Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2020/4043 E. , 2024/7276 K. T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2020/4043 Karar No : 2024/7276 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ... Vekili : Hukuk Müşaviri ... İstemin Özeti: Davacı tarafından, 375 sayılı KHK'ye eklenen Geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Sağlık Bakanlığının... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan…
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2020/4043 E. , 2024/7276 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2020/4043 Karar No : 2024/7276 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ... Vekili : Hukuk Müşaviri ... İstemin Özeti: Davacı tarafından, 375 sayılı KHK'ye eklenen Geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Sağlık Bakanlığının... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkında tesis edilen işlemin durumun gerektirdiği ölçüde olmadığı, kamu görevinden çıkarılması şeklindeki yaptırımının meşru görülebilmesi için toplumsal saldırıyla eylemler arasında illiyet bağının aranması gerektiği, derece mahkemelerinin iltisak ve irtibat değerlendirmelerinin hukuki argümanlara dayanmadığı, istinaf dairesi kararında kişiselleştirilmiş bir gerekçe bulunmadığı, hakkındaki ceza yargılamasında beraat kararı verildiği, bu kararın kesinleşmediği, kendisinin ve eşinin çalışma ortamlarında aktif olarak FETÖ/PDY terör örgütünün faaliyetlerine katıldıklarına dair bilginin ne olduğu, nereden ve nasıl derlendiği hususunda hiçbir bilgileri olmadığı, bugüne kadar davalı idare tarafından böyle bir savunma yapılmadığı, Mahkemenin gerekçeli kararına bu bilginin nereden girdiğini, ceza kovuşturmasında dahi bulunmayan bu cümlenin nereden çıkarıldığını anlayamadığı, böyle bir belge veya delil varsa öncelikle tarafına tebliği ve cevap verme hakkının tanınmasının gerektiği, Bank Asya bankasındaki hesap hareketlerinin faizsiz bankacılık hassasiyetine dayalı bir yatırım olduğunun görülebileceği, hakkındaki tespitlerin FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı ya da iltisaklı olduğu yönünde değerlendirilemeyeceği ileri sürülmektedir. Öte yandan, 7145 sayılı Yasa'nın Anayasa'ya aykırı olduğu iddia edilerek iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması talep edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi: ... Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenerek onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi bulunmayarak gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır. Davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, ... Bölge Adliye Mahkemesi .... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davacının üzerine atılı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek suçunu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/2-(e) maddesi uyarınca beraat kararı verildiği görülmüştür. Bununla birlikte, bir kamu görevlisi hakkında terör örgütüne üyelik ve mensubiyeti olmasa da bu terör örgütü ile iltisaklı veya irtibatlı olması nedeniyle kamu görevinden çıkarılmasına yönelik olağanüstü idari tedbirin uygulanabilmesi karşısında, anılan kamu görevlisi hakkında "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan açılan ceza davasında beraat kararı verilmiş olmasının, ilgili hakkında anılan olağanüstü tedbirin hukuka uygunluğu yönünden yürütülen yargılama faaliyeti için bağlayıcı olmayacağı açıktır. Bu durumda, somut olayda davacının terör örgütüne üyelik suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 223/2-(e) maddesi uyarınca beraat etmiş olmasının, FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunup bulunmadığı yönünden farklı bir değerlendirme yapılmasına hukuki engel oluşturmayacağı gibi idari yargılama yönünden bağlayıcılığı da bulunmamaktadır. Öte yandan temyize konu İdare Dava Dairesi kararında; "... eşi ile kendisinin çalışma ortamlarında aktif olarak terör örgütünün faaliyetlerine katıldıkları yönündeki bilgiler birlikte.." değerlendirilerek karar verilmişse de, dosya içeriğinde bu faaliyetlerin ne olduğu hususunda bilgi belge bulunmadığından belirtilen hususların davacının anılan örgütle irtibatı ve iltisakı noktasında aleyhe bir durum olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Bununla birlikte dava dosyasında yer alan diğer tespitler değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 13/05/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.