Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil Banka ile dava dışı ----- arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi uyarınca davadışı şirkete krediler tahsis edilerek kullandırıldığı, Davalı borçlunun da sözleşmeyi müteselsil kefil olarak imzalamış bulunduğu Sözleşme hükümlerine uyulmayarak borçların ödenmemesi nedeniyle hesap kat ihtarnamesi gönderilerek borcun ödenmesinin ihtar edildiği, ihtara rağmen borcun ödenmemesi üzerine borçlular aleyhine icra takibi başlatıldığını, borçluların itirazı
davacı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalıya verdiği nakliye hizmetine ilişkin olarak düzenlediği 8.932,99 TL tutarlı fatura borcunun ödenmemesi üzerine, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yönelik itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı, davaya cevap vermemiş, delil dilekçesi sunmuştur.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 21/II'ye göre faturalara itiraz süresi 8 gün olup bu süre içinde itiraz edilmemesi durumunda fatura içeriği kabul edilmiş sayılır. 19.08.2017 tarih ve ... numaralı ve 634,26 TL bedelli fatura ile 19.08.2017 tarih ve ... numaralı ve 7.659,91 TL tutarlı ... @ faturalar için davacı tarafından davalı tarafa 28.08.2017 tarihinde itiraz ihtarnamesi gönderilmiştir. Faturalar Kayıtlı Elektronik Posta ile gönderildiğinden 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 18'e dayanılarak çıkartılan Kayıtlı Elektronik Posta Sistemine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 12'inci maddesinde yer alan; 'Hesap sahibinin ya da işlem yetkilisinin, KEP hesabına erişerek gelen iletileri kontrol etmesi esastır. Mücbir sebep hâlleri dışında KEP hesabına erişilmemesi durumunda o işgünü içinde gelen iletinin ertesi işgünü hesap sahibine ulaştığı ve okunduğu kabul edilir.' hükmüne göre 6102 sayılı TTK m. 21/II'deki 8 günlük itiraz süresi hesaplanacaktır. Buna göre 19.08.2017 tarihli davalı tarafın iade @faturası 20.08.2017 tarihinde davacıya ulaşmış olup davacının 6102 sayılı TTK m. 21/II'ye göre 8 günlük itiraz süresi de bir gün sonra yani 20.08.2017 tarihinde başlamıştır. Sürenin dolduğu tarih ise 27.08.2017 tarihidir. Davacının itiraz için ihtarname gönderdiği tarih 28.08.2017 olup faturaların gönderildiği tarihten 9 gün sonradır. Dolayısıyla davacı taraf süresi geçtikten sonra itirazda bulunmuştur. Davacı taraf davalıya gönderdiği ve davalının iade @ faturası kestiği faturalardan sadece birine süresi içinde itiraz ederek 13.07.2017 tarih ve 967 sayılı ve 638,82 TL bedelli olanı çekişmeli hale getirmiş diğerlerinde ise davalı tarafın itirazını 6102 sayılı TTK m. 21/II'ye göre kabul etmiş sayılmıştır. 13.07.2017 tarih, 967 sayılı ve 638,82 TL bedelli olan fatura ile davacı taraf davalı tarafa saklama hizmeti verdiğini kanıtlamakta olduğundan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 561 ve 571'e göre vermiş olduğu saklama hizmetinin karşılığını alma hakkına sahip olup bu gerekçelerle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. Davalı tarafın kendi mallarını saklamak üzere davacı tarafa verdiğini ve saklama ücretini ödeyip ödemediğini bilebilecek durumda olması nedeniyle takibin tamamına yaptığı itiraz iyiniyetli görülmemiş % 20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Davacı tarafın iade faturalarına itiraz etmeyerek kesinleşmesine neden olduğu ve kendi kayıtları ile de bu durumu bilebilecek durumda olduğu diğer faturalar yönünden icra takibi başlatmış olması nedeniyle % 20 kötüniyet tazminatına hükmedilmiştir." gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yönelik itirazının 638,82 TL yönünden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, reddedilen 8.294,17 TL üzerinden %20 kötüniyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Dava konusu alacağın davalıya verilen lojistik ve depolama hizmetine ilişkin olduğunu, mahkemece tanzim edilen faturaların davalıya tebliğ edilmesinden bir ay geçtikten sonra sebepsiz yere iade faturası tanzim edilmesi nedeniyle, fahiş hata içeren bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın kısmen kabulüne karar verildiğini; Bir çok Yargıtay kararında belirtiltiği üzere, davalı tarafından kabul edilerek ticari defterlerine işlenen faturanın süre geçtikten sonra sebepsiz yere iade edilmesinin alacağın varlığını ortadan kaldırmayacağını, davacı tarafından düzenlenen faturaları, önce defterlerine işleyen davalının, aradan uzun süre geçtikten sonra iade faturası düzenlemesinin alacağa bir etkisinin bulunmadığını, davacı tarafından düzenlenen 30.06.2017 tarih 6037 no'lu 634,26 TL lik faturanın itirazsız kabul edilerek 19.08.2017 tarih ve ... numaralı iade faturası ile 49 gün sonra iade edildiğini, 14.07.2017 tarihli ... no'lu faturanın ise 19.08.2017 tarih ve ... no'lu iade faturasıyla 35 gün sonra iade edildiğini, mahkeme ve bilirkişinin maddi hata yaparak 19.08.2017 tarih ... numaralı ve 19.08.2017 tarih ... numaralı 2 adet e-faturanın iadesinin süresinde olmadığını kabul ettiğini, ancak 19.08.2017 tarihli iki faturanın itiraz tarihinin son gününün 27.08.2017 Pazar gününe denk geldiğini ve faturaların 28.08.2017 Pazartesi günü iade edildiğini;Bakırköy ... Noterliğinin ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin 28.08.2017 tarihinde keşide edilmesi nedeniyle faturaya süresinde itirazda bulunulduğunu, ancak mahkemece 19.08.2017 tarihli ... numaralı 634,26 TL ve 19.08.2017 tarih ... numaralı 7.659,91 TL miktarlı 2 adet e-faturanın süresinde itiraz edilmediği gerekçesiyle kabul edilmesinin hatalı olduğunu, fatura için öngörülen sürenin hak düşürücü süre olmadığını, müvekkilinin alacağının ve davalının iade faturası düzenlemesinin hukuki nedenlerinin belirlenmeden eksik incelemeyle karar verildiğini, müvekkilinin haklı takibi için açtığı dava sonucunda kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın tam kabulüne, karar verilmesini istemiştir.