17. Hukuk Dairesi 2016/14198 E. , 2019/7061 K. "" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, müvekkiline sigortalı iş yerinin tavanından geçen, binaya ait pis su ana gider borusunun tıkanması nedeni ile …
**17. Hukuk Dairesi 2016/14198 E. , 2019/7061 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, müvekkiline sigortalı iş yerinin tavanından geçen, binaya ait pis su ana gider borusunun tıkanması nedeni ile sızan suların iş yerine sirayeti ile iş yerinde hasar meydana geldiğini, sigortalıya 12.864,00 TL ödendiğini açıklayıp ödenenin rücuan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, toplanan delillere göre davanın kısmen kabulü ile 9.774,34 TL'nin tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin ve davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dava, iş yeri sigorta sözleşmesine dayalı rücuan tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili, davalının maliki olduğu binanın pis su ana gider borusunun tıkanarak sigortalıya ait iş yerine su sızması neticesinde hasar meydana geldiğini açıklayıp sigortalıya ödenen tazminatın rücuan tahsilini talep etmiş, mahkemece inşaat mühendisi ve hukukçu bilirkişilerden alınan raporda eksper raporunda belirtilen birim fiyatların piyasa rayicine uygun olduğu belirtilmiş, mahkemece rapor hükme esas alınarak yazılı olduğu üzere karar verilmiştir. Anılan rapor denetime elverişli olmadığı gibi konusunda uzman olmayan bilirkişilerce düzenlendiğinden hükme esas alınması isabetli olmamıştır. Rücu davaları; gerçek zararının giderilmesi amacına yönelik olup, zenginleşmeye bir vesile teşkil etmemelidir. Dolayısıyla zarar sorumlusundan halefiyet ilkelerine dayalı olarak talepte bulunan davacı da, ödediği meblağın tamamını değil, ancak zarar görenin uğradığı gerçek zararı, zarar sorumlusu bulunanlardan isteyebilir. Somut olayda; sigortalıya ait iş yerinin halı mağazası olarak kullanıldığı anlaşılmaktadır. Davacı vekili meydana gelen su hasarı neticesinde iş yerinde halı emtialarının zarara uğradığını ileri sürerek sigortalıya ödeme yapıldığını iddia etmiş, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda yeni bir hesaplama yapılmaksızın davacının hasar dosyasında esas aldığı tazminat esas alınarak hesaplama yoluna gidilmiş, emtianın sovtajı olup olmadığı konusunda değerlendirme yoluna gidilmemiştir. Zarar gören emtianın (halı ürünleri) niteliği dikkate alındığında inşaat mühendisi ve hukukçu bilirkişilerin zarar gördüğü iddia edilen halı ürünleri hakkında zarar tespiti yapmak konusunda uzmanlıkları bulunmadığından anılan raporun hükme esas alınması hatalıdır.