3. Ceza Dairesi 2021/14785 E. , 2023/1939 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Silahlı terör örgütüne yardım etme HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun, davanın yeniden görülmek suretiyle esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kesin kararın; 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 71
**3. Ceza Dairesi 2021/14785 E. , 2023/1939 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Silahlı terör örgütüne yardım etme HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun, davanın yeniden görülmek suretiyle esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kesin kararın; 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanunun 29 ncu maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyiz edilebilir olduğu, temyizin anılan Kanuna eklenen geçici 5 nci maddenin 1/f bendinde belirtilen sürede olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ..... Ağır Ceza Mahkemesinin 05.02.2018 tarihli, 2017/351 Esas ve 2018/47 sayılı Kararı ile sanık hakkında "Silahlı Terör Örgütüne Yardım Etmek" suçundan 5237 sayılı TCK'nun 220/7 maddesi yollamasıyla 314/2. maddesi gereği 5 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına, sanığın cezasından 5237 sayılı TCK 220/7 maddesi gereğince yapılan yardımın niteliği ve miktarı nazara alınarak takdiren 1/3 oranında indirim yapılarak 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 3713 sayılı Kanun'un 5/1. maddesi gereğince cezasından 1/2 oranında artırım yapılarak 4 yıl 12 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, TCK 62/1 maddesi gereği cezasından taktiren 1/6 oranında indirim yapılarak neticeten 3 yıl 14 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak mahrumiyetlerine karar verilmiştir. 2.... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 11.09.2018 tarihli, 2018/1078 Esas ve 2018/1898 sayılı Kararı ile, kararda bir isabetsizlik görülmediği anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafiinin istinaf itirazları yerinde görülmemiş olmakla istinaf başvurusunun kesin olarak esastan reddine karar verilmiştir. 39571 Sicil numaralı üye Hakim Ahmet Diler, muhalefet gerekçesinde özetle, sanığın süreklilik arz edecek şekilde örgüt yapılanması içerisinde yer almak suretiyle terör örgütüne üye olmak suçunu işlediği, bu nedenle sanığın TCK'nın 314/2. maddesi gereğince cezalandırılması gerektiği kanaatinde olup sayın çoğunluğun görüşüne katılmamıştır. 3. Bölge adliye mahkemesince kesin olarak verilen hüküm, 24.10.2019 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'un 29. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nın 286. maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyiz yolunun açılması üzerine anılan Kanuna eklenen geçici 5 nci maddesinin 1/f bendinde belirtilen süre içerisinde sanık müdafii tarafından temyiz edilmiştir. 4. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; temyiz sebepleri yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz davasının düzeltilerek esastan reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin temyiz istemi: 1-Delillerin yetersiz olduğuna, 2-Suçun unsurlarının bulunmadığına, 3-Duruşma açılmasına, 4-Beraat kararı verilmesine, lehe hükümlerin uygulanmasına ve sair nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanığın örgüte müzahir eğitim kurumunda öğretmen olarak 2011 yılından beri çalışmasının akabinde müdür yardımcısı olarak görev yapmış olması, örgüte müzahir eğitim kurumlarının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü yapılanmasında önemli bir rol oynaması, bu tür kurumlarda müdür, müdür yardımcıları gibi idareci kadrosunda yer alan kişilerin çalıştığı kurumun örgüte müzahir olduğunu bilmemesinin, yine örgütün talimatlarından haberdar olmamasının hayatın olağan akışı ile bağdaşmaması, yine sanığın örgüte müzahir kurumda çalıştığı zaman zarfı ile örgüt elebaşının talimatından sonra FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle bağlantılı olduğu için el konulan ve örgütün Finansal ayağındaki kuruluşu olan Bank ...'ya örgüt elebaşı Fetullah Gülen'in "Bankaya sahip çıkılması ve para yatırılması" yönündeki talimatı üzerine 01.01.2014 tarihinden sonra 25/06/2014 tarihinde 47 günlük 25.000 TL katılım hesabı açtırdığı, sanığın kendi beyanına göre yatırdığı paranın araç satışından elde edilen para olduğu, sanığın; kendi adına kayıtlı aracı örgüt elebaşının talimatı doğrultusunda satarak parasını Bank Asyaya yatırdığının mahkememizce değerlendirildiği, böylece silahlı terör örgütünün finansal kuruluşuna örgüt elebaşının talimatı doğrultusunda hareket ederek destek sağlaması hususu birlikte değerlendirildiğinde sanığın eylemlerinin, örgüt içerisindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme, destek sağlama olarak değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve sanığın bu suçtan cezalandırılması yoluna gidilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Sanığın, Bank Asyaya para yatırması eyleminin silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olduğunu gösterir biçimde çeşitlilik, devamlılık ve yoğunluk içermemesi karşısında örgütün amacına hizmet şeklindeki bu tür eylemlerinin yardım suçu olarak değerlendirileceği gözetilerek, sanık hakkında "silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte yardım etmek" suçundan kurulan hükme ilişkin mahkemenin kararında, usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda; a) Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir. Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, syf. 383 vd.). Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (... özel kısım syf. 263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28, Özgenç Genel Hükümler syf. 280). Suç örgütünün tanımlanıp yaptırıma bağlandığı 5237 sayılı TCK’nın 220. maddesinin 7. fıkrasında yardım fiiline yer verilmiştir. “Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişinin, örgüt üyesi olarak” cezalandırılacağı belirtilmiş, anılan normun konuluş amacı, gerekçesinde; “örgüte hakim olan hiyerarşik ilişki içinde olmamakla beraber, örgütün amacına bilerek ve isteyerek hizmet eden kişi, örgüt üyesi olarak kabul edilerek cezalandırılır.” şeklinde açıklanmış, 765 sayılı TCK’nın sistematiğinden tamamen farklı bir anlayışla düzenlenen maddede yardım etme fiilleri de örgüt üyeliği kapsamında değerlendirilerek, bağımsız bir şekilde örgüte yardım suçuna yer verilmemiştir. Yardım fiilini işleyen failin örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmaması, yardımda bulunduğu örgütün TCK’nın 314. maddesi kapsamında silahlı terör örgütü olduğunu bilmesi, yardımın örgütün amacına hizmet eder nitelikte bulunması yardım ettiği kişinin örgüt yöneticisi ya da üyesi olması gereklidir. Yardımdan fiilen yararlanmak zorunlu değildir. Örgütün istifadesine sunulmuş olması ve üzerinde tasarruf imkanının bulunması suçun tamamlanması için yeterlidir. Yardım fiilleri örgüte silah sağlama ve terörün finansmanı dışında tahdidi olarak sayılmamıştır. Her ne surette olursa olsun örgütün hareketlerini kolaylaştıran ve yaşantısını sürdürmeye yönelik eylemler yardım kapsamında görülebilir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu 11.11.1991 tarih, Esas 9-242, Karar 305). Yardım teşkil eden hareketin başlı başına suç teşkil etmesi gerekmez. Yardım bir kez olabileceği gibi birden çok şekilde de gerçekleşebilir. Ancak yardım teşkil eden faaliyetlerde devamlılık, çeşitlilik veya yoğunluk var ise örgüt üyesi olarak da kabul edilebilecektir. b) Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun 29.05.2015 tarihli kararı ile temüttü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi TMSF'ye devredilen ve 22.07.2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 107 inci maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı ... Katılım Bankası A.Ş'de gerçekleştirilen rutin hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilmelidir. Örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilmesi mümkündür. c) Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; aa) Sanığın, ... Katılım Bankası A.Ş nezdinde 24/02/2014 tarihinde açtırdığı hesaba 25/06/2014 tarihinde havale olunan 26 bin TL nin, 25 bin TL si ile katılım hesabı açtığının, 03/09/2014 tarihinde de bu parayı çektiğinin incelenen belgelere göre kabul olunduğunun anlaşılmasına ve mevcut hesabındaki bankacılık işlemlerinin miktar ve tarihleri itibariyle, doğrudan örgüt liderinin talimatı üzerine ve örgüte yardım kastıyla gerçekleştirildiğine dair somut olgu ve delillerinin ikame olunamamasına göre, sanığın örgütün hiyerarşisine organik bağ ile katılıp katılmadığına ilişkin maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak biçimde ortaya konulmasını teminen; bb)Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Dairemizin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında ve müstakar kararlarında Bylock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespit edilmesi halinde sanığın örgütle bağlantısını gösteren bir delil olacağı gözetilerek; hükümden sonra gelen sanığın ByLock kullanıcısı olduğuna ilişkin 362048, 377251 ve 411175 ID nolu ByLock tespit ve değerlendirme tutanaklarının ve sanık hakkında beyanda bulunan Cengiz T.'ye ait ifade tutanağının 5171 sayılı Kanunun'un 217.maddesi gereğince duruşmada okunup tartışılmasından ve adı geçen şahsın tanık sıfatıyla usulüne uygun biçimde dinlenmesinden sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerkirken yetersiz belgelere dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması, cc) Kabul ve uygulamaya göre de: 1-Silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan hüküm kurulan sanık hakkında suç tarihinin yardım niteliğindeki en son eylem tarihi olan "25/06/2014" yerine, ilk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi karar başlığında "21/07/2016" yazılması, 2- Örgüt mensubu suçlular hakkında uygulama imkanı bulunan TCK'nın 58/9 uncu maddesinin örgüt mensubu olmadığı kabul edilen sanık hakkında uygulanmasına karar verilmesi, usul ve yasaya aykırıdır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 11.09.2018 tarihli, 2018/1078 Esas ve 2018/1898 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmamakla anılan yasanın 307 nci maddesinin beşinci fıkrası gereği sanığın kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ...Ağır Ceza Mahkemesine, ilamın bir örneğinin bilgi için ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.04.2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.