11. Hukuk Dairesi 2012/11763 E. , 2012/13536 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 2.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30.12.2010 tarih ve 2009/177-2010/1157 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tü
**11. Hukuk Dairesi 2012/11763 E. , 2012/13536 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 2.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30.12.2010 tarih ve 2009/177-2010/1157 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin 04.06.2003 tarihli noter devir sözleşmesi ile davalı şirket hisselerinin %80'ini devraldığını, 09.08.2003 tarihli ortaklar kurulu kararı ile şirketin imza yetkilisi ve şirket müdürü olarak müvekkilinin atandığını, kararın şirkette hiçbir hakkı kalmayan eski ortaklar tarafından müvekkilinin yokluğunda alındığını, kararın yok hükmünde olduğunu, muhtemel vergi borçları ve sair hususlar sebebiyle müvekkilinin mağduriyetinin doğabileceğini belirterek 09.08.2003 tarihli ortaklar kurulu kararının iptaline, ticaret sicil müdürülüğünce yapılan tescilin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili, tescil taleplerinin sözleşme ve emredici hükümlere aykırılığı tespit edilmediği sürece tescil ve ilan olunduğunu, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini belirterek pasif husumet yokluğu sebebiyle davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili, davanın şirkete karşı açılması gerektiğini, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, karardan 6 yıl sonra dava açılmış olması sebebiyle zamanaşımı süresinin dolduğunu, şirket hisselerinin %80'ini devralan davacının şirketi her alanda temsil ve ilzam ettiğini belirerek davanın reddini istemiştir. Diğer davalılar usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen davaya cevap vermemişlerdir. Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı şirketin en büyük payına isabet eden %80 oranındaki payını satın aldıktan sonra şirketin kimin tarafından idare ve temsil edildiğini, kendisinin şirketin yetkili müdürü olarak seçildiğini bilmediği iddiasının ticari hayatın olağan akışına ve basiretli tacir niteliğine uygun olmadığı, davacı isteminin MK m.2 uyarınca iyiniyet kuralı ile uyuşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava, limited şirket ortaklar kurulu kararının iptali istemine ilişkin olup, bu tür davalarda husumetin şirkete yöneltilmesi gerekli ve yeterlidir. Bu kapsamda, davalı Penta Pendik Tarım Ürünleri San ve Tic. Ltd. Şti. dışında kalan diğer davalılar hakkında açılan dava yönünden husumetten ret kararı verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile esastan red kararı verilmesi doğru olmamış ise de, bu davalılar yönünden açılan dava reddedilmiş olmakla, karar sonucu itibariyle doğru olduğundan anılan hususun neticeye müessir bulunmadığı anlaşılmış, davalı Penta Pendik Tarım Ürünleri San ve Tic. Ltd. Şti. dışındaki diğer davalılar yönünden sonucu itibariyle doğru kararın değişik gerekçe ile onanması gerekmiştir. 2- Diğer taraftan, mahkemece yukarıda yazılı gerekçe ile davalı Penta Pendik Tarım Ürünleri San ve Tic. Ltd. Şti. hakkında açılan davanın reddine karar verilmiş ise de, dosya içerisinde yer alan ticaret sicil kayıtlarına göre, dava konusu 09.08.2003 tarihli ortaklar kurulu kararının alındığı tarih itibariyle şirket ortaklarının davacı ... ve dava dışı Ahmet Ünal Zeren olduğu, iptali istenilen ortaklar kurulu kararının ise o tarihte şirkette pay sahibi bulunmayan ... ve ... isimli kişilerin katılımıyla alındığı, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere anılan ortaklar kurulu kararının yok hükmünde olduğu, bu itibarla davalı şirket aleyhine ortaklar kurulu kararının iptali istemiyle açılan davanın kabulü ile kararının yok hükmünde olduğuna karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davalı şirket bakımından davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı şirket dışında kalan diğer davalılar yönünden sonucu itibariyle doğru bulunan kararın değişik gerekçe ile ONANMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile davalı şirket yönünden verilen kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.