Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2024/922 E. , 2024/1114 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2024/922 Karar No : 2024/1114 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Huk. Müş. ... İSTEMİN KONUSU:... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı tarafından, Ağız, Yüz ve Çene Cerrahisi alanı
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2024/922 E. , 2024/1114 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2024/922 Karar No : 2024/1114 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Huk. Müş. ... İSTEMİN KONUSU:... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı tarafından, Ağız, Yüz ve Çene Cerrahisi alanından uzmanlık belgesi verilmesi istemiyle yapılan ... tarihli başvurusunun zımnen reddine yönelik işlemin iptaline karar verilmesi istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin...tarih ve E:..., K:...sayılı kararında; Kanun'un amacının Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten önce belirli şartları taşıyanların geçici olarak bir haktan yararlanmasını sağlamak olduğu, Kanundaki şartları halihazırda taşıyanlara, başvuru yapmaları için tanınmış olan bu hak düşürücü sürede ilgililerin, koşulları sağladıklarına ilişkin belgelerle başvurma ve bu haktan yararlanma hakkına sahip olacağı, yurt içinde veya yurt dışında en az dört yılı eğitim kurumlarında olmak üzere altı yıl süreyle araştırma, uygulama ve inceleme yapmış bulunma koşulunu, Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihte taşıyanlara yönelik tanınan geçici hakkın, bu koşulu daha ileriki bir tarihte sağlayanlara da tanınması sonucunu doğuracak şekilde, geçici düzenlemenin kapsamının, yargı kararı ile genişletilmesinin de hukuken olanaklı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek, istinaf başvurusunun reddine, temyiz yolu açık olmak üzere karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ :Temyiz isteminin incelenmeksizin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı Kanun'un 17. maddesi uyarınca duruşma istemi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü: İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 'İstinaf' başlıklı 45. maddesinde, "1) İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir...3) Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir...6) Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir." hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanunun 'Temyiz' başlıklı 46. maddesinde, bölge idare mahkemesinde istinaf incelemesinden geçtikten sonra temyiz incelemesine tabi tutulacak olan davalar tahdidi olarak sayılmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Uyuşmazlıkta; davacı tarafından, Ağız, Yüz ve Çene Cerrahisi alanından uzmanlık belgesi verilmesi istemiyle yapılan ... tarihli başvurusunun zımnen reddine yönelik işlemin iptali istemiyle açılan davanın, 2577 sayılı Kanun'un 46. madde hükmü kapsamında yer almadığı ve istinaf aşamasının sonuçlanmasıyla kesinleşeceği açıktır. Bu durumda, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararına yönelik temyiz isteminin incelenemeyeceği sonucuna ulaşılmaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE, 2. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, 3. Posta gideri avansından varsa artan tutarın taraflara iadesine, Kesin olarak, 05/03/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY : (X-) Dava; davacı tarafından, Ağız, Yüz ve Çene Cerrahisi alanından uzmanlık belgesi verilmesi istemiyle yapılan ... tarihli başvurusunun zımnen reddine yönelik işlemin iptali istemiyle açılmıştır. 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun'un 1. maddesinde; ''Türkiye Cumhuriyeti dâhilinde tababet icra ve her hangi surette olursa olsun hasta tedavi edebilmek için tıp fakültesinden diploma sahibi olmak şarttır." hükmü 8. maddesinde; ''Türkiye'de icrayı tababet için bu kanunda gösterilen vasıfları haiz olanlar umumi surette hastalıkları tedavi hakkını haizdirler. Ancak her hangi bir şubei tababette müstemirren mütehassıs olmak ve o unvanı ilan edebilmek için Türkiye Tıp Fakültesinden veya Sıhhıye Vekaletince kabul ve ilan edilecek müessesattan verilmiş ve yahut ecnebi memleketlerin maruf bir hastane veya laboratuvarından verilip Türkiye Tıp Fakültesince tasdik edilmiş bir ihtısas vesikasını haiz olmalıdır.'' hükmü yer almıştır. 26/04/2014 tarih ve 28983 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği'nin 13. maddesinde, uzmanlık eğitimine giriş sınavlarının sonuçları, yerleştirme ve uzmanlık eğitimine başlama konusunda düzenlemeler yapılmış olup 'Uzmanlık yetkisinin kullanılması' başlıklı 27. maddesinde ise; "Bu Yönetmelik hükümlerine göre uzmanlık belgesi almayanlar, hiçbir yerde ve şekilde uzmanlık unvan ve yetkisini kullanamazlar." hükmü düzenlenmiştir. Anılan mevzuat hükümleri uyarınca; uzmanlık unvanını kullanma yetkisi kazanmış olanların, bu unvan ve yetkisinin kullanılabilmesi için zorunlu olan uzmanlık belgesinin verilmemesi yolunda tesis edilen işlemin, ilgililerin uzmanlaştıkları dalda çalışmalarını engelleyeceği anlaşılmaktadır. Bu durumda; ilgililerin aldıkları uzmanlık eğitimi doğrultusunda 'uzman unvan ve yetkisini' süresiz olarak kullanma/kullanamama sonucunu doğuracak işlemin, bu unvan ve yetkiyle mesleğini icra etme hususunda belirleyici olduğu anlaşıldığından, dava konusu işlemin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesi kapsamında olduğu, dolayısıyla temyiz isteminin esastan incelenerek karar verilmesi gerektiği görüşüyle aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.