13. Hukuk Dairesi 2019/2955 E. , 2019/10484 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan gelen olmadığından incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. K…
**13. Hukuk Dairesi 2019/2955 E. , 2019/10484 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan gelen olmadığından incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, 28.03.2007 tarihinde davalı hastanede diğer davalı doktor ... tarafından sağ diz bölgesinden ameliyat edildiğini, ameliyat öncesinde ameliyattan 6 ay sonra futbol oynayabileceğinin söylenmesine rağmen şikeyetlerinin devam ettiğini, 2008 yılı Ağustos ayında bacağına takılan vidanın derisine yapıştığını görüp davalı doktora başvurduğunu ve 09.09.2008 tarihinde ikinci kez ameliyat edildiğini, doktorun iyi olduğunu söylemesi üzerine ertelediği yurtdışı eğitimine gittiğini, ancak orada da şikayetlerinin devam ettiğini ve eğitimi yarıda bırakıp döndüğünü, yeniden bir ameliyat olması gerektiğini öğrendiğini, davalı doktor tarafından yapılan hatalı ameliyat nedeni ile sürekli ağrı çektiğini ve genç yaşta oturarak çalıştığını ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 200,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın ilk ameliyat tarihi olan 28.03.2007 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve mütesilselen tahsilini istemiştir. Davalı ... Eğitim Öğretim İşletmeleri ve ... Hizmetleri A.Ş, davanın zamanaşmına uğradığını ve kusur bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiş; diğer davalı cevap vermemiştir. Mahkemece, davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dava, bedensel bütünlüğün zarara uğraması nedeniyle oluşan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkin olup; uyuşmazlık, dava tarihi itibariyle dava zamanaşımı süresinin dolup dolmadığı noktasındadır. Bilindiği üzere, hukuk düzenince korunan kişisel değerlerin tamamı kişilik hakkının konusunu oluşturur. Kişisel değerler, insanın insan oluşu nedeniyle sahip olduğu vücut, ..., yaşam gibi bedensel bütünlüğe bağlı değerler ile ruhsal bütünlük, faaliyet özgürlüğü gibi ruhsal değerleri kapsar. Maddi ve manevi tazminat istemlerinin bağlı olduğu zamanaşımı süreleri ise 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 72. (mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 60.) maddesinde özel olarak düzenlenmiştir. Tazminat ilişkisinden doğan talepler de hukuki nitelikleri itibariyle bir alacak hakkı olmakla birlikte, kanun koyucu bunları tabi oldukları zamanaşımı süresi yönünden, alacak haklarına ilişkin zamanaşımı süresini düzenleyen TBK'nın 146 ve devamı hükümlerinden ayırmıştır. Ancak, bu ayırma yalnız süreler ve bunların başlangıç anı yönünden olup, zamanaşımının durması, kesilmesi gibi konularda genel hükümler uygulanır (Eren, F.; Borçlar Hukuk Genel Hükümler, ... 2017, s.852).