T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/1261 Esas KARAR NO : 2026/372 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2020/601 Esas- 2023/260 Karar TARİH: 11/04/2023 DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 02/03/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/1261 Esas KARAR NO : 2026/372 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2020/601 Esas- 2023/260 Karar TARİH: 11/04/2023 DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 02/03/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı Borçlu şirketten 2 adet Yüz maskesi ve 4 adet te lastik yapıştırma aparatı olacak şekilde toplam 1.800.000,00 TL bedelli satın alınması yönünde anlaştıklarını, Davalı şirket tarafından 09.04.2020 tarihinde proforma faturalar düzenlenmiş aynı günlerde de Davacı şirket olarak davalıya makinelerin tamamı olan 1.800.000,00 TL. nakden ödendiğini belirtmiş akabinde 28.04.2020 tarihinde Davalı makineleri teslim etmiştir. Ancak Davalı şirketten satın alınan makineler ilk günden itibaren hiçbir şekilde randıman alınamamış, makinelerin belirtilen teknik veri ve özelliklere sahip olmadığı anlaşılmış ve sürekli arıza ve problemler ile karşı karşıya kalındığını, Nitekim Davalı şirket tarafından makinelerin tamir edilmesi için bazı girişimlerde bulunulmuşsa da sonuç değişmemiş ve gecikmeler nedeniyle yüz maskesi üretim aciliyeti ortadan kalkmış ve Davacı müvekkil şirket büyük zarara uğradığını, bu durumun davalı şirkete iletilmesi sonrası davacı şirketin mağduriyetini davalı şirket kabul etmiş makinelerin iade edilmesi koşulu ile ödenen paranın iade edileceği tahahüt edildiğini, bunun üzerine makineler 14.05.2020 tarihinde tam ve eksiksiz olarak davalı şirkete iade edildiğini, makinelerin iade edilmesi akabinde davalı şirket tarafından Davacı müvekkil şirkete nakten ve keşide ettiği bono ile 1.411.465,50 TL. para iade ödemesi yapıldığını, ancak bakiye 388.534,50 TL. şirket tarafından çeşitli bahaneler ileri sürülerek ödemediğini, bakiye 388.534,50 TL borcun ödenmesi için ... .Noterliği .....08.2020 tarih ve ... Yevmiye nolu ihtarnamede özetle makinelerin tamamının iade edildiği ve bakiye 388.534,50 TL.'nin ödenmesi ihtar edildiğini, davalı şirket ....... Noterliği .....08.2020 tarih ve ...yevmiye nolu ihtarnamesinde özetle: | adet yüz makinesinin iade edilmediğini, dolayısı ile makinelerinin tamamı iade edildiği yönündeki iddiaların yerinde olmadığı ve bedel iadesi talebinin kabul edilmediği ve Davalı şirketin Davacı şirketten 111.435,50 TL. alacaklı olduğu belirtildiğini, davacı şirketin, ....... İcra Dairesinin ... E. Sayılı dosyası ile aleyhine borcun ödenmemesinden ötürü takip başlattığını, davalı yan tarafından davacı müvekkiline karşı borçlarının olmadığını aksine 111.435,50 TL. alacaklı olduğunu beyan ederek takibin durması için itiraz edildiğini, 22.10.2020 tarihinde arabuluculuk toplantısında “Anlaşmama” olarak tutanak düzenlendiğini, bu tutanağını ibraz ettiğini belirterek takibin devamına karar verilmesi açılan takibe kötü niyetle itiraz edildiğinden ....... İcra Dairesinin ... E. sayılı icra dosyasında takip çıkışı asıl alacağa, faize ve tüm ferilerine Borçlu Şirket tarafından gerçekleştirilen hukuki dayanaktan yoksun ve bütünüyle usulsüz itirazın iptaline ve takibin devam etmesine, davalı yan aleyhine %20'den az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacı arasında, 2 adet .... makine gövdesi Model No:... makine ve 4 adet lastik yapıştırma aparatını satımı hususunda anlaşma yapıldığını, İmal edilen işbu makinelerin 09.04.2020 tarihli ...... nolu .......04.2020 tarih ve ..... nolu proforma faturaları düzenlenmiş ve makineler 28.04.2020 tarih ve ... nolu sevk irsaliyesi ile davacıya teslim edildiğini, 6 parça makinenin teslim alındığı davacının kabul ettiğini, Davacı söz konusu makineleri bir müddet kullandıktan sonra, piyasada....... ihtiyacının azaldığını beyanla, bir adet makinenin kendilerine yeteceğini, makinelerden bir adedini ve 4 adet lastik yapıştırma aparatını tarafımıza iade etmek istediğini beyan ettiğini ve yapılan iyiniyetli görüşmeler neticesinde satım bedelinden 1.411.465,50 TL”nin iadesi kararlaştırıldığını, bunun üzerine davacı 09.06.2020 tarihli .......seri nolu sevk irsaliyesi ile bir adet makine gövdesi ve 4 adet lastik yapıştırma aparatı içerikli 5 makineyi müvekkile iade ettiğini, satım bedelinden kalan kısım olan 388.564,50 TL” ise davalı yedinde bulunan makine bedeline mahsup edildiğini, böylelikle, bir adet yüz maskesi makine gövdesi Model No:... makine halen davacı da olduğunu belirttiğini,, buna rağmen, aradan bir müddet geçtikten sonra davalı ....... Noterliği” nin ........08.2020 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesini keşide ederek, sanki makinelerin tamamı iade edilmiş gibi satım bedelinden kalan 388.564,50 TL” nin iadesini talep ettiğini, ihtarnamedeki iddiaların doğru olmadığı, gerçeğin yukarıdaki anlatımlarımız gibi olduğu ve davacı taleplerinin kabul edilemeyeceğini, ........ Noterliğinin 31.08.2020 tarih ve ...yevmiye sayılı ihtarnamesi ile cevaben davacıya bildirildiğini, bu kere davacı .........İcra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icrai takipte bulunduğunu, davacının dayandığı belgeler itibariyle davanın itirazın iptali değil, alacak davası olarak ikamesi ve görülmesi gerekir, kanaatinde olduklarını, bu sebeple davanın reddini talep ettiğini, bir adet makine gövdesi, izah ettiğimiz üzre yapılan görüşmeler neticesinde davacı yedinde kaldığını, davacının 6 parça makinenin 14.05.2020 tarihinde iade edildiğini iddia etmekte olduğunu ancak aynı davacı ekte sunduğu 09.06.2020 tarihli ......seri nolu sevk irsaliyesi ile bir adet makine gövdesi ve 4 adet lastik yapıştırma aparatı içerikli 5 makineyi müvekkile iade ettiğini, bu irsaliyenin tarihi, davacının iddiasına dayanak irsaliye tarihinden sonra olduğunu davacı tarafın dava dilekçesinde, “makinelerden daha ilk günden randıman alınamadığını, makinelerin belirtilen teknik veri ve özelliklere sahip olmadığını, sürekli arıza ve problemlerle karşılaşıldığını iddia etmekte olduğunu, bu iddianın, tamamen asılsız olduğunu, böyle bir durum söz konusu ise, davacının ayıp ihbarına ilişkin, usul, süre ve şekillere uygun olarak ihbarda bulunması gerektiğini, böyle bir ihbarda bulunulmadığını, esasen iddiaların varit olmadığını, Makinelerden 5 adedinin iadesinin nedeni, davacının piyasada yüz maskesi ihtiyacının azaldığını ve bu sebeple bir kısım makinelerin iadesi yönündeki isteğini müvekkilin iyi niyetle kabul etmesi olduğunu, bu hususun yargılamalar sırasında tanık anlatımlarıyla ispatlanacağını, yukarıda izah ettiğimiz üzere, davanın haksız ve kötü niyetle ikame edilmiş bir dava olduğunu, davacının takibinde haksız ve kötü niyetli olduğunu, Müvekkilinin iyi niyetini suistimal ettiğini, bu sebeple, davanın reddine karar verilmesini, fazlaya dair hakları baki kalmak üzre cari hesabına istinaden 111.435,50 TL alacağının saklı tutulmasına karar verilmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi ..../04/2023 tarih ve 2020/..... Esas- 2023/....Karar sayılı kararında; "....Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde davacı ile davalının iki adet .......yapımı makine gövdesi ve 4 adet......makinesinin 1.800.000 TL'ye alım satımı hususunda anlaştıklarının, davalı tarafça makinelerin teslim edildiğinin, davacı tarafçada bedelin ödendiğinin, makinelerde arıza ve problemler bulunduğunun, bu arıza ve problemlerin davalı tarafça giderilemediğinin, makinelerden istenilen verimin alınamadığının ve ihtiyacın da azalmasıyla makinelerin iadesi hususunda tarafların anlaştıklarının davacı tarafça makinelerin iade edildiğinin ancak davalı tarafça ödenen 1.800.000 TL'den 388.534,50 TL'nin geri ödenmediğinin beyan edildiği, davalı tarafça sunulan cevap dilekçesinde davacı tarafça makinelere olan ihtiyacın azaldığı belirtildiğinden taraflar arasında bir adet .......yapımı makine gövdesi ve 4 adet .... makinesinin iadesinin kararlaştırıldığının, 5 adet makinenin iade edildiğinin, 1 adet yüz maskesi gövdesinin davacıda kaldığının iade edilmediğinin beyan edildiği, dava dilekçesinin ekinde davaya konu makinelere ait düzenlenen iki adet 14/04/2020 ve 09/04/2020 tarihli proforma faturaların sunulduğu, faturalardan makine gövdelerinin 500.000'er TL, yapıştırma makinelerinin 200.000'er TL'ye satıldığının anlaşıldığı, davacı tarafından sunulan banka dekontlarından davacı tarafından davalıya 09/04/2020 tarihinde 900.000 TL, 14/04/2020 tarihinde 900.000 TL ödeme yapıldığı, davacı tarafından ödemelerin eksiksiz olarak yapıldığı, davalı tarafından davacıya da 09/06/2020 tarihinde 540.520 TL, 15/06/2020 tarihinde 169.920 TL, 19/06/2020 tarihinde 156.825,50 TL, 28/07/2020 tarihinde 544.200 TL olmak üzere toplamda 1.411.465,55 TL iade ödemesi yapıldığı, davalı tarafından davacıya 14/08/2020 tarihli 388.534,50 TL+kdv fatura düzenlendiği bu faturaya karşı davacı tarafça 14/08/2020 tarihinde iade faturası düzenlendiği, davacı tarafça 6 adet makinenin iade edildiği iddiasına ilişkin olarak 14/05/2020 tarihli sevk irsaliyesinin, davalı tarafından ise 5 makinenin iade edildiği iddiasına ilişkin olarak 09/06/2020 tarihli sevk irsaliyesinin sunulduğu, davacı tarafça 09/06/2020 tarihli irsaliyeye karşı davacı tarafça 6 adet makinenin iade edildiğinin, iadeden sonra davacının bilgisi dışında davalı tarafından 5 adet makinenin geri gönderildiğinin davacı tarafından da geri gönderilen 5 adet makinenin tekrar davalıya iade edildiğinin beyan edildiği, davalı tarafça da 14/05/2020 tarihli sevk irsaliyesindeki imzaya itiraz edildiği, sevk irsaliyesindeki imzanın davalı tarafa ait olup olmadığının incelenmesi için ATK'dan rapor alındığı, alınan raporda karbon nüshadaki imzanın davalı şirket yetkilisi ...'a ait olduğunun belirtildiği, incelemenin karbon nüsha üzerinde yapılması nedeniyle davalı tarafça itiraz edildiği, davacı vekiline ıslak imzalı sevk irsaliyesini sunmak üzere süre verildiği, davacı tarafça ıslak imzalı sevk irsaliyesinin davalıda kaldığının bu nedenle sunulamadığının beyan edildiği, davacı tarafça ıslak imzalı belge aslı sunulmamış ise de davanın ticari dava olması ve delil olarak ticari defterlere de dayanılması nedeniyle ticari defterlerde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiği, tarafların ticari defterlerinin incelenmesinden davacı tarafın ticari defterlerinde davacının davalıdan 388.534,50 TL alacaklı olduğunun kayıtlı olduğu, davalı tarafın ticari defterlerinde de yukarıda belirtilen davacı tarafından yapılan ödemelerin, davalı tarafından yapılan iade ödemelerinin, fatura ve iade faturasının kayıtlı olduğu ve davacının davalıdan 388.534,50 TL alacaklı olduğunun kayıtlı olduğu, davacı tarafın ticari defterlerindeki kayıtlar ile davalı tarafın ticari defterlerindeki kayıtlar arasında aykırılık ve çelişki bulunmadığı bu nedenle 6100 sayılı HMK'nun 222.maddesi kapsamında davacı lehine delil oluşturacağı ve davacı tarafça iddialarının ispat edildiğinin kabul edilmesi gerektiği aksinin davalı tarafça yeterli delillerle ispat edilemediği anlaşıldığından davanın kabulü ile davalının......İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile, takibin kaldığı yerden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda ticari faiz uygulanmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..."gerekçesi ile, '' "1-Davanın KABULÜ ile, -Davalının...... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile, takibin kaldığı yerden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda ticari faiz uygulanmasına, -Asıl alacağın %20'si olan 77.706,90 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,.. '' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Dayanak gösterdiği ......05.2020 tarih ve....... nolu sevk irsaliyesi altındaki imza müvekkil şirket yetkilisi ...’ a ve yetkili personele ait olmadığını ve keza müvekkil ticari kayıtlarında bulunmadığına yönelik savunmasına ilişkin yapılan imza incelemesi neticesi alınan bilirkişi raporunda, karbon nüsha üzerinde inceleme yaparak imzaların müvekkile ait olduğununu belirtildiğini, ancak Yargıtay kararları ile de içtihat edildiği üzere imza ve yazı incelemesinin evrak aslı üzerinde yapılması gerektiğini, bu sebeple taşıma irsaliyesi üzerinde yapılan inceleme sonrası düzenlenen Adli Tıp Raporu'nun usul ve yasaya uygun olmadığını ve hükme esas alınamayacağını, tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede ise, davaya dayanak gösterilen 14/05/2020 tarihli sevk irsaliyesinin müvekkil ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı ortaya çıktığını, taşıma irsaliyesinin davacı tarafından faturaya bağlanmadığının tespit edildiğini, davacının 6 parça makinenin 14.05.2020 tarihinde iade edildiğini iddia ettiğini, ancak aynı davacının, dosyaya sundukları; bir adet makine gövdesi ve 4 adet lastik yapıştırma aparatı içerikli 5 makineyi iadesini havi, 09.06.2020 tarihli ....... seri nolu sevk irsaliyesi tanzim ettiğinin görüldüğünü, bu irsaliyenin tarihi, davacının iddiasına dayanak irsaliye tarihinden sonra olduğunu, bu itibarla, (raporda ve yukarıda belirtilen) 14.05.2020 tarihli taşıma irsaliyesiyle tamamının iade edildiği iddia olunan makinaların, nasıl olur da 5 parçası 09.06.2020 tarihinde tekrar iade edilebilir olduğunu, dosyaya mübrez bu irsaliyeye, davacı tarafından itiraz edilmemiş, bilakis kabul edildiğini, davacı taraf kendisinden sadır 09.06.2020 tarihli beş makinenin iadesini havi irsaliyeyi cevaba cevap dilekçesinin 3. sahife 2. paragrafında davalı taraf 6 adet makineyi iade aldıktan sonra anlaşmayı bozarak para iadesi yapmakta zorlandığını, ancak 1 adet makineyi iade alabileceğini, diğer 5 adet makineyi ise müvekkil şirkete geri göndereceğini beyan ettiğini, bu talebin davacı şirket tarafından asla kabul edilmediğini, buna rağmen davalı tarafın 5 adet makineyi müvekkil şirketin işyeri bahçesine bıraktığını, durumu fark eden şirket yetkililerinin ivedilikle 5 adet makineyi tekrar davalı şirkete iade ettiklerini, bu iade işlemi için .......06.2020 tarihli ve ...... seri numaralı sevk irsaliyesi düzenlendiğini ve davalı şirket yetkilisine imzalatıldığını şeklindeki iddiasının ticari hayata uygun olmadığını ve basiretli bir tacirin yükümlülüklerine açıkça aykırı olduğunu, davaya dayanak gösterilen 14.05.2020 tarihli irsaliye ile 09.06.2020 tarihi arasında 26 gün olduğunu, davacı, 26 gün sonraki tarihi" ivedilikle" kavramıyla açıklamaktadır ki bu husus mahkemece değerlendirilmdiğini, tekrar bilirkişi incelemesi taleplerinin kabul edilmediğini, savunmalarının tanıklarının beyanları ile doğrulandığını, davalı tarafından davacıya teslim edilen bir adet makinenin davacının uhdesinde kaldığını ve bu savunmanın davacının tevilli ikrarı ile kabul edildiğini, davalının davacıya borcu olmadığını, bu sebeplerle Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; davacının davalıdan satın aldığı dava konusu makinelerin ayıplı olması sebebiyle iade edilmesine rağmen ödenen makine bedelinin bakiye kısmının iade edilmediği iddiasıyla alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Somut uyuşmazlıkta, davacı tarafından davalıdan proforma faturaya dayalı olarak iki adet yüz maskesi makine gövdesi ve dört adet lastik yapıştırma aparatının toplam 1.800.000,00 TL bedelle satın alındığı, söz konusu makinelerin davalı tarafından davacıya teslim edildiği, ancak ayıplı olduğu iddiasıyla makinelerin davacı tarafından davalıya iade edildiği, iadenin davalı tarafından kabul edilerek 1.411,465,50 TL makine bedelinin davacıya geri iade edildiği, taraflar arasında bu hususlarda herhangi bir ihtilaf bulunmadığı anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki temel ihtilaf davalı tarafından davacıya teslim edilen makinelerden bir adet yüz maskesi gövdesinin davalıya iade edilip edilmediği noktasındadır. Davacı tüm makinelerin 14/05/2020 tarihli imzalı taşıma irsaliyesi ile davalıya iade edildiğini iddia etmiş, davalı ise söz konusu taşıma irsaliyesinin kendi ticari defterlerinde kayıtlı olmadığını, taşıma irsaliyesi altındaki imzanın davalının yetkilisine veya çalışanına ait olmadığını, 5 adet makinin davacı tarafından davalıya 09/06/2020 tarihli sevk irsaliyesi ile iade edildiğini savunmuştur. Davacının tüm makinelerin iadesine ilişkin düzenlediği 14/05/2020 tarihli taşıma irsaliyesinin aslının davalıda olması sebebiyle dosyaya sunulamadığını beyan ettiği, dosyaya sunulan karbon nüsha üzerinde yapılan inceleme sonrası düzenlenen Adli Tıp Kurumu raporunda imzanın davalı şirketin yetkilisi ...'a ait olduğunun tespit edildiği, her ne kadar imza incelemesinin evrak aslı üzerinde yapılması asıl ise de söz konusu taşıma irsaliyesi incelendiğinde eksiksiz teslim alan kısmında atılı imza ile davalı şirket yetkilisine ait imzalar ve davalının itiraz etmediği 09/06/2020 tarihli sevk irsaliyesi altındaki imza karşılaştırıldığında çıplak gözle dahi aynı kişi tarafından atıldığının anlaşıldığı, bunun yanında davalı tarafından davacıya düzenlenen iade edilmeyen makineye ilişkin 14/08/2020 tarihli KDV dahil 458.470,71 TL bedelli faturanın davacı tarafından davalıya iadesi amacıyla aynı tarihli ve aynı bedelli fatura düzenlenerek iade edildiği, davacı tarafından düzenlenen iade faturasının davalı tarafından kabul edilerek ticari defterlerine işlendiği, her iki tarafın ticari defterlerinde davalının davacıya 388.534,50 TL borçlu olduğunun tespit edildiği, söz konusu deliller birlikte değerlendirildiğinde davacının 14/05/2020 tarihli taşıma irsaliyesi ile atlı adet olmak üzere tüm makineleri davalıya iade ettiğinin ve 09/06/2020 tarihli sevk irsaliyesinin davalının beş adet makineyi davacının kabul etmemesi üzerine bahçelerine bırakmaları sebebiyle tekrar makinelerin iadesi için düzenlediği iddiasının ispat edildiği, ayrıca dava konusu yüz maskesi makine gövdesi ile lastik yapıştırma aparatının ancak birlikte yüz maskesi üretebileceği ileri sürüldüğünden davacının bir adet makine gövdesini iade etmemesinin kendisi için bir menfaat sağlamayacağı ve bir adet makine gövdesi bedelinin davacıya 500.000,00 TL bedelle satılmasına rağmen kullanılan makine için daha az miktarda fatura düzenlenmesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı düşünüldüğünde de davalının savunmalarının somut uyuşmazlığa uygun olmadığı, 14/05/2020 tarihli taşıma irsaliyesine ilişkin fatura düzenlenmemesinin tek başına makinelerin teslim edilmediği anlamına gelmeyeceği, davalı savunmasının davanın değeri itibariyle tanık ile ispatının yasal olarak mümkün olmadığı gözetilerek Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi isabetli olup, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 26.540,79 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 6.635,19 mahsubu ile bakiye 19.905,60 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde avansı yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 02/03/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.