11. Ceza Dairesi 2024/3237 E. , 2024/8995 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/259 E., 2024/17 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu,…
**11. Ceza Dairesi 2024/3237 E. , 2024/8995 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/259 E., 2024/17 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.12.2015 tarihli ve 2013/411 Esas, 2015/558 Karar sayılı kararı ile a. Sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 2000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, b. Sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 15 gün hapis ve 2500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına , karar verilmiştir. 2. Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.12.2015 tarihli ve 2013/411 Esas, 2015/558 Karar sayılı kararının sanıklar müdafileri tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 04.11.2020 tarihli ve 2020/8679 Esas, 2020/11061 Karar sayılı kararı ile : "Sanıklara yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümlerden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini zorunluluğu," Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Bozma üzerine Kocaeli 3.Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.01.2022 tarihli ve 2020/458 Esas, 2022/2 Karar sayılı kararı ile a . Sanık ... hakkında nüfuz ticareti suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 255 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri ve 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesi uyarınca 1 yıl 15 gün hapis ve 2500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. b. Sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. 4. Kocaeli 3.Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.01.2022 tarihli ve 2020/458 Esas, 2022/2 Karar sayılı kararının sanık ... müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 04.07.2023 tarihli ve 2022/4646 Esas, 2023/5641 Karar sayılı kararı ile : "... sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde 5237 sayılı Kanun'un 157 nci ve 43 üncü maddelerinde düzenlenen zincirleme şekilde dolandırıcılık suçundan cezalandırılması gerekirken, sanık ...'in nüfuz ticareti suçundan mahkumiyetine, sanık ... 'ın ise beraatine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunduğu." belirtilerek karar bozulmuştur. 5. Bozma üzerine Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.01.2014 tarihli ve 2023/259 Esas, 2024/17 Karar sayılı kararı ile a. Sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü, 52 nci ve 53 üncü maddeleri ile 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 326 ncı maddesi uyarınca 10 ay hapis ve 2000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, b. Sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri ile 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 326 ncı maddesi uyarınca 1 yıl 15 gün hapis ve 2500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına , karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık ... müdafii; atılı suçun unsurlarının oluşmadığı, müvekkilinin suçu işlemediği, mahkemece eksik inceleme ile delil değerlendirmesi yapılmadan hüküm kurulduğunu belirterek hükmü temyiz etmiştir. 2. Katılan vekili tarafından sanıklar hakkında alt sınırdan ceza tayininin usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilerek hükümler temyiz edilmiştir. 3. Sanık ... müdafii; eksik inceleme ile usule aykırı karar verildiğini belirterek hükmü temyiz etmiştir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanık ...'in Gölcük Donanma Komutanlığı Gölcük Tersane Komutanlığı İdare Müdürlüğü İkmal Kısmında Mal Sorumlusu olarak Kd. Üçvş. rütbesi ile görev yapmakta olduğu, sanık ... 'ın ise Ankara Harp Karargahı ve Muhabere Elektronik Tesisler Komutanlığı emrinde Bçvş. rütbesi ile görev yapmakta olduğu; katılanın ... San. Tic. A.Ş.'nin ortağı olduğu, sanık ... 'in suç tarihinde katılana Gölcük Donanma Komutanlığı'ndaki ihalelerde görev alıp ihaleleri yönlendirdiğini, ilgili kamu kurumlarında görevde bulunan yetkililer nezdinde hatırının sayıldığını, onlara iş yaptırdığını söylediği ve kablo ihalesini kazanan bir firma yetkilisi ile görüştüğünü, firmanın ekonomik durumunun iyi olmadığını, ihaleye konu malzemenin hazır olduğunu ancak firmanın 2-3 ay sonra verilecek olan hakediş bedelini beklemek istemediğini, malzeme parası olan 150.000 TL bedel karşılığında ihaleden çekileceğini, 3 ay sonra gelecek olan paranın ise 186.000 TL olacağını, bu iş ile ilgilenip ilgilenemeyeceğini sorması üzerine katılanın konuyu aile şirketleri olan ... San. Tic. A.Ş.'nin yöneticilerinden olan tanık babası ...'e aktardığı ve Kocaeli ili İzmit ilçesinde bulunan şirkete ait ofiste katılan ile tanık babası ve sanık ...'in anlaştıkları, katılanın babasının kredi olarak çektiği 150.000 TL tutarındaki parayı ve sanık ...'in kendisinden istediği şirketlerine ait belgeleri Gölcük Tersane Komutanlığı kapısı civarındaki otoparkta sanık ...'e elden verdiği, sanık ...'in 3 aylık sürenin sonunda kendi banka hesabından 186.000 TL tutarındaki parayı katılanın banka hesabına havale ettiği daha sonra sanığın katılana Gölcük Tersane Komutanlığı'nda ihale üstlenen 5-6 şirket olduğunu, bu şirketlerden bir kısmı ile bağlantıya geçip üstlendikleri işlerden birkaçını ilgili olduğu ... San. Tic. A.Ş.'ye devredebileceğini söyleyip kamu görevlileri ile de olan bağlarını kullanarak bu işleri gerçekleştireceğinden bahisle çeşitli tarihlerde katılandan 200.000,00, 150.000,00, 245.000,00 ve 80.000,00 TL olmak üzere gerek banka havalesi yolu ile gerekse elden olacak şekilde paralar aldığı; daha sonra katılana İstanbul Tuzla Tersane Komutanlığı'nın ihtiyacı için 20 yıl süre ile forklift kiralama işinin yapılacağını, teklif mektubu ile birlikte 300.000 TL teminatın gerekli olduğunu söylemesi üzerine katılanın bu öneriyi babası olan tanık ... ile de görüştükten sonra sözü edilen işin firmalarının iştigal alanında olması nedeni ile katılanın ihaleye girmeyi kabul ettiği , anlaşma doğrultusunda katılanın sanık ...'e 150.000 TL para verdiği ve önceki 150.000 TL olan alacakları ile birlikte olacak şekilde toplamda 300.000 TL tutarındaki parayı teminat olarak verdiği bir kaç gün sonra sanık ... 'ın sanık ... ile birlikte katılanın babasının İzmit'de bulunan şirket ofisine geldikleri; katılanın sorması üzerine kurgulamaları ve senaryoyu önceden bilen sanık ... 'ın kendisini sözü edilen forklift işine ilişkin ihalenin ilgili olduğu İstanbul Tuzla Tersane Komutanlığı'nda görev yapmakta olduğunu, sanık ...'in geleceğinden söz ettiği yüzbaşının işinin çıkması nedeni ile gelemediğini, ihalenin kimde kalacağını bilemediğini; ancak şirketlerinin ihalede sona kalan iki şirketten birisi olduğunu, birlikte çalışacaklarını, sorumlu kişinin kendisi olduğunu, kendisi ile görüşmeleri gerektiğini söylediği, sanık ...'in ise ihalenin alındığını söylediği ve konuşmaların bu şekilde sona erdiği daha sonra sanık ...'in katılan ile tekrar irtibata geçerek söz konusu forkliftlerin idare tarafından temin edileceğini, ancak bunların işletmesinin şirketlerine ait olduğuna karar verildiğini, bunun için de 300.000 TL daha teminat yatırmalarının gerektiğini söylemesi üzerine katılanın sanık ...'e 280.000 TL para verdiği, sanık ...'in sözü edilen forklift ihalesi ile ilgili olarak iptal kararı alındığını duyduğu konusunda açıklamalar yapmaya ve yine katılanı oyalamaya başlaması üzerine katılanın şüphelenerek 31.08.2012 tarihinde T.C. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Karargahı Satın alma Komisyonu Başkanlığı'nı telefonla arayıp konuyu sorması üzerine söz konusu forklift ihalesinin kurgulanmış olduğunu ve gerçeği yansıtmadığını öğrendiği, bu suretle sanıkların iştirak halinde atılı suçu işlediği iddiasıyla sanıklar hakkında atılı suçtan kamu davası açılmıştır. 2.Sanıklar atılı suçu işlemediklerine ilişkin savunmada bulunmuştur. 3.Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde 5237 sayılı Kanun'un 157 nci ve 43 üncü maddelerinde düzenlenen zincirleme şekilde dolandırıcılık suçunu işledikleri vicdani sonuç ve kanaatine varılarak temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur. IV. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafileri ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İlk derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararında sanıklar müdafileri ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar müdafileri ve katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.07.2024 tarihinde karar verildi.