5. Hukuk Dairesi 2023/9372 E. , 2023/12946 K. MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/296 Esas, 2023/517 Karar KARAR : Kabul Taraflar arasındaki bağımsız bölümlere özgülenen arsa paylarının düzeltilerek tapuya tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20 . Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda Mahkeme kararının kabulüne kara…
**5. Hukuk Dairesi 2023/9372 E. , 2023/12946 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/296 Esas, 2023/517 Karar KARAR : Kabul Taraflar arasındaki bağımsız bölümlere özgülenen arsa paylarının düzeltilerek tapuya tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20 . Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda Mahkeme kararının kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ana gayrimenkulde bulunan bağımsız bölümlere, değerleriyle doğru orantılı arsa payı verilmediği gerekçesiyle mahkemece arsa paylarının düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin 4 no’lu daireyi 125.000 TL, 5 no’lu daireyi ise 150,000 TL ye 09.03.1972 tarihinde ...'den satın aldığını, satın aldığı tarihte arsa paylarının da dikkate alındığını, bağımsız bölümlere ait emlak vergilerinin de arsa paylan nazara alınarak belirlendiğini, bağımsız bölümler alınırken Beşiktaş Noterliğinin 22.03.1960 tarihli ve 5553 yevmiye numaralı Tahsis ve İrtifak Mukavelenamesinin incelendiğini ve değerlendirildiğini, bu mukavelenamede ...'in arsa payının 70/240 olduğunu, arsa payının neden 70/240 olduğunun ise mukavelenamenin 4.sayfasında 4 no’lu taşınmaza ait bir kömürlük ve bir kalorifer kazan mahalli mevcut olduğunu belirtmek suretiyle açıklandığını, bu kalorifer ve kazan mahallinin ve buna bağlı tesisatın 4 no’lu dairenin mülkiyetinde olduğunun belirtildiği, mukavelede devamla gayrimenkulun taksimi ve şüyuun izafesinin hissedarlar tarafından hiçbir zaman talep edilmeyeceğini, her hisseyi sonradan temellük edecek kimseleri de aynen mukavele hükümlerinin bağlayacağının kararlaştırıldığını, müvekkilinin şehir dışında olması sebebiyle daireyi kullanmadığını, bu nedenle kömürlük ve kalorifer kazanının son durumunun ne olduğunun bilinmediğini, bu davanın açılabilmesi için arsa paylarının bağımsız bölümlerin değerleriyle orantısız olarak belirlenmiş olması gerektiğini, kat irtifakı ve kat mülkiyetinin kurulması esnasında arsa paylarının bizzat kendileri tarafından düzenlenmiş olan kat maliki ya da maliklerinin iyi niyetli olup olmadıklarının değerlendirilmesi gerektiğini, davacıların tahsis ve irtifak mukavelenamesinden 53 yıl, davalı müvekkilinin bağımsız bölümlere malik olmasından ise 41 yıl sonra işbu davayı ikame ettiklerini, muhtemelen yeniden yapılandırmanın gündeme gelmesi sonucunda menfaat sağlamaya çalıştıklarını, işlem yapılırken gayrimenkulûn, kart irtifakı ve kat mülkiyeti kurulma tarihinin, tüm bağımsız bölümlerin cinsinin, bulunduğu kat ve alanının ve tüm özelliklerinin dikkate alınması gerektiğini savunarak haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI İstanbul 10 . Sulh Hukuk Mahkemesinin 08.12.2015 tarihli ve 2013/643 Esas, 2015/1078 Karar ... kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İstanbul 10. Sulh Hukuk Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince yapılan temyiz incelemesi sonucun da somut olayda dava konusu taşınmazda 1960 yılında kat irtifakı, 1966 yılında kat mülkiyeti kurulduğu, bilirkişi raporunda kat mülkiyetine geçiş tarihi olan 1966 tarihinde arsa paylarının orantılı olarak dağıtılmadığı belirtilmişse de bağımsız bölümlerin değerinde ve dolayısıyla arsa paylarının tespitinde dikkate alınmayan bu nedenle arsa payları arasında orantısızlığa yol açan somut ve haklı nedenler ortaya konulmamıştır. Dava konusu taşınmazda 1966 yılında kat mülkiyeti kurulduğu dikkate alındığında aradan geçen süre zarfında taşınmazda arsa paylarına herhangi bir itiraz olmadığı, bağımsız bölümlerin, kat mülkiyetinin kurulduğu tarihteki değerlerinin yukarıda açıklanan unsurları ve bu belirlemeye göre tapu sicilinde kayıtlı arsa paylarında düzeltilmesi gereken bir yanlışlık olduğu konusunda mahkemece herhangi bir değerlendirme ve gerekçe içermeyen soyut ve genel ifadeli bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulması doğru olmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacıların tapu kaydını bilmediklerini iddia edemeyeceklerini, arsa payı belirlemesinde bizzat bulunup bulunmadıklarının incelenmediğini, kat irtifakı kurulmasının üzerinden uzunca bir süre geçtiğini, somut verilerin ortaya konulamadığını, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, tarafların kat maliki oldukları ana gayrimenkulde bağımsız bölümlerin arsa paylarının değerleriyle orantılı olup olmadığının tespiti ile yeni arsa paylarının tapu siciline tesciline ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 ... Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 439 uncu maddeleri. 2. 634 ... Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 3 ncü üncü maddesi. 3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 ... Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 ... Kanun'un 26.9.2004 tarihli ve 5236 ... Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dava konusu ana gayrimenkulde 1960 yılında kat irtifakı tesis edildiği hususunda uyuşmazlık yoktur. 3. Mahkemece her ne kadar bozma ilamına uyulmuş ise de bozma gerekleri yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; Dosya da mevcut bilirkişi raporunda bağımsız bölümlerin kat irtifakının kurulduğu tarihteki değerlerinin yukarıda açıklanan unsurları ve bu belirlemeye göre tapu sicilinde kayıtlı arsa paylarında düzeltilmesi gereken bir yanlışlık olduğu açıkca saptanmamış, ayrıca bağımsız bölümlerin binada bulundukları yerleri ve yüzölçümleri açıkça belirtilmesine karşın her bir bağımsız bölümün kat irtifakı veya kat mülkiyeti kurulduğu tarihteki değerlerine etkili olabilecek diğer unsurlar tek tek yazılıp açıklanmamış ve bu bağımsız bölümlerin değerleri ayrı ayrı hesaplanmamış, soyut bir biçimde değerlendirme yapılarak arsa payları yeniden belirlenmiştir. Davacıların oldukları bağımsız bölüme ait arsa payının kat irtifakı kurulduğu tarihte değeriyle doğru orantılı verilmediğini somut olarak ispat edemedikleri ve uzunca müddet mevcut arsa payına itiraz etmedikleri görülmüştür. 4. Somut olayda, alınan uzman bilirkişi raporunda değerlendirmenin kat irtifakı tesisi tarihine göre yapıldığına ilişkin hiçbir somut veri bulunmamaktadır. Dava konusu taşınmazda 1960 yılında kat irtifakının kurulduğu, 1960 tarihinde bağımsız bölümlerin değerinde ve dolayısıyla arsa paylarının tespitinde dikkate alınmayan bu nedenle arsa payları arasında orantısızlığa yol açan somut ve haklı nedenler ortaya konulmadığı gibi dava konusu taşınmazda 1960 yılında kat irtifakı kurulduğu dikkate alındığında aradan geçen süre zarfında taşınmazda arsa paylarına herhangi bir itiraz olmadığı, bağımsız bölümlerin, kat mülkiyetinin kurulduğu tarihteki değerlerinin yukarıda açıklanan unsurları ve bu belirlemeye göre tapu sicilinde kayıtlı arsa paylarında düzeltilmesi gereken bir yanlışlık olduğu bilirkişi kurulunca açıkça saptanmadığına göre, mahkemece davanın reddine karar vermek gerekirken, herhangi bir değerlendirme ve gerekçe içermeyen soyut ve genel ifadeli bilirkişi raporu esas alınarak yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan kararın BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 20.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.