12. Ceza Dairesi 2022/6436 E. , 2023/3524 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/24 E., 2022/272 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat KARAR : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Davacının tazminat talebi hakkında dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhak…
**12. Ceza Dairesi 2022/6436 E. , 2023/3524 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/24 E., 2022/272 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat KARAR : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Davacının tazminat talebi hakkında dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 427 nci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Davacı vekili 23.08.2013 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin İdil Sulh Ceza Mahkemesinin 25.05.2007 tarih 2007/17 sorgu sayılı kararı ile tutuklandığını, davacının Midyat Ağır Ceza Mahkemesinin 2007/85 esas 2008/85 karar, Diyarbakır 7.Kor.K.Lığı Askeri Mahkemesi'nin 2009/219 esas, 2009/611 karar, Nusaybin Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2007/429 esas 2013/308 sayılı kararıyla beraatine karar verildiğini, davacının haksız tutuklama nedeniyle mağdur olduğunu, bu nedenle 50.000,00 TL manevi, 100.000,00 TL maddi tazminatın tutuklama tarihinden ödeme tarihine kadar geçecek süredeki yasal faiziyle birlikte ödenerek davalı hazineden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalı vekili 17.09.2013 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir. 3.Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.03.2015 tarihli ve 2013/409 Esas, 2015/106 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. 4. Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.03.2015 tarihli ve 2013/409 Esas, 2015/106 Karar sayılı kararının davacı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 06.11.2017 tarihli ve 2017/481 Esas, 2017/8445 Karar sayılı kararıyla; "1- Davaya dayanak olan Nusaybin Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2007/429 esas ve 2013/308 karar sayı ve 10/05/2013 tarihli beraat hükmünün 27/06/2013 tarihinde kesinleştiği, davanın ise 23/08/2013 tarihinde açıldığı, kovuşturmaya konu mülga 4926 Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na aykırılık suçuna dair İdil Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2017/17 Sorgu ve 25/05/2007 tarihli tutuklama müzekkeresinin Diyarbakır Kara Kuvvetleri Komutanlığı 7. Kolordu 2. Sınıf Askeri Ceza Ve Tutukevi Müdürlüğü'nün 28/05/2007 tarihli yazısında infaz gördüğü anlaşılmakla; davacı ile ilgili yakalama, gözaltına alma, serbest bırakma, tutuklama ve tahliyeye ilişkin müzekkereler ile beraat kararı ve kesinleşme şerhine dair gerekli tüm belgelerin Yargıtay denetimine olanak verecek okunaklı şekilde aslı ya da onaylı örnekleri dosya içine alınarak, kesinleşme şerhli karar örneğinin davacıya tebliğ edilip edilmediği veya davacının hakkında verilen beraat kararının kesinleştiğini öğrenip öğrenmediği, tutuklama müzekkerelerinin infaz edilip edilmediği, infaz edilmiş olması halinde, infaz tarihlerinin ceza infaz kurumundan sorulması suretiyle davacının gözaltına alınıp alınmadığı ve infaz edilen tutukluluk süresi tereddüde mahal vermeyecek şekilde tespit edilerek esas hakkında bir karar verilmesi gözetilmeden, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi, 2- Dairemizce yapılan temyiz incelemeleri sırasında aynı konu ve haksız tutuklama nedenine dayalı olarak birden fazla davanın açıldığının tespit edildiğinin anlaşılması karşısında; hazine zararına yol açan mükerrer davalara ilişkin ödemelerin önlenmesinin temini ve kamu kaynaklarının etkili, verimli ve hukuka uygun kullanılması bakımından, aynı konu ve haksız tutuklama nedenine dayalı açılmış dava olup olmadığının Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden de araştırılarak tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi," nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir. 5. Hukukî Süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği anlaşılmıştır. 6. Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.05.2019 tarihli ve 2017/363 Esas, 2019/190 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. 7.Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.05.2019 tarihli ve 2017/363 Esas, 2019/190 Karar sayılı kararının davacı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 06.12.2021 tarihli ve 2019/13708 Esas, 2021/8553 Karar sayılı kararıyla; ''İdil Sulh Ceza Mahkemesinin 2017/17 sorgu ve 25/05/2007 tarihli tutuklama müzekkeresinin Diyarbakır Kara Kuvvetleri Komutanlığı 7. Kolordu 2. Sınıf Askeri Ceza ve Tutukevi Müdürlüğünün 28/05/2007 ve 17/04/2008 tarihli yazılarında infaz gördüğü anlaşılmakla; 4926 sayılı Kanuna muhalefet suçundan düzenlenen tutuklama müzekkeresinin infaz edilip edilmediği, infaz edilmiş olması halinde, infaz tarihleri Kara Kuvvetleri Komutanlığı 7. Kolordu 2. Sınıf Askeri Ceza ve Tutukevi Müdürlüğünden sorulup infaz edilen sürenin tereddüde mahal vermeyecek şekilde tespit edilmesi, 4926 sayılı Kanuna muhalefet suçundan düzenlenen tutuklama müzekkeresinin infaz gördüğünün anlaşılmasına karşın infaz edilen sürenin net olarak belirlenememesi halinde ise tutuklama tarihi olan 25.05.2007 tarihi ile tahliye tarihi olan 14.12.2007 tarihi arasındaki süreye ilişkin olarak tazminata hükmolunması gerektiği ve aynı hususa ilişkin olarak mahkemece uyulmasına karar verilen Dairemizin 06.11.2017 tarihli bozma ilamının gereği de yerine getirilmeden, yalnızca Diyarbakır E tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğüne müzekkere yazılarak, yazılı şekilde karar verilmesi,'' nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir. 8. Hukukî Süreç başlığı altında (7) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği anlaşılmıştır. 9. Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.06.2022 tarihli ve 2022/24 Esas, 2022/272 Karar sayılı kararı ile tazminat talebinin kısmen kabulü ile 3.286,20 TL maddi, 13.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. 10. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 15.08.2022 tarihli, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davalı vekilinin temyiz sebepleri 1.Davanın reddi gerektiğine, 2.Reddedilen miktar üzerinden davalı lehine vekâlet ücreti ödenmesi gerektiğine, 3.Sair nedenlere,ilişkindir. III. DAVA KONUSU Temyizin kapsamına göre; Yerel Mahkemenin Kabulü: Mahkemece bozma ilamı doğrultusunda 7.Kolordu Komutanlığına 4926 sayılı Kanuna Muhalefet suçu ile ilgili olarak sanık hakkında düzenlenen tutuklama müzekkeresinin infaz edilip edilmediği, infaz edilmiş olması halinde infaz edilen sürenin tereddüde mahal vermeyecek şekilde tespit edilmesi hususunda müzekkere yazıldığı, Kara Kuvvetleri Komutanlığı 7'nci Kolordu Komutanlığı Hukuk Hizmetleri Şube Müdürlüğünce 15/02/2022 tarihinde gönderilen cevabi yazının "7'nci Kolordu Komutanlığı (Kapatılan) Askeri Ceza ve Tutukevi Müdürlüğünün Şube Müdürlüğümüze devredilen arşiv kayıtları arasında bulunan ...'na ait 2008 yılı tutuklu dosyasının incelenmesi neticesinde; İdil Sulh Ceza Mahkemesinin aynı sorgu ve soruşturma numarası ile (2007/17 Sorgu 2007/2) üç ayrı tevkif müzekkeresi ile Rüşvet Almak ve Vermek, 4926 sayılı Yasaya Aykırılık (Mülga), Yangın, Su Baskını, Tahrip, Batırma, Bombalama Yada Nükleer, Biyolojik, Kimyasal Silah Kullanarak öldürme suçlarından 26.05.2007 tarihinde tutuklanarak 7'nci Kolordu Komutanlığı (Kapatılan) Askeri Ceza ve Tutukevi Müdürlüğüne kapatıldığı, 29.11.2007 tarihinde, Su Baskını, Tahrip, Batırma, Bombalama ya da Nükleer, Biyolojik, Kimyasal Silah Kullanarak öldürme suçundan tahliye edildiği, ancak Rüşvet Almak ve Vermek, 4926 Sayılı Yasaya Aykırılık (Mülga) suçlarından tutukluluğu devam ettiğinden tahliye edilmeyerek bu suçlarda tutukluğunun devam ettiği, 14.12.2007 tarihinde 4926 sayılı Yasaya aykırılık (Mülga) suçundan tahliye edildiği, ancak tahliyesini müteakip Rüşvet Almak ve Vermek suçundan tutukluluğu devam ettiğinden serbest bırakılmayarak tutukluğunun devam ettiği, 14.03.2008 tarihinde ...'nun asker kişi sıfatını yitirmesi nedeniyle 14.03.2008 tarihinde Diyarbakır E Tipi Cezaevi Müdürlüğüne sevkinin yapıldığı görülmüştür" şeklinde cevap verildiği, bu cevabi yazının da 4926 sayılı Yasaya Aykırılık suçuna ilişkin tutuklama müzekkeresinin hangi tarihler arası infaz gördüğü hususuna ilişkin net bir cevap içermediği belirtilmiştir. Daha önce 2013/409 Esas sayılı dosya üzerinden mahkemece aldırılan bilirkişi raporunda 15/12/2007 tarihinden davacının Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiğinin kesildiği 26/02/2008 tarihine kadar ki bordro örneklerinin bulunmaması nedeniyle bu tarih aralığında davacının varsa eksik yatan maaşlarının tespit edilemediğinin belirtilmesi nedeniyle davacının en son görev yapmış olduğu Kara Kuvvetleri Komutanlığı 70. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığına davacının 25/05/2007 tarihinde cezaevine girmesi nedeniyle maaşlarında yapılan eksik ödemelerin daha sonra tamamlanıp tamamlanmadığına ilişkin müzekkere yazılmış, 70'inci Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı Maliye ve Bütçe Şube Müdürlüğünce 27/04/2022 tarihinde gönderilen yazıda davacının eksik maaşların daha sonra tamamlandığına ilişkin herhangi bir belgeye rastlanılmadığı belirtilmiştir. Mahkemece bozma kararları öncesi ve sonrası yapılan yargılama, Diyarbakır E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü yazıları ile Kara Kuvvetleri Komutanlığı 7'nci Kolordu Komutanlığı Hukuk Hizmetleri Şube Müdürlüğünün 15/02/2022 tarihli yazısı ile tüm dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; davacının İdil Sulh Ceza Mahkemesinin 25/05/2007 tarih ve 2007/17 Sorgu sayılı kararı ile Yangın, su baskını, tahrip, batırma, bombalama ya da nükleer, biyolojik, kimyasal silah kullanarak öldürme (TCK 82/1.c), Rüşvet almak ve vermek (TCK 252/1), 4926 sayılı kanuna aykırılık (mülga kaçakçılıkla mücadele kanunu) suçlarından tutuklandığı ve bu suçlardan davacı hakkında ayrı ayrı tutuklama müzekkereleri düzenlendiği hususunun sabit olduğu, davacının asker şahıs olması nedeniyle tutuklanmasından dolayı 26/05/2007 tarihinde 7'nci Kolordu 2.nci sınıf Askeri Ceza ve Tutukevi Müdürlüğüne alınarak tutuklama kararının infaz görmeye başladığı, davacının kasten öldürme suçundan Midyat Ağır Ceza Mahkemesinde yargılandığı ve 29/11/2007 tarihinde bu suçtan tahliye olduğu, kaçakçılık suçundan Nusabyin Asliye Ceza Mahkemesinde yargılandığı ve bu suçtan 14/12/2007 tarihinde tahliye edildiği, rüşvet suçu ile ilgili olarak da Kara Kuvvetleri Komutanlığı 7'nci Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinde yargılandığı ve bu suçtan da 28/03/2008 de tahliye edildiği tespit edilmiştir. Kasten öldürme suçu ile ilgili olarak 29/02/2008 tarihinde Midyat Ağır Ceza Mahkemesince davacının beraatine karar verildiği ve bu kararın 21/10/2009 tarihinde kesinleştiği, yine rüşvet suçundan Kara Kuvvetleri Komutanlığı 7'nci Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesince 17/04/2009 tarihinde davacının beraatine karar verildiği ve bu kararın 12/06/2009 tarihinde kesinleştiği anlaşılmış ve daha önceki yargılamada bu suçlar açısından kesinleşen karar tarihleri dikkat alındığında tazminata ilişkin davaların yasal sürede açılmadığından davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir. Yargıtayın 06/12/2021 tarihli bozma ilamında da belirtildiği üzere davacının, Nusaybin Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/429 Esas ve 2013/308 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında 4926 sayılı (mülga) kaçakçılık suçundan 25/05/2007 -14/12/2007 tarihleri arasında tutuklu kaldığı ve yargılama sonucunda beraatine karar verildiği, bu kararın 27/06/2013 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içerisinde yetkili ve görevli olan mahkemede davanın açıldığı tespit edilmiştir. 4926 sayılı (mülga) kaçakçılık suçundan İdil Sulh Ceza Mahkemesinin 25/05/2007 tarih ve 2007/17 Sorgu sayılı kararı ile düzenlenen tutuklama müzekkeresinin infaz edilip edilmediği ve infaz edilmişse hangi tarihler arasında bu müzekkerenin infaz gördüğü konusunda mahkemece yukarıda belirtilen şekilde Kara Kuvvetleri Komutanlığı 7'nci Kolordu Komutanlığı ile yapılan yazışmalarda 4926 sayılı (mülga) kaçakçılık suçundan düzenlenen tutuklama müzekkeresinin infaz gördüğü ancak hangi tarihler arasında infaz gördüğü tereddüde mahal vermeyecek şekilde tespit edilemediği, yapılan yazışmalardan davacı hakkında üç ayrı suçtan düzenlenen tutuklama müzekkerelerinin bir sıralama ile infaz edildiğine ilişkin bir bilginin elde edilemediği, davacının ilk önce kasten öldürme suçundan dolayı yapılan yargılamasında 29/11/2007 tarihinde tahliye olduğu ancak rüşvet ve kaçakçılık suçlarına ilişkin dosyalardan da tutuklama müzekkeresinin bulunması nedeniyle cezaevinden tahliye edilmediği, daha sonra kaçakçılık suçundan dolayı yapılan yargılamasında 14/12/2007 tarihlerinde tahliye edilmesine karşın rüşvet suçuna ilişkin dosyada bulunan tutuklama müzekkeresinin olması nedeniyle cezaevinden tahliye edilmediği, davacının asker sıfatını kaybetmesi üzerine 14/03/2008 tarihinde askeri cezaevinden Diyarbakır E Tipi Ceza İnfaz Kurumuna sevk edildiği ve rüşvet suçundan da 28/03/2008 tarihinde tahliye olmasından dolayı bu tarihte ceza infaz kurumundan çıkarıldığı, mahkemece daha önce verilen kararlarda Diyarbakır E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu müdürlüğünce gönderilen cevabi yazılar doğrultusunda kaçakçılık suçundan tutuklama müzekkeresinin infaz görmediğine kanaat getirilmişse de, davacının Diyarbakır E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna sevk edildiğinde sadece rüşvet suçundan dolayı yargılandığı dosyaya ilişkin tutuklama müzekkeresinin infazının devam etmesi nedeniyle müzekkerelere bu şekilde cevaplar verildiği ve mahkemece bu cevabi yazı doğrultusunda davacını kaçakçılık suçuna ilişkin tutuklama müzekkeresi infaz görmemesinden dolayı kaçakçılık suçu açısından tazminat talebinin reddine karar verildiği belirtilmiştir. Bu değerlendirmeler ve Yargıtay 12.Ceza Dairesinin 06/12/2021 tarihli bozma ilam içeriği uyarınca davacının 4926 sayılı (mülga) kaçakçılık suçundan hakkında düzenlenen tutuklama müzekkeresinin infaz edildiği ancak hangi tarihler arasında bu müzekkerenin infaz edildiği hususunda tereddüt hasıl olduğundan dolayı davacı lehine olacak şekilde tutuklama tarihi olan 25/05/2007 tarihi ile bu suçtan tahliye tarihi olan 14/12/2007 tarihi arasındaki süreye ilişkin olarak tazminata hükmolunması gerektiğine mahkemece kanaat getirilmiştir. Davacının maddi tazminat talebine ilişkin olarak, dosya içerisinde bulunan 20/01/2015 tarihli bilirkişi raporunda belirtildiği üzere asker olan davacının tutuklu kaldığı 25/05/2007 -15/12/2007 tarih aralığında maaşının 3.286,20 TL'sinin eksik olarak yatırılması nedeniyle bu tutarın maddi tazminat kapsamında değerlendirildiği, yine her ne kadar bilirkişi raporunda 15/12/2007 tarihinde davacının Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiğinin kesildiği 26/02/2008 tarihi aralığında varsa eksik yatan maaşlarının tespit edilemediği ve tutukluluk süresinden sonra bu eksik maaşlarının ödenip ödenmediğinin anlaşılamadığının belirtilmesi nedeniyle bu hususta yukarıda belirtildiği üzere yazışma yapılmış ve gelen cevabi yazıdan eksik kalan maaşların ödendiği hususunda bir belgeye rastlanmadığı anlaşılmışsa da, sanığın tazminata konu 4926 sayılı (mülga) Kaçakçılık Kanunundan dolayı 14/12/2007 tarihinde tahliye olması ve bu tarihten öncesine ilişkin yatan maaşlar hususunda bilirkişi raporunda eksik yatırılan maaş bedelinin tespit edilmesi nedeniyle mahkemece ek bilirkişi raporu alınmayarak davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 25/05/2007-14/12/2007 tarihleri arasındaki tutuklu kaldığı süreler yönünden 3.286,20 TL'nin tutuklanma tarihi olan 25/05/2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir. Davacının manevi tazminat yönünden yapılan incelemede davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer değerlendirilerek ve hükmedilecek manevi tazminatın hak ve nesafet ilkelerine uygun olmasına dikkat edilerek talebinin kısmen kabulü ile 25/05/2007-14/12/2007 tarihleri arasındaki tutuklu kaldığı süreler yönünden 13.000,00 TL'nin tutuklanma tarihi olan 25/05/2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Tazminat talebinin dayanağı olan Nusaybin Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/429 esas ve 2013/308 karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının 4926 sayılı (mülga) Kaçakçılık Kanunu'na aykırılık suçundan 25.05.2007-14.12.2007 tarihleri arasında 203 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 27.06.2013 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanunda öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden 1.Davanın reddi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden; 5271 sayılı Kanun’un "Tazminat istemi" kenar başlıklı 141 inci maddesinin ilgili kısmı şöyledir: "(1) Suç soruşturması veya kovuşturması sırasında; e) Kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilen, Kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler. Bu itibarla kanunda öngörülen yasal şartlar oluştuğundan davanın kısmen kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2.Reddedilen miktar üzerinden davalı lehine vekâlet ücreti ödenmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.03.2007 tarih, 2007/8-2 Esas, 2007/63 Karar sayılı kararında da belirtildiği gibi haksız tutuklamadan kaynaklanan tazminat davalarında, tazminat miktarının davacı tarafça kesin bilinmesi mümkün olmadığından, davalı lehine avukatlık ücreti ödenebilmesi ancak davanın tamamen reddi halinde mümkün olduğundan davalı lehine vekâlet ücreti ödenmemesinde hukuka aykırılık görülmemiştir. 3.Sair nedenlere ilişkin temyiz sebebi yönünden; Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, incelenen dosya kapsamına göre delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, tazminat talebinin kısmen kabulü yönünde verilen kararın dosya kapsamına uygun bulunduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz istemi reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.06.2022 tarihli ve 2022/24 Esas, 2022/272 Karar sayılı kararında davalı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesi neticesinde herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,02.10.2023 tarihinde karar verildi.