alıcının temerrütünden kaynaklı zararını isteyebileceği, bu nedenle ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulü ile toplam 84.096,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesinin dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır. Gerekçeli karar başlığında; taraf vekilleri ile davalının adresinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir. Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak taraf vekillerinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine, karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-b)-1) maddesi uyarınca; Tarafların İSTİNAF BAŞVURULARININ AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE, 2-Bakiye 304,40 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin 6100 sayılı HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 5.744,60 TL İstinaf Karar Harcından, istinafa gelirken peşin alınan 1.437,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 4.307,60 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin 6100 sayılı HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 4-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, 5-İstinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların, istinaf edenler üzerinde bırakılmasına, 6-İstinaf edenler tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf edenlere iadesine, 7-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 8-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin kararın temyize tabi bulunması nedeniyle Dairemiz tarafından yerine getirilmesine, İlişkin; Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.13/01/2026 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*