11. Hukuk Dairesi 2009/948 E. , 2010/7157 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Bala Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21.07.2008 tarih ve 2005/138 - 2008/141 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tü…
**11. Hukuk Dairesi 2009/948 E. , 2010/7157 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Bala Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21.07.2008 tarih ve 2005/138 - 2008/141 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkiline ait tarlalardaki buğday ürününün dolu hasarına karşı davalıya sigorta ettirildiğini, 27.07.2005 tarihinde rizikonun gerçekleşmesi üzerine derhal davalının acentesine durumun bildirildiğini ancak davalının izleyen bir hafta boyunca eksper göndermemesi üzerine zararın büyümemesi tüm çevrede hasat yapıldığı ve alan otlatmada kullanılacağı için hasat yapmak zorunda kaldığını ileri sürerek, 5.100,00 TL’nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, 05.03.2007 tarihli ıslah dilekçesiyle talebi 5.880,00 TL’ye yükseltmiştir. Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının sigorta şartlarına riayet etmeyerek zararın tespit edilememesine neden olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, dolu sigorta poliçesine dayalı tazminat alacağına ilişkindir. Tarım Ürünleri Dolu Sigortası Genel Şartları’nın B.1.1-7. maddesine “zarar eksperler tarafından takdir edilinceye kadar sigorta konusu hasarlı ürün üzerinde hasarın saptanmasını güçleştirecek veya hasar miktarını artıracak nitelikte herhangi bir değişiklik yapmamak, ancak, biçilecek, toplanacak hale gelmiş ürünlerde sigorta şirketinin onayını almak kaydı ile ekspertizin yapılabilmesi için hasarlı tarla ve bahçelerin orta ve kenar taraflarından zararı doğru tespit etmeye yardım edecek örnek kısımlar ve parçalar olduğu gibi biçilmeden, toplanmadan bırakılarak hasada devam olunabilir” hükmüne yer verilmiştir. Somut olayda dosya kapsamına göre, sigorta süresi içerisinde meydana gelen rizikonun TTK 1292. maddesinde öngörülen sürede poliçeyi düzenleyen acenteye ihbar etmiş olduğu tanık olarak dinlenen acente beyanı ile sabittir. Yine tanık anlatımlarıyla sigortalı tarlanın dolu nedeniyle zarar gördüğü de anlaşılmaktadır. Her ne kadar sigortalının ürünün tamamına hasat etmesi yukarıda açıklanan genel şarta aykırı ise de, TTK 1292. maddesi ve Dairemizin emsal kararlarında da (2004/6057 E, 2005/2490 K- 2001/9716E,2002/2178K) belirtildiği üzere genel şartlardaki bu kurala uyulamaması kasta dayanmadığı sürece sigortalının tazminat isteme hakkını ortadan kaldırmaz. Ayrıca, tanık beyanlarına göre de davacının tarlasını otlama yapan hayvanlardan uzun süre koruyabilmesindeki güçlük ve gecikme halinde hasarın artma hali gözetildiğinde, eksperler gelinceye kadar örnek alanı korumasının davacıdan uzun süre beklenmesi hayatın olağan akışına da uygun düşmemektedir. Bu itibarla, mahkemece süresinde ihbar edilmiş bir rizikonun varlığı kabul edilerek, rizikonun poliçe kapsamındaki tarlada ne miktarda hasara neden olduğu usulünce araştırılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yeterli uzmanlık ve inceleme içermeyen dört ayrı bilirkişi raporu alınarak yazılı gerekçeyle davanın reddi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.