13. Ceza Dairesi 2017/341 E. , 2018/7690 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: 02.12.2016 gün ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 36. maddesiyle, 5271 sayılı CMK’nın 307. maddesinin üçüncü fıkrasının ikinci cümlesi değiştirilerek; "Direnme kar…
**13. Ceza Dairesi 2017/341 E. , 2018/7690 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: 02.12.2016 gün ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 36. maddesiyle, 5271 sayılı CMK’nın 307. maddesinin üçüncü fıkrasının ikinci cümlesi değiştirilerek; "Direnme kararları, kararına direnilen daireye gönderilir. Daire, mümkün olan en kısa sürede direnme kararını inceler ve yerinde görürse kararını düzeltir; görmezse dosyayı Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderir”... şeklindeki düzenleme karşısında, yerel mahkemece verilen direnme kararı üzerine dosya Dairemize gönderilmekle; Ceza Genel Kurulunun süreklilik kazanmış uygulamalarına göre, şeklen direnme kararı verilmiş olsa dahi; a) Bozma kararı doğrultusunda işlem yapmak, b) Bozma kararında tartışılması gereken hususları tartışmak, c)Bozma sonrasında yapılan araştırma, inceleme ya da toplanan yeni delillere dayanmak, d)İlk kararda yer almayan ve daire denetiminden geçmemiş bulunan yeni ve değişik gerekçelerle hüküm kurmak, suretiyle verilen hüküm, özde direnme kararı olmayıp, yeni bir hükümdür. Bu nitelikteki bir hükmün temyiz edilmesi halinde ise incelemenin Yargıtay'ın ilgili dairesi tarafından yapılması gerekir. İncelenen dosya kapsamından; Dairemizin 16.01.2014 tarih, 2012/24689 esas 2014/1039 karar sayılı kararı ile 20.04.2014 tarihli ilk hükmün; "Sanığın, kargo şirketi tarafından yanlışlıkla Carfoursa mal kabul bölümüne teslim edilen eşyayı çaldıktan sonra suça konu eşyanın değerini ödemek zorunda kalan kargo şubesi sahibi katılan ...'na 122 TL ödeme yaptığının anlaşılması karşısında; katılana kısmi iade nedeniyle rızasının bulunup bulunmadığı sorularak sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 168/1-4. maddesinin uygulama koşullarının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi" nedeniyle bozulmasından sonra, yerel mahkemece direnilmesine karar verilmesinden sonra verilen karar ile '' Her ne kadar Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 2012/24689 esas 2014/1039 sayılı kararıyla, sanık tarafın kısmi ödemesi nedeniyle TCK 168/1-4 maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı yönünde katılanın görüşünün sorulması gerektiği nedeniyle bozma kararı verilmiş ise de, bu kararın TCK 168 maddesindeki düzenlemeye uygun olmadığı açıktır. Konuya ilişkin yasal mevzuat incelendiğinde; TCK 168/1 maddesinde "....failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir." TCK 168/4 "Kısmen geri verme veya tazmin halinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için, ayrıca mağdurun rızası aranır." şeklinde belirtildiği görülmüştür.