7. Hukuk Dairesi 2022/3762 E. , 2023/6479 K. MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/322 E., 2022/393 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Trabzon 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/280 E., 2021/387 K. Taraflar arasındaki çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerin…
**7. Hukuk Dairesi 2022/3762 E. , 2023/6479 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/322 E., 2022/393 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Trabzon 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/280 E., 2021/387 K. Taraflar arasındaki çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 101 ada 4 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, davalının taşınmazın önceki maliki iken taşınmazın önce Kenan'a ve sonra müvekkiline satıldığını, davalının taşınmaz üzerinde ayni veya şahsi ... bulunmadığı halde taşınmazı kullandığını belirterek, haksız müdahalesinin önlenmesine, el attığı taşınmazdan çıkartılarak müvekkiline teslimine ve dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık ecrimisil bedeli karşılığında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 1.000,00 TL ecrimisilin davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davacı vekili 11.06.2021 tarihli ıslah dilekçesinde; davanın kısmen ıslahı ile toplam 6.803,66 TL ecrimisil bedelinin davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının gerçek dışı olduğunu, intifadan men koşulu yerine getirilmeden paydaş ve yakın akrabaya ecrimisil talebinde bulunulamayacağını belirterek, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın tapuda davacı adına kayıtlı olduğu ve tüm dosya kapsamından taşınmazı davalının kullandığının sabit olduğu anlaşıldığından, davanın kabulü ile müdahalenin önlenmesine ve 6.803,66 TL ecrimisilin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde; 1. Dava konusu taşınmazın önceden müvekkilinin eşine ait iken davacı ile olan borç ilişkisi sonrası taşınmazı borcuna karşılık davacıya devrettiğini, dava tarihine kadar davacının müvekkilinin ve eşinin taşınmazı kullanmalarına itiraz etmediğini, 2. Davacının, davalının taşınmazı boşaltmasını defalarca istediğini söylediğini fakat tanık veya diğer deliller ile bu hususu ispat edemediğini, davacının dava açılana kadar üstü kapalı rızasının bulunduğunu, 3. Taşınmazın bir bütün olarak hesaplandığını, fakat yarısını tarafların amcasının kullandığını, 4. İntifadan men koşulu yerine getirilmeden paydaş ve yakın akrabaya ecrimisil talebinin yapılamayacağını, 5. Sadece ecrimisil yönünden vekalet ücreti mümkün iken taşınmazın toplam değeri üzerinden hesaplanarak vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, re'sen belirlenecek hususların dikkate alınması gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın davacı adına kayıtlı olduğu, tanık beyanlarına göre taşınmazı davalının haksız kullandığının anlaşıldığı, bu nedenle el atmanın önlenmesinin kabulüne karar verilmesinin isabetli olduğu, ecrimisil yönünden davalı, davacının uzun süre kullanıma ses çıkarmadığını, davalının kullanımına muvafakat edildiğinden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuş ise de, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 17.06.2019 tarihli ve 2018/3681 E., 2019/6034 K. sayılı ilamında açıklandığı üzere uzun süreli kullanıma ses çıkarmamanın muvafakat olarak yorumlanamayacağı, bu talep yönünden de davanın kabulüne karar verilmesinin isabetli olduğu, son olarak harçlandırılan ve davanın kabulüne karar verilen toplam dava değeri üzerinden davalı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşıldığından, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplere ilave olarak, Bölge Adliye Mahkemesi ilamında sessiz kalmanın muvafakat olarak kabul edileceğine ilişkin gerekçede esas alınan Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin örnek ilamının her ilamın kendi dosyasına has olabileceğini, bu davada önemli olan başka hususların da olabileceğini, ancak Bölge Adliye Mahkemesi ilamında bu hususların değerlendirilmediğini, Bölge Adliye Mahkemesi ilamında alınan harç ile yerel mahkeme kararında verilen vekalet ücretinin sadece ecrimisil yönünden mümkün iken taşınmazın toplam değeri üzerinden hesaplanarak hükmedilmesinin hatalı olduğunu ve re'sen belirlenecek hususların dikkate alınması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “İyiniyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 inci maddesi ve “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Dosya kapsamı ve tanık beyanlarından da anlaşıldığı üzere, dava konusu 101 ada 4 parsel sayılı taşınmaz öncesinde davalının eşi adına tapuda kayıtlı iken satış yolu ile davacıya intikal etmiştir. Davacı ile davalı ... kardeştirler. Davacının kayıt maliki olduğu 1999 yılından dava açma tarihine kadar davacı, kardeşi olan davalının taşınmazı kullanmasına engel olmamıştır. Bu davada davacının tapu kayıt maliki olduğu tarih ile dava açma tarihi arasında geçen uzun sürede davalının, taşınmazı davacının rızası ile kullandığını kabul etmek gerekir. Bu sebeple davalının kullanımının haksız olduğu söylenemez. 3. Davacının dava açması ile muvafakatini geri aldığını kabul etmek gerekmekte olup davanın el atmanın önlenmesi yönünden kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak dava tarihinden önce davalının taşınmazı kullanımı haksız olmadığından ecrimisil yönünden mahkemece tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiş, ecrimisil yönünden davanın kabulüne karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir. 4. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı tarafın diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, 3. Davalı tarafın temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinde yer alan “2-Davacının ecrimisil talebin kabulü ile 6.803,66 TL ecrimisil alacağının dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,” ibaresinin çıkartılarak yerine “2-Davacının ecrimisil talebinin reddine,” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,21.12.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.