9. Hukuk Dairesi 2025/375 E. , 2025/3570 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/543 E., 2024/2477 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/124 E., 2023/20 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlend
**9. Hukuk Dairesi 2025/375 E. , 2025/3570 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/543 E., 2024/2477 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/124 E., 2023/20 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 01.02.2017 tarihinde geçici işçi vasfıyla yüklenici firma nezdinde işe başlayan davacının 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (375 sayılı KHK) gereği eklenen geçici 23. madde hükmü gereği 02.04.2018 tarihinde sürekli işçi kadrosuna atandığını, davacının sürekli işçi kadrosuna atadıktan sonra davalı tarafından mesleki bilgi ve becerisi gözetilerek 10.03.2020 tarihinde süresiz olarak bilgi işlem-veri kayıt işinde görevlendirildiğini, 25.10.2021 tarihli temizlik işlerinin yapılmasına dair görevlendirme tarihine kadar sürekli şekilde bilgi işlem-veri kayıt personeli olarak çalıştığını, ancak veri kayıt işinde çalışan davacının meslek kodunun 9112.13 temizlik işleri meslek koduyla Kuruma bildirildiğini, davacının işe girdiği ilk günden itibaren hiçbir zaman temizlik işleri yapmadığını, davacı gerçeğe aykırı şekilde Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına bildirilen meslek kodunun düzeltilmesini davalıdan talep etmişse de işverence talebi reddedilerek davacının temizlik işlerinde görevlendirildiğini, temizlik işlerinin yapılmasına dair görevlendirmenin çalışma koşullarının ağırlaştırılması mahiyetinde olduğunu ve davacının üyesi bulunduğu sendika ile davalı işveren arasında imzalanan toplu iş sözleşmesinin 29/d hükmüne aykırı olduğunu ileri sürerek dava konusu temizlik işlerinin yapılmasına dair görevlendirmenin çalışma koşullarında esaslı değişiklik teşkil ettiğinin ve toplu iş sözleşmesinin 29/d hükmüne aykırı olduğunun tespiti ile iptaline, toplu iş sözleşmesinin 29/d hükmü uyarınca davacının daha önce yapmakta olduğu veri kayıt-bilgi işlem veyahut da aynı vasıfta işleri yapmakla görevlendirilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 01.03.2017 tarihinde temizlik personeli olarak yüklenici firma nezdinde çalışmaya başladığını, devamında temizlik personeli olarak sürekli işçi kadrosuna geçtiğini, davacının işe girdiği tarihten itibaren yoğun bakım, acil servis, sterilizasyon birimi, yataklı hasta servislerinde temizlik personeli olarak görev yaptığını, pandemi döneminde Hastanedeki personelin art arda Covid olması nedeni ile çalışma rutininin bozulduğunu, artan hasta sayısının iş yükünü arttırdığını, bu dönemde hastanenin diş polikliniklerinde sadece acil olan hastalara bakıldığını, davacının da diş polikliniklerinde temizlik personeli olarak tecrübeli olduğunu, acil hasta için açık olan diş polikliniğinde hem temizlik hem de hasta kayıt işi yaptığını, bazen de covidli personel yerine başka birimde geçici süre ile veri kayıt işi yaptığını, bu durumun pandemiye özel bir durum olduğunu, davacıya resmî bir görevlendirme yapılarak veri kayıt işinin sürekli olarak yaptırılmadığını, pandemi sürecinin getirdiği olumsuzluk nedeni ile 01.11.2020-18.10.2021 tarihleri arasında hem kayıt, hem temizlik işini beraber yürüten davacının 18.10.2021 tarihinden sonra yine diş polikliniği ve diğer polikliniklerin temizliğinde kadrosuna uygun olarak çalıştığını, işe giriş bildirgesinde de işe giriş tarihi 02.04.2018, meslek adı ve kodunun ise 9112.13 - Temizlik Görevlisi (Hastane) olarak gösterildiğini, davacının aylık ücret ve özlük işlemlerinin temizlik personeli olarak yürütüldüğünü, davacının kadrosunun karşılığı olan işi yaptığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda davacının iş sözleşmesinin feshedilmediği, çalışmaya devam ettiği, dosyada mevcut görevlendirme yazısı, tanık beyanları ve son olarak davacının temizlik işlerinde çalışmaya başlatıldığına dair beyanları birlikte değerlendirildiğinde, davacının iş sözleşmesinde yapılan değişikliğin esaslı değişiklik olup olmadığının saptanmasında hukuki yararının bulunduğu, davacının fiilen Başhekimlik sekreteri olarak çalışmakta iken temizlik görevlisi olarak çalıştırılmasının 4857 sayılı İş Kanunu'nun (4857 sayılı Kanun) 22. maddesi gereğince çalışma koşullarında esaslı değişiklik teşkil ettiğinin tespitine karar verildiği, diğer taraftan iş hukuku mevzuatında görevlendirme emrinin iptaline ve eski işine iadeye yönelik bir düzenleme bulunmadığı gerekçesiyle, davacı hakkında temizlik görevlisi olarak yapılan görevlendirmenin iptali ve önceki yaptığı işi yahut bu işle vasıf olarak benzer işi yapmakla görevlendirilmesi taleplerinin ise hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının veri kayıt görevini yapmakta iken temizlik işlerini yapmak üzere görevlendirildiği ve görevlendirilmenin iptali ile daha önce yapmakta olduğu sekreterlik, bilgi işlem, veri kayıt veya aynı vasıfta işleri yapmakla görevlendirilmesinin talep edildiği, davacının iş sözleşmesinin feshedilmediği, davacı tarafından yapılan görevlendirme işleminin iptalinin istendiği, iş hukuku mevzuatında görevlendirme emrinin iptaline ve eski işine iadeye yönelik bir düzenleme bulunmadığından edaya yönelik bu talebin hukuki yarar yokluğu sebebiyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, dosyada mevcut görevlendirme yazısı, tanıkların beyanları ve son olarak davacının temizlik işlerinde çalışmaya başlatıldığına dair beyanları birlikte değerlendirildiğinde temizlik görevlisi olarak çalıştırılmasının 4857 sayılı Kanun'un 22. maddesi ve işyerinde yürürlükte olan toplu iş sözleşmesinin 29/d hükmü uyarınca çalışma koşullarında esaslı değişiklik niteliğinde olduğu ve bu yönden tespit talebinin kabulüne karar verilmesinin yerinde bulunduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının alt işveren firma nezdinde 01.03.2017 tarihinde temizlik personeli olarak çalışmaya başladığını ve akabinde temizlik personeli olarak sürekli işçi kadrosuna geçtiğini, davacının işe girdiği tarihten itibaren yoğun bakım, acil servis, sterilizasyon birimi, laboratuvar gibi birimlerde temizlik personeli olarak çalıştığını, 2. Pandemi sürecinin getirdiği olumsuzluk nedeni ile, davacı acil hasta için diş polikliniğinde hem temizlik hem hasta kayıt işi yaptığını, bazen Covid nedeniyle çalışamayan personel yerine de başka birimde geçici süre ile veri kayıt işi yaptığını, bu durumun pandemiye özel bir durum olduğunu, bir yılı aşmayacak şekilde 01.11.2020-18.10.2021 tarihleri arasında hem kayıt hem temizlik işini beraber yürüten davacının 18.10.2021'den sonra yine diş polikliniği ve diğer polikliniklerin temizliğini kadrosuna uygun olarak ifa ettiğini, 3. Davacının sürekli işçi kadrosuna geçişi sırasında işe giriş bildirgesinde işe giriş tarihi 02.04.2018, meslek adı ve kodunun 9112.13 - Temizlik Görevlisi olarak gösterildiğini, 4. Dosyaya sunulan bordrolara göre davacının aylık ücret ve özlük işlerinin temizlik personeli olarak yürütüldüğünü, davacının kadrosunun karşılığı olan işi yaptığını, 5. Davacıya veri kaydı yapması için resmî bir görevlendirme yapılmadığını, pandeminin olumsuz etkileri nedeni ile davacının, diş acil bölümünde ve Covid nedeniyle çalışamayan personeli takviye etmek için hasta kaydı ve temizlik işini kısa bir dönem birlikte yürüttüğünü, davanın tümden reddi gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Taraflar arasında, 375 sayılı KHK gereğince sürekli işçi kadrsounda çalışan davacının işyerinde uygulanan toplu iş sözleşmesi gereği vasıflı bir işte çalıştırılması gerektiğinin tespiti ile yapılan görevlendirmenin esaslı değişiklik kapsamında olup olmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır. 1. Davanın Sağlık Bakanlığı vekilince Sağlık Bakanlığı adına takip edildiği görülmekle; İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemelerinin gerekçeli karar başlıklarında davalı olarak Sağlık Bakanlığı yazılması gerektiği hâlde "..." yazılması, mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiştir. 2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 3. Somut olayda davacı, daha önce sürekli olarak bilgi işlem veri kayıt işinde görev yapmasına rağmen temizlik işinde görevlendirilmesinin çalışma koşullarında esaslı değişiklik teşkil ettiğini ve toplu iş sözleşmesinin 29/d hükmüne aykırı olduğunu ileri sürerek bu hususun tespiti ile daha önce yapmakta olduğu veri kayıt-bilgi işlem yahut aynı vasıfta işleri yapmakla görevlendirilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece davacının bu talebi iki ayrı talep olarak kabul edilerek "Davacının fiilen başhekimlik sekreteri olarak çalışmakta iken temizlik görevlisi olarak çalıştırılmasının 4857 sayılı iş kanununu 22. Maddesi gereğince çalışma koşullarında esaslı değişiklik teşkil ettiğinin TESPİTİNE, 3-Davacı hakkında temizlik görevlisi olarak yapılan görevlendirmenin iptali ve önceki yapmış olduğu işi yahut bu işle vasıf olarak benzer işi yapmakla görevlendirilmesi taleplerinin hukuki yarar yokluğundan REDDİNE," karar verilmiş ise de davacı özetle temizlik işinde görevlendirilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek önceki işinde veya eşdeğer bir işte görevlendirilmesini istemiştir. Davacının bu talebi bakımından hukuki niteleme hâkime aittir. Bu durumda Mahkemece işvereni bir işlem yapmaya zorlayacak biçimde karar verilemeyeceği göz önünde bulundurularak davacının temizlik işinde görevlendirilmesine dair işlemin hukuka aykırı olduğunun tespitini istediği kabul edilmelidir. Bu tespit davasının hukuki sebepleri ise hem 4857 sayılı Kanun'un 22. maddesi hem de toplu iş sözleşmesinin 29/d hükmüne aykırılık iddialarıdır. Davacının talepleri, görevlendirmenin hukuka aykırı olduğunun tespitine yönelik tek bir dava olarak ele alınmalı ve bu tespit isteminde güncel hukuki yararın mevcut olduğu kabul edilmelidir. 4. Davacının temizlik işinde görevlendirilmenin gerek 4857 sayılı Kanun'un 22. maddesi gerekse toplu iş sözleşmesinin 29. maddesi çerçevesinde hukuka aykırı olduğuna yönelik iddia bakımından ise öncelikle bu konudaki mevzuat ile toplu iş sözleşmesi hükmüne yer verilmelidir. 696 sayılı KHK'nın 127. maddesi ile 375 sayılı KHK'ya eklenen geçici 23. maddeye göre "...Sürekli işçi kadrolarına geçirilenler, birinci fıkrada öngörülen şartları taşıdıkları sürece ve çalıştırıldıkları teşkilat ve birimde geçiş işlemi yapılmadan önceki ihale sözleşmesi kapsamındaki hizmetleri yürütmek üzere istihdam edilebilir. ..." Davacının uygulanmasını istediği işletme toplu iş sözleşmesinin 29/d hükmüne göre ise "Vasıfsız işçi kadrosunda bulunmakla beraber, bir yıl süreyle vasıflı işçiler tarafından yapılması gereken bir işte çalışmış olanlar bu sürenin sonunda vasıfsız işte çalıştırılamazlar." Her ne kadar toplu iş sözleşmesinin ilgili hükmünde bir yıl süreyle vasıflı işçiler tarafından yapılması gereken bir işte çalışmış olanların bu sürenin sonunda vasıfsız işte çalıştırılamayacakları öngörülmüş ise de sürekli işçi kadrosuna geçirilen işçiler, yukarıda açıklanan yasal düzenleme uyarınca sadece kadroya geçiş işlemi yapılmadan önceki ihale sözleşmesi kapsamındaki hizmetleri yürütmek üzere istihdam edilebilir. Şu hâlde 375 sayılı KHK'ya eklenen geçici 23. maddenin emrediciliği karşısında toplu iş sözleşmesinin 29/d hükmünün, davacı bakımından uygulanabilirliği bulunmamaktadır. İlk Derece Mahkemesince davacının çalıştığı işte yapılan değişikliğin esaslı değişiklik olduğunun kabulüne karar verilmesi hatalıdır. Davacının tespit davasının reddi yerine yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.