(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2010/2379 E. , 2010/4964 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Yargıtay bozma ilamında özetle; "Yapılacak keşifte Asliye Hukuk Mahkemesinin 1970/315 esas sayılı tescil davasına konu taşınmazların kadastro tespiti sırasında hangi parsel al
**(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2010/2379 E. , 2010/4964 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Yargıtay bozma ilamında özetle; "Yapılacak keşifte Asliye Hukuk Mahkemesinin 1970/315 esas sayılı tescil davasına konu taşınmazların kadastro tespiti sırasında hangi parsel altında tespit gördüğünün saptanması, eksik tutanak var ise getirtilmesi ve bu parsellerin askı ilanlarının yaptırılması, askı ilan süresi geçtikten sonra duruşmaya başlanarak, yeni davalar açıldığı takdirde birleştirilmesi, tarafların dayandığı kayıtlar ile tespitte uygulanan kayıtların tesislerinden itibaren getirtilmesi, komşu parsellerin tutanak ve dayanağı belgeler de getirtilerek yapılacak keşif sırasında tüm kayıt ve belgeler gereğince yerine uygulanarak kapsamlarının belirlenmesi,taşınmazların bitişiğinde mera, orman gibi kamu malı niteliğinde yerlerin bulunması halinde taşınmazların bu yerlerden açılıp açılmadığının araştırılması, çekişmeli taşınmazların öncesinin ne olduğu, kimden kaldığı, zilyetliğin başlangıç tarihi ve süresi, ekonomik amacına uygun olup olmadığı maddi olaylara dayalı olarak sorulup saptanması, teknik ve ziraatçı bilirkişiden ayrı ayrı rapor alınması,önceki keşiflerde yapılan feragat beyanları ve ayrıca tesçile itiraz davasının dikkate alınması, davacılar ve taşınmazları kullanan diğer kişiler yönünden Kadastro Yasası'nın 14. maddesinde öngörülen kısıtlayıcı hükümler yönünden araştırma yapılması ve 3402 sayılı Kadastro Yasası'nın 30. madde hükmü göz önünde bulundurularak malik hanelerinin doldurulması gerektiği gibi, tespit tutanağına göre dava konusu olduğu halde 196 ada 22 parsel hakkında sicil oluşturulmamasının doğru bulunmadığına” değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda çekişme konusu 112 ada 3, 186 ada 20, 124 ada 16, 196 ada 24, 196 ada 22, 208 ada 14, 198 ada 7, 103 ada 18 sayılı parsellerin tarla niteliğinde eşit paylarla davacılar ... ve ... adlarına tesciline karar verilmiş,hüküm; davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece, 103 ada 18 sayılı parselin tespitinde uygulanan 22.11.1099 tarih ve 117 sıra numaralı tapu kaydının taşınmaza uyduğu, taşınmaz üzerinde tapu kayıt maliki ... ve intikali ile davacı ... ve ...'nun zilyet bulunduğu, diğer 112 ada 3, 186 ada 20, 124 ada 16, 196 ada 24, 196 ada 22, 208 ada 14 ve 198 ada 7 sayılı parseller yönünden ise öncesinin davacıların babası ... ...'a ait olup 20 yıla aşkın tarım arazisi olarak zilyet iken sağlığında eşit paylarla oğulları davacılar ... ve ...'na geçtiği ve davacıların çekişmesiz ve aralıksız 20 yıla aşkın malik sıfatı ile zilyet bulunduklarından zilyetlikle mülk edinme şartlarının davacılar yararına gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Mahkemece Yargıtay bozma ilamına uyulduğu halde bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Bozmaya uyulmakla taraflar yararına usuli kazanılmış hak oluşur. Bu hakkın zedelenmemesi için bozma kararında işaret edilen hususların eksiksiz olarak yerine getirilmesi gerekir. Hükmüne uyulan bozma ilamında komşu parsellerin onaylı tutanak sureti ile dayanağı olan belgelerin getirtilip uygulamada bu belgelerden yararlanılması, tespitte esas alınan tapu ve vergi kayıtlarının tesisinden itibaren getirtilmek suretiyle yapılacak keşifte uygulanarak kapsamlarının belirlenmesi, taşınmazın öncesinin ne olduğunun araştırılması gerektiği belirtildiği halde taşınmazlardan 196 ada 22 ve 103 ada 18 sayılı parsellere uygulanan tapu kayıtları ve bu tapu kayıtlarından 27.7.1971 tarih 88 sıra numaralı tapu kaydının dayanağını oluşturan tescil ilam ve krokisi ile diğer parsellere uygulanan vergi kayıtları getirtilerek uygulanmamış, kapsamları belirlenmemiş, taşınmazlara uygulanan vergi kayıtlarının çoğu, kullananın belgeye dayanmamış olmaları nedeniyle Hazine adına oluştuğu halde, kayıtların oluşumuna neden olan belgelerin bulunup bulunmadığı; bazı parsellere uygulan vergi kayıtları kaçak kişiden metruk olarak Hazine adına oluştuğu ve bazı parsellerin kadastro tespit tutanaklarının edinme sebebinde öncesinin kaçak kişi yeri olduğu belirtildiği halde taşınmazların kaçak kişiden intikal edip etmediği araştırılmamış ve tespit bilirkişileri de dinlenilmemiş olduğu gibi, 198 ada 7 sayılı parsele uygulanan vergi kaydı mera hudutlu olduğu ve bozma ilamında belirtildiği halde taşınmazın meradan elde edilip edilmediği hususu da araştırılmamıştır. Doğru sonuca varılabilmesi için çekişmeli taşınmazlara kadastro tespiti sırasında uygulanan ve Hazine adına oluşan vergi kayıtlarının oluşum nedenini teşkil eden tüm oluşum belgelerinin ve taşınmazların etrafını çevreleyen tüm komşu parsellerin kadastro tespit tutanaklarının onaylı suretleri ile dayanağını oluşturan kayıtlar getirtilerek dosya tamamlandıktan sonra, taşınmaz başında yeniden yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, tüm tespit bilirkişileri, fen ve ziraat bilirkişi katılımı ile yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte, çekişme konusu 196 ada 22 ve 103 ada 18 sayılı parsele uygulanan 22.7.1971 tarih ve 88 sıra numaralı tapu kaydı tesisinde 16.4.1958 tarih ve 59 sıra numaralı tapu kaydı tescil ilamı ile oluştuğundan, dosyaya getirtilen tescil dosyasında bulunan tescil krokisi ile, yine aynı parsellere uygulanan 22.11.1966 tarih ve 117 sıra numaralı tapu kaydı ve diğer parsellere uygulanan ve Hazine adına oluşan vergi kayıtları yerel bilirkişiler yardımı ile ve fen bilirkişi eli ile zemine uygulanmalı ve kapsamları kesin olarak belirlenmeli, teknik bilirkişiden tapu kayıtları ve haritası ile vergi kayıtlarının uygulamasını ve hudutları ile kapsamlarını gösterir krokili rapor alınmalı, kayıtlar uygulanırken komşu parseller ve dayanağı kayıtlardan yararlanılmalı, çekişme konusu 186 ada 20 sayılı parsele tespitte uygulanan 1938 tarih ve 160 tahrir numaralı vergi kaydı malik olarak ... 'dan metruk ... ... elinde Hazine adına, 124 ada 16 sayılı parsele uygulanan 1938 tarih ve 768 tahrir numaralı vergi kaydı ...'tan ... elinde Hazine adına, 196 ada 22 ve 103 ada 18 sayılı parsele uygulanan 1983 tarih ve 1183 tahrir numaralı vergi kaydı ...'dan ... elinde Hazine adına oluşturulduğu, yine çekişme konusu 112 ada 3, 198 ada 7 ve 196 ada 24 sayılı parsellerin tespit tutanaklarının edinme sebebinde öncesi kaçak ve yitik kişi yeri olduğundan zilyetlikle iktisap edilemeyeceği belirtildiğinden ve 198 ada 7 sayılı parsele uygulanan vergi kaydı mera hudutlu olduğu ve komşu 8 sayılı parsel kaydı da taşınmaz yönünü mera okuduğu, taşınmaza komşu 198 ada 4 ve 5 sayılı parseller kaçak ve yitik kişi yeri olduklarından bahisle Hazine adına tespit edilmeleri nedeniyle yerel bilirkişiler, tanıklar ve tüm tespit bilirkişilerden taşınmazların öncesinin ne olduğu, kaçak ve yitik kişilerden intikal edip etmediği, 198 ada 7 sayılı parselin öncesinin kamu orta malı niteliğinde mera olup olmadığı, meradan açılıp açılmadığı, taşınmazların öncesinin kime ait olduğu, kim tarafından ne zamandan beri ve ne suretle kullanıldığı hususlarında maddi olaylara dayalı olarak bilgi alınmalı, beyanlar komşu parsellerin tutanakları ve dayanakları ile denetlenmeli, fen bilirkişiden keşfi ve uygulamayı gösteren, ziraatçi bilirkişiden taşınmazların toprak yapısı ve niteliğini belirten bilimsel verilere dayalı ayrıntılı rapor alınmalı, uygulanan kayıt kapsamları belirlenerek ve değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olması isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 13.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.