6. Ceza Dairesi 2023/373 E. , 2024/11435 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 17.03.2022 tarihli, 2020/1439 Esas ve 2022/771 Karar sayılı kararının, sanıklar ... ve ... müdafiileri tarafından süresinde temyiz edildiği, ancak sanık ... müdafiine istinaf ilamı 28.03.2022 tarihinde tebliğ edilmesine
**6. Ceza Dairesi 2023/373 E. , 2024/11435 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 17.03.2022 tarihli, 2020/1439 Esas ve 2022/771 Karar sayılı kararının, sanıklar ... ve ... müdafiileri tarafından süresinde temyiz edildiği, ancak sanık ... müdafiine istinaf ilamı 28.03.2022 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen temyiz isteminde bulunulmadığı anlaşılmakla; yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Her ne kadar 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11 inci maddesi uyarınca vekil ile takip edilen işlerde tebligatların vekile yapılması gerektiği gözetilerek sanık müdafiine gerekçeli karar tebliğ edilmiş ise de; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.12.2020 tarihli ve 2022/6-599 Esas, 2023/192 Karar sayılı kararında "...ceza yargılamasında adil yargılanma hakkının bir parçası olarak etkin başvuru yolu, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi'nin 13. maddesi, CMK'nın 34. maddesinin ikinci fıkrası, Tebligat Kanunu'nun 11. maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi, CMK'nın 35. maddesinin ikinci fıkrasındaki düzenlemeler ve müdafi ile vekil arasındaki farklılıklar ve de itiraza konu olayda olduğu gibi; müdafinin tefhim edilen hükümlere karşı süresi içinde temyiz kanun yoluna başvurmaması nedeniyle oluşan hukuki sonuçlardan, kendisine yapılan tebligata kadar hakkındaki mahkûmiyet hükümlerinden haberdar olmayan sanığı sorumlu tutmanın, hak arama hürriyeti ve adil yargılanma ilkesi çerçevesinde etkin bir şekilde temyiz kanun yoluna başvurma ... ile bağdaşmayacağı hususu dikkate alındığında; müdafinin huzurunda sanığın yokluğunda verilen 17.12.2020 tarihli mahkûmiyet hükümlerinin, kamu davasının asli bir süjesi ve tarafı, diğer bir ifadeyle cezanın sorumlusu olan sanığa, ayrıca tebliğ edilmesi gerektiğinin..." şeklinde yer alan kabul dikkate alındığında, kararın usulüne uygun şekilde sanık ...'a tebliğ edilerek, tebliğ belgesi ve sanık ... tarafından sunulması halinde temyiz dilekçesi de eklenerek ve ek tebliğname de düzenlenmesi gerektiği, Diğer yandan; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nda (5271 sayılı Kanun) iki dereceli kanun yolu sistemi benimsenmiş olup 291 inci maddesinin birinci fıkrasının ilgili bölümünde temyiz süresi; "Temyiz istemi, hükmün açıklanmasından itibaren on beş gün içinde ... yapılır;" şeklinde kaleme alınmıştır. Buna göre ilgilisi aleyhine temyiz yoluna başvurmak istediği karara karşı bu kararın tebliği ya da tefhiminden itibaren on beş gün içinde hükmü veren mahkemeye bir dilekçe vermek veya tutanağa geçirilmek ve hâkime onaylattırılmak koşuluyla zabıt kâtibine bir beyanda bulunmak suretiyle temyiz hakkını kullanır. Ancak 5271 sayılı Kanun'un temyiz yolu için öngördüğü tek koşul, temyiz iradesinin usûlüne uygun şekilde on beş gün içinde açıklanmasından ibaret değildir. Şöyle ki; 5271 sayılı Kanun’un 294 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.” şeklindeki düzenleme ile aynı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrasının ilgili bölümünde belirtilen; “Yargıtay … temyiz dilekçesinin temyiz sebeplerini içermediğini saptarsa, temyiz istemini reddeder.” şeklindeki hüküm karşısında, 5271 sayılı Kanun’un temyiz sisteminde sebeple bağlılık ilkesini kabul ettiği anlaşılmaktadır. O hâlde temyiz dilekçesinde hükmün hukukî yönüne ilişkin temyiz nedenleri de belirtilmelidir. Nitekim 5271 sayılı Kanun'un "Temyiz gerekçesi" başlıklı 295 inci maddesinin birinci fıkrasında; "Temyiz başvurusunda temyiz nedenleri gösterilmemişse temyiz başvurusu için belirlenen sürenin bitmesinden veya gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde hükmü temyiz olunan bölge adliye mahkemesine bu nedenleri içeren bir ek dilekçe verilir. Cumhuriyet savcısı temyiz dilekçesinde, temyiz isteğinin sanığın yararına veya aleyhine olduğunu açıkça belirtir." şeklindeki düzenleme ile 5271 sayılı Kanun'un 295 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz başvurusu için belirlenen sürenin bitmesinden veya gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde temyiz nedenlerini belirten dilekçeyi de sunmak durumundadır. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 17.03.2021 tarihli ve 2019/9.MD-554 Esas, 2021/117 Karar sayılı kararında ayrıntıları izah edildiği üzere, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 02.03.2022 tarihli, 2021/2532 Esas ve 2022/747 Karar sayılı kararında; 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasında ifade edildiği üzere kanun yolunun, süresinin ve merciin açıkça belirtildiği ancak 5271 sayılı Kanun'un temyiz yolu için benimsediği iki aşamalı süre koşulunun göz ardı edilmesiyle süre konusundaki ihtarın, 5271 sayılı Kanun'un 291 inci maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı tutulduğu, sanık müdafiine, 5271 sayılı Kanun'un 295 inci maddesinin birinci fıkrasında, temyiz nedenlerini içeren dilekçenin sunulması için öngörülen yedi günlük süre ihtarının bulunmadığı belirlenmiştir. Somut olayda bölge adliye mahkemesinin karar eteğinde, " Sanıklar hakkında kurulan hükümlere yönelik, Cumhuriyet Başsavcılığı yönünden kararın geliş tarihinden, sanıklar müdafiileri yönünden ise tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içerisinde hükmü veren Dairemize bir dilekçe verilmesi ya da zabıt kâtibine beyanda bulunup tutanak tutturup hâkime onaylatmak veya bir başka ilk derece ceza mahkemesi ya da Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek, ilgilinin cezaevinde bulunması halinde ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle, 5271 sayılı CMK'nın 286. maddesi uyarınca Yargıtay'da TEMYİZ kanun yolu açık olmak üzere 17/03/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. " denildiği ve Kanun'un 295/1. maddesindeki ek yedi (7) günlük süreden hiç söz edilmediği için, yanıltma nedeniyle; temyiz isteminde sebep bildirmeyen sanık ... ve müdafiine "gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yedi (7) gün içerisinde gerekçelerini bildirmemeleri halinde, meşruhatlı davetiye tebliğ edilerek mâkul bir sürede temyiz gerekçelerinin, diğer bir ifadeyle sebeplerinin bildirilmemesi halinde temyiz başvurusunun sebep yokluğundan ret edileceği" ihtarını içerir tebligat yapılarak, tebliğ belgesi ve sanık ... ve/veya müdafii tarafından sunulması halinde temyiz dilekçesi de eklenerek ve ek tebliğname de düzenlenerek incelenmek üzere iadesinin mahallince sağlanması için dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.