Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/1319 E. , 2024/1378 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2020/1319 Karar No : 2024/1378 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Sağlık Hiz. ve Yapı San. Tic. Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği VEKİLİ : Av. Ö... İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Gümrük ve T…
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/1319 E. , 2024/1378 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2020/1319 Karar No : 2024/1378 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Sağlık Hiz. ve Yapı San. Tic. Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği VEKİLİ : Av. Ö... İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Gümrük ve Ticaret Bakanlığı müfettişleri tarafından davacı şirket nezdinde yapılan denetim neticesinde hazırlanan inceleme raporuna istinaden davacı şirketin 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 44. maddesine aykırı hareket ettiğinden bahisle aynı Kanun'un 77 ve 78. maddesi uyarınca toplam 397.542,00 TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin İstanbul Valiliği Ticaret İl Müdürlüğünün 08/05/2018 tarih ve 3827 sayılı ceza kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla; dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden, 6502 sayılı Yasanın 44. maddesi uyarınca "ön ödemeli konut satışlarında devir veya teslim süresi 36 ayı geçemeyeceği" halde, davacı şirket tarafından 2013 yılında 3 adet; 2014 yılında 9 adet; 2015 yılının mart ayına kadar tüketicilerle akdedilmiş olan 4 adet sözleşmeye ilişkin ön ödemeli konutun süresinde (36 ayda) teslim edilmediğinin sabit olduğu, para cezası miktarı yönünden ise, dava konusu idari para cezasına dayanak, davacı şirketin 2017 yılı bilançosu ve gelir tabloları incelendiğinde; gayrisafi satış gelirinin (net satışlar: 315.940,59 TL, alınan avanslar: 54.539.690,33 TL) 54.855.630,92-TL olduğu, davalı idare tarafından üst sınır yönünden referans alınan bu değerin %5'inin 2.742.781,54 TL'ye tekabül ettiği, dolayısıyla dava konusu işlemle azami sınırın aşılmadığı, bu durumda, 6502 sayılı Yasanın 44. maddesine aykırı olarak süresinde 2013, 2014 ve 2015 yıllarında ön ödemeli satışını yaptığı konutları 36 ay içinde müşterilere teslim etmediği anlaşılan davacının, aynı Yasanın 77/4. maddesi uyarınca toplamda 397.542,00 TL para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırlık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu ... İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, davalı idarece hangi konut satışına ve hangi kişilere karşı yükümlülüğün yerine getirilmediği hususunun belirtilmediği, şikayetçilerin iddialarına bağlı kalınarak ceza verildiği, cezanın konusunda uzman bilirkişilerce tespit edilmesi ve Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Dosyanın incelenmesinden, davacı şirket hakkında yapılan inceleme sonunda düzenlenen ... tarih ve ... sayılı inceleme raporunda; tüketicilerle akdedilmiş olan 2013 yılına ait 3, 2014 yılına ait 9, 2015/Mart dönemine ait 4 adet sözleşmeye ilişkin ön ödemeli konutun 36 aylık teslim süresi içinde müşteriye teslim edilmemesi nedeniyle davacı şirketin 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 44. maddesini ihlal ettiğinin tespit edildiği, davacının 2017 yılı cari dönemine ait gelir tablosu incelendiğinde, şirketin 2017 yılı brüt satışlarının 315.940,59 TL, alınan sipariş avanslarının da 54.539.690,33 TL olduğu ve böylece davacının toplam gayrsafi gelirinin, 54.855.630,92 TL olduğu, bu tutarın % 5'inin ise 2.742.781,54 TL ye isabet ettiği, böylece davacının tespit edilen gelirine oranla inceleme raporunda önerilen toplam 397.542,00 TL idari para cezasının uygulandığı, davacının da, söz konusu para cezasının iptali istemiyle bakılan davayı açtığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT: 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un (dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle) 44. maddesinde, ''Ön ödemeli konut satışında devir veya teslim süresi sözleşme tarihinden itibaren otuz altı ayı geçemez. Kat irtifakının tüketici adına tapu siciline tescil edilmesiyle birlikte zilyetliğin devri hâlinde de devir ve teslim yapılmış sayılır.'' hükmüne, aynı Kanun'un 77. maddesinin 4. fıkrasında, "(4) Bu Kanunun 44 üncü maddesinde belirtilen yükümlülüklere aykırı hareket edenler hakkında teslim edilmeyen her konut için yirmi bin Türk Lirası, 50 nci maddesinin onuncu fıkrasına aykırı hareket edenler hakkında aykırılığı tespit edilen her bir işlem veya sözleşme için bin Türk Lirası idari para cezası uygulanır." hükmü; 19. fıkrasında, "(19)Bu maddenin sekizinci, dokuzuncu, on ikinci ve on üçüncü fıkralarındaki idari para cezaları hariç olmak üzere, aykırılığın tespit edildiği tarih itibarıyla bir takvim yılında uygulanan toplam idari para cezası tutarının yirmi beş bin Türk Lirasını aştığı durumlarda, bu miktardan az olmamak ve yüz milyon Türk Lirasını geçmemek üzere toplam idari para cezası tutarı; a)Cezaya muhatap gerçek ya da tüzel kişinin, aykırılığın tespitinden bir önceki mali yıl sonunda oluşan yıllık gayrisafi gelirlerinin yüzde beşini aşamaz. Bir önceki yıl gayrisafi gelirinin oluşmaması hâlinde, tespit tarihi itibarıyla oluşan gayrisafi geliri dikkate alınır. Gayrisafi gelirlerinin bildirilmediği veya yanlış bildirildiği durumlarda bu bent hükmü uygulanmaz. b) Bankalar, tüketici kredisi veren finansal kuruluşlar ve kart çıkaran kuruluşlar için, kamuya açıklanan en son finansal tablolarda yayınlanan öz kaynağının binde beşini aşamaz." hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Olayda, davacı şirket tarafından tüketicilerle yapılan ön ödemeli konut satışlarına yönelik faaliyetlerin 6502 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat çerçevesinde hukuka aykırılıklarının tespiti sonucunda toplam 397.542,00 TL idari para cezası uygulandığı, söz konusu idari para cezası tutarının firmanın 2017 yılı gayrisafi gelirlerinin %5ini aşmayacak şekilde verildiği belirtilerek dava konusu işlemin tesis edildiği anlaşılmaktadır. Esasen, tesis edilen para cezası miktarı ceza muhatabının ilgili cari yıl gayrisafi gelirinin %5'ini geçemeyeceğinden, öncelikle bahsi geçen yıl gayrisafi gelirinin usulüne uygun tespit edilip edilmediğinin değerlendirilmesi gerekmektedir. 6502 sayılı Kanun'un 77. maddesinin 19. fıkrası gereğince idari para cezasının hesaplanmasında esas alınan "gayri safi gelir" kavramının belirlenmesi hususunda 6502 sayılı Kanun ve ilgili mevzuatında işlem tarihinde bir hüküm bulunmamakla birlikte; 15/02/2009 tarih ve 27142 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hakim Durumun Kötüye Kullanılması Halinde Verilecek Para Cezalarına İlişkin Yönetmelik'in "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinde "Yıllık Gayri Safi Gelir": Tek düzen hesap planındaki net satışları veya bunun hesaplanması mümkün olmazsa, Kurul tarafından saptanacak olan, net satışlara en yakın gelir." olarak tanımlanmıştır. Müteahhitlerin kendi adlarına inşa edip sattıkları konut ve işyerleri, işletmede imal edilen emtia niteliğinde kabul edilmektedir. Bu çerçevede inşaat devam ederken yapılan konut ve işyeri satışlarında henüz bir teslim olayı sözkonusu olmadığından, bu satışlar nedeniyle alınan bedeller, 26/12/1992 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği uyarınca 340 Alınan Sipariş Avansları Hesabında izlenmekte olup, Tek Düzen Muhasebe Sistemi açısından bu hesap, işletmenin kısa vadeli borçlanmalarını gösteren bir bilanço kalemidir. Bu bakımdan inşaat devam etmekte iken veya arsa payı üzerinden satışı yapılan konut ve iş yerlerine ilişkin satış bedelinin tamamı, inşaatın tamamlanıp teslimi yapılan yılın satış hasılatı olarak değerlendirmekte ve o yılın geliri olarak vergilendirilerek bilançoda yerini almaktadır. Bu çerçevede; Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği uyarınca inşaat devam ederken teslimat yapılmaksızın satılan konut ve iş yerlerine ilişkin olarak alınan bedeller 340 Alınan Sipariş Avansları Hesabında işletmenin borcu olarak muhasebeleştirildiğinden, anılan avansların gayri safi gelir içerisinde değerlendirilebilmesi için mevzuatta açık bir düzenleme bulunması gerekmektedir. Böyle bir düzenleme olmaksızın işletmenin borcu olarak muhasebeleştirilen bedellerin, gayri safi gelir kavramı içerisinde kabulüne olanak bulunmamaktadır. Bu itibarla, inşaat devam ederken teslimat yapılmaksızın satılan konut ve iş yerlerine ilişkin alınan bedellerin gayri safi gelir olarak değerlendirilerek yani alınan avansların yıllık gayrisafi gelir miktarına eklenmesi suretiyle ortaya çıkan miktara göre idari para cezası tutarının belirlenmesinde hukuka uygunluk görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin KABULÜNE, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 16/04/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.