Başvuru, alacak davasının deliller hatalı değerlendirilerek hukuka aykırı şekilde reddedilmesi, yargılamanın uzun sürede sonuçlanması, mahkeme kararlarının uygun biçimde gerekçelendirilmemesi ve temyiz aşamasında duruşma yapılmaması nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru; alacak davasının deliller hatalı değerlendirilerek hukuka aykırı şekilde reddedilmesi, yargılamanın uzun sürede sonuçlanması, mahkeme kararlarının uygun biçimde gerekçelendirilmemesi ve temyiz aşamasında duruşma yapılmaması nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 22/1/2015 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmemiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir: Köy yolu yapım ihalesi çerçevesinde başvurucu şirket ile Sason Kaymakamlığı Köylere Hizmet Götürme Birliği arasında 17/8/2006 tarihli "...Grup köy yolu genişletilmesi, sanat yapılarının yapılması, stabilize malzeme temini, figüresi, serme-sulama-sıkıştırma işine ait sözleşme" imzalanmıştır. Taahhüt edilen işlerin yapımı esnasında 1/11/2006 tarihinde yaşanan sel felaketi nedeniyle yapılan yolun bir kısmında bozulmalar meydana gelmiştir. Başvurucunun tüm hasarları 22/11/2006 tarihinde giderdiği ve sözleşme kapsamında işin tamamlandığına ilişkin 30/11/2006 tarihinde geçici kabul tutanağının düzenlendiği anlaşılmaktadır. Başvurucu şirket, sel felaketi sonrasında ortaya çıkan yeni durum nedeniyle yaptığı bir kısım imalatların bedelinin tarafına ödenmediğini belirterek Sason Asliye Hukuk Mahkemesinde (Mahkeme) 29/2/2008 tarihinde alacak davası açmıştır. Mahkeme 14/9/2010 tarihli kararıyla davanın kısmen kabulüne ve 217 TL'nin başvurucu şirkete ödenmesine karar vermiştir. Davalı idarenin temyizi üzerine Yargıtay Hukuk Dairesinin (Daire) 25/11/2011 tarihli kararıyla hüküm bozulmuştur. Karar gerekçesinde, taraflar arasındaki sözleşmenin maddesinde yapılan işin biten kısımları için su baskını vs. doğal afetlere karşı yüklenicinin (başvurucunun) "all risk sigortası" yaptırmak zorunda olduğu hükmüne yer verildiği bildirilmiştir. Diğer yandan, başvurucunun yaptığı yolun bir kısmında sel felaketi nedeniyle bozulmalar olduğu ve zararları gidermek üzere verilen ek süre sonunda bozulan kısımların başvurucu tarafından düzeltildiğinin uyuşmazlık konusu olmadığı ifade edilmiştir. Uyuşmazlığın, hasar sonucu oluşan zararın kimin tarafından karşılanacağı konusunda olduğu belirtilerek değinilen sözleşme maddesince başvurucunun sigorta yaptırmış olması durumunda dava konusu edilen hasar miktarının sigorta kapsamında kalarak bedelinin ödenip ödenmeyeceği araştırılmadan karar verildiği açıklanmıştır. Yapılacak araştırma sonucu hasarın sigorta kapsamında kalacağının anlaşılması hâlinde başvurucunun sözleşmedeki yükümlülüğünü yerine getirmediğinden hasar bedelini isteyemeyeceği gözetilerek davanın reddedilmesi, aksi hâlde davanın kabul edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bozma kararına karşı taraflarca karar düzeltme isteminde bulunulmamıştır. Bozma kararına uyularak bozma doğrultusunda yapılan yargılama esnasında sigorta uzmanı bilirkişiden rapor alınmıştır. Bu raporda, geçici kabulden önce gerçekleşmiş bulunan sel felaketinden kaynaklanan hasarın sigorta yaptırılmış olması durumunda sigorta kapsamında kalacağı ve bedelinin sigorta şirketinden tahsil edilebilecekken başvurucunun sözleşme yükümlülüğünü yerine getirmediği bildirilmiştir. Mahkeme 29/11/2012 tarihli kararıyla başvurucunun köy yolu genişletilmesi ve sanat yapılarının imalatına ilişkin sözleşmede belirtilen sigorta mecburiyetini yerine getirmediği gerekçesiyle sigorta alacağı isteminin (davanın) reddine hükmetmiştir. Başvurucunun temyizi üzerine Dairenin 19/3/2014 tarihli kararıyla hüküm onanmıştır. Karar düzeltme talebi aynı Dairenin 1/12/2014 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Ret kararı 19/1/2015 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiş, 22/1/2015 tarihinde yasal süre içerisinde bireysel başvuruda bulunulmuştur.