2. Hukuk Dairesi 2015/23651 E. , 2017/2677 K. "" Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından, kusur belirlemesi, tazminat ve nafaka miktarları ile erkek yararına hükmolunan manevi tazminat yönünden; davalı erkek tarafından ise, tamamına yönelik olarak temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Mahkemece, taraflar eşit kusurlu kabul edilerek boşanmaların…
**2. Hukuk Dairesi 2015/23651 E. , 2017/2677 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından, kusur belirlemesi, tazminat ve nafaka miktarları ile erkek yararına hükmolunan manevi tazminat yönünden; davalı erkek tarafından ise, tamamına yönelik olarak temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Mahkemece, taraflar eşit kusurlu kabul edilerek boşanmalarına hükmedilmiştir. Davalı erkek süresinde cevap dilekçesi vermemiştir. Davaya süresi içinde cevap vermemiş olan davalı, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkar etmiş sayılır (HMK m.128) ve diğer tarafın kusurlu olduğuna yönelik bir vakıa ileri süremez.Bu durumda davacı kadına kusur yüklenmesi mümkün değildir. Davacı kadın ise dava dilekçesinde erkeğin "fiziksel şiddet uyguladığı" vakıasına dayanmamıştır. Davacının dayanmadığı vakıaların hükme esas alınması mümkün değildir (HMK m. 25/1). Bu nedenle, fiziksel şiddet eylemi erkeğe kusur olarak yüklenemez.Yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davalı erkeğin, eşi hakkında "Alın bunu, sk…. gidin, alıp götürmezseniz sabah gelip cesedini görürsünüz" dediği anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu olaylar karşısında evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebebiyet veren olaylarda, davalı erkeğin tam kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Hal böyle iken, mahkemece tarafların eşit kusurlu kabul edilmesi doğru değil ise de; verilen boşanma kararı sonucu itibariyle doğru olduğundan hükmün kusura ilişkin gerekçesinin düzeltilmek suretiyle onanmasına karar verilmesi gerekmiş (HUMK m. 438/son), tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2-Taraflar cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile serbestçe, ön inceleme aşamasında ise ancak karşı tarafın açık muvafakati ile iddia veya savunmalarını genişletebilir yahut değiştirebilirler. Ön inceleme duruşmasına taraflardan biri mazeretsiz olarak gelmezse, gelen taraf onun muvafakati aranmaksızın iddia ve savunmasını genişletebilir. Ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra iddia veya savunma genişletilemez yahut değiştirilemez. Islah veya karşı tarafın açık muvafakati saklıdır (HMK.m.141). Davalı erkek süresinde vermediği cevap dilekçesinde 50.000 TL manevi tazminat talep etmiş, davacı kadın ise bu taleple ilgili olarak açık bir muvafakat beyanında bulunmamıştır. Durum böyleyken, davalı erkeğin talep ettiği manevi tazminat talebi ile ilgili olarak "Karar verilmesine yer olmadığına" şeklinde karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. .../...