Başvuru, kamulaştırmasız el atmadan kaynaklanan tazminat davasında usul ve kanuna aykırı karar verilmesi ve yargılamanın uzun sürmesi nedenleriyle adil yargılanma yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, kamulaştırmasız el atmadan kaynaklanan tazminat davasında usul ve kanuna aykırı karar verilmesi ve yargılamanın uzun sürmesi nedenleriyle adil yargılanma yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 23/6/2014 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir:A. Başvuru Tarihinden Önceki Süreç Başvurucu Ali Rıza Yavuz ile diğer başvurucuların murisi Fatma Beyza Ergun 25/10/2010 tarihinde Kültür ve Turizm Bakanlığına (Bakanlık) karşı Edremit Asliye Hukuk Mahkemesinde (Mahkeme) kamulaştırmasız el atmadan doğan tazminat davası açmışlardır. Mahkeme 17/5/2011 tarihli kararında dava konusu taşınmazın davacılara ait olmasına rağmen Sit alanı ve kültür eseri olması nedeniyle üzerinde yapılaşma yapılamadığını, taşınmaz üzerinde bulunan zeytin ağaçlarının bakımının dahi yeterince yapılamadığını ve taşınmazın çevresinin maliklerin istek ve iradesi dışında telle çevrilerek kullanımına sınırlama getirildiğini, taşınmazın 1989 yılında Sitalanı olarak ilan edildiğini, aradan 21 yıl gibi çok uzun bir süre geçmesine rağmen kamulaştırma işleminin yapılmadığını belirterek davayı 535 TL bedel üzerinden kabul etmiştir. Temyiz üzerine karar, Yargıtay Hukuk Dairesinin 22/5/2012 tarihli kararında belirtilen "1-Dava konusu parselin bitişiğinde ve aynı amaçla el atılan taşınmazlara ilişkin açılan ve Dairemize intikal eden Edremit Asliye Hukuk Mahkemesinin E.2008/25, K.2008/454 sayılı dava dosyasında, taşınmazların metrekaresine 19/7/2006 değerlendirme tarihi itibariyle 250,00 ila 400,00-TL değerler biçilmiştir. Bu tarihten dört yıl sonra dahi dava konusu taşınmaza daha az değer belirleyen bilirkişi kurulundan bitişiğindeki parseller için tespit edilen ve güçlü delil niteliğinde olan m2 değerinden ayrılma nedenleri konusunda ek rapor alınmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması, 2-Değerlendirme tarihi itibariyle düzenleme ortaklık payı oranı %40 olup tespit edilen m2 birim bedelinden bu oranda indirim yapılması gerekirken, gerekçesi açıklanmadan % 35 oranında indirim yapılması, 3-Taşınmaz üzerindeki zeytin ağaçlarına yaş, cins ve verim durumlarına göre maktu değerlerine ilişkin resmi veriler getirtilerek, bilirkişi kurulu raporunun denetlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi, doğru görülmemiştir."gerekçesi ile bozulmuştur. Bozma kararına uyan Mahkeme tarafından yeniden yapılan yargılama sonucu 25/12/2012 tarihinde verilen kararla 535 TL kamulaştırmasız el atmadan doğan alacağın davalıdan tahsiline hükmedilmiştir. Temyiz üzerine karar, Yargıtay Hukuk Dairesinin 20/5/2013 tarihli kararında belirtilen "1-Dava konusu taşınmaz arsa niteliğindedir. Kamulaştırma Kanununun kıymet takdir esaslarını belirleyen maddesinin fıkrasının arsalara ilişkin (g) bendi uyarınca, mahkemece tarafların vereceği ya da re'sen getirtilecek uygun emsallerin maddenin (d) bendinde öngörülen vergiye esas olmak üzere ilgili belediyelerce bulundukları cadde veya sokak için değerlendirme tarihindeki asgari m² değerleri getirtilip, dava konusu taşınmazın değerlendirme, emsal taşınmazların ise değerlendirmeye esas alınan satış tarihleri itibarıyla imar düzenlemesi sonucu meydana gelen imar parselleri olup olmadıkları da belediye imar ve tapu müdürlüklerinden araştırılıp bu emsallere göre ve ayrıntılı olarak karşılaştırma yapan rapora göre hesaplanması zorunludur. Bu yönteme uyulmadan, ana raporda somut emsal olarak alınan 4334 parsel sayılı taşınmazın, Edremit Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/424 Esas sayılı kamulaştırmasız el atma nedenine dayalı tazminat davasına ilişkin dosyasında belirlenen m² değerini dava tarihine endekslenmek suretiyle bedel belirleyen ek bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle bedel tespiti, 2-Dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan 40-45 yaşlarında, Ayvalık yağlık çeşidi zeytin ağaçlarının yaşı ve cinsine göre rayiç değerlerinin gıda, tarım ve hayvancılık ilçe müdürlüğünden getirtilerek raporun denetlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi, 3-Dava konusu taşınmazın bedeline hükmedilen davacıların paylarının Hazine yerine infazda tereddüt yaratacak şekilde Hazine (Kültür ve Turizm Bakanlığı) yazılarak tescile karar verilmesi, doğru görülmemiştir." gerekçesi ile bozulmuştur. Karar düzeltme talebi aynı Dairenin 10/2/2014 tarihli kararı ile reddedilmiştir. Bozma ilamına uyan Mahkeme 15/4/2014 tarihli kararında davacıların mülkiyet hakkına getirilen kısıtlamanın dava konusu taşınmazın genel ve düzenleyici bir işlem olarak arkeolojik Sit alanı olarak belirlenmesinden kaynaklandığını, idari işlem ve eylemden doğan zarara ilişkin davanın idari yargı merciinde çözümlenmesi gerektiğini belirterek davayı usulden reddetmiştir. Bu arada davacı F.B.E.nin 6/5/2014 tarihinde vefatı üzerine mirasçıları olan Mehmet Ekim Menemencioğlu ve Kaya Can Gümüşdüğme davaya taraf olmuşlardır. Karar 22/5/2014 tarihinde başvurucular vekiline tebliğ edilmiş, başvurucular 23/6/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuşlardır.B. Başvuru Tarihinden Sonraki Süreç Başvurucuların temyizi üzerine karar Yargıtay Hukuk Dairesinin 23/10/2014 tarihli kararında belirtilen "1-Dosya içindeki bilgi ve belgeler ile özellikle keşif tutanağındaki mahkeme gözleminde dava konusu taşınmazın yol tarafındaki kısmına tel örgü çekildiğinin belirtilmesi karşısında tel örgü çekmek eylemi ile dava konusu taşınmaza müdahalede bulunulmuş olup fiili el atma olgusu gerçekleşmiştir. Bu itibarla 20/5/2013 tarih ve E.2013/3958, K.8695 sayılı önceki bozma ilamı doğrultusunda işlem yapılıp sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yerinde olmayan gerekçeyle dava konusu taşınmaza fiili el atma olmadığından bahisle yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi, 2-Davalı idarenin harçtan muaf olduğu düşünülmeden aleyhinde karar ve ilam harcına hükmedilmesi, doğru görülmemiştir." gerekçesi ile bozulmuştur. Karar düzeltme talebi aynı Dairenin 30/3/2015 tarihli kararı ile reddedilmiştir. Bu arada Mahkemenin E.2015/213 sayılı dosyasında başvurucular dava konusu taşınmazın toplam değerinden bakiye kalan miktarın tahsilini talep etmiş ve dosya başvuru konusu dava dosyası ile birleştirilmiştir. Bozma ilamına uyan Mahkeme 10/12/2015 tarihli kararında asıl ve birleşen dosya açısından davaları kısmen kabul etmiştir. Temyiz üzerine karar Yargıtay Hukuk Dairesinin 31/3/2016 tarihli kararında belirtilen "taraf vekillerinin temyizi doğrultusunda verilenYargıtay Hukuk Dairesinin 22/5/2012 gün ve E.2012/4613, K.10475 sayılı kararıile davalı vekilinin temyizi doğrultusunda verilen Dairemizin 20/5/2013 gün ve E.2013/3958, K.2013/8695 sayılı bozma ilamlarına uyma kararı veren mahkemece dava konusu taşınmazın bedelinin bozma ilamları doğrultusunda tespit edilmesi gerekirken Yargıtay Hukuk Dairesinin bozma ilamı yanlış değerlendirilmek suretiyle somut emsal olarak alınan 4334 parsel sayılı taşınmazın, Edremit Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/424 Esas sayılı kamulaştırmasız el koyma nedenine dayalı tazminat davasına ilişkin dosyasında belirlenen m² değerini dava tarihine endekslenmek suretiyle dava konusu taşınmaza değer biçenek bilirkişi raporunun bozma ilamına uygunluğu denetlenmeden esas alınarak hüküm kurulması doğru görülmemiştir." gerekçesi ile bozulmuştur. Karar düzeltme talebi üzerine dosya Yargıtaya gönderilmiştir. Karar düzeltme incelemesi henüz sonuçlanmamıştır.