10. Hukuk Dairesi 2025/12587 E. , 2026/817 K. "" MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/379 E., 2025/1187 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Erzincan 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2021/672 E., 2023/668 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... ta…
10. Hukuk Dairesi 2025/12587 E. , 2026/817 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/379 E., 2025/1187 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Erzincan 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2021/672 E., 2023/668 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dilekçesinde özetle; müvekkili ...'un davalı şirket bünyesinde 28.03.2012 - 06.10.2014 tarihleri arasında aralıksız şekilde tır şoförü olarak çalıştığını, müvekkilinin, Erzincan 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinin 2014/664 E. 2016/296 K. sayılı dosyası ile davalı tarafa karşı işçilik alacaklarından kaynaklı dava açtığını ve bu davanın 09.12.2019 tarihinde kesinleştiğini, davalı firma müvekkilinin çalışmasını asgari ücret üzerinden SGK'ya bildirerek prim yatırdığını, oysa ki; söz konusu yargılamada müvekkilinin ücretinin asgari ücret üzerinde olduğunun ortaya çıktığını, davacının 2012 yılı brüt ücreti 1.678,53-TL, 2013 yılı brüt ücreti 1.818,41-TL, 2014 yılı brüt ücreti 1.958,29-TL iken belirtilen dönemlere ilişkin asgari ücretli çalışan olarak bildirildiğini, davanın kabulü ile 28.03.2012 - 06.10.2014 tarihleri arasında müvekkilinin aldığı gerçek ücret üzerinden eksik yatan primlerin tespiti ile eksik yatan primlerin prim günlerine ilavesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı şirket vekili dilekçesinde özetle; davayı hukuki dayanaktan yoksun talepler içermesi nedeniyle kabul etmediklerini, müvekkilinin davacının aylık ücretlerini gerçek miktar üzerinden bordrolaştırdığını ve Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirdiğini, dava dayanağı yapılan Erzincan 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/664 E. 2016/696 K. sayılı kararında yapılan tespitlerin talebe esas alınamayacağının açık olduğunu, davacının her ay çalışma süresi ve gerçek ücret alacağı SGK'ya bildirildiğini, gerçek ücret üzerinden primler yatırıldığını, iddia edildiği şekilde bildirilmeyen ücret ve prim bulunmadığını beyan etmiştir. 2.Davalı SGK Başkanlığı vekili dilekçesinde özetle; davacının sigorta primine esas kazanca ilişkin olarak Kuruma herhangi bir başvurusunun olmadığını, öncelikle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddini talep ettiklerini, işçi alacaklarına ilişkin davanın prime esas ücretin tespitinde kesin delil niteliğinde olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının sigorta primine esas kazançlarının eksik bildirildiğine karar verilmesi halinde bu hususta Kuruma kusur izafesinin mümkün olmadığından Kurumun yargılama giderleri ve avukatlık ücretinden sorumlu tutulmaması gerektiğini ileri sürmüştür. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin asgari ücretin üstünde ücret aldığını, Mahkemece eksik araştırma ve inceleme neticesinde hüküm kurulduğunu iddia ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık prime esas ücretin tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisine yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.