İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ: 30/12/2025 KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 27/05/2025 tarih ve 2023/348 E - 2025/511 K kararına karşı süresi içinde davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde müvekkili sigorta şirketine sigortalı ...Anonim Şirketi'ne ait 3 adet sanayi tipi makineni…
T.C. KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/2384 KARAR NO: 2025/2527 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 27/05/2025 NUMARASI: 2023/348 E. - 2025/511 K. DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (6102 sayılı TTK'nun 1472 maddesinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ: 30/12/2025 KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 27/05/2025 tarih ve 2023/348 E - 2025/511 K kararına karşı süresi içinde davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde müvekkili sigorta şirketine sigortalı ...Anonim Şirketi'ne ait 3 adet sanayi tipi makinenin, ... Bölgesinde meydana gelen elektrik dalgalanması neticesinde kısa devreye bağlı olarak hasara uğradığını, elektrik altyapısının güvenliğinin ...Müdürlüğüne ait olduğunu, müvekkil sigorta şirketine sigortalı ...Anonim Şirketi'nin elektrik dalgalanması sebebiyle makinelerinde meydana gelen hasarın müvekkili sigorta şirketi tarafından tazmin edildiği, müvekkili sigorta şirketi tarafından davalı aleyhine Kayseri Genel İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itirazı sonucu takibin durduğunu belirterek davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, vekalet ücreti ile yargılama masraflarının davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılması gerektiğini, alacağın zamanaşımına uğradığını, kabul manasına gelmemekle birlikte dava konusu hasarı meydana getirecek boyutta bir elektrik dalgalanması yaşanmış ise burada 3. kişinin kusuru bulunmakta olup nedensellik bağı 3. kişinin ağır kusurlu hareketi ile kesilmiş olup burada artık müvekkilinin objektif sorumluluğundan bahsedilemeyeceğini, kusur yönünden 3. Kişinin kusurunun olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine, %20'den az olmamak üzere davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkeme kararında; "...Tüm deliller toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılmış, elektrik mühendisi bilirkişi ..., makine mühendisi bilirkişi ...ve nitelikli hesap uzmanı bilirkişi Av. ... 04/12/2024 tarihli raporda özetle; Dosya kül halinde incelenmiş olup öncelikle meydana gelen hasarların söz konusu tarih ve saatte 3.şahsa ait trafonun OG hücresinde meydana gelen patlama neticesinde oluşan elektrik dalgalanmalarından oluştuğu kanaatinin oluştuğunu, Meydana gelen patlama elektrik dalgalanmalarına sebep olmakla birlikte dağıtım şebekesinde bulunan diğer elektrik tüketicilerini etkilediğini, Davaya konu olayda da servis formları incelendiğinde elektrik piklerinden kaynaklı CNT/CPU ve güç kartının ve pilli kafa kartlarının yanmasına sebep olduğunu, Bahse konu dağıtım şebekesinden dosyada bulunan ... A.Ş. Tarafından Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesine yazılan 14.04.2023 tarihili yazıdan da anlaşılacağı üzere ... A.Ş. Sorumluluğunun söz konusu olmayacağının düşünüldüğünü, Meydana gelen hasar göz önünde bulundurulduğunda, hasar sahibi tarafından alınacak yüksek gerilimlere karşı koruyabilecek koruma ve kontrol rölelerinin olmadığı ya da çalışmadığının anlaşıldığını, Meydana gelen hasar için raporun "KONU İLE İLGİLİ MEVZUATLAR" başlığında yer alan Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu, Madde 20 – (Değişik: 18/6/2017-7033/52 md.) ve yine davalı ...'nin 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 1. maddesi kapsamında, tüketicilere "kesintisiz, güvenli ve kaliteli elektrik enerjisi verme" yükümlülüğü bulunduğu, dikkate alındığında ...'nin davaya konu olayda üzerine düşen yükümlülükleri tam ve eksiksiz yerine getirmediğinin düşünüldüğünü, ...'nin dağıtım yapan kuruluş olması nedeniyle elektrik temin ettiği tüketicileri korumakla mükellef olacağını, gelecek olan yüksek gerilimlere ve piklere karşı teknik tedbirleri almakla görevli olduğunun düşünüldüğünü bildirmişlerdir. Meydana gelen hasarların söz konusu tarih ve saatte 3.şahsa ait trafonun OG hücresinde meydana gelen patlama neticesinde oluşan elektrik dalgalanmalarından oluştuğu kanaatinin oluştuğunu, meydana gelen patlama elektrik dalgalanmalarına sebep olmakla birlikte dağıtım şebekesinde bulunan diğer elektrik tüketicilerini etkilediğini, davaya konu olayda da servis formları incelendiğinde elektrik piklerinden kaynaklı CNT/CPU ve güç kartının ve pilli kafa kartlarının yanmasına sebep olduğunu, bahse konu dağıtım şebekesinden dosyada bulunan ... A.Ş. Tarafından Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesine yazılan 14.04.2023 tarihili yazıdan da anlaşılacağı üzere ... A.Ş. Sorumluluğunun söz konusu olmayacağı, meydana gelen hasar göz önünde bulundurulduğunda, hasar sahibi tarafından alınacak yüksek gerilimlere karşı koruyabilecek koruma ve kontrol rölelerinin olmadığı ya da çalışmadığı anlaşılmakla davalının meydana gelen zarardan sorumlu olacağı kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (Benzer mahiyette Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi'nin 31/10/2019 tarih, 2019/824 E. 2019/1090 K. sayılı ilamı). (Benzer mahiyette Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi'nin 25/10/2021 tarih, 2021/248 E. 2021/1797 K. sayılı ilamı).Yargılama giderine ilişkin değerlendirmede; Yabancı para borcu ile ilgili alacaklarda talep edilen yabancı paranın dava tarihindeki efektif döviz kuru karşılığı Türk Lirası üzerinden, karar tarihindeki tarifeye göre vekalet ücreti ile nisbi karar ve ilam harcının hesaplanması gerekmektedir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 14/12/2022 tarihli, 2021/8284 E., 2022/9092 K., Yargıtay 11.HD'nin 12/05/2022 tarih ve 2020/6387 E. - 2022/3774 K) Bu kapsamda hesaplama yapılmıştır. Davanın kabulü ile Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına davalının vaki itirazının kısmen iptali ile 3.303,72-Euro asıl alacak üzerinden icra takibinin devamına, Takip tarihinden tahsil tarihine kadar 3.303,72-Euro asıl alacağa yıllık %9 ve değişen oranlarda Türkiye Bankalar Birliği'nin Euro cinsinden mevduat faiz oranını aşmamak üzere 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereğince devlet bankalarınca Euro cinsinden açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödenen en yüksek oranda faiz işletilmesine, İtirazın iptaline karar verilen 3.303,72-Euro'nun takip tarihi itibarı ile ... Bankası'nın efektif satış kuru (20.382-TL) üzerinden belirlenen karşılığı olan 67.336,42 TL'nin taktiren %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Koşulları bulunmadığından davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddine, ..." şeklinde karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı tarafça yasal süresinde istinafa başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekilince sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Yapılan yargılamada asliye hukuk mahkemelerinin görevli olmasına rağmen mahkemenin hatalı bir şekilde görev itirazlarını kabul etmeyerek yargılamaya devam ettiğini, her ne kadar mahkemenin müvekkilinin elektrik dağıtım lisansına sahip olması sebebiyle yaptığı işin ticari nitelikte olduğundan bahisle eldeki davayı ticari dava olarak görmüş ise de sayın mahkemenin burada hukuki yanılgıya düştüğünü, zira müvekkilinin tacir sayılan kişilerden olmayıp dava konusu iş de ne müvekkili bakımından ne de davacı bakımından ticari iş olmadığını, dolayısıyla eldeki davanın nispi veya mutlak ticari davalardan olmayıp asliye hukukta görülmesi gerekirken yanlış hukuki değerlendirme neticesinde mahkemenin işin esasına ilişkin karar verdiğini, müvekkilinin tacir sıfatı bulunmamakta olup eldeki davada mutlak ticari davalardan olmadığından yargılamanın asliye hukuk mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, müvekkilinin tacir sıfatının olmadığı yerleşik Yargıtay kararıyla ortada olduğu gibi sigorta şirketinin halefiyet ilkesi gereği açtığı rücu davalarında sigortalının durumuna göre mahkemenin görevinin belirlenmesi gerektiğini, eldeki davanın mutlak ticari dava olmadığı da değerlendirildiğinde davanın asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerekirken görevsizlik kararı verilmemesinin usul ve yasaya aykırı olup kararın bu sebeple kaldırılması gerektiğini, esas bakımından ise mahkemenin bilirkişi raporların yapmış oldukları itirazları gereği gibi incelemeksizin hasar olayında tüm kusurun müvekkiline ait gibi değerlendirme yaparak davanın kabulüne karar vermiş ise de dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarında tarafların kusur oranlarına ilişkin bir değerlendirme yapılmamasının yanında davacı tarafın da alması gereken önlemleri almaması sebebiyle kusurunun bulunduğunun belirtilmiş olmasına rağmen bilirkişi raporunda hesaplanan tüm hasardan müvekkilimizin sorumlu olduğu yönünde hukuka aykırı bir karar verilmesi yoluna gidildiğini, elektrik akımında yaşandığı iddia edilen dalgalanmanın yasal sınırlar içerisinde kaldığı anlaşıldığından müvekkilinin herhangi bir zarardan sorumlu olduğunun söylenemeyeceğini,müvekkili kurumun herhangi bir kusurunun bulunmadığının dosya arasındaki tanık ve delillerden de sabit olduğunu, davacı tarafın sigortalısı müterafik kusuru sebebiyle zararın oluşmasına sebebiyet vermiş olup bu sebeple de açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarında hasar miktarının belirlenmesi yönünden de hukuka aykırılıklar bulunduğunu, eldeki raporda araçtaki hasarın 3.303,72 Euro olduğuna değinildiğini, fakat zarara uğradığı iddia edilen makine ve konvertör akıbeti hakkında herhangi bir değerlendirme veya araştırma yapılmadığını, bilirkişice etraflıca değerlendirilmesi gereken konu da zarar gördüğü iddia edilen makinelerin akıbeti ve bu makinelerin maddi değerinin tespiti olduğunu, fakat bu hususun bilirkişiler tarafından davacının bildirdiği meblağları rapora konu ederek o günkü kurla denklem yapmaktan başkaca bir hususu değerlendirmemiş olup bu yönüyle bilirkişi raporu eksik ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/348 Esas 2025/511 Karar sayılı ilamının istinafen incelenerek kaldırılmasına, davacı tarafın davasının reddine, davacının asıl alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına çarptırılmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekilince sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davalı tarafın istinaf dilekçesinde sunmuş oldukları tüm itiraz ve beyanlarını kabul etmediklerini, davalı tarafından sunulan istinaf başvurusunun esastan reddine, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 27/05/2025 tarihli, 2023/438 Esas, 2025/511 Karar sayılı kararının onanmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin istinaf eden davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır. Dava, sigortalısına ödeme yapan sigorta şirketinin zarara neden olduğunu ileri sürdüğü davalıya karşı başlatmış olduğu takibe yapılan itirazın iptali davasıdır. Sigortacı tarafından dava dışı ... Limited Şirketine ait ... Mah ... Caddesinde bulunan iş yerinin 20.05.2021-20.05.2022 tarihleri arasında " Makina Kırılması Sigorta Poliçesi " sigorta poliçesi ile sigortalandığı anlaşılmaktadır. 6102 sayılı TTK ‘nun 1472. maddesinde halefiyet düzenlenmiştir.Maddede, sigortacının sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçeceği, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceği ifade edilmiştir. Sigortalının tazminat alacağının hukuki temelinin haksız eylemden, kanundan veya sözleşmeden kaynaklanmış olması arasında hiçbir fark yoktur. TTK 1472. ‘nci maddeden kaynaklanan halefiyet hakkı sigortacıya, zarar sorumlusundan, sigortalısına ödediği sigorta bedeli kadar talep hakkı ve bunun doğal sonucu olarak da zarar sorumlusuna karşı dava hakkını sağlamaktadır. Bu dava türüne doktrin ve uygulamada sigortacının rücu davası adı verilmektedir. Halefiyete dayalı olan rücu davasında,esas itibariyle sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. Her tazminat davasında olduğu gibi, sigortacının açtığı rücu davasında da davalının kusurunu ve zararı ispat etmek davacı sigortacıya düşer. Halefiyete dayalı sigorta rücu davasında sigortacı halefiyet hukuki ilişkisi sebebiyle ancak selefinin sahip olduğu haklara sahip olur. Sigortacı halefiyete dayanarak rücu davasını zarar sorumlusu aleyhine yönelttiğine göre, sigortalının zarar sorumlusuna karşı açacağı tazminat davasında sigortalı neyi ispat etmesi gerekiyorsa, sigortacıda bu davada onu ispat etmekle yükümlüdür. Davacı sigorta şirketi sigortalısına ödeme yapmış olup eldeki davayı onun halefi sıfatıyla açmıştır. Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin emsal nitelikteki 16/05/2022 tarih ve 2022/495 E - 2023/3797 K sayılı ilamında da belirtilen gerekçelerle davacı ...Bölgesinin tacir sıfatını haiz olmaması ve taraflar arasındaki uyuşmazlığın mutlak ticari dava niteliğinde de olmaması gözetilerek mahkemece Asliye Hukuk Mahkemesine görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüştür. Açıklamalar ışığında davalının istinaf talebinin esası incelenmeksizin HMK'nın 353/1-a.3 md. Gereğince mahkemenin görevsizliği yönünden kabulüne karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı tarafın istinaf başvurusunun KABULÜ ile; 2-HMK'nın 353/1-a.3 md. gereğince, KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 27/05/2025 tarih ve 2023/348 E - 2025/511 K sayılı kararın KALDIRILMASINA, 3-İstinaf edilen kararın esası ve davalının istinaf sebepleri incelenmeden HMK nun 353/1-a.3 maddesi gereğince ilk derece mahkemesinin kararının mahkemenin görevsizliği yönünden kaldırılmış olmakla, mahkemece görevsizlik kararı verilmesi ve HMK nun 20. Maddesi gereğince kararın ilk derece mahkemesince taraflarına tebliği tarihinden itibaren iki hafta içerisinde taraflarca Yerel Mahkemesine müracaat edilmesi halinde, dosyanın davanın yeniden görülmesi için görevli KAYSERİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'ne gönderilmesine dair karar verilmek üzere KAYSERİ 1.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ İADESİNE, 4-İstinaf eden davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının talepleri halinde kendisine iadesine, 5-İstinaf eden davalı tarafın istinaf aşamasında yapmış olduğu istinaf posta/yargılama giderlerinin görevli ilk derece mahkemesince yapılacak yargılama sonunda dikkate alınmasına, 6-İstinaf incelemesi aşamasında duruşma yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Davalı tarafın istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 8-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359/4 maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan incelemeyle H.M.K'nın 353/1-a.3 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 30/12/2025