13. Hukuk Dairesi 2017/3631 E. , 2019/389 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. K A R A R Davacı, serbest avukatlık faaliyetlerinin yanı sıra 02/12/1996 tarihli vekalet sözleşmesi ile davalı kurumda yarı zamanlı avukat olarak hizmet ver…
**13. Hukuk Dairesi 2017/3631 E. , 2019/389 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. K A R A R Davacı, serbest avukatlık faaliyetlerinin yanı sıra 02/12/1996 tarihli vekalet sözleşmesi ile davalı kurumda yarı zamanlı avukat olarak hizmet verdiğini, 02/12/1999 tarihli vekalet sözleşmesi ile yine yarı zamanlı hukuk müşaviri olarak hizmet vermeye devam ettiğini, bu hizmeti 09/09/2009 tarihine kadar devam ettiğini, Milli Prodüktivite Yönetim Kurulu'nun 18/10/2004 tarih ve 15168 sayılı kararı ile haftanın 5 iş günü ve merkezde uygulanan mesai saatlerine eş zamanlı olarak sürekli mesai vermesine karar verildiği, kurumun çalışma şeklinin değiştirilmesine yönelik bu işleme karşı ... İdare Mahkemesinde 2004/3122 esas sayılı iptal davası açtığını, davanın reddedilip Danıştayca onandığını ve kararın kesinleştiğini, bunun üzerine yarı zamanlı hukuk müşavirliği görevinden emeklisini isteyerek ayrıldığını ileri serererek davalı tarafından tahsil edilmiş bulunan ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/473 esas, ... 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/375 esas ve ... 22. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/12 esas sayılı dosyalarında karar altına alınan toplam 22.518,69 TL vekalet ücret alacağını, davalı kurumca tahsil edildiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, davacının kurumları ile arasındaki ilişkinin avukatlık kanununu çerçevesinde bir ilişki olmadığını, idari hizmet sözleşmesi olduğunu idari yargının görevli olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne, 22.518,69 TL'nin 05/05/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya ödenmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafça temyiz edilmiştir. 1-Dava, vekalet ücreti alacağının tahsili istemine ilişkindir. Davalı davacının kurumları ile arasındaki ilişkinin avukatlık kanununu çerçevesinde bir ilişki olmadığını, idari hizmet sözleşmesi olduğunu idari yargının görevli olduğunu, savunarak davanın reddini dilemiştir. 1-)Uyuşmazlık, görevli ve yetkili mahkemenin belirlenmesi noktasında toplanmaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1. maddesinde dava şartları sırasıyla sayılmıştır. Bunlar; a) Türk mahkemelerinin yargı hakkının bulunması. b) Yargı yolunun caiz olması. c) Mahkemenin görevli olması. ç) Yetkinin kesin olduğu hâllerde, mahkemenin yetkili bulunması… Eldeki davada öncelikli olarak belirlenmesi gereken husus görevdir. Mahkemece bir davada, dava şartlarının olup olmadığına 6100 sayılı HMK. 114/1 maddesinde gösterilen sıralamaya göre bakmak gerekmektedir.Yargı yolunun caiz olması dava şartıdır. (HMK m. 114/1-b) Buna göre idari yargının konusuna giren bir dava, adliye mahkemelerinde açılamaz; açılırsa, bu husus yargılamanın her aşamasında bir dava şartı olarak taraflarca ileri sürülebilir ve mahkemece re'sen nazara alınmalıdır. Davacı ile davalı kurum arasında 02/12/1996 ve 02/12/1999 tarihli vekalet sözleşmelerinin imzalandığı 02/12/1999 tarihli sözleşmelerin 11. maddesi "MPM Personel Yönetmeliği işbu sözleşmenin ayrılmaz cüzü olup bütün maddeleri ile geçerli bulunmaktadır" hükmünü içerdiği davacının yönetim kurulu kararı gereğince 04.05.1999 tarihinden geçerli olmak üzere hukuk müşavirliği kadrosuna atandığı davalı idarenin 18.10.2004 tarihli yönetim kurulu kararı gereğince çalışma şartlarının değiştirildiği davacının anılan değişikliğe karşı açtığı davanın reddedilerek Danıştay denetiminden geçerek kesinleştiği dosya kapsamı ile sabittir. Hal böyleyken, mahkemece, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin niteliği, davacının hukuk müşaviri olarak görev yaptığı taraflar arasında yapılan 02/12/1999 tarihli sözleşmelerin 11. maddesi ve genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri ve özel bütçeli idarelerde hukuk hizmetlerinin yürütülmesine ilişkin kanun hükmünde kararnamenin 14. maddesi dikkate alınarak yargı yolunun caiz olup olmadığı değerlendirildikten sonra sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekmektedir. 2-Bozma nedenlerine göre davalıların diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda birinci bendde açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, ikinci bendde açıklanan nedenle davalı tarafın diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 21/01/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.