Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/574 E. , 2024/1300 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2023/574 Karar No : 2024/1300 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVALI) : … Üniversitesi VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin .. tarih ve E:.., K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Hasan Kalyoncu Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencisi olan dava
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/574 E. , 2024/1300 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2023/574 Karar No : 2024/1300 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVALI) : … Üniversitesi VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin .. tarih ve E:.., K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Hasan Kalyoncu Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencisi olan davacının, gerçeğe aykırı veya yanıltıcı belgelerle kayıt yaptırdığından bahisle mezuniyetinin iptaline ilişkin … tarih ve ... sayılı Yönetim Kurulu kararının iptaline karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesince verilen .. tarih ve E:.., K:… sayılı kararda; uluslararası öğrenci statüsünün, herhangi bir sebeple lise öğreniminin tamamını yurt dışında tamamlayan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı öğrencilere, merkezi sınavlara girmeksizin ve bazı bölümlere kayıt için getirilen belli sıralamaya girmek şeklindeki sınırlamalara tabi olmaksızın üniversiteye kayıt imkanı tanıdığı, bu statünün yurt dışında lise öğrenimini tamamlayan Türk Vatandaşlarına ülkemizde lise öğrenimi gören vatandaşlar ile üniversite eğitimi konusunda fırsat eşitliği sağlanması amacıyla oluşturulduğu; davacının ise lise öğrenimini 1996 yılında Mersin Dumlupınar Lisesinde tamamladığı, Türk eğitim sistemi çerçevesinde yapılacak olan sınavlara yönelik eğitim gördüğü ve ülkemizde yapılan sınavlarda başarılı olabileceği, fakat davacının 27/07/2016 tarihli yurt dışı lise diploması ile 12/02/2019 tarihinde denklik belgesi almak suretiyle 13/02/2019 tarihinde Hasan Kalyoncu Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ne uluslararası öğrenci statüsünde kaydolduğu, davacının yurt içinde aldığı eğitime ilişkin 1996 tarihli lise diploması olmasına rağmen salt uluslararası öğrenciler için getirilen imkanlardan faydalanabilmek için yurt dışında lise okuduğuna ilişkin belgeye dayandığı; lise eğitiminin tamamını 1996 yılında Türkiye'de tamamlamış olması nedeniyle uluslararası öğrenci statüsünde kayıt yaptırma hakkı olmamasına rağmen, uluslararası öğrencilik statüsü için yanıltıcı niteliği bulunan yurt dışı lise mezuniyet belgesi ile Hukuk Fakültesine kayıt yaptırdığı anlaşıldığından, davacının mezuniyetinin iptaline ilişkin … tarih ve ...sayılı Hasan Kalyoncu Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yönetim Kurulu kararında hukuka aykırılık bulunmadığı, öte yandan; davalı idare tarafından … tarih ve E-… sayılı yazısı ile aralarında davacının da isminin bulunduğu ve uluslararası öğrenci statüsünde kayıt yaptırmış 45 öğrencinin Ukrayna'da ortaöğretimlerini tamamlayıp tamamlamadıkları hususu ile kayıt esnasında sunulan apostil ve asetat bilgilerinin doğruluğunu teyit etmek amacıyla Ukrayna Eğitim ve Bilim Bakanlığı'na yazı yazıldığı, Ukrayna Eğitim ve Bilim Bakanlığı'nın …. tarih ve No:… sayılı yazısı ile söz konusu öğrencilere ait belgelerin Ukrayna Yüksek Öğrenim Belgeleri Sicilinde bulunmadığı ayrıca söz konusu belgelerdeki Apostillerin Ukrayna Eğitim ve Bilim Bakanlığı tarafından yapılmadığının bildirildiği görülmüş olup, davacının ilgili lisans programına kayıt esnasında davalı idareye sunduğu bilgi ve belgelerin (lise diploması ve diğer belgeler) adı geçen ülke tarafından düzenlenmediği ve bu itibarla davacının anılan lisans programına kaydının hukuken geçerliliği olmayan belgeler ile yaptırıldığının da açık olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: 2547 sayılı Kanunun 45/f.maddesi gereği ortaöğretimin tamamının yurtdışında okuyan öğrencilerin Yükseköğretim kurumlarına kabul edileceği ve düzenleme yapma hususunda Kanunla yetkili kılınan Yükseköğretim Kurumu Başkanlığınca belirlenen ilkenin de ortaöğretimin tamamının yurtdışında tamamlanması olduğu, bu ilkenin 14/11/2013 yılından beri bulunduğu ve halen yürürlükte olduğu, davacı ve davacı gibi uluslararası öğrenci kontenjanından faydalanmak isteyen kişilerle ilgili düzenlemelerin 2547 sayılı Kanunun 45/f.maddesi ile Yükseköğretim Kurulu'nun belirlediği ilke ve esaslar olduğu gözönüne alındığında; bu kanun maddesinin gerekçesine ve getiriliş amacına da bakılması gerektiği, 2547 sayılı Kanun'un 45/f.maddesinde değişiklik yapan 6287 sayılı Kanun'un gerekçesinin; yabancı uyruklu öğrenciler ile ortaöğretimin tamamını yurtdışında okuyan öğrencilerin yani yabancı uyruklu olmamakla birlikte T.C. vatandaşı olan ya da çifte vatandaşlığı olan bir öğrencinin de ortaöğretiminin tamamını yurtdışında okuması halinde Türkiye’de üniversite sınavına tabi tutulmaksızın üniversite eğitimi alabilmesini sağlamak olduğu, 2547 sayılı Kanun'un 45.maddesinde yapılan düzenleme ile Türkiye'de yaşayarak Türkiye Cumhuriyeti'nin ortaöğretim kurumlarında eğitim görmesi neticesinde lise diploması almış bir öğrenci açısından uluslararası öğrenci statüsü verilmesi gibi bir hakkın söz konusu olmadığı; aksine bunun diğer kişiler için tanınan hakkın kötüye kullanılmak istenilmesi anlamına geldiği, ayrıca 2547 sayılı Kanun'da ya da 45.maddede ikinci kez alınacak lise diplomasıyla ilgili bir düzenlemenin bulunmadığı ancak bulunmasına da gerek olmadığı, çünkü yasa koyucunun kendi ülkesinde ortaöğretimi tamamlayan bir öğrencinin Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde üniversite eğitimine devam edebilmesinin şartlarını zaten belirlediği bu nedenle kanunda bir boşluk olduğundan bahsetmenin mümkün olmadığı, sonuç itibariyle; Türkiye'de bir ortaöğretim diploması aldıktan sonra yurtdışında online ya da örgün olarak tekrar ortaöğretim eğitimi alınması üzerine Türkiye'de üniversite sınavına tabi tutulmaksızın uluslararası öğrenci statüsünden faydalanılarak üniversite eğitimi alınabileceğine ilişkin bir hak olmadığı gibi bu eğitime bağlı denklik belgesi talebi sırasında da Türkiye'deki lise eğitimiyle ilgili beyandan kaçılması yani yanıltıcı beyanla denklik belgesi alındığının tespit edilmesi üzerine üniversite mezuniyetinin iptaline ilişkin işlemlerde ve dava konusu işlemde hukuka aykırılık olmadığı, davacının üniversite mezuniyet iptalinin sebebinin orada aldığı eğitimin sahteliği ya da gerçekliği olmadığı, işlemin sebebinin davacının zaten uluslararası öğrenci statüsünde Türkiye'de üniversite eğitimi alma hakkının olmaması olduğu, ayrıca davacıya uygulanmaması gerektiği iddia edilen Yönetmelik hükmünün davacının hukuka uygun olarak kazanılmış hakkını yok eden bir madde olmadığı gibi temelinde açık hata ve yanıltıcı beyan kapsamında tesis edilen bir işlemin her zaman geri alınacak nitelikte olması sebebiyle işlemin sebep unsuru yönünden de hukuka aykırı bulunmadığı, dava konusu olayda davacının Türkiye'de ortaöğretim eğitimini 1995- 1996 yılında tamamlarken Üsküp'te de online eğitim olarak yurtdışından aldığı diplomanın Türkiye'deki eğitimine üstün sayılmasını gerektiren ya da böyle bir hak veren bir düzenleme olmadığı halde bu haktan faydalandığının ve üstelik bu haktan faydalanabilmek için denklik belgesi talebi sırasında da Türkiye'de bitirdiği ortaöğretimle ilgili yanıltıcı beyanda bulunduğunun görülmesi karşısında; açık hata ve yanıltıcı beyan ile yapılan üniversite mezuniyetinin iptal edilmesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık olmadığı, ayrıca olayın disiplin soruşturması niteliğinde olmadığı ve işlemin disiplin soruşturmasına dayalı olarak tesis edilmediği, dava konusu üniversite mezuniyetinin iptaline ilişkin işlemin, Anayasayla koruma altına alınan eğitim hakkının özüne bir müdahale oluşturup oluşturmadığı hususunun da; Anayasa Mahkemesi'nin eğitim hakkına yapılan müdahalelerle ilgili kararları incelenerek değerlendirildiği, davacının eğitim hakkına ilişiğinin kesilmesi şeklinde yapılan müdahalenin temelinin, 2547 sayılı Kanun'un 45/f maddesi, Uluslararası Öğrenci Kabulüne İlişkin Usul ve Esaslar ile Hasan Kalyoncu Üniversitesi Lisans ve Önlisans Yönetmeliği olduğu, dolayısıyla müdahalenin kanunla sınırlama ölçütünü karşıladığı sonucuna varıldığı, davacının üniversite mezuniyetinin iptali suretiyle gerçekleştirdiği müdahalenin temelinde kamu düzeninin sağlanması ve hukuka uygun olmayan bir işlemle kazanılmış bir haktan söz edilemeyecek olması sebebiyle müdahalenin temelinin Kanun'daki eğitim hakkı ilkelerine dayandığı, bu nedenle işlemin meşru bir amaçla gerçekleştiği sonucuna varıldığı, üniversite kaydının olmayan bir hakka dayandırılması sebebiyle ve davacının herhangi bir sınava katılarak üniversite eğitimine başlamadığı gerçeği karşısında davacının eğitiminin sonlandırılmasından ve mezuniyetinin iptalinden başka bir şekilde durumun hukuka uygun hale getirilmesi de söz konusu olamayacağından müdahalenin elverişli ve ölçülü olduğu belirtilerek istinaf başvurusunun gerekçe ile reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Hukuk öğrenimine Kosova İliria College Hukuk Fakültesi'nde başladığı ve 13/02/2019 tarihinde davalı üniversiteye geçiş ile kayıt yaptırdığı, derslerini başarıyla tamamlayarak 16/09/2020 tarihinde mezun olduğu, gerçeğe aykırı bir belge ile kayıt yaptırmadığı, hangi belgenin gerçeğe aykırı veya yanıltıcı olduğunun idarece ortaya konulmadığı, diplomasını iptal etme yetkisinin Yüksek Öğretim Kurumuna ait olduğu, fakülte yönetim kurulu kararıyla diplomasının ve mezuniyetinin iptal edilemeyeceği, diploma işleminin iptali nedeniyle avukatlık stajını yapamadığı, hakimlik savcılık sınavlarına giremediği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının açıklama ile onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Her ne kadar Bölge İdare Mahkemesi kararında davacının Üsküp'ten aldığı ikinci ortaöğretim diploması ile Hasan Kalyoncu Üniversitesi'ne kayıt olduğu belirtilmişse de; dosyanın incelenmesinden davacının diplomasının 2016 yılında Ukrayna Donetsk İşletme ve Hukuk Koleji'nden alındığı görülmektedir. Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz isteminin reddine, 2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin .. tarih ve E:.., K:… sayılı kararının açıklama ile ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutar ile kullanılmayan yürütmenin durdurulması harcının Mahkeme tarafından iadesine, 4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak, 08/03/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.