Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında bir süredir ticari ilişki söz konusu olup davalının davacıdan belirli aralıklarla mal ve hizmet satın aldığını, bu ticari ilişki neticesinde davacıya 8.970 TL borçlandığını, fakat borcunu ödemekten imtina ettiğini, bu nedenle davalı aleyhine ....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, bu nedenlerle itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere ic
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı üniversite arasında mevcut ticari ilişki nedeniyle tutulan ... cari kodlu cari hesap kayıtları uyarınca davalı tarafın müvekkiline 1.166.612,80 TL borcu bulunduğunu, söz konusu borcun müvekkiline ödenmemesi sebebiyle davalı aleyhine İstanbul Anadolu İcra Müdürlüğü’nün ... E. Sayılı dosyasıyla icra takibine geçilmiş ise de, söz konusu takipteki ödeme emrine davalı tarafça itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu, ödeme emrinde borca ve tüm ferilerine itiraz edildiğini ancak 25.06.2021 tarihli mutabakat mektubundan da görüleceği üzere davalının borcunu ikrar ettiğini ancak buna rağmen borç halen ödenmeyince ve süre uzatılmaya çalışıldığı fark edilince itirazın iptalini sağlamak adına öncelikle yasa gereği arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, 12.07.2021 tarihli son arabuluculuk tutanağına göre de tarafların anlaşmaya varamadığından arabuluculuk faaliyetinin son bulduğunu, davalı tarafın vekil edene borçlu olmasına rağmen takibe itiraz ederek kötü niyetli hareket ettiğini, bu sebeple takip miktarının % 20' sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına da hükmedilmesi gerektiğini, ayrıca davalı tarafın faize ve faiz oranına itirazının da yasal bir dayanağı bulunmadığını, davalı tarafın faize ve faiz oranına ve icra takip dosyasının ferilerine yapmış olduğu itirazını da kabul etmediklerini, gelinen noktada, gerçekleştirilen müzakerelerden ve mutabakat mektubundan da anlaşılacağı üzere taraflar arasında borç konusunda bir uyuşmazlık olmadığının açık olduğunu, davalı tarafın söz konusu icra takibini ve takibe dayanak borcu kabul ettiğini ancak borcun tamamını kısa sürede ödemek hususunda kendilerinin gösterdiği tüm kolaylıklara ve iyi niyete aykırı davrandığını, taraflar arasında daha önceden var olan ticari ilişkiler nedeniyle var olan ancak davalı tarafça ödenmeyen 157.949,81 TL’lik borç için İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. Sayılı dosyasıyla icra takibine geçildiğini, bu takibe de itiraz eden davalı tarafın bu dosyadaki borcunun büyük bir kısmını haricen ödediğini, açıklanan tüm bu nedenlerden dolayı İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyasında borcun ödenmesi adına davalı tarafın itirazının iptali ve icra takibine devam edebilmesi için işbu davanın açılması zorunluluğunun doğduğunu ancak gelinen noktada davalının daha önce de iki kez aleyhine icra takibi yapılması, imzalı kaşeli mutabakat mektubu, müzakerelerde süreci uzatma gayesi gütmesi ve alacak miktarının yüksekliği nedeniyle müvekkilin ticari hayatının bir hayli etkileyeceği noktasında yasadaki ihtiyati haciz şartlarının oluştuğu ve vekiledeninin bu alacağını alamadığı düşünüldüğünde ciddi bir mağduriyet yaşayacağının göz önüne alınarak borçlu hakkında İİK. nun 257 ve devamı maddeleri gereğince ihtiyati haciz talep etme zorunluluğu doğduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulü ile, Davalı-Borçlunun icra takibine yaptığı itirazının iptaline, takibin asıl alacak ve yasal faizi yönünden devamına, Davalı-Borçlunun takip konusu borcu takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ödemesine, Davalı-Borçlunun takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere icra-inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; Devlet veya Vakaflar tarafından kurulmuş olması fark etmeksizin bütün yükseköğretim kurumlarının 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu gereğince kamu tüzel kişiliğine haiz olduğunu, her ne kadar davacı taraf tacir olsa da davalı müvekkili üniversitenin tacir olmadığını ve işbu uyuşmazlığın da ticari bir işten kaynaklanmadığını, görevli mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, şartları oluşmadığından ihtiyati haciz talebinin reddi gerektiğini, davacının sunmuş olduğu mutabakat mektubunun geçersiz olduğunu, müvekkili kurumun çalışan veya yetkililerinden kimseye davacıya böyle bir belge vermediğini, belgede yalnızca kaşe ve kime ait olduğu anlaşılamayan tek bir imza bulunduğunu, mutabakat mektubuna ve mektup üzerindeki imzaya itiraz ettiklerini, yazılı bir cari hesap sözleşmesinin de bulunmadığını, davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için İİK 67.maddesinde öngörülen tüm şartların birlikte gerçekleşmesi ve bu kapsamda alacağın belirlenebilir ve likit olmasının zorunlu olduğunu, alacak likit olmadığından % 20 icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini belirterek, görev itirazı nedeniyle davanın usulden reddine, davacının ihtiyati tedbir talepleri ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.