3. Hukuk Dairesi 2016/22103 E. , 2018/9675 K. "" MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; ... ili ... ilçesi ... Beldesi ... Mevkii 54 …
**3. Hukuk Dairesi 2016/22103 E. , 2018/9675 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; ... ili ... ilçesi ... Beldesi ... Mevkii 54 parsel sayılı arsa vasfındaki taşınmazın geldisi olan 87.300 m² tarlanın 3.000 m²'lik kısmını gayrimenkul satış sözleşmesi uyarınca daha önce malik olan davalıların muirisi ...'dan 1958 yılında satın aldığını, ancak tapuya tescilin gerçekleşmediğini, davalıların taşınmazın tapuda devrine ya da ilgili taşınmaza karşılık gelen satış bedelinin rayiç değerini ödemeye yanaşmadıklarını, taşınmazı şimdiki malik Mehmet Karamancı'ya sattıklarını ve tapuya tescili gerçekleştirdiklerini, kendisinin bu 3.000 m²'lik alanı nizasız ve fasılasız olarak malik sıfatıyla 1958 yılından beri kullanmakta olduğunu belirterek, dava konusu taşınmazın hak sahibi olduğu 3.000 m²'lik kısmının rayiç bedelinin faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılar; davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, dava konusu taşınmazda murislerinin hissesinin tapuya göre 2500 m²ye tekabül ettiğini, bu duruma göre davacıya 3000 m²'lik yerin satışının mantıken mümkün olmadığını, senette yer alan imzanın miras bırakanlarına ait olmadığını, davacının davaya konu taşınmazda malik sıfatına dayanan herhangi bir zilyet ve tasarrufunun söz konusu olmadığını, ayrıca zamanaşımı süresinin de dolduğunu ileri sürerek davanın reddini istemişlerdir.Mahkemece, davacının aynı satış iddiası ile ... 2. Kadastro Mahkemesinin 1982/10 Esas, 1987/49 Karar sayılı dosyasına müdahil olduğu, verilen karar ile davacının talebinin reddedildiği ve kararın temyiz incelemesi sonunda davacı ... bakımından onandığı, davacının geçersiz satış sözleşmesine ilişkin ödediği paranın iadesi için açtığı bu davada zamanaşımı süresinin 10 yıl olduğu, bu sürenin ise davacı bakımından taşınmazın mülkiyetini edinme hususundaki ümidin ortadan kalktığı tarihte başlayacağı, ... Kadastro Mahkemesinin 1982/10 Esas, 1987/49 Karar sayılı kararı ile davacının satın aldığını iddia ettiği 3 dönümlük kısmın tapusunun iptali ile kendi adına tescili talebinin reddine dair verilen karar kesinleştiğinde davacının taşınmazın mülkiyetini edinme hususundaki ümidinin ortadan kalktığı ve buna göre davanın zamanaşımı süresinde açılmadığı gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafça temyiz edilmiştir.Dava; harici satış sözleşmesi gereğince ödenen satış bedelinin, taşınmazın tapuda devrinin yapılmaması nedeniyle sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalılardan istirdadı istemine ilişkin alacak davasıdır.