11. Ceza Dairesi 2023/3914 E. , 2023/7415 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/334 E., 2019/151 K. SUÇA SÜRÜKLENEN SUÇ : Resmî belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması İnegöl 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.03.2019 tarihli ve 2017/334 E
**11. Ceza Dairesi 2023/3914 E. , 2023/7415 K.** **"İçtihat Metni"** K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/334 E., 2019/151 K. SUÇA SÜRÜKLENEN SUÇ : Resmî belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması İnegöl 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.03.2019 tarihli ve 2017/334 Esas, 2019/151 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında resmî belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 205 inci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 30.04.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 12.05.2023 tarihli ve 2022/34439 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.07.2023 tarihli ve KYB-2023/65338 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.07.2023 tarihli ve KYB-2023/65338 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Resmi belgeyi bozma, yok etme veya gizleme suçu yönünden İnegöl 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/03/2019 tarihli kararının, kanun yararına bozulmasına ilişkin 08/09/2021 tarihli ve 94660652-105-16-3503-2021-Kyb sayılı talebimiz hakkında Yargıtay 2. Ceza Dairesince herhangi bir karar verilmediği gözetilerek yapılan incelemede, Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 06/11/2018 tarihli ve 2018/2419 esas, 2018/15178 karar sayılı ilamında, "..Müştekiye ait iş yerine girerek bir kısım eşyalarla birlikte 1 adet senet, 1 adet çek, 1 adet çek kayıt defteri, sigorta evraklarını çalan ve suça konu resmi belgeleri yakalanmamak amacıyla yakan sanığın eyleminin TCK’nın 281. maddesi uyarınca suç delillerini yok etme suçunu oluşturduğu ve aynı maddenin 2. cümlesi atfıyla CMK’nın 223/4-b maddesi uyarınca sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde resmi belgeyi yok etme suçundan mahkumiyet hükmü kurulması...BOZULMASINA..." şeklindeki açıklamalara nazaran, Dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuk hakkında İnegöl 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/03/2019 tarihli kararında, suç konusu motosikleti hırsızladıktan sonra şase numarasını kazıması şeklindeki eylemi nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 205/1. maddesi uyarınca resmi belgeyi bozma suçundan mahkumiyet kararı verilmiş ise de, fiilin esasen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 281/1. maddesi kapsamında, suç delillerini yok etme, gizleme ve değiştirme suçunu oluşturduğu ve suça sürüklenen çocuk hakkında kendi işlediği suç kapsamında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 281/1. maddesi gözetilerek hakkında ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir. 2. 5237 sayılı Kanun'un 205 inci maddesinin birinci fıkrasında; "Gerçek bir resmi belgeyi bozan, yok eden veya gizleyen kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Suçun kamu görevlisi tarafından işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır." hükmü yer almaktadır. 3. 5237 sayılı Kanun'un Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme başlıklı 281 inci maddesinin birinci fıkrasında; "Gerçeğin meydana çıkmasını engellemek amacıyla, bir suçun delillerini yok eden, silen, gizleyen, değiştiren veya bozan kişi, altı ... beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Kendi işlediği veya işlenişine iştirak ettiği suçla ilgili olarak kişiye bu fıkra hükmüne göre ceza verilmez." denilmektedir. 4. 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi; "İşlenen fiilin suç olma özelliğini devam ettirmesine rağmen...şahsî cezasızlık sebebinin varlığı...dolayısıyla, faile ceza verilmemesi hallerinde, ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilir." şeklinde düzenlenmiştir. 5. Yargıtay 13. Ceza Dairesinin, 06.11.2018 tarihli ve 2018/2419 Esas, 2018/15178 Karar sayılı ilamında; "...sanık hakkında hırsızlık, resmi belgeyi yok etme suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde; Müştekiye ait iş yerine girerek bir kısım eşyalarla birlikte 1 adet senet, 1 adet çek, 1 adet çek kayıt defteri, sigorta evraklarını çalan ve suça konu resmi belgeleri yakalanmamak amacıyla yakan sanığın eyleminin TCK’nın 281. maddesi uyarınca suç delillerini yok etme suçunu oluşturduğu ve aynı maddenin 2. cümlesi atfıyla CMK’nın 223/4-b maddesi uyarınca sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde resmi belgeyi yok etme suçundan mahkumiyet hükmü kurulması...", yine Yargıtay 11. Ceza Dairesinin, 01.11.2022 tarihli ve 2020/293 Esas, 2022/18265 Karar sayılı ilamında; "...suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçu 5237 sayılı TCK'nin başlıklı 281. maddesinin 1. fıkrasında "Gerçeğin meydana çıkmasını engellemek amacıyla, bir suçun delillerini yok eden, silen, gizleyen, değiştiren veya bozan kişi, altı ... beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Kendi işlediği veya işlenişine iştirak ettiği suçla ilgili olarak kişiye bu fıkra hükmüne göre ceza verilmez." şeklinde düzenlenmiştir. Madde ile daha önce işlenmiş olan bir suçun delil ve eserlerinin yok edilmesi, silinmesi, gizlenmesi, değiştirilmesi veya bozulması, işlenen suçtan bağımsız bir suç olarak tanımlanmıştır. Bu suçun konusunu, daha önce işlenmiş olan bir suçun delil ve eserleri oluşturmaktadır. Bu itibarla söz konusu suç, önceden işlenmiş bir suçun varlığını gerekli kılmaktadır..." ve Yargıtay 11. Ceza Dairesinin, 09.05.2023 tarihli ve 2019/357 Esas, 2023/3736 Karar sayılı ilamında da; "...sanıklar hakkında, mağdurlara ait yeşil kart sağlık karnelerinde, sahte olarak yaptıkları vizenin bulunduğu sayfaları yırtmak suretiyle resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek suçunu işledikleri iddia edilmiş ise de; eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 205 inci maddesinde düzenlenen resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek suçunu değil aynı Kanun'un 281 inci maddesinde düzenlenen, suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçunu oluşturduğu; nitekim resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek suçunda failin bir belgeyi ortadan kaldırmak, bozmak veya gizlemekle elde etmek istediği sonuç, hak sahibinin o belgeden yararlanmasını engellemek iken, suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçunda suçun konusunu, daha önce işlenmiş olan bir suçun delil ve eserleri oluşturmakta ve gerçeğin meydana çıkmasını engellemek amacıyla, bir suçun delillerinin yok edilmesi, gizlenmesi veya değiştirilmesi gerekmektedir. Somut olayda, sanıkların daha önce gerçekleştirdikleri iddia edilen sahtecilik suçunun ortaya çıkmasını engellemek amacıyla yeşil kart karnelerindeki sahte vize işlemi yapılan sayfaları yırtmaları şeklinde gerçekleşen eylemlerinin, suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçunu oluşturduğu gözetilmeden, resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek suçundan beraat hükümleri kurulması hukuka aykırı..." şeklindeki açıklamalara yer verilmiştir. 6. İncelenen dosya içeriğine göre; katılan ...’e ait motosikletin, suça sürüklenen çocuk ... ile inceleme dışı diğer suça sürüklenen çocuk ... tarafından çalınması üzerine yürütülen soruşturmada, suça sürüklenen çocuklar tarafından motosikletin tanık ...’a satıldığının kolluk görevlilerince tespitinden sonra tanık ...’un beyanı üzerine yapılan araştırmada motosikletin kolluk görevlilerince hasarlı vaziyette bulunarak katılana teslim edildiği ve motosiklet üzerine yapılan incelemede, motor numarasının silinmiş olduğunun belirlendiği anlaşılmış ise de; suça sürüklenen çocuğun eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 281 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçuna vücut vereceği ve aynı fıkranın son cümlesinde yer alan "kendi işlediği veya işlenişine iştirak ettiği suçla ilgili olarak kişiye bu fıkra hükmüne göre ceza verilmez." hükmü uyarınca suça sürüklenen çocuk hakkında 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi gerektiği halde 5237 sayılı Kanun'un 205 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen resmî belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. 7. Suça sürüklenen çocuk hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla mahkûmiyet hükmü kurulması Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İnegöl 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.03.2019 tarihli ve 2017/334 Esas, 2019/151 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeni suça sürüklenen çocuğun cezasının kaldırılmasını gerektirdiğinden ve suça sürüklenen çocuk hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi gerektiği anlaşıldığından; suça sürüklenen çocuk hakkında 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca CEZA VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.10.2023 tarihinde karar verildi.