5. Ceza Dairesi 2010/962 E. , 2010/5711 K. Irza geçme, zorla kaçırıp alıkoyma ve zorla senet imzalatma suçlarından sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'un yapılan yargılanmaları sonunda; sanık ...'un zorla senet imzalatma ve ırza geçme suçlarından beraetine, sanıklar ... ve ...'nin eylemlerinin şantaj suçunu oluşturduğunun kabulüyle mahkümiyetlerine ve hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına, katılan sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK.nun 32/1. maddesi uyarınca ceza verilm…
**5. Ceza Dairesi 2010/962 E. , 2010/5711 K.** **"İçtihat Metni"** Irza geçme, zorla kaçırıp alıkoyma ve zorla senet imzalatma suçlarından sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'un yapılan yargılanmaları sonunda; sanık ...'un zorla senet imzalatma ve ırza geçme suçlarından beraetine, sanıklar ... ve ...'nin eylemlerinin şantaj suçunu oluşturduğunun kabulüyle mahkümiyetlerine ve hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına, katılan sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK.nun 32/1. maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına, katılan sanık ...'in ırza geçme ve reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçlarından mahkümiyetine dair, Uşak Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 07.10.2008 gün ve 2005/71 Esas, 2008/285 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi katılan sanık ... müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi; Uşak Cumhuriyet Başsavcılığının 20/05/2005 tarih ve 2005/1199 Esas sayılı iddianamesi ile, zorla senet imzalatmak suçundan ..., ..., ... ve ... haklarında açılan kamu davasının yargılaması sırasında Uşak Ağır Ceza Mahkemesinin 18.10.2005 günlü celsesinde talebinin kabulü ile sanık ...'in katılan sıfatını aldığı, anılan mahkemenin 18/10/2005 tarih ve 2005/162 Esas, 2005/203 sayılı Kararı ile bu dosyanın 2005/71 Esas sayılı dosya ile birleştirilmesine karar verildiği, mahkemenin 2005/71 Esas sayılı dosyanın yargılamasına konu Uşak Cumhuriyet Başsavcılığının 07/03/2005 tarih ve 2005/458 Esas sayılı iddianamesi ile sanık ... hakkında ırza geçme suçundan açılmış olan kamu davasında sanık ...'in kamu davasına katılmasına karar verilmediği gibi bu suçtan doğrudan doğruya zarar görmemesi nedeniyle açılan kamu davasına katılması da mümkün görülmediğinden katılan sanık müdafiin sanık ...'un ırza geçme suçuna yönelik temyiz istemleri ile Dairemizce de benimsenen YCGK’nun 12.02.2008 gün ve 2007/9-230 Esas, 2008/23 sayılı Kararına göre de hükmolunan ceza tutarına nazaran koşulları bulunmayan duruşma isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 317 ve 318. maddeleri uyarınca reddiyle, sanıklar ... ve ... hakkında şantaj suçundan dolayı CMK.nun 231. maddesi uyarınca verilen hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların 5271 sayılı CMK.nun 231/12. maddesine göre itirazı kabil nitelikte olması nedeniyle CMK.nun 264. maddesi hükmü de gözetilerek katılan sanık müdafiin temyiz dilekçesinin itiraz olarak değerlendirilip mahallinde merciince karar verilmesi gerektiği ve bu nedenle temyiz kapsamında bulunmadığı anlaşıldığından, incelemenin katılan sanık ... hakkında ırza geçme ve reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma, sanık ... ve sanık ... haklarında zorla senet imzalatma suçlarından kurulan hükümlerle sınırlı yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Sanık ... hakkında zorla senet imzalatma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraet hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan sanık müdafiin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün tebliğname gibi ONANMASINA, Sanık ... hakkında zorla senet imzalatma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise; YCGK'nun 15.04.2008 gün ve 2008/22-80 sayılı kararında da belirtildiği üzere, CMK.nun 223/3-a maddesi uyarınca kusurunun bulunmaması nedeniyle ceza verilmesine yer olmadığına ve 5237 sayılı TCK.nun 32 ve 57. maddeleri gereğince güvenlik tedbirine hükmedilebilmesi için; suçun sübutunu ve vasfını belirlemeye yönelik araştırmalar eksiksiz olarak yapılması, bu bağlamda aynı iddia nedeniyle ... ve ...'nın eylemlerinin şantaj niteliğinde olduğu kabul edilerek verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olması karşısında, ... Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulu'nun 17 Mart 2006 tarih ve 639 (B) karar nolu raporunda sonuç olarak ......’nın 2003-2004 tarihleri itibari ile zorla senet imzalatma suçu nedeniyle cezai sorumluluğunun olmadığının belirtildiği anlaşılmakla şantaj suçu açısından da ek rapor alınıp dosya tekemmül ettirildikten sonra Anayasanın 141, CMK.nun 32, 230. maddelerine uygun olarak Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde kanıtların değerlendirilmesi, tutarlı şekilde tartışılması ve varsa çelişkilerin giderilmek suretiyle öncelikle yüklenen suçun akıl hastası sanık tarafından işlenip işlenmediğinin kesin biçimde saptanması gerektiği gözetilmeksizin, sanığın eyleminin hangi delillere dayalı olarak sabit kabul edildiği açıklanmadan gerekçeden yoksun biçimde ve yetersiz rapora dayanılarak yazılı şekilde hüküm tesisi, Katılan sanık ... hakkında ırza geçme ve reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarına gelince; Vajinal ve fiili livata suretiyle birden çok kez kendisine yönelik ırza geçme eyleminin yapıldığını ifade eden ... hakkında düzenlenen, ... Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Kurulu'nun 11 Temmuz 2005 tarih ve 1981 karar nolu raporunda sonuç olarak, ifadelerine kuvvetli delillerle desteklendiği takdirde itibar edilebileceğinin belirtildiği, yine ... İhtisas Kurulu'nun 11 Temmuz 2005 tarih ve 1981 karar, 17 Mart 2006 tarih ve 639 (B) karar, 29 Şubat 2008 tarih ve 937 karar nolu raporlarının içeriklerinde ... İhtisas Kurulu'nun 24.06.2005 tarihli muayene kağıdında; 2+3=4; (parmakla gösterilen 4'e 3 dediğinin), ana renkleri kısmen bildiğinin belirtildiği, ... Devlet Hastanesi tarafından verilen 03.02.2005 günlü doktor raporunda hymende saat 01.12.06 hizasında eski olduğu gözlenen birkaç yırtık tespit edildiği, fiili livata olgusuna rastlanmadığı, katılan sanık ... hakkında düzenlenen Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Kurulu'nun 15 Ağustos 2007 tarih ve 3250 karar nolu raporuna göre, yapılmış tetkiklerde ilk olarak Temmuz 2005 tarihinde organik nedenli sertleşme bozukluğunun tanımlandığı ve bu tarihten itibaren cinsel iktidarına haiz olmadığı, ancak söz konusu bozukluğun ne kadar zaman öncesinde başlandığının tespitinin tıbben mümkün olmadığı, katılan sanığın aşamalardaki istikrarlı savunmaları nazara alınarak, ..., annesi ..., babası ...'in aşamalarda farklılık arzeden anlatımları, katılan sanık ... ile kendi aralarında gelişen olaylar, olayın ortaya çıkış şekli dikkate alındığında; katılan sanığın savunmasının aksine cezalandırılmasını gerektirir her türlü kuşkudan uzak yeterli delil bulunmadığı gözetilmeden sanığın atılı suçlardan beraeti yerine yazılı şekilde mahkümiyetine karar verilmesi, Kabule göre de; ...'nın olay tarihini 2003-2004, anne ve babasının ise naklen 2004'ün 8. veya 9. ayları olarak ifade etmelerine göre suç tarihinin 2003 yılı olarak kabul edilmesinin gerekçesinin karar yerinde gösterilmemesi, Hükmün esasını oluşturan kısa kararda yargılama giderleri ile dökümünün gösterilmemesi suretiyle CMK.nun 324/2. maddesine muhalefet edilmesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nda cezaların içtimaına ilişkin bir hüküm bulunmadığı gözetilmeden erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması konusunda yazılı şekilde “içtimaen verilen ceza miktarına göre verilen cezalar hakkında erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına” dair yasal olmayan gerekçeyle karar verilmesi, Kanuna aykırı, katılan sanık ... müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.