7. Hukuk Dairesi 2023/4553 E. , 2023/5635 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/382 E., 2022/541 K. ASIL VE BİRLEŞTİRİLEN DAVADA Taraflar arasındaki asıl davada taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil ile birleştirilen davada vekâlet görevinin kötüye kullanılması nedeniyle alacak davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda ... ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 12.04.2023 ... ve 2023/125 Esas, 2023/2154 Karar sayılı ilâmı ile on…
**7. Hukuk Dairesi 2023/4553 E. , 2023/5635 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/382 E., 2022/541 K. ASIL VE BİRLEŞTİRİLEN DAVADA Taraflar arasındaki asıl davada taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil ile birleştirilen davada vekâlet görevinin kötüye kullanılması nedeniyle alacak davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda ... ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 12.04.2023 ... ve 2023/125 Esas, 2023/2154 Karar sayılı ilâmı ile onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde asıl ve birleştirilen davada davalılar vekili tarafından kararın düzeltilmesi duruşma talepli olarak istenilmiş olmakla, karar düzeltme aşamasında yapılan duruşma talebinin reddine karar verildikten sonra dosya içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Davacı ... vekili asıl davada; davalı ...'nin adına kayıtlı Üsküdar Çengelköy 914 ada 29 parsel sayılı taşınmazın 1/8 hissesinin 29.03.1985 tarihli düzenleme şeklindeki satış vaadi sözleşmesi ile ...'a satışının vaat ve taahhüt edildiğini, ... tarafından satış vaadine konu bu taşınmazın düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile 11.04.2002 tarihinde davacıya devrinin taahhüt edildiğini, kararlaştırılan satış bedelinin tamamının defaten ödendiğini; ancak tapuda tescil işlemi yapılamadığını ileri sürerek davalılar adına kayıtlı hissenin iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir. 2. Davacı ... vekili birleştirilen davada; davalıların murisi Kalyopi'nin kendi adına asaleten kardeşi ... hissesi adına vekâleten 1985 tarihli düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi akdettiğini, bu sözleşme uyarınca dava dışı ... ...'a devri taahhüt edilen hissenin ... ... tarafından davacı ...'e 11.04.2002 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile temlik edildiğini, ...'in 2003 yılında ...'nin hissesi olan 1/8 payı adına tescil ettirdiğini; fakat daha sonra ... mirasçıları tarafından ... aleyhine tapu iptali ve tescil istemli dava ikâme edildiğini, davanın kabul edilerek hissenin tekrar ... mirasçıları adına tescil edildiğini, Kalyopi'nin erkek kardeşi ...'nin 23.04.1979 tarihinde vefat ettiğini gizlediğini, vekâlet görevini kötüye kullanması nedeniyle davacının zarara uğradığını belirterek öncelikle Kalyopi adına kayıtlı 1/8 hissenin iptali ile davacı adına tescili, ikinci kademede taşınmazın satış tarihindeki rayiç bedelinin güncelleme yapılmak suretiyle ve diğer oluşan zararların davalılardan tahsilini talep etmiştir. 3. Davacı ... yargılama sırasında 04.12.2020 tarihli sözleşme ile dava sonucunda elde edilecek hak ve alacaklarını ...'a; 04.08.2022 tarihli sözleşme ile ...'e temlik etmiş, bahsi geçen kişiler davaya davacı olarak dahil edilmiştir. II. CEVAP 1. Davalılar vekili asıl davada sunduğu cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, davacının kötü niyetli olduğunu, 2002 yılında yapılan sözleşmede bedelin 50.000,00 TL olarak gösterilmesinin sözleşmenin muvazaalı yapıldığına karine teşkil ettiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2. Birleştirilen davada ise davalılar vekili; asıl davada yapılan Adli Tıp Kurumu incelemesinde ödeme belgesindeki imzanın murislerine ait olduğunun tespit edilemediğini, dava dilekçesinde hem sebepsiz zenginleşme hem haksız fiile dayanıldığını, her ikisi yönünden de 2 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemece 28.09.2017 tarihinde davanın reddine karar verilmiştir. IV- BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin 28.09.2017 tarihli kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 09.07.2018 tarih ve 2017/6091 Esas, 2018/5193 Karar sayılı ilâmı ile, "Somut olaya gelince; 29.03.1985 tarihi, 26042 yevmiyeli satış vaadi sözleşmesiyle, vaad bedelinin 2.000.000 TL olduğu, bunun 1 milyonunun nakden ve tamamen ödendiği, kalan bir milyonluk kısmının da satıcılar adına hükmen tescili tarihinden itibaren bir yıl içinde ödeneceği belirtilmiştir. Davalılar, davanın reddini savunmuştur. Davacı vekili temyiz dilekçesine eklediği 15.05.1985 tarihli fotokopi belge ile bakiye vaad bedelinin de ödendiğini ileri sürdüğünden bu belge de değerlendirilmeli, bedelin tamamının ödendiği kanaatine varılırsa davanın kabulüne karar verilmeli; aksi halde Borçlar Kanununun 97. maddesi uyarınca dava konusu taşınmazın satış vaadine konu kısmının dava tarihindeki rayiç değeri hesaplanarak satış vaadi sözleşmesinde ödendiği belirtilen 1.000.000 eski TL, taşınmazın değerine oranlanıp hesaplanmalı, satış vaadinde bulunan Kalyopi mirasçıları adına depo ettirilmesi için davacıya süre verildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmelidir. "denilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararıyla; asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davada davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuş Dairemizin 12.04.2023 tarih ve 2023/125 Esas, 2023/2154 Karar sayılı ilâmında; hükmün onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR DÜZELTME A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran Dairemizin yukarıda belirtilen kararına karşı asıl ve birleştirilen davada davalılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. B. Karar Düzeltme Sebepleri Asıl ve birleştirilen davada davalılar vekili; bozma ilâmının gereklerinin yerine getirilmediğini, 15.05.1985 tarihli belgenin yeterince incelenmediğini, rayiç bedel ve oranlamanın hatalı yapıldığını, hesaplamada dava tarihinin hatalı alındığını, yapılan hesaplamanın oranlama yapılmadan emsallere aykırı yapıldığını, faiziyle dava tarihine kadar işlemiş miktarın dikkate alınması gerektiğini, depo edilen miktarın düşük olduğunu, taleplerin zamanaşımına uğradığını, birleştirilen dava yönünden davacının iyi niyetli olmadığını ve tazminat talep edemeyeceğini, Devletin yolsuz tescilden sorumlu olduğunu, birleştirilen davada vekâlet ücreti hesaplamasının hatalı olduğunu, birleştirilen davanın istinaf yoluna tâbi olduğunu, birleştirmenin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, asıl davada satış vaadi sözleşmesinden kaynaklı tapu iptali ve tescil, birleştirilen davada vekâlet görevinin kötüye kullanılması nedeniyle tapu iptali ve tescil, terditli alacak istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 ... maddesi, 438 ... maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341-360 ncı maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında bölge adliye mahkemelerinin Resmî Gazete'de ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanun'un temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin, yine aynı maddenin ikinci fıkrasında ise bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce aleyhine istinaf yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanun'un 427 ile 444 üncü madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı, yani bu kararlara ilişkin dosyaların bölge adliye mahkemelerine gönderilemeyeceği belirtilmiştir. Bu durumda 20 Temmuz 2016 tarihinden önce verilen kararlar, kanun yoluna başvurma tarihi ne olursa olsun, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427 nci ve 444 üncü maddelerindeki temyize ilişkin hükümlere tâbi olup, dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay Başkanlığına gönderilmesi gerekmektedir. Buna karşılık, 20 Temmuz 2016 tarihinde ve sonrasında verilen temyiz incelemesinden geçmeyen kararlara karşı yasa yoluna gidilmesi hâlinde ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341-360 ncı maddesindeki istinafa ilişkin hükümlerinin uygulanması için bölge adliye mahkemesine gönderilmesi zorunludur. 2. Hemen belirtilmelidir ki, daha önce Yargıtay denetiminden geçen asıl davanın “İstinaf” kanun yoluna tâbi olmadığı açıktır. Ne var ki, birleştirilen İstanbul Anadolu 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/247 Esas sayılı dava yönünden ise karar tarihi 04.10.2022 olup, bu dava ile ilgili daha önce Yargıtayın bir denetimi de söz konusu olmadığından, anılan kararların ''İstinaf'' kanun yoluna tâbi olduğu anlaşılmaktadır. 3. Hâl böyle olunca, davaların birleşmekle bağımsız dava olma özelliğini kaybetmedikleri gözetilerek, ''İstinaf'' kanun yoluna tâbi olduğu anlaşılan birleştirilen dosyanın istinaf incelemesi yapılmak üzere ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesi, sonucunda verilen kararın temyiz edilmesi hâlinde dosyanın temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmesi (anılan dosyalar temyiz edilmese dahi temyize tâbi olan asıl davanın gönderilmesi) için dosyanın Yerel Mahkemesine iadesi gerekmektedir. 4. Hükmün temyiz incelemesi sonucunda Dairemizin 12.04.2023 tarih ve 2023/125 Esas, 2023/2154 Karar sayılı ilâmıyla onanmasına karar verilmiş ise de; yazılı sebeple Mahkemesine iadesi gerekirken maddi hata nedeniyle onandığı bu kez yapılan inceleme ile anlaşıldığından, asıl ve birleştirilen davada davalılar vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin onama ilâmı kaldırılarak yukarıda belirtilen gerekçeler ile dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmesi gerekmiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Asıl ve birleştirilen davada davalılar vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin 12.04.2023 tarih ve 2023/125 Esas, 2023/2154 Karar sayılı ilâmının KALDIRILMASINA, Peşin alınan düzeltme harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın MAHKEMESİNE İADESİNE, 22.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.