4. Hukuk Dairesi 2009/14367 E. , 2010/13476 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 05/03/2009 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; istemin bir bölümünün kabulüne ilişkin 29/09/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dil
**4. Hukuk Dairesi 2009/14367 E. , 2010/13476 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 05/03/2009 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; istemin bir bölümünün kabulüne ilişkin 29/09/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Davacı, ana muhalefet partisi genel başkanı olan davalının, dava dışı ... gazetesi köşe yazarı ... ... ile yaptığı 27.02.2009 günlü söyleşide söylediği sözlerin kişilik haklarına saldırı oluşturduğunu ileri sürerek, davalının manevi tazminat ile sorumlu tutulmasını istemiştir. Davalı ise, yerel seçim öncesinde siyasi iktidarın uygulamalarını ve işsizliğe karşı yedi maddelik acil önlem planına karşı davacı başbakanın tavrının eleştirildiğini belirterek istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur. Yerel Mahkemece, siyasi eleştiri sınırının aşıldığı gerekçesiyle davalı manevi tazminat ile sorumlu tutulmuştur. Dosya içeriğinden, 29 Mart 2009 yerel seçimlerinden önce siyasi gösteri toplantılarının (mitinglerin) düzenlendiği süreçte, başbakan olan davacının işsizlik ve ekonomik kriz ile ilgili alınacak acil önlemler konusunda ana muhalefet partisi genel başkanı olan davalıya önerilerini sorduğu, davalının yedi maddeden oluşan acil önlem planını kamuoyu ile paylaştığı, davacının da siyası gösteri toplantısında davalının önerilerini eleştirdiği, davalının ise bu eleştiriler karşısında dava dışı ... gazetesi köşe yazarı ... ... ile yaptığı 27.02.2009 günlü söyleşide; “…sen ne biçim siyasetçisin? Bir maganda üslubudur gidiyor…”, “…Bu maganda üslubunun bir sonu olacak mı?” biçimindeki sözlerle karşılık verdiği anlaşılmaktadır. Gelişim biçimi yukarıda anlatılan olayın, iktidar partisi genel başkanı olan davacı ile ana muhalefet partisi genel başkanı olan davalı arasında 29 Mart 2009 yerel seçimler öncesinde yaşandığı; siyasi gösteri toplantılarında oy kaygısıyla hareket eden tarafların karşılıklı siyasi söylemler içerisine girdikleri anlaşılmaktadır. Davacı ve davalı bilinen siyasi kişilikler olup eleştiri ağır olsa bile, eleştirilere olağan olandan daha fazla katlanabilmelidirler. Bir söyleşi sırasında davalı tarafından davacının siyasi tavrına yönelik olarak söylenen sözler, davacının kişilik haklarına saldırı oluşturmaz. Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilerek istemin tümden reddedilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle, davalının manevi tazminat ile sorumlu tutulmuş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 20/12/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.