Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2022/3817 E. , 2024/18568 K. T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/3817 Karar No : 2024/18568 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Başkanlığı / ... VEKİLİ : I. Hukuk Müşaviri ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, Siirt İli…
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2022/3817 E. , 2024/18568 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/3817 Karar No : 2024/18568 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Başkanlığı / ... VEKİLİ : I. Hukuk Müşaviri ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, Siirt İli, ... Kur'an Kursu Öğreticisi olarak görev yapmakta iken, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrasının 10. bendi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Diyanet İşleri Başkanlığının ... tarih ve E... sayılı işleminin iptali ve bu işlem nedeniyle uğradığı maddi ve manevi zararlarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; davacının ilk evliliğinin görücü usulü ile olduğu, davacının ailesi ile ilk evliliğini yaptığı E. K. isimli kişinin ailesinin hac kafilesinde tanıştıkları, ardından, kendisinin Rize ilinde görev yapması nedeniyle tayin amacıyla resmi evlilik yaptığı, aslında nişanlı oldukları, E. K. ile oluşan fikir ayrılıklarından dolayı ayrıldığı, 2014 yılında yine ailelerinin uzaktan akraba olması neticesinde görücü usulü ile A. Ö. ile evlendiği, görev yaptığı yerlerde çalıştığı kişilerin ifadelerinde, davacının, FETÖ/PDY ile irtibatlı ve iltisakı olduğuna ilişkin herhangi bir bilgiye yer verilmediği gibi hakkında herhangi bir ceza soruşturması veya kovuşturmasının bulunmadığı, yaptığı evliliklerin örgütsel bağlılık neticesinde yapıldığına ilişkin hukuken kabul edilebilir herhangi bir bilgi ve belgenin dava dosyasında mevcut olmadığı gibi bu hususu destekler nitelikte bilgi ve belgelerin davalı idare tarafından dava dosyasına ibraz edilmediği görüldüğünden, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptali ile işlem nedeniyle davacının uğradığı parasal hakların her bir aylık maaşın hak ediş tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davalı idarece istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacı hakkında yapılan idari tahkikat kapsamında alınan ifadesinde, 2012 yılında Kur'an Kursu Öğreticisi olarak Rize İli Merkez ... Kız Kur'an Kursuna atandığını, memur olması hasebiyle Ensar Vakfının yurdunda kalamayacağının söylendiği, bunun üzerine yakınlarının yönlendirmesi neticesinde iki ay kadar paralel yapıya ait olan -o zamanki adıyla- hizmet evinde kaldığını, bu süre içerisinde paralel yapıya karşı daha önceden de sıcak bakmadığı için zaman zaman tartışmaların olduğu, kendisinden istenilen öğrenci okutmak, toplantılara gitmek gibi taleplere cevap vermediğinden bu evden ayrıldığını ve görev yaptığı Kur'an Kursunda kalmaya başladığını, anlattığı bu husus dışında FETÖ/PDY ile ya da eski ismiyle paralel yapıyla hiçbir bağının ve irtibatının olmadığını beyan ettiği, söz konusu tahkikat sonucu hazırlanan soruşturma raporunda, özetle, davacının 2013 yılında ilk evliliğini yaptığı E.K. isimli şahsın Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde öğretmen olarak görev yapmakta iken KHK ile kamu görevinden ihraç edildiği, boşandıktan sonra A.Ö. İle ikinci evliliğini 2014 yılında yaptığı ve halen eşi olan kişinin Milli İstihbarat Teşkilatında görevli iken KHK ile kamu görevinden ihraç edildiği ve 15 Temmuz darbe girişiminin firari sanığı olan ...'ün akrabası olduğu, davacının yaptığı evliliklerin tesadüf olmadığı ve söz konusu evliliklerin örgütsel bağlılıktan ileri geldiği şeklinde tespitlere yer verildiği ve kamu görevinden çıkarılmasının uygun olacağı yönünde kanaat bildirildiği, ayrıca davacının eşi A.Ö. hakkında yapılan ceza yargılaması sonucunda FETÖ/PDY terör örgütüne üye olma suçundan sonuç olarak 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılması, siyasal veya askeri casusluk suçundan ise sonuç olarak 15 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun da reddedildiği belirtilerek, istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; üniversitede eğitim gördüğü ve Kur’an kursu öğreticisi pozisyonunda istihdam edildiği dönemde kalacak yer bulamaması üzerine örgüt evlerinde kaldığı, örgütün istediği şartları sağlamaması üzerine evden çıkartıldığı, ilk eşiyle anne ve babası aracılığıyla tanıştığı ve tayin olabilmek için resmi nikâhının yapıldığı, ancak fikir ayrılıkları dolayısıyla kısa süre içerisinde boşandıkları, ikinci eşiyle ise görücü usulü olarak tanıştığı, evliliklerinin örgütsel saikle yapılmadığı, örgütsel saikle yapıldığının iddia edilebilmesi için kim tarafından, ne şekilde tanıştırıldığının somut olarak ortaya konulması gerektiği, eşi hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmünün bulunmadığı, Zaman Gazetesinde çalıştığına yönelik bilginin gerçeği yansıtmadığı, örgüte ait gazete ve dergilere aboneliğinin olmadığı ve bunları okumadığı, hakkındaki tanık beyanlarında aleyhe bir hususun yer almadığı iddia edilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra davacının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması hakkında ayrıca karar verilmeyerek gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: Kur'an Kursu Öğreticisi olarak görev yapan davacı, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddenin (B) fıkrasının 10. bendi uyarınca ... tarih ve E... sayılı işlem ile kamu görevinden çıkarılmıştır. Bunun üzerine, iptali ile bu işlem nedeniyle uğradığı maddi ve manevi zararlarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen davanın açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 7145 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 26. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen Geçici 35. maddede, ''...B) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç yıl süreyle; terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen (Anayasa Mahkemesinin 30/06/2022 tarih ve E:2018/137, K:2022/86 sayılı kararıyla,"...üyeliği, mensubiyeti veya..." ibaresinin iptaline karar verilmiştir.) ;...10) Bir bakanlığa bağlı, ilgili veya ilişkili olmayan diğer kurumlarda her türlü kadro, pozisyon ve statüde (işçi dâhil) istihdam edilen personel, birim amirinin teklifi üzerine atamaya yetkili amirin onayıyla kamu görevinden çıkarılır. '' kuralı yer almaktadır. 15/04/2015 tarih ve 29327 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin "Atama ve yer değiştirme kurulu ve görevleri" başlıklı 42.maddesinde ise; "(1) Bu Yönetmelik kapsamında Atama ve Yer Değiştirme Kurulunda durumu değerlendirilecek personelin görev veya yerlerinin değiştirilebilmesi için gereken kararları almak üzere, İnsan Kaynakları Genel Müdürlüğünün bağlı bulunduğu Başkan Yardımcısının başkanlığında, Din Hizmetleri, Eğitim Hizmetleri ve İnsan Kaynakları Genel Müdürleri, Rehberlik ve Teftiş Başkanı ile I. Hukuk Müşavirinden müteşekkil Atama ve Yer Değiştirme Kurulu oluşturulur. Gündem konularına göre ilgili daire başkanı da Kurul toplantılarına katılır. Sağlık mazereti sebebiyle görev veya yerleri değiştirilmesi gerekenlerin durumlarının görüşülmesinde bir tabibin Kurul toplantısına katılımı sağlanır. (2) Atama ve Yer Değiştirme Kurulu; a) Daha önce görevine son verilmiş olanlardan eski görevlerine veya eski görev yerlerine dönmek isteyenlerin, b) Ortak niteliği kaybetmeleri sebebiyle görevlerine son verilmesi teklif edilenlerin, c) Dosyaları Başkanlıkta bulunan personelden kendisinin veya kanunen bakmakla yükümlü olduğu kimselerin bulunduğu yerde kalmasının sağlık durumunu tehlikeye koyacağına veya kronik rahatsızlıklarına dair Eğitim Araştırma veya Üniversite hastanelerinden alınan heyet raporuna istinaden görev veya görev yerini değiştirmek isteyenlerin, ç) Başkanlıkça değerlendirilmek üzere kurula sevkedilenlerin, durumlarını görüşür ve gereken kararları alır. (3) Atama ve Yer Değiştirme Kurulu, kurul üyelerinin salt çoğunluğu ile toplanır ve katılanların çoğunluğu ile karar verir. Eşitlik halinde Kurul Başkanının tarafı çoğunluk sayılır. (4) Atama ve Yer Değiştirme Kurulunun kararları Başkanın onayı ile yürürlüğe girer." düzenlemelerine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dosyanın incelenmesinden, davacının kamu görevinden çıkarılmasına dair önerinin karara bağlandığı Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Kurulu'na başkan yardımcısı olarak katılan Prof. Dr. Ramazan Muslu'nun, aynı zamanda söz konusu Kurul kararına Diyanet İşleri Başkan Vekili sıfatıyla onay verdiği görülmüştür. Davacının, kamu görevinden çıkarılması işlemine dayanak teşkil ettiği anlaşılan söz konusu Atama ve Yer Değiştirme Kurulu'nun kararında, davacının FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibatı ve iltisakı konusunda önceden görüşünü ve önerisini bildiren Başkan Yardımcısının, daha sonra bu karara onay vermesi; tarafsızlık ve objektiflik ilkeleri ile bağdaşmayacağından, dava konusu işlemde bu yönüyle hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali ile işlem nedeniyle davacının uğradığı parasal hakların her bir aylık maaşın hak ediş tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi yönünde verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne; 2. Dava konusu işlemin iptali ile işlem nedeniyle davacının uğradığı parasal hakların her bir aylık maaşın hak ediş tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 18/11/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.