8. Hukuk Dairesi 2018/2252 E. , 2018/17903 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davalı-karşı davacı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 24.10.2018 ... günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönd
**8. Hukuk Dairesi 2018/2252 E. , 2018/17903 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davalı-karşı davacı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 24.10.2018 ... günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davalı-karşı davacı ... bizzat ve vekili Avukat ... ile karşı taraftan davacı-karşı davalı vekili Avukat ... geldiler. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacı-karşı davalı vekili, 1206 parsel sayılı taşınmazın 44/369 hissesinin vekil edeni adına kayıtlı olduğunu, taşınmaz üzerinde bulunan binanın 23 numaralı dairesinin vekil edenine ait olduğunu, davalının vekil edenine ait işyerinde uzun yıllar çalışması nedeni ile dava konusu daireyi kullanmasına izin verdiğini, davalının işyerinden ayrılması üzerine dava konusu daireyi boşaltmasının istendiğini, vekil edeni tarafından davalı aleyhine ... 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2012/63 D.iş sayılı dosyası ile tespit talebinde bulunulduğunu, ayrıca ... 15. Noterliği'nin 09/07/2012 tarihli ve ... yevmiye numarası ile davalıya ecrimisil bedellerinin ödenmesi ve tahliye konulu ihtarname gönderdiğini, davalının dava konusu yerde işgalci durumunda olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile geriye doğru 5 yıllık ecrimisil bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, 16/03/2016 tarihli dilekçesi ile, bilirkişi raporu uyarınca davasını 42.274,80 TL üzerinden 32.274,80 TL olarak ıslah etmiştir. Karşı davanın ise reddini savunmuştur. Davalı-karşı davacı vekili, dava konusu dairenin tüm ince işlerinin vekil edeni tarafından yapıldığını, ayrıca davacının dava konusu olan yeri vekil edenine devredeceğine dair 12/12/2003 tarihli belgeyi imzalayarak verdiğini belirterek dava konusu taşınmazda davacının payı olan hissenin iptali ile vekil edeni adına tesciline, işbu talepleri kabul edilmediği taktirde vekil edeninin yapmış olduğu belirsiz masraftan şimdilik 150.000 TL'nin davalıdan alınarak vekil edenine verilmesine karar verilmesini istemiş, asıl davanın ise reddini savunmuştur. Mahkemece, ilk hükümle, dava dilekçesinin HMK 4/ 1-A madderi uyarınca görev yönünden reddine, karşı davacının tapu iptali tescil talebinin reddine, karşı davacının belirsiz masrafın 1998 yılında yapıldığı anlaşılmakla karşı davacının davasının zamanaşımı ile reddine karar verilmiş, hükmün davalı/karşı davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 19/11/2014 tarihli ilamı ile, davacının talebinin kira ilişkisine değil haksız kullanıma dayalı ecrimisil istemine ilişkin olduğunu bildirmiş olması gözetildiğinde uyuşmazlığın kira ilişkisinden kaynaklanmadığı gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemesince yeniden yapılan yargılama neticesinde, davacı karşı davalının davasının kabulüne, kabul nedeniyle 42.274,80 TL ecrimisilin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı karşı davacıdan alınarak davacı karşı davalıya ödenmesine, davalı karşı davacının davalarının reddine karar verilmiş hüküm davalı/karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1)Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı/karşı davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2) Asıl dava ecrimisil, karşı dava ise tapu iptal ve tescil olmazsa dava konusu yere yapılan masraflara ilişkin alacak isteminden ibarettir. Tüm dosya içeriği ve toplanan delillerden, dava konusu olan 1206 parsel sayılı taşınmazın arsa vasfı ile 44/369 hissesinin, 16/01/2009 tarihinde yapılan satış ile davacı adına, 13/738 hissesinin, 23/11/2010 tarihinde yapılan satış ile davalı adına tapuda kayıtlı olduğu, dava konusu taşınmazda kat irtifakının/kat mülkiyetinin kurulu olmadığı, mahkemece yapılan keşif sonrası alınan bilirkişi raporuna göre, dava konusu taşınmaz üzerinde ...,zemin kat ve çatı katından oluşan 3 katlı bir apartmanın bulunduğu, dava konusu yerin ise söz konusu binanın üst katında yer alan dubleks daire olduğu, davalının dava konusu yeri kullandığı, ayrıca davalının tapudaki payına karşılık gelen 3. kat 14 numaralı daireyi satın aldığı ve söz konusu dairede kiracısının olduğu, davacının, dava konusu yeri boşaltması için davalıya ... 15. Noterliği'nin 09/07/2012 tarihli ve 24678 yevmiye numaralı ihtarname gönderdiği, yine davacının 15/06/2012 tarihinde dava konusu yer hakkında ilerde açacağı ecrimisil ve tahliye davasında delil olmak üzere tespit talebinde bulunduğu anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere ecrimisil, kötüniyetli zilyedin malike ödemekle yükümlü olduğu bir nevi haksız işgal tazminatıdır. Somut olayda, dava konusu daireyi davalının kullandığı dosya kapsamına göre sabit olup, davalının kullanımının davacının çalışanı olması nedeni çalıştığı dönem içerisinde davacının muvafakatına dayalı olduğu konusunda taraflar arasında ihtilaf yoktur. Ancak davacı tarafından, dava konusu yer hakkında ileride açacağı ecrimisil ve tahliye davasında delil olmak üzere tespit talebinde bulunduğu zaman muvafakatinin geri alındığı kuşkusuzdur. Bu durumda, davalının kullanım durumu değerlendirildiğinde; davacı tarafından açılan tespit dosyasındaki keşif tarihine kadar davalıyı haksız işgalci olarak kabul etmek olanaksız olup, bu tarihe kadarki dönem için haksız işgalcinin taşınmazı kullanmasından dolayı malike ödemekle yükümlü olduğu haksız işgal tazminatı niteliğindeki ecrimisilden sorumlu tutulamayacağı açıktır. Hal böyle olunca, davalı aleyhine, davacı tarafından açılan tespit dosyasındaki keşif tarihi (22/06/2012) ile dava tarihi ( 01/08/2012) arasındaki dönem için ecrimisile hükmedilmesi gerekirken, dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık ecrimisile hükmedilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir. Yine, davalı-karşı davacı, dava konusu daireye ilişkin bir kısım masraflarda bulunduğunu belirterek, tapu iptal ve tescil talebi, kabul edilmez ise, masraflara ilişkin alacak talebinde bulunmuş ise de, mahkemece bu hususta yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya elverişli değildir. Mahkemece, bozma ilamı sonrası davalı tarafça masraflara ilişkin tanık dinletmek üzere tanık listesi sunulmasına rağmen, tanık dinletme talebi reddedilmiş, ret sebebi usulüne uygun bir şekilde ortaya konulmamış ve tanıklar dinlenmemiştir. O halde mahkemece yapılacak, davalının tanık deliline de dayandığı dikkate alınarak, davalının dava konusu daireye ilişkin yaptığı masraflarda iyiniyetli olup-olmadığının, davalı tarafından yapılıp-yapılamadığının tespit edilerek elde edilecek sonuca göre bir karar verilmesi olmalıdır. Tüm bu hususlar düşünülmeden, eksik inceleme ve araştırma ile karar verilmiş olması doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Davalı-karşı davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan kararın (2) sayılı bentte açıklanan nedenle 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’nin 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sair temyiz itirazlarının (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddine, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 1.630,00 TL Avukatlık Ücreti'nin davacı-karşı davalıdan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davalı-karşı davacıya verilmesine, taraflarca HUMK'nin 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 24/10/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.