11. Hukuk Dairesi 2011/6622 E. , 2012/14878 K. "" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01/07/2009 tarih ve 2007/540-2009/401 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakla…
**11. Hukuk Dairesi 2011/6622 E. , 2012/14878 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01/07/2009 tarih ve 2007/540-2009/401 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalıların, müvekkili şirketin kuruluşundan ... tarafından el konulduğu tarihe kadar yönetim ve denetim kurulu üyeliklerini yaptıklarını, şirket anasözleşmesine göre 500.000 TL olan şirket esas sermayesinin ¼'ünün tescil tarihinden itibaren üç ay içinde, kalanının ise 01.04.2006 tarihine kadar ödenmesinin gerektiğini, söz konusu sermaye borcunun ilk kısmının ödenmemiş olmasına rağmen davalıların bu bedelin tahsili için herhangi bir girişimde bulunmadıklarını, bu nedenle davalılar hakkında sorumluluk davası açılması konusunda şirket genel kurulunda karar alındığını ileri sürerek, 10.000 TL'nin faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 31.01.2008 tarihli dilekçesi ile davasını ıslah ederek 125.000 TL'nin tahsilini istemiştir. Davalı ... vekili, davacı şirkette denetçi olan müvekkilinin TTK'nun 353. maddesi uyarınca dava konusu zarardan sorumlu tutulamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalılar ..., ..., ... vekili, davacı şirkette yönetim kurulu üyesi olan müvekkillerinin, şirkete el konulduğu tarihe kadar görevlerini kanun ve anasözleşme hükümlerine uygun olarak yerine getirdiklerini savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, sorumluluk şartlarının doğmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirket tarafından şirket anasözleşmesinde öngörülen sermaye borçlarının ödenmesi konusunda herhangi bir takip başlatılmadığı, bu durumda iddia olunan zararın dava tarihi itibariyle gerçekleşmediği, yönetim ve denetim kurulu üyesi olan davalıların sorumluluklarını gerektirir bir kusur ve işlem tespit edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, apel ödemelerinin yerine getirilmemesi sebebiyle uğranılan zararın yönetim ve denetim kurulu üyelerinden tahsili istemine ilişkindir.